etraf ile cümle
etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sayısız hayır kurumu White'ın ölümü etrafında birleşti.La pareja vivió rodeada de lujos hasta la muerte de Tom.
Etrafına bulaşıcı hastalık yayar.Es una enfermedad poco contagiosa.
Otobüsten iner ve etrafa bakınır.Salen del coche y miran el cuerpo.
Etrafı dağlıktır.Montañas cercanas.
Her biri tekrar dallanarak etrafa yayılır.Todos empiezan a llorar una vez más.
Etrafa baktım ama bir şey görmedim.Mi guardai intorno, ma non vidi niente.
Bilmiyorsan etrafına sorsan iyi olur.Se non lo sai sarebbe bene che chiedessi in giro.
Herkes etrafımda toplandı.Tutti si riunirono attorno a me.
Ben mümkünse dünyanın etrafında bir geziye çıkmak istiyorum.Se potessi, partirei per un viaggio intorno al mondo.
Bu öğleden sonra sana etrafı göstereyim.Lascia che oggi pomeriggio ti mostri un po' i dintorni.
2012'de Kepler-56 etrafında bir gezegensel sistem, geçiş metoduyla keşfedilmiştir.Nel 2012 è stato scoperto intorno a Kepler-56 un sistema planetario tramite il metodo del transito.
Ortak bir kütle merkezi etrafındaki yörünge süresi 5,732436 gündür.Esse orbitano intorno al comune centro di massa con un periodo di 5,732436 giorni.
Jewish Encyclopedia ayrıca, Yosef'in Kralı "kontrol ettiğini" ve "etrafını casuslarla çevirdiğini" aktarır.La Jewish Encyclopedia riporta anche che Joseph "controllava" l'operato del re e si "circondava di spie".
İnsanlar İsviçre'nin etrafını dolaşan demiryolu hatları yapma projeleriyle ortaya çıkıyorlar.Nascono progetti secondo i quali le linee ferroviarie devono girare attorno alla Svizzera.
İznik yönünde etrafından ganimet toplayarak yürüyüşe başladılar.Egli camminava attorno a loro in vestaglia, ispezionandole.
O zaman çeşmenin etrafında böğürtlenler ve koz ağaçları (ceviz ağacı) vardır.Le Sapotacee comprendono alberi e arbusti sempreverdi, dotati di lattice.
Uryū genelde, çekingen ve sessizdir fakat etrafında diğer insanlar varken serinkanlı görünmeye çalışır.Uryū è di solito timido e silenzioso, ma prova a sembrare "figo" quando ci sono altre persone attorno.
Asteroit uydular, daha büyük asteroitlerin etrafında dönen asteroitlerdir.I satelliti degli asteroidi sono asteroidi che orbitano attorno ad asteroidi più grandi.
Fuchida'nın pilotlarından Teğmen Mütsou Matsuzaki B5N'iyle Barber Noktası etrafını süpürerek kılavuzluk etti.Il pilota Mitsuo Matsuzaki guidò il suo B5N per una ricognizione attorno a Barber's Point.
Şarkıların çoğu tiyatro, edebiyat ve Şeytan temaları etrafında döner.La maggior parte delle canzoni ruotano attorno a temi teatrali, letterari e satanisti.
Eğer etrafta dolanıp herkese seninle konuştuğumu söylemezsen çok memnun olurum.Io preferirei davvero che tu evitassi di andare in giro raccontando alla gente che ti ho parlato.
Herkes görmek için etraflarına toplanıp onları överdi.Tutti si raggrupperebbero per vederli e ammirarli.
Etrafta Yarasa Sinyali görmeden gezemezdin.Non potevi girarti intorno senza vedere il bat-simbolo da qualche parte.
19. yüzyl boyunca jeoloji Dünya'nın yaşı sorusu etrafında odaklanmıştır.Nel XIX secolo, la geologia si dedica dunque seriamente alla spinosa questione dell'età della Terra.
Sistemin en parlak kısmı sıkılaşmış nesnenin etrafındaki yığılma diskidir.La parte più luminosa del sistema è il disco di accrescimento intorno all'oggetto compatto.
Şehir bu kale etrafında gelişmiştir.Il paese si è sviluppato attorno al castello.
Beja etrafından bulunan yerleskelerin hemen hepsi bu valiye (ve Abbasi halifesi Mansur'a) biat ettiler.Il suo territorio fu abitato dal popolo dei Pretuzi, che, probabilmente, qui ebbero una sede fortificata.
Çinliler kayayı götürmek için kayanın etrafında ateş yaktılar, kaya kızınca üzerine sirke döktüler.I Cinesi versano quindi aceto sulla roccia e gli danno fuoco.
Daha sonra İnanç etrafında yapılan tartışmalarla inanç (itikad) mezhepleri de ortaya çıkmıştır.La comunità dei suoi credenti lo avrebbe poi esaltato, attribuendogli miracoli e prodigi.
