etraf ile cümle

etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Mary etrafta olduğunda Tom asla bira içmez.Tom never drinks beer when Mary is around.
Tom odanın etrafına bakındı ama Mary'yi göremedi.Tom looked around the room, but couldn't see Mary.
Tom Mary'nin etrafında olmaya dayanamaz.Tom can't stand being around Mary.
Tom ve Mary Japonya etrafında seyahat etti.Tom and Mary traveled around Japan.
Ben etrafıma bir göz atmayı düşünüyorum.I think I'll take a look around.
Tom ofisin etrafında kafası kesilmiş bir tavuk gibi koşuyordu.Tom has been running around the office like a chicken with its head cut off.
Tom blokun etrafını dolaştı ve park etmek için bir yer buldu.Tom circled the block looking for a place to park.
Tom bana parkın etrafını gezdirdi.Tom showed me around the park.
Tom kolunu Mary'nin etrafına koydu.Tom put his arm around Mary.
Aile üyeleri masa etrafına oturdular.The family members sat around the table.
Tom Mary'nin parkurun etrafında kaç kez koşacağını merak ediyordu.Tom wondered how many times Mary was going to run around the track.
Tom tüm günü antika dükkanlarının etrafında bakınarak geçirdi.Tom spent all day looking around antique shops.
Tom etrafı merakla gezmeye ve ne olduğunu görmeye karar verdi.Tom decided to snoop around and see what he could find out.
Tom evin etrafında koşan çocuklardan dolayı evde dinlenemedi.Tom couldn't relax at home with his children running around the house.
Tom evin etrafında büyümüş olan pek çok yabani otları görebiliyor.Tom can see the many weeds that had grown up around the house.
Tom masanın etrafında oturan insanlara daha önce hiç poker oynamadığını söyledi.Tom told the men sitting around the table that he'd never played poker before.
Evinin etrafında çıplak koşmanın nesi var?What's wrong with running around your house naked?
Senin kendi evin olsa bile, lütfen etrafta çıplak dolaşmayı bırak.Even if it's your own house, please stop walking around naked.
Tom Mary'nin etrafında biraz garip hissetti.Tom felt a tad awkward around Mary.
Etrafta hiç insan olmadığında gece biraz korkutucudur.When there are no men around, the night is kinda scary.
Etrafta hiç kimse yokken, gece bir şekilde korkutucu oluyor.When there are no men around, the night is somewhat spooky.
Bir fare odanın etrafında koşuyor.A mouse is running around the room.
Etrafta oynamayı bırak!Stop monkeying around!
Etrafta şaka yapmayın.Quit joking around.
Benim çocuk yabancılarla etrafında utangaç ve her zaman benim arkamda saklanır.My kid is shy around strangers and always hides behind me.
O, odasında etrafına bakındı.She looked around her room.
Tom Güneş'in, Dünya'nın etrafında döndüğünü sanıyor.Tom thinks that the sun revolves around the earth.
Çocuklar etraftayken o tür şey söylememelisin.You shouldn't say that kind of thing when children are around.
O etraftayken o, onun hakkında konuşacak kadar aptal değildi.He wasn't stupid enough to talk about that while she was around.
O, onun etrafında o hikayeyi anlatacak kadar aptal değildi.He wasn't foolish enough to tell that story around her.
Evin etrafında yapılması gereken bazı işler her zaman vardır.There are always some chores to be done around the house.
O evin etrafına baktı.She looked around the house.
Bir posta kutusu için etrafa bakındım.I looked around for a mailbox.
Tom adanın etrafında yürüdü.Tom walked around the island.
Bize etrafı gezdir.Show us around.
O, Tom şu an etraftaymış gibi görünmüyor.It doesn't look like Tom's around at the moment.
Onun köpekleri evin etrafında koşuyorlardı.Her dogs were running around the house.
Öğretmen öğrencilere büyük ağacın etrafında toplanmalarını emretti.The teacher ordered the students to gather around the big tree.
Köylüler bahar bayramı direğinin etrafında dans ediyorlar.The villagers are dancing around the Maypole.
O zamandan beri iki aydır etrafa duyarsız haldesin.Since then, you were in a state of stupor for two months.
Tom onun kolunu Mary'nin etrafına koyar.Tom puts his arm around Mary.
Hâlâ etrafta alışveriş yapıyorum.I'm still shopping around.
Ben sadece etrafı seyrediyordum.I was just looking around.
O büyük burnuyla, etraftaki havayı bitirirWith that big nose, he finishes the air around.
Tom sana etrafı gösterebilir.Tom can show you around.
Tom gözlerini açtı ve etrafa baktı.Tom opened his eyes and looked around.
Tom kamerası için etrafına bakındı.Tom looked around for his camera.
Tom içeriye girdi ve Mary için etrafına bakındı.Tom walked in and looked around for Mary.
Tom kimsenin ona bakmadığından emin olmak için etrafına bakındı.Tom looked around to make sure no one was looking at him.
Ben onun etrafında olmayı seviyorum.I love being around him.
Onun etrafında olmayı seviyorum.I love being around her.
Hindistan'da büyük şehirlerin etrafında birçok kırsal alan vardır.In India, there are lots of rural areas around big towns.
Etrafımız sarıldı.We're surrounded.
Tom'un etrafında bir kadın topluluğu var.There is a crowd of women around Tom.
Etrafta bir arı vızıldıyor.A bee is buzzing around.
O etrafı çevrili güvenlikli sitede yaşıyor.He lives in a gated community.
Etrafta uçuşan bir sürü can sıkıcı böcekler vardı.There were a lot of annoying insects flying around.
Tom'un kendi başına parkın etrafında dolaşmasına izin veremeyiz.We can't let Tom wander around the park by himself.
Ben samimi bir yüz görmeyi umarak etrafa baktım.I looked around hoping to spot a friendly face.
Ben blok etrafında yürüdüm.I walked around the block.

İlgili Sayfalar