etraf ile cümle
etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Galaksi merkezli yörünge, Bir galaksinin merkezi etrafındaki yörüngedir.As estrelas da Via Láctea orbitam o centro da Galáxia.
Etraflıca konuşuldu ve bu teşebbüs tam bir teşkilat haline getirildi.O encontro deu tão certo que virou projeto.
Yazı: "Etrafına bir bak!Então ele foi "Olhe para ele!"
Bu asılı duran balık aynı zamanda etrafında dönüyordu.Mas também noutros momentos esse fedor rondava por perto.
Etrafı dağlık ve ormanlıktır.A cidade é cercada por montanhas e florestas.
Bu topluluk, tarihte ilk kez Dünya'nın kendi ekseni etrafında döndüğüne tanık olmuştur.Após esse dia, a opinião pública mundial focou sua atenção pela primeira vez na questão do apartheid.
Biz çocuklar bir taraftan çıktık mı bu surların üstüne, bütün kasabanın etrafını fırdolayı dönerdik.Nós todos nos perguntamos se teria algo quando estávamos virando a esquina.
Diğer sülaleler köyün etrafındaki çeşitli alanlarda yaşamaktaydı.No entanto, pequenos mosteiros mais antigos ja existiam em outros vilarejos.
1995'te keşfedilen bu Güneş dışı gezegen, Güneş benzeri bir yıldız etrafında dönenlerden ilkidir.Descoberto em 1995, ele foi o primeiro planeta extrassolar a ser descoberto em uma estrela semelhante ao Sol.
Zaman: 14. yüzyıl ortaları Mekân: Genova şehri içi ve etrafları.Tempo: Metade do século XIV. Lugar: Gênova.
Kendi ekseni etrafında, Güneş Sistemindeki diğer tüm gezegenlerin aksi istikamette döner.Em outras palavras, eles giram em torno do planeta mais rápido do que o próprio planeta.
Hacer, çıkan suyun etrafını çevirip biriktirmiş, bu sudan kırbasını doldurmuş, kendisi de içmiştir.E mandou que os troncos fossem removidos e lançados na água, ou no meio da mata, e assim foi feito.
Otello etrafındakilerin ayrılmaları ister.Otello esconde-se antes de que estes apareçam.
Masalar etrafa dağılmış.São correntemente cortadas em redondo.
Etrafında ise eski akarsu yatağı (newal) bulunmaktadır.Tudo o que resta do antigo local (Ar.
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Ele se tornou forte e começou a usar a força sem entendê-la, nem saber controlá-la.
Köpek kediyi ağacın etrafında takip ediyor.O cão caça o gato ao redor da árvore.
Bir erkek aslan etrafta dolaşmaktadır.Rond hen zwerft een leeuwengroep.
İki cisim ortak bir merkez etrafında döner.De twee roteren rond een gemeenschappelijk zwaartepunt.
Ne olup bittiğini anlamak için etrafı kontrol eder.Ze gaat naar buiten om te kijken wat er aan de hand is.
Hatta etrafında bir öğrenci grubu da topladı.Hij verzamelde een groep leerlingen om zich heen.
Enkaz disklerinin benzer keşifleri Fomalhaut ve Beta Pictoris yıldızlarının etrafında yapılmıştır.Soortgelijke puinschijven zijn ontdekt rond de sterren Fomalhaut and Beta Pictoris.
Nina etrafındakileri tanımaya başlar.Nina begint een relatie met hem.
Fakat Yezid sonunda etrafındakilere dayanıp bu nasihatlere kulak asmadı.(Het bevel om zich te verwijderen had hij niet gehoord omdat hij doof was.)
1609’da Kepler, gezegenlerin Güneş etrafındaki hareketini açıklayan üç yasa yayınladı.In 1609 en 1619 formuleerde Johannes Kepler zijn drie wetten over de beweging van de planeten om de zon.
Bu her bir centurianın askerlerinin etrafından toplanacağı sancaktı.Het was deze banier waar de mannen van elke centurie bijeenkwamen.
Dizideki olaylar Mitchell ailesi-Henry, Alice ve tek çocukları olan Dennis-etrafında gerçekleşmektedir.De show draait om het leven van de familie Mitchell – Henry, Alice, en hun enige kind, Dennis.
Etrafta bulunan ateşi elleriyle emebilir.Hij kan vuurballen afschieten vanuit zijn handen.
Hoffmann'ın etrafındakilerin gülüşüp şakalaşmaları arasında, Hoffmann bir robota aşık düştüğünü anlar.Te midden van de gasten, die hem bespotten, beseft Hoffmann dat hij verliefd was op een automaat.
