etraf ile cümle

etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yuvayı çiftler birlikte yaparlar ve etrafındaki geniş bir bölgeyi korurlar.La coppia pattuglia e marca il territorio insieme.
Hatta etrafında bir öğrenci grubu da topladı.Durante i suoi viaggi raccolse intorno a sé molti studenti.
Ordugahının etrafında birkaç sürü halinde develer, sığırlar, köyunlar ve keçiler merada otlamaktaydılar.Gran parte del bottino, tutti i prigionieri, bestiame e cavalli furono recuperati.
Birbirlerinin etrafındaki yörünge süreleri 16 yıldır.Il periodo orbitale è di circa 1216 anni.
Grup şarkıyı söylerken oyuncularda etraflarında dolanıp, dans eder, şarkı söyler ve enstrüman çalmaya çalışır.Attraversa le strade della città mentre balla, canta e suona un tamburello.
1920'de Berlin'in etrafındaki şehir ve belediyelerle birleşmesi sonucu bu sayı neredeyse 4 milyona ulaştı.Nel 1920 la creazione della "Grande Berlino" portò la popolazione a circa 4 milioni.
Mezarı kilisenin etrafında bulunan mezarlıktaydı.Intorno alla chiesa vi era il cimitero.
(Üçlü:Di opposti affetti un vortice /"Birbirleriyel çelişkili hisler girdabı etrafımı dönerek sarmakta.")'Un-popolo-senza-terra-ritorna-a una-terra-senza-persone'".
Kalenin etrafında bulunan kale burçları ve kale kapısı ise 1817-1818 yıllarında tamamlanmıştır.I toponimi La Stretta e La Porta sono attestati dal 1840.
Gözlerin etrafında deri ve elmacık kemiğindeki (malar) çizgi, parlak kırmızı-renklidir.Le spalle (mantello) e la nuca sono fulve, mentre la faccia è brizzolata.
Meydan etrafındaki binalar: Palazzo Guarnieri.Nemici: Sistema di Sicurezza del Palazzo, Guardie Gamorreane.
Etrafına ışık saçar.Annerisce alla luce.
Aynı gün İçişleri Bakanlığı Parlamentonun etrafını barikatlarla kuşatır.Nello stesso istante una squadra del governo circonda l'edificio.
Kent yerleşimi, Yalpuk deresi etrafına toplanmıştır.Attorno ad essa è sorto l'intero centro abitativo.
Etraftaki her şey sürekli olarak ölümü hatırlatmaktadır.Attraverso di te ogni vita è rinnovata.
Yerleşkenin merkezi bu istasyon etrafına kaydı ve istasyonun etrafında yerleşke gelişti.Successivamente l'albero è stato lasciato dov'era, e la stazione è stata costruita tutto intorno.
Ender vakalarda bir kişide tek bir koroner arter bulunabilir, bu aorta kökünün etrafında dolanır.In rari casi c'è un'arteria coronaria che scorre attorno alla radice dell'aorta.
Her zaman etrafında aktör ve müzisyenler, bol miktarda ziyafet ve hayatın diğer zevkleri vardı.Era sempre circondato da attori e musicisti, e usufruiva di copiosi banchetti e altri piaceri della vita.
Uzun formunda hükümdar isimlerinin etrafını çeviren ve koruyan kartuş olarak kullanılmıştır.Una posizione di prestigio che il regno ha precariamente mantenuto e protetto da allora.
Yusuf Paşa zayıfladığında, üç oğlu etrafında hizipler yükseldi.Con l'indebolimento di Yūsuf, le fazioni in Tripolitania ripresero vigore coi suoi tre figli.
O etrafına bakındı.Он огляделся.
Etrafıma baktım.Я огляделся.
Tom evinin etrafında bir duvar inşa etti.Фома построил стену вокруг своего дома.
O odada etrafına bakındı.Она оглядела комнату.
Bu adamım gözün etrafında bir doğum lekesi var.У этого человека родинка сбоку от глаза.
Onlar etrafına bakındılar.Они огляделись.
Tom etrafına bakındı ama kimseyi görmedi.Том огляделся вокруг, но никого не увидел.
Etrafı karanlıkla kaplı. O, doğuştan kör.Вокруг него только темнота. Он слеп от рождения.
Köpek ağacın etrafında kedinin peşinden koşuyor.Собака гоняет кошку вокруг дерева.
Makyaj malzemesi parası bulamayınca etrafa yalvarır.Не находя деньги на косметические принадлежности, она просит их у окружающих.
Tom bu davranışının, etrafındakileri nasıl etkilediğini düşünmüyor.Том не представляет, как его поведение влияет на окружающих.
