etraf ile cümle

etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dizi Ellen'nın garip arkadaşları, ailesi ve günlük hayatında karşılaştığı problemler etrafında dönmektedir.O seriado mostrava os problema de Ellen com seus amigos, sua estranha família e de sua vida diária.
Antik Yunan’daki evler genellikle avlu biçimliydi; odalar merkezî bir avlunun etrafına yerleştirilmişti.As casas na Grécia Antiga eram normalmente as de tipo átrio: os quartos eram arranjados ao redor de um pátio.
Kopernik’in kitabındaki tezi, Dünya'nın Güneş'in etrafında hareket etmesi idi.Na teoria de Copérnico, a Terra move-se em torno do Sol.
Çekimler sırasında şiddetli fırtına ağaçların çalışanların etrafına yıkılmasına neden oldu.Durante as filmagens, ocorreu uma forte tempestade, derrubando árvores em torno deles.
Plüton'un atmosferi, cüce gezegenin etrafını saran bir gaz tabakasıdır.A atmosfera de Plutão é uma tênue camada de gases ao redor do planeta.
Soğuyarak etrafını çevreleyen hava ile aynı sıcaklığa ulaştığında yükselmesi durur.Para de elevar-se quando se tenha esfriado à mesma temperatura que o ar circundante.
Kenya etrafında gezmek ve çayırlıklarda kamp yapmak iki haftalarını almıştır.Eles passaram duas semanas viajando pelo Quênia e acampando na savana.
Herkes görmek için etraflarına toplanıp onları överdi.Todo o mundo iria rodeá-lo para vê-las e admirá-las.
Göz, açık mavidir ve etrafı siyah deri ile kuşatılmıştır.Os olhos são azuis claros, circundados por pele negra nua.
Beja etrafından bulunan yerleskelerin hemen hepsi bu valiye (ve Abbasi halifesi Mansur'a) biat ettiler.Cada distrito é dividido em vilas (里), que por sua vez são divididas em bairros (鄰).
Kitap bu üç tema etrafında gelişmektedir.O projeto se desenvolve em três pavimentos.
Hikâye, Derek ile evlenmek üzere olan bir kadın, Susan Murphy'nin etrafında döner.A história gira em torno de Susan Murphy, uma mulher que está prestes a se casar com Derek.
Etrafta bulunan ateşi elleriyle emebilir.Ele podia disparar rajadas pelas mãos.
Osteoblastlar dişin kökleri etrafındaki alveol kemiğini şekillendirir.Osteoblastos dão seu lugar no osso alveolar a raízes dos dentes.
Sezon genel olarak Rachel'ın hamileliği etrafında döner.Durante o decorrer de toda a quarta temporada, ela insiste em fazer da vida de Rachel um inferno.
Eğer etrafta dolanıp herkese seninle konuştuğumu söylemezsen çok memnun olurum.Realmente preferiria que você não andasse por aí contando às pessoas que eu falo com você.
Saycar ve Trablusşam kaleleri etrafından geçildi.Occhialini e eu entramos pelo cano.
Dünya güneşin etrafında dönmektedir.«A Terra gira em torno do Sol».
Etrafına bak, burada kimse yok.Nós olhamos em tudo e não há nada lá.
Sitoblastların etrafında yeni hücrelerin biriktiğini gözlemlediğine inandı.Acreditou que tinha observado novas células a aparecerem à volta dos "citoblastos".
Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı, etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.O centro, onde a maior parte da massa se encontrava, tornou-se mais quente que o disco circundante.
Kulaklarını etrafa çevirebilirler.As orelhas podem se voltarem para trás.
Anüs alanı ve labia etrafındaki saçlar çıkarılabilir.Os pelos da área peri-anal e dos lábios podem ser removidos.
Etraftaki bütün çiçekler kan kırmızısına boyanmışlardır.Todas as estruturas de madeira são pintadas de vermelho.
Serbest kaldığında ise, interneti kullanarak etrafa büyük hasar vermeye başlar.Como possui uma licença gratuita, a fonte é bastante difundida na internet.
Bu süreç, antlaşma yapma etrafında döndü.A campanha girou ao redor desse tema.
Daha sonraları etrafındaki küçük yerleşim bölgelerini de içine alacak şekilde büyümüştür.Pouco a pouco se expandiram ocupando territórios próximos.
Her biri tekrar dallanarak etrafa yayılır.Abóbada esferoidal de volta inteira.
Desmond dünya etrafındaki bir yarışa katılmak üzere Amerika'ya gider.Desmond viajou para os EUA, onde a corrida começaria.
Bir çarşafı bir kirişin etrafına düğümleyerek kendini asmıştı.Ele amarrou um lençol em torno de uma viga e se enforcou.
Bir enkaz diski, bir yıldız etrafındaki yörüngede toz ve enkazın çevresel bir diskidir.Um disco de detritos é um disco circunstelar de poeira e detritos em órbita ao redor de uma estrela.