Devlet Başkanı Chávez ve çok sayıda bakanı içerideyken Başkanlık Sarayının etrafı tanklar tarafından sarılır.President Tandja en andere ministers werden op dat moment vastgehouden.
1248de III. İoannis eski müttefiki Bulgarları da yenip Latin İmparatorluğu’nun etrafını sarmayı basardı.In 1248 had Johannes III de Bulgaren verslagen en omringde het Latijnse keizerrijk.
Ardından da diğer çocuklar onun etrafında toplanırlar.De rest van de familie zal daar op hem wachten.
Etrafından sürekli siyah reiatsu dalgaları yayılır.Aan de flanken zijn vaak zwarte ronde vlekjes aanwezig.
İnsanın etrafında bir ateş çemberi oluşturur.In een hoek is een vuurtje gestookt.
El etrafına üç kez sar.Hierna wast men de handen drie keer.
Jüpiter etrafındaki bir tam dönüşünü 130 günde tamamlar.Een omloop rond Jupiter zou in eerste instantie 53 dagen in beslag nemen.
Buna göre gezegenler Güneş'in etrafından dönüyor.De planeten op hun beurt draaiden om de zon.
Korfun etrafında 360 derecelik açıdan atış yapma olanağı vardır.Op het spoor kan een kanon 360 graden ronddraaien.
Büyülü mersin ağacı ve etrafında bulunan büyülü koru birden ortadan kaybolurlar.De zwaargewonde en in het nauw gedreven tovenaar verdwijnt ineens spoorloos.
Diğer sülaleler köyün etrafındaki çeşitli alanlarda yaşamaktaydı.Verschillende clans woonden in verschillende wijken van het dorp.
Etrafı sularla çevrilidir.Het werd omringd door water.
Yedi ay süreyle Mekke kuşatılıp, şehir etrafında bulunan tepelerden mancınıklarla bombardımana tutuldu.Wat volgde waren drie jaren waarin de stad werd beschoten en gebombardeerd vanuit de omliggende bergen.
Bunların etrafında onları çerçeveleyen 20 kadara "İgnudi" adı verilen figür vardır.In totaal worden er 20 stinsen bij naam genoemd waar strijd om geleverd is.
Delfshaven kasabası Delft şehrinin limanı etrafında gelişmiştir.Rondom de sluis ontstond het havenstadje 'Delfshaven'.
Yani artık aynı ticaret için Afrika kıtasının etrafından dolaşılması mecburiydi.Hiermee stonden ook de Afrikaanse handelsroutes ter controle.
Etraftaki bütün çiçekler kan kırmızısına boyanmışlardır.De sneeuw zag overal rood van het bloed.
Onlar bütün gece boyunca etrafı temizleyememiştir.Geen van drieën slagen ze erin de hele nacht wakker te blijven.
Dünya'nın etrafında üç defa döndükten sonra yeryüzüne geri döndü.Hij landde na 7 maal om de aarde te zijn gecirkeld.
Bu adı eskiden köyün etrafı dağlarla çevrili olduğundan almıştır.Deze naam werd vroeger aan het hele gebied rond de berg gegeven.
Konu Sakurada ailesi etrafında dönmektedir.De serie draait om de Sakimori-familie.
Bu sayı, şehrin etrafında yer alan diğer büyük bahçeleri içermez.Bij dit aantal zijn de grote plantages rondom het stedelijk gebied niet inbegrepen.
Etrafında denizyıldızları dolaşır.Hierdoor ontstaan planeten rond sterren.
Etrafında toplam 8 köy vardır.Daarnaast zijn er acht dorpen.
Fakat eğer mıknatıs sabit ve iletken hareketliyse, mıknatısın etrafında herhangi bir elektriksel alan oluşmaz.Staat de magneet stil en beweegt de geleider, dan ontstaat er in de buurt van de magneet geen elektrisch veld.
Eğer etrafta dolanıp herkese seninle konuştuğumu söylemezsen çok memnun olurum.Ik heb echt liever niet dat je... rondbazuint tegen anderen dat ik met je praat.
İnsan etrafının bir kuş sürüsü ile çevrildiğini hisseder.Rechts een groep mensen rondom een vogelmand.
Gözlerinin etrafında beyaz bir halka vardır.Om de ogen loopt een witte kring.
Odadakiler etrafa dağılılar.Ze zijn op doorsnede rond.
Sonra bu buz blok erir ve etrafa korku salar.Deze gletsjer is steil en er komen geregeld ijsverschuivingen voor.
Güneş ve Ay onun vücudu etrafında dolaşarak, gündüz ve geceyi meydana getirirlerdi.De zon en de maan staan voor de dag en de nacht, maar ook voor de eerste dag van de schepping.