Etraflıca düşündüm.Я подробно рассмотрел.
Oyun, ölümden sonra ne olduğu hakkında sorular etrafında kuruludur.Игра сосредоточена на вопросах о том, что происходит после смерти.
Bunların etrafı yüksek dağlarla çevrilidir.Обитает в предгорьях, поднимаясь довольно высоко в горы.
Chip ve Skip ikizler: Etraflarında sürekli sinekler dolaşan bok böcekleridir.Чип и Скип — братья-близнецы, жуки-навозники, вокруг которых всегда летают мухи.
Fakat Yezid sonunda etrafındakilere dayanıp bu nasihatlere kulak asmadı.Они полагали, что в таком месте никто не сможет «услышать его чистое послание».
Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı, etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.Центр, где собралась большая часть массы, становился всё более и более горячим, чем окружающий диск.
Olaylar bu iki karakterin etrafında gelişir.Дальнейшие события развиваются вокруг этих четырёх персонажей.
Giselda babasının çadırlı kampının etrafında gezinmeye çıkmıştır.Джизельда гуляет вдали от лагеря своего отца.
Herkes görmek için etraflarına toplanıp onları överdi.Каждый бы крутился вокруг, чтобы увидеть их и оценить их.
Bu merdivenden aşağı melekler inmeye ve çocukların etrafında toplanmaya başlarlar.По этой лестнице всходят и нисходят ангелы.
Her biri tekrar dallanarak etrafa yayılır.Все участники снова приплясывают, двигаясь по кругу.
19. yüzyl boyunca jeoloji Dünya'nın yaşı sorusu etrafında odaklanmıştır.Большую часть XIX века геология вращалась вокруг вопроса о точном возрасте Земли.
Bir erkek aslan etrafta dolaşmaktadır.Идущий походкой льва.
Pembe Panter, Fransız polis müfettişi Jacques Clouseau etrafında kurulmuş komedi filmleri serisi.Розовая пантера — серия фильмов об инспекторе Клузо.
Efsaneler, ölümünden kısa bir süre sonra Kelley'inin etrafında dönmeye başladı.Вскоре после смерти имя Келли стали окружать легенды.
Charlie etrafta dolaşırken tesadüfen ona rastlar.К нему на приём случайно и попадает Сьюзан.
Doğdum, onun etrafında büyüdüm, hep onu gördüm."С самого рождения я росла рядом с ним и я всегда могла увидеться с ним.
Sülvîs(Sülbüs) ve Koyê Tariye dağları ve diğer birçok sıradağ köyün etrafında yer almaktadır.Населяет предгорья и горные долины, высоко в горы не поднимается.
Kentin etrafında Bronz çağına ait çiksaylı dolmenler ve diğer arkeoloji anıtlar bulunmaktatdır.В окрестностях города расположены многочисленные дольмены эпохи бронзы и другие археологические памятники.
Etrafındakiler rahatsız etmeyi görevlenmiştir diyebiliriz.Считается, что выделение кого-то может обидеть окружающих.
Bu familyanın ortak özelliği balıkların gözlerinin etrafında bulunan bir kemik halkacığıdır.Как и у прочих представителей семейства имеется костное кольцо вокруг глаз.
Etrafında gelişen kasaba da Marienburg ismini almıştır.Город, выросший рядом с замком, также стал известен как Мариенбург.
Europa, Ganymede ve İo ile 2:4:1 Laplace resonansı içinde gezegeni etrafında dönmektedir.При этом Ганимед, Европа и Ио находятся друг с другом в орбитальном резонансе 4:2:1.
Eşanlam: Sekendiz (Sekentir) – SEKEN Özelliği: Etrafında halkaları vardır.И на рабов Моих и на рабынь Моих в те дни излию от Духа Моего, и будут пророчествовать» (Деян.2:16-18).
Hatta etrafında bir öğrenci grubu da topladı.Около него собрался и круг учеников.
Hogwarts, Hogsmeade'in karşısındaki gölün etrafına yerleşmiştir.Хогсмид находится на другом берегу озера недалеко от Хогвартса.
Fakat çok geçmeden onun doğru söylediğini ve etrafında gerçekten de uğursuz bir varlığın bulunduğunu keşfeder.Она поняла, что рано или поздно ей придётся раскрыть своё настоящее имя.
Fakat etrafındaki halk, onu anlayamamakta ve anlam verememektedir.Но человек рядом с ней не готов это принять и оценить.
Daha sonra Balkanlar etrafında çeşitli müzik yarışmalarına katılmaya devam etti.Затем она продолжила петь в различных музыкальных конкурсах в балканских странах.

İlgili Sayfalar