etraf ile cümle
etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun evleniyor söylentisi kasabanın etrafında yayılıyor.The rumor that she's getting married is spreading around town.
O, gözlerinin etrafında birkaç kırışıklık edinmeye başladı.She has started to get a few wrinkles around her eyes.
O, etrafına bakınmaktan başka bir şey yapmadı.She did nothing but look around.
Çocuklarını etrafında topladı.She gathered her children about her.
O, etrafına baktı, ama hiçbir şey göremedi.She looked around, but she couldn't see anything.
O, etrafında döndü ve gülümsedi.She turned around and smiled.
Birden, durdu ve etrafına baktı.Suddenly, she stopped and looked around.
O şaşkınlıkla etrafına bakındı.She looked around in wonder.
O odada etrafına bakındı.She looked around the room.
O bütün etrafına bakındı.She looked all around.
Uçak havalandıktan sonra havaalanı etrafında iki defa dolandı.The plane circled the airport twice after taking off.
Babam bahçenin etrafını bir çitle çevirdi.My father put a fence around the garden.
Odanın etrafında koşma.Don't run around in the room.
Etrafıma bakındım.I looked around me.
Etrafıma baktım.I looked around me.
Biz çiftliğin etrafında oynadık.We played around the farm.
Her ihtimale karşı bir silah için etrafına bakındı.I looked around for a weapon just in case.
Sorun etrafımızda neler olduğunu bilmememizdir.The point is that we don't know what is happening around us.
Yaşlı bir adam etrafı torunlarıyla çevrili olarak oturdu.An old man sat surrounded by his grandchildren.
Yaşlı adam şapkası için etrafına bakındı.The old man looked about for his hat.
Sözcünün etrafında büyük bir kalabalık toplandı.A crowd of people gathered around the speaker.
Gezegenler güneşin etrafında döner.The planets revolve around the sun.
Kıçımın etrafında kaşıntı var.I have a rash around my anus.
Hey,teslimat tarihine az zaman kaldı,biliyor musun?Etrafta şaşkın şaşkın gezmeyi bırak.Hey, there's no time left till the deadline, you know? Stop hanging around in a daze!
Dikkat et! Bir polis ajan etrafı gözetliyor.Watch out! A police spy is snooping around.
Avrupa etrafında dolaştım.I travelled around Europe.
Onu arayarak etrafta gezindi.She walked around looking for him.
Hey, sen! Havuzun etrafında koşmak yok!Hey, you! No running by the pool!
Etraf çok sakindi.The surrounding area was very quiet.
Burada etrafta bir metro istasyonu var mı?Is there a subway station around?
Etrafına baktı.She glanced around.
Evin etrafında bir çit var.There is a fence around the house.
Çarşının etrafında dolaşalım.Let's stroll around the bazaar!
Güçlü bir deprem aniden çarptığında, annem şok içinde evin etrafını dolaştı.When a strong earthquake struck suddenly, my mom just walked around the house in shock.
Etrafta oyalanmayı bırak!Stop fooling around!
Etrafa baktım ve benimkinin yoldaki tek araba olduğunu fark ettim.I looked around and noticed that mine was the only car on the road.
Etrafıma baktım ve onun yolda tek araba olduğunu fark ettim.I looked around and noticed that it was the only car on the road.
O kız arkadaşından ayrıldıktan sonra evin etrafında amaçsızca dolaştı.After breaking up with his girlfriend he moped around the house for a whole month.
O, kız arkadaşıyla ilişkiyi bitirdikten sonra evin etrafında amaçsızca dolaştı.After breaking up with his girlfriend he moped around the house for a whole month.
Gel,sana etrafı gezdireyim.Come, let me show you around.
Herkes harika dansçının etrafına toplandı.Everyone crowded around the fantastic dancer.
Gümüş toplar kırmızı topun etrafında.The silver balls are around the red ball.
Bu resmin etrafına mavi bir kenar süsü koyun.Put a blue border around this picture.
Evlerinin etrafına bir çit yapmak istiyorlar.They want to build a fence around their home.
Birçok uydular Satürn'ün etrafında dönmektedir.Many moons orbit around Saturn.
Neptün Güneş etrafındaki dönüşünü 165 yılda tamamlar.It takes 165 years for Neptune to orbit around the sun.
Binlerce uydu dünyanın etrafında yörüngede döner.Thousands of satellites orbit around the earth.
Dünya, kendi ekseni etrafında 24 saatte bir döner.The earth revolves on its axis once every 24 hours.
Çıkıştaki akış hızı, çıkış kapakçığının etrafındaki basınç farkıyla orantılıdır.The exit flowrate is proportional to the pressure difference around the exit valve.
Brown etrafının çevrildiğini gördü.Brown saw that he was surrounded.
Etrafındaki insanlarla yumuşak bir şekilde konuştu.He spoke softly to the men around him.
Armstrong, etrafta gezindi.Armstrong walked around.
Laika yedi günde Dünyanın etrafında tur attı.Laika orbited Earth for seven days.
O onun hakkında her zaman güzel şeyler söyler, özellikle o etrafta olduğunda.She always says nice things about him, especially when he's around.
Tom ne olacağını görmek için etrafta dolanmayı planlıyor.Tom plans to stick around to see what happens.
Yüzlerce asker kamp ateşlerinin etrafında sessizce yemek yediler.Hundreds of soldiers ate in silence around their campfires.
Etrafına bakarsan, aynı şeyi yapan bir sürü insan göreceksin.If you look around, you'll see many people doing the same thing.
Tom kamp ateşinin etrafında oturan çocuklarla birlikte şarkı söylüyordu.Tom was singing with the children sitting around the campfire.
Tom kasabanın etrafındaki yolunu bilmiyor.Tom doesn't know his way around town.
Tom evinin etrafında bir duvar inşa etti.Tom built a wall around his house.