etraf ile cümle

etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sandalyeler masanın etrafında sıralanmış bir şekilde bulunur.De zwart gelakte stoelen stonden netjes geordend rondom de tafels.
Aslında, her c merkezi etrafında yazılabilir.Deze bibliotheek is in elke C-omgeving aanwezig.
Kendi etrafında dönüş süresi en kısa olan gezegendir.Het is de op een na dichtstbijzijnde aarde-achtige planeet.
2009 yılında kırmızı renkte etrafı şeffaf bir logo olarak değiştirilmiştir.Omstreeks 2009 werd het oude logo vervangen door het huidige logo.
Zaman içerisinde etrafına binalar inşa edildiği için de bugün sadece bir cephesi gözükür durumdadır.In de omgeving van de plaats waar zij ontstond is thans nog slechts een enkele sloperij gevestigd.
Karnında ve kuyruğunun etrafında çizgi yoktur.Op de buik zitten echter geen stippen.
Ankara' nın Yassıviran köyünden olup, 1592 yılında etrafına topladığı kişilerle haydutluk yapıyordu.Iedere provincie had zijn eigen wensen wat betreft de steden die zij in 1592 graag veroverd zagen.
Değirmentaşı tıpkı göğün altın kazığın etrafında döndüğü gibi bir eksen etrafında tezginir (döner).Hij stelt daarbij de mythe aan de kaak als zou de Aarde een onuitputtelijke voorraadschuur zijn.
Bu yüzden etrafındaki kişiler onun yaptıklarını ve sözlerini sürekli olarak not etmişlerdir.Bij hen en hun horen de versterkte vormen henzelf en hunzelf.
Dünyanın etrafında 124 kez döndükten sonra Dünya'ya dönüş yaptılar.Ze hadden 126 keer om de Aarde gecirkeld.
Tatar birliği etraftaki orman ağaçları arasına saklanırlar.De Zuidelijken verborgen zich in de omliggende bossen.
Pulsar (PSR B1620−26) etrafında dönen bir gezegen sistemi M4 küresel yıldız kümesine aittir.De witte dwerg, de planeet en een pulsar (PSR B1620-26) vormen samen een drievoudig systeem.
Adanın etrafı ise soğuk körfez suları ve bolca köpekbalığı ile çevriliydi.De rivier stroomt door een brede vlakte met vele bochten en hoefijzermeren.
Olaylar bu iki karakterin etrafında gelişir.Het vervolg van het verhaal concentreert zich op de belevenissen van deze 2 personages.
Fakat o sırada ilginç olan bir durum vardı: Etrafta çok sayıda güvenlik görevlisi bulunmaktaydı.Daar was dermate veel belangstelling voor, dat lange wachtrijen ontstonden.
Eserde şarap sarhoş ediciliği yönüyle aşka benzetilir ve öykü bu sarhoş edici etkinin etrafında şekillenir.Verberg je achter het masker van een gek of dronkaard en zaai op die manier verwarring over je bedoelingen.
Atlanta ve etrafında birkaç muharebe yapıldı.Er volgden veel optredens in Barcelona en omgeving.
Şehir bu kale etrafında gelişmiştir.De stad heeft zich rondom deze toren ontwikkeld.
Ağaçta bulunun bir güvercin sürüsü etrafta uçuşmaya başlarlar.Not the Trees – een houtkapbedrijf begint overal bomen om te zagen.
Gretel'de bunu kabullenir ve iki çocuk oda etrafında dans etmeye başlarlar.Gretel stemt toe en samen dansen ze in het rond.
Eylemleri de somut olaylar etrafında bu ilkeler için düzenlenmektedir.Dit boek is rondom de bovenstaande gebeurtenissen gesitueerd.
Bu sırada etrafta yine paparazziler vardır.Hier zijn ook muurankers uit deze tijd te vinden.
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Elisabeth at en dronk nauwelijks, en het werd als een wonder beschouwd dat ze in leven bleef.
Anlatıcıya göre sandığın şekli tuhaftır ve etrafa iğrenç bir koku yaymaktadır.In het huis is het bijzonder bedompt en er hangt een merkwaardige geur.
Piccard, aynı zamanda dünyanın etrafını hiç durmadan balonla dolanan uçuşun yardımcı pilotuydu.Piccard realiseerde als eerste een non-stop ballonvaart rond de wereld.
Böylece saldakiler etrafta bir gemi olup olmadığını anlayacaktır.Hierdoor konden de muiters van veraf al zien, of er een schip aankwam.
Okul bahçesi ve etrafı oldukça yeşil bir alandır.Tuinwijk is een relatief groene buurt.
Kitap bu üç tema etrafında gelişmektedir.Dat heeft zonder meer te maken met de drie onderwerpen van de drie teksten.
"İsviçre'nin etrafında sürekli yeni demiyolları yapılıyor ve bu yollar ülkemize doğru yaklaşıyor.Vanuit deze wegen zijn het gehucht Einde en het dorp Swalmen te bereiken.