Öte yandan kentin etrafındaki çember de iyice daralmaktaydı.La città, comunque, rimaneva troppo lontana dallo scalo.
Enkaz disklerinin benzer keşifleri Fomalhaut ve Beta Pictoris yıldızlarının etrafında yapılmıştır.Scoperte analoghe furono fatte attorno alle stelle Fomalhaut e β Pictoris.
Üstü kappalai etrafı açık "loggia" ve 8 Rönesans mimarı stilde pencere 1532'den kalmadır.Sulla fiancata destra, al piano superiore, si trovano otto finestre di epoca rinascimentale (1532).
Kitap bu üç tema etrafında gelişmektedir.L'opera si sviluppa su tre piani.
Yeter ki insan etrafına bakmasını bilsin.Gli bastava guardarsi intorno.
Etrafındaki yansıma bulutsusu IC 4605'i aydınlatmaktadır.La stella è associata alla nebulosa a riflessione IC 4605.
Uranüs Etrafında dönme süresi 13,5 gündür.L'emivita del sildenafil è di circa 3,5 ore.
Çekimler sırasında şiddetli fırtına ağaçların çalışanların etrafına yıkılmasına neden oldu.Durante le riprese, una violenta tempesta ha colpito, causando cadute degli alberi.
Efsaneler, ölümünden kısa bir süre sonra Kelley'inin etrafında dönmeye başladı.Subito dopo la sua morte un alone di leggenda cominciò ad avvolgere il nome di Kelley.
Big Ear teleskopu sabitti ve gökyüzünü taramak için dünyanın ekseni etrafındaki dönüşünü kullanıyordu.Il radiotelescopio Big Ear era fisso e sfruttava la rotazione della Terra per scandagliare il cielo.
Mişkan küçük bir bina etrafındaki geniş bir alandan oluşuyordu.Fu scoperto tra le fondamenta di un piccolo edificio.
İstasyonun etrafındaki şehir daha sonra büyüdü.A poco a poco, la città è cresciuta intorno alla stazione.
Pisa şehri etrafı düzlüktür.Il comune di Pisa era in declino.
Etrafına bak, burada kimse yok.Ma guarda qua attorno.
Etraf tamamen ormanlıktı.Il bosco pareva effettivamente essere deserto.
Etrafı dağlık ve ormanlıktır.Il paese è circondato da foreste e montagne.
Şehirde epeyce çok tarihi bina ve müze bulunmaktadır ve şehrin etrafında birçok doğa atraksiyonleri bulunur.Vi si trovano importanti musei e teatri; la città contiene quattro patrimoni dell'umanità.
Buna göre gezegenler Güneş'in etrafından dönüyor.('I pianeti girano intorno al sole').
Göl etrafında birçok kamu kurum ve kuruluşuna ait eğitim ve dinlenme tesisleri mevcuttur.Sono tuttora presenti ed operanti alcune botteghe dedite alla lavorazione del legno.
Yıldızının etrâfında bir dolaşımı (gezegenin bir yılı) 13 gündür.Navigazione internet: fino a 13 ore.
MAdonna bir sütunun etrafında dolaşmakta ve şarkısını söylemektedir.Mila alza il ricevitore e sente una melodia.
Haçlı ordusu iç kale etrafına güvenlik karakolları ile bir kordon hattı kurarak şehir içine yerleşti.Allora abbiamo circondato la Zona con un cordone di polizia...
Menbic'in etrafındaki pek çok yerleşim yeri ele geçirilmiştir.Vi sono stati sepolti molti dei principi di Belmonte.
İsmini etrafı dağlarla çevrili olduğundan “aralık” kelimesinden almıştır.Il suo nome ha origine da un'area sopraelevata rispetto alle zone circostanti della "La Collina dei Passeri".
Gözleri çok zayıf görür ve etraftaki bayanları sürekli taciz eder.È debole di carattere e si sente sempre lasciata indietro dalle compagne.
Sarayburnu'ndan etrafına bakınca buranın güzelliğine şaştı.Da questo momento Palladino quindi soggiace al fascino di Bakunin.
Etrafında 70x107'luk koşu pisti vardır.107 giri in totale per lui.
Yataktan kalkar, çantasını alır, çantadan etrafa paralar saçılır ve Jessica şaşırır.Si veste e prende la sua valigia, che si apre e lascia cadere tanti soldi, davanti a una Jessica sbalordita.
Dünya kendi ekseni etrafında yaklaşık olarak günde bir defa döner.Tutti gli altri pianeti retrogradano circa una volta all'anno.
İki ayağı üzerine dikilip etrafı kolaçan etmeleriyle bilinirler.Si sposta poi verso i due animali e li guarda con attenzione.
Ana bölümlerin dışında kalan bu dört bölüm göbeğin etrafında yer alan dört daire şeklindedir.Quattro camere, incompiute, si trovano ai quattro angoli di questo locale.