Akdağ Millî Parkı, 2000 yılında bu dağ etrafındaki araziler üzerinde kurulmuştur.Distrito desmembrado de Boca do Monte em 2000.
Yeter ki insan etrafına bakmasını bilsin.Quero dizer, basta olhar para ele.
Bu efekt izleyiciye bir heykelin etrafında dolaşıyormuş hissini verir.Dão ao visitante a sensação de estar a voar.
Sosyal açıdan çok sessizdi, ve her zaman etrafındaki kişilere dikkat ederdi.Solitário, estava sempre isolado mas atento ao que se passava à sua volta.
Ardından da diğer çocuklar onun etrafında toplanırlar.Os outros homens logo juntam-se a ele.
Tek başlarına olmayı hiç sevmezler, tek başlarına kaldıklarında etraftaki nesneleri kemirmeye başlayabilirler.Você nunca está entediado Você só está realmente envolvido em o que está acontecendo ao seu redor.
Sol taraftaki fotoğraf, yükselen Güneş'in etrafındaki dağılım halkasını göstermektedir.Tem os indícios esquerdos dispersados em torno da casa além a seu diário.
Yapıldığı ilk dönemlerde etrafı derin çukurlarla çevriliydi.Nos três primeiros anos, foi disputado em quadras duras cobertas.
Bu delik etrafında oluşan katmanların üfleme yoluyla kendiliğinden ortadan kalkması beklenmelidir.O preenchimento desse buraco com o seu próprio cabelo terá o efeito de afasta-la.
Bu zengin tip eğlenceye düşkündür ve etrafına para saçar.Acha engraçado quando o comerciante fica irritado quando perde dinheiro.
Ardından etrafı incelemeye başlar ve buzluğun içinde Pam'i bulur.Depois de alguns minutos, ele encontra Pam dentro de uma câmara frigorífica.
Roma döneminde ve Karolenjler döneminde şehir bu tepenin etrafında gelişmiştir.Durante o período Carolíngio a cidade desenvolveu-se.
Kalenin kendisi etrafını çevreleyen alanın 20 metre üzerinde bir platformdadır.O castelo em si localiza-se numa plataforma situada a aproximadamente 20 metros acima da planície circundante.
Şehir, etrafı eski volkanlarla kaplı bir dağ üzerinde kurulmuştur.A cidade é rodeada por encostas de uma antiga cratera vulcânica.
Bu şehrin etrafındaki bölge, Guançeler döneminden (Tenerife'nin eski yerli sakinleri) beri yerleşmiştir.A área onde hoje fica a cidade foi habitada desde a época pré-hispânica.
Etrafını saran yüksek ağaçlar arasına saklanmış gibi durmaktadır.É rodeada de areais e encontra-se aninhada entre altas montanhas.
SkyActiv modellerde, ön farlardaki projektörlerin etrafında mavi bir halka bulunur.Os pereiópodes apresentam um anel azul escuro em torno de cada segmento.
Şehrin ekonomisi büyük ölçüde doğal limanının etrafında döner.A economia da cidade gira em torno de seu grande porto natural, maior porto natural do continente africano.
1984 yılında IRAS uydusu kullanılarak Vega yöresi etrafında bir çöp diski tespit edildi.Em 1984, um disco de detritos foi detectado ao redor da estrela Vega, utilizando-se o satélite IRAS.
Cephane ve sayı üstünlüğü olan Rus ordusu, şehrin etrafını sarmıştı.A superioridade do exército russo em números e armamento não surtiu qualquer efeito durante as operações.
Güneş, yerin etrafında dolanırken, Vaiya'nın su kesiminden geçerdi ve o zamanlar Vaiya'nın suları ısınırdı.O Sol passa através de Vaiya no seu caminho em todo o mundo, o aquecimento é à medida que passa.
Cemel Vakası, Aişe'nin devesi etrafında gerçekleştiği için bu isimle anılmıştır.O templo recebeu este nome por se situar a leste do Palácio Heijō).
Bu durumda, eğer Bob z ekseni etrafında sonradan ölçüm yaparsa, bulacağı sonuç -z ekseninde olur.Neste caso, se Bob a seguir medir o spin no eixo z, ele obterá -z com 100% de certeza.
Cadıların mağarası Bir karanlık mağarada cadı kadınlar bir büyük kaynayan kazan etrafında toplanmışlardır.Na cena final, a colônia de formigas se reúne em torno de um grande cupcake.
O bir ip atlama ustasıdır ve kendisi ile yanındakilerin etrafında ip ile bir güç alanı yaratabilir.Projeta raios de pura energia mental ou pode criar um campo de força telecinético em torno dele e de outros.
Öncelikle etrafında güvenilir adamlar olmalıdır.As pessoas devem ser confiantes.
İstasyonun etrafındaki şehir daha sonra büyüdü.Em torno das instalações da Usina cresceu a Cidade.
Etrafındaki orman ve yayları tam bir doğa şaheseridir.O lago e os seus arredores são uma reserva natural.
Etraf karışır.Ficou confuso.

İlgili Sayfalar