Suda yüzerken rahatça etraflarını görür, işitir ve solunum yaparlar.(Heupwiegend loopt hij rond, overal luistert hij, zijn ogen lonken.
Jackson ailesi ilk defa şarkı yayını dinlemek için bir radyo etrafında toplandı.De Soirées musicales waren voor het eerst te horen tijdens een radio-uitzending.
İkili, birbiri etrafında yaklaşık 14 günde bir dolanmaktadır.De loge komt eens in de veertien dagen bijeen.
Her zaman etrafında aktör ve müzisyenler, bol miktarda ziyafet ve hayatın diğer zevkleri vardı.In de serie waren veel sketches en muziekstukken te zien, met elke week een andere gast of andere gasten.
Ateş etrafında oynamak tehlikelidir.Het is gevaarlijk dicht bij het vuur te spelen.
Dünya, günde bir defa kendi ekseni etrafında döner.De aarde draait eenmaal per etmaal rond om haar as.
Etrafına bir bak.Kijk om je heen.
Etrafınıza baksanıza!Kijk eens om u heen!
Etrafı dört sütunla kuşatılmış dört duvar halindedir.Znajdowały się w nich cztery bramy (trzy murowane).
2012'de Kepler-56 etrafında bir gezegensel sistem, geçiş metoduyla keşfedilmiştir.W 2012 został odkryty system planetarny wokół Kepler-56 za pomocą metody tranzytowej.
Bunların yüz tanesi 110 dirhem olup, kenarı zincirli ve dâiresinin etrafı nakışlı idi.Te znowu dzieliły się na setki, a setki na kurenie (kurzenie), czyli rzędy.
Angalku (şaman) : Agayu (maske) : etrafında ağaç halkası (Ellanguar) olur.O, Izraelu: Niech każdy idzie do swego namiotu! (2 Sm 20,1).
Bu dönemde kale etrafında yerleşim bölgeleri de genişlemeye başlamıştır.Z czasem wokół fortu zaczęło pojawiać się osadnictwo.
Grup şarkıyı söylerken oyuncularda etraflarında dolanıp, dans eder, şarkı söyler ve enstrüman çalmaya çalışır.Widzimy w nim, jak członkowie zespołu tańczą, śpiewają, jeżdżą samochodem i próbują poderwać młodą kobietę.
Bir sonraki hafta Raw maçında The Undertaker'ın etrafını sardılar ama Team Hell No, onları engelledi.Następnej nocy na Raw próbowali zaatakować The Undertakera, lecz przeszkodziło im Team Hell No.
Birbirlerinin etrafındaki yörünge süreleri 16 yıldır.Czas działania satelity na orbicie przewidziano na 16 lat.
New Mexico bayrağının üzerinde etrafa ışık saçan kırmızı bir güneş görürüz.Na fladze Nowego Meksyku widzimy czerwone słońce z promieniami wychodzącymi od niego.
Yardım için bağırmaya başlar ama etrafından gelen sesler onu susturur.Woła o pomoc, ale jego głos odbija się od desek.
Bu tümsekleri etrafı gözlemek için kullanırlar.Wykorzystują drzewa do obserwacji okolicy.
Burada yerleşimin etrafına duvarla çevirerek güvenlikli bir alan oluşturmaya çalıştı.W celu zachowania kontroli nad tym terenem założył w pobliżu warownię.
Hayatı boyunca Nora’nın etrafı, hep erkeklerle çevrili olmuştur.Przez lata, Nora zawsze była otaczana przez mężczyzn.
Rinnegan, kullanıcının gözbebeğinin etrafında oluşan eşmerkezli dairelerle tanımlanır.Rinnegan charakteryzuje się szarymi obwódkami wokół źrenicy oka.
Ateş ile etrafı yakabilir ama daha gücünü kontrol edememektedir.Potrafi kontrolować ogień, lecz nie potrafi go stworzyć.
Pulsarın kendi etrafındaki dönüş hızı oldukça yüksektir.Prędkość obrotowa turbin jest bardzo duża.
İlk üç oyun, bir pizzacıda gece bekçisi olarak çalışan oyuncunun etrafında dönüyor.Gracz podobnie jak w pierwszej części steruje nocnym stróżem w pizzerii.
Okulun etrafı ağaçlarla süslenmiş bulunmaktadır..Dokonano nasadzeń nowych drzew wokół szkoły.
Oturdukları yerden kalkıp etrafını sardılar.Wycofali się z niego i je otoczyli.
Japonya'da değer verilen genellikle tapınakların etrafında kullanılan bir süs ağacıdır.W Japonii drewno stosowane do budowy świątyń.
O çalarken kamera helikopter sayesinde etrafında döner.W trakcie wykonywania przewrotu kamera obraca się wraz z bohaterką.
Gözleri çok zayıf görür ve etraftaki bayanları sürekli taciz eder.Ma słabość do ładnych kobiet, zawsze dostaje bzika na ich widok.
Etrafını saran yüksek ağaçlar arasına saklanmış gibi durmaktadır.Przez wieś biegnie długa szosa, ukryta pośród wysokich drzew.

İlgili Sayfalar