etraf ile cümle
etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dudley Zoo: Dudley Kalesi etrafında bulunan parkta kurulmuş olan bir hayvanat bahçesi.Ο ζωολογικός κήπος του Δουβλίνου που βρίσκεται στο Phoenix Park.
Ada, etrafındaki sular tarafından ılıklaştırılmış bir tropikal iklime sahiptir.Το νησί έχει τροπικό κλίμα το οποίο μετριάζεται από τη θάλασσα που το περιβάλλει.
Köy ün etrafı yüksek dağlarla çevrilidir.Το χωριό περιβάλλεται από ψηλές κορυφές.
Ardından da partilerdeki eski sevgilileri hakkında ağlaşan kızların etrafında dans eden kız işte bu dedim.Κι έπειτα αρχίζει να χορεύει στους τάφους των πρώην συντρόφων του.
Öncelikle etrafında güvenilir adamlar olmalıdır.Οι σχέσεις τους καταρχήν πρέπει να ήταν φιλικές.
Ögezegensel diskler, Güneş Sistemi'mizdeki bazı genç yıldızların etrafında gözlemlenmiştir.Πρωτοπλανητικοί δίσκοι έχουν παρατηρηθεί γύρω από πολλούς νεαρούς αστέρες στο γαλαξία μας.
1577-1580: Francis Drake Dünya'nın etrafında gemiyle dolaştı.1577 - Ο Φράνσις Ντρέικ σαλπάρει από το Πλίμουθ για να κάνει το γύρο του κόσμου.
Bu ana konu etrafında birkaç komik alt-konu bulunmaktadır.Υπάρχουν αρκετά βασικά θέματα γύρω από τα οποία κινούνται οι συνομιλίες.
Hüseyin ve beraberindekilerin etrafı kuşatıldıktan sonra çoluk çocuk, hasta günlerce aç susuz bırakılır.Στον Κόζιακα μαζί με τους αντάρτες που τον ακολουθούσαν ελήχθηκαν κάμποσες μέρες πεινασμένοι και διψασμένοι.
Nüfus rakamları sadece şehrin nüfusuna dairdir, etrafındaki yerleşim alanlarının nüfusunu kapsamaz.Οι αριθμοί του πληθυσμού είναι για την κάθε πόλη μόνο και δεν περιλαμβάνονται οι γύρω κοινότητες.
Fakat o sırada ilginç olan bir durum vardı: Etrafta çok sayıda güvenlik görevlisi bulunmaktaydı.Εκείνη την εποχή, είχε μαζέψει κοντά του έναν μεγάλο αριθμό σκληρών ανθρώπων.
Bir nokta etrafındaki dönmeler için olan simetri için o nokta orijin olarak kabul edilebilir.Για συμμετρία ως προς τις περιστροφές γύρω από ένα σημείο μπορούμε να πάρουμε αυτό το σημείο ως σημείο αρχής.
Oyun içi mekanlarda gazete sayfaları bir hayli etrafa saçılmıştır.Σε μια πανσιόν το ηλικιωμένο ζευγάρι των ιδιοκτητών διαβάζει θορυβημένο τα νέα.
Dünya kendi ekseni etrafında yaklaşık olarak günde bir defa döner.Η Λουκία περιστρέφεται γύρω από τον εαυτό της μία φορά κάθε 7 ώρες.
Lassen Zirvesi ve etrafı kar, yağmur, dolu.Οι Τελχίνες ήταν μάγοι και προκαλούσαν βροχή, χαλάζι, χιόνι και κεραυνούς.
Eylemleri de somut olaylar etrafında bu ilkeler için düzenlenmektedir.Τα εξώφυλλα που σχεδιάζει έχουν επίσης αυτά τα αρχικά.
O, parkın etrafında bir yerde yaşıyor.Αυτό μένει κάπου γύρω απ'το πάρκο.
Köyün etrafında "Kıran Kayaları" yer alır.Υπάρχουν "Κραν" γύρω από το χωριό.
Fuchida'nın pilotlarından Teğmen Mütsou Matsuzaki B5N'iyle Barber Noktası etrafını süpürerek kılavuzluk etti.Fuchidas pilot, løjtnant Mitsuo Matsuzaki, styrede B5N-flyet rundt om Barber’s Point.
El etrafına üç kez sar.Skyl næsen 3 gange.
Keşif haberi 300.000 insanı ABD'nin ve etrafının çeşitli yerlerinden Kaliforniya'ya getirdi.Nyheden om fundet fik omkring 300.000 mennesker til at tage til Californien fra resten af USA og fra udlandet.
Parsifal etrafına bakınır ve bu çayırlığın güzelliğini açıklar.Parsifal ser sig om og kommenterer engens skønhed.
Şehir bu kale etrafında gelişmiştir.Byen voksede op omkring denne fæstning.
Güneş etrâfındaki en küçük makroskobik cisimlere meteorlar adı verilir.De mindste makroskopiske objekter i bane rundt om Solen bliver kaldet meteoroider.
Etrafı sularla çevrilidir.Byen er omgivet af vand.
Etrafında ise eski akarsu yatağı (newal) bulunmaktadır.Rundt om søen findes en gammel jagtsti (Svaneholmsturen).
Güneş etrafındaki dönüşünü 224.7 Dünya gününde tamamlar.Omløbstid om Solen: 224,7 jorddøgn.
Kulaklarını etrafa çevirebilirler.Det kan drejes hele horisonten rundt.
İstasyonun etrafındaki şehir daha sonra büyüdü.Gradvist voksede byen omkring stationen.
Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı, etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.Centeret, hvor størstedelen af massen samledes, blev stadigt varmere end den omgivende skive.
Rahibeler etrafında olarak Julia canlı olarak gömüleceği mezarın başına getirilir.På trods af Licinius' bønner skal Julia begraves levende.
Sağ eliyle boşluğu ya da etrafındaki çiçekleri göstermektedir.Aksene rummer enten rent hunlige eller rent hanlige blomster.
Siyasi bir topluluk bu korku etrafında yönlendirilebilir.En civil bosættelse kan være opstået omkring denne.
Şehrin etrafında küçük yollar vardır.Der er kun få veje i området.
Daha önce mezarın etrafı çam ağaçları ile kaplı idi.Hele anlægget har tidligere været omgivet af voldgrav.
Bazı Asyalı toplumlarda çocukların gözlerinin etrafına siyah boya sürülür.Desuden mener nogen at de har fået besøg af asiatisk udseende mænd i sort.
Red Line, güneybatıdan kuzeydoğuya uzanan ve dünyanın etrafını dolanan bir uzun bir karadır.Red Line er en cirkel rundt om planeten fra nord til syd.
Etrafı tepelerle çevrilidir ve yalnız batı kısmı açıktır.Fjorden er omgivet af høje fjelde og specielt østsiden er stejl.
Otobüsten iner ve etrafa bakınır.Man rejser ud og ser sig omkring.
1999 yılında da mekanın etrafına bir duvar inşa edilmiştir.Dette var grunden til at der blev rejst en mur omkring parken.
Dawn evde yalnızdır ve etrafı dağıtır.Atefeh lærte at tage vare på sig selv og færdedes alene rundt omkring i byen.
8 bitlik mikroişlemci etrafına kurulmuş basit bir sistem düşünelim.Sensornoderne benytter gerne en 8-bits laveffekts mikrocontroller med et egnet operativsystem.
Etrafı alçak bir duvar ve demir parmaklıklarla çevrilidir.Byggeriet er omkranset af en ringmur og et hegn.
Etrafta Yarasa Sinyali görmeden gezemezdin.Der var ingen puls at se ved ankomsten.
İki cisim ortak bir merkez etrafında döner.Cykloniske vinde roterer omkring et fælles centrum.
Gezegenin yıldızı etrafındaki bir turu toplamda 289,9 gün sürmektedir.Ett omløp rundt stjernen tar 289,9 dager.
1933 - Wiley Post, Dünya etrafında uçakla tek başına dolaşan ilk insan oldu.1933 – Wiley Post blir førstemann til å fly alene jorden rundt.
Fuchida'nın pilotlarından Teğmen Mütsou Matsuzaki B5N'iyle Barber Noktası etrafını süpürerek kılavuzluk etti.Fuchidas pilot, løytnant Mitsuo Matsuzaki, styrte B5N-flyet rundt om Barber’s Point.
Jewish Encyclopedia ayrıca, Yosef'in Kralı "kontrol ettiğini" ve "etrafını casuslarla çevirdiğini" aktarır.Jewish Encyclopedia skriver at Joseph «kontrollerte» kongen og «omgav ham med spioner»."
Etrafı dört sütunla kuşatılmış dört duvar halindedir.Den er av typen Fire (ild).
Güneş etrâfındaki en küçük makroskobik cisimlere meteorlar adı verilir.De minste makroskopiske objektene i bane rundt Sola blir kalt meteoroider.
Şehir bu kale etrafında gelişmiştir.Byen vokste opp rundt disse.
MÖ 7. yüzyılda bir Northumbria manastırı olan Hartlepool Abbey etrafında kurulmuştur.Hartlepool ble grunnlagt på 600-tallet rundt klosteret Hartlepool Abbey i Northumbria.
Etrafa kapalı kalan Mısır'ın aksine Yunanistan dışarıdan gelen kuvvetlerin sürekli tehdidi altındaydı.I motsetning til det isolerte Egypt, ble Hellas jevnlig herjet av eksterne makter.
1979 yılında Julliard Okulu'na katılmak üzere New York'a taşındı ve şehir etrafında konserler verdi.Han flyttet til New York i 1979 og holdt konserter.
Etraftan erzak toplatıldı.Varer leveres omtrent verden over.
Rabin, saldırıların önüne geçebilmek için Gazze etrafına bariyerler diktirdi.Rabin sørget for at en barriere ble konstruert rundt Gaza for å beskytte mot angrep.
Fran Peek'e göre Kim 16-20 aylıkken etrafındaki şeyleri ezberlemeye başlamıştır.Ifølge Peeks far, Fran, var Peek i stand til å memorere vesentlig fra en alderen av 16-20 måneder.
Bunların yüz tanesi 110 dirhem olup, kenarı zincirli ve dâiresinin etrafı nakışlı idi.De består av 10 (hos hunnene) eller 11 (hos hannene) ledd.
Etrafında gelişen kasaba da Marienburg ismini almıştır.Byen som oppsto nær borgen ble også kjent som Marienburg.