etraf ile cümle

etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Etrafı dört sütunla kuşatılmış dört duvar halindedir.Con descendencia en que siguieron dichos cuatro títulos.
Sehrin etrafı bozkır ve hiç ağaç yok.El terreno es irregular y no hay árboles.
Bütün olaylar George etrafında gelişir.Y todo el crédito a George.
Güneş batıp etraf kararır.El sol se apaga Ya para mí.
Hov bakar ki Karaman ağa etrafını genişletmiş.El ñarbatu esnaló lloñe.
Tokyo'ya geldiğinde etrafa çok yabancı kalır.Además en su viaje a Japón se le forja una katana especial.
Oyun saha ajanı Michael Thorton ve maceraları etrafında döner.El juego gira en torno a las aventuras de agente de campo Michael Thorton.
Etrafındakiler rahatsız etmeyi görevlenmiştir diyebiliriz.También puede deberse a algún disturbio a su alrededor.
Büyük bir lagünün etrafında kurulmuş olan şehir, geniş plajlara sahiptir.Está formado por numerosas urbanizaciones dispuestas alrededor de la playa Ancha.
Etrafında gelişen kasaba da Marienburg ismini almıştır.La ciudad que creció alrededor de la misión también lleva el nombre de San Buenaventura.
Bu çemberler ayrıca uzay mekiğine iki aks etrafında on derecelik bir hareket özgürlüğü sağlar.La nave sur carece de ellas porque da cobijo al espacio del claustro, al que se accede por dos puertas.
Etrafındaki ailesi ile beraber Sadako, 12 yaşında 25 Ekim 1955 sabahı öldü.Con su familia a su alrededor, Sadako murió a la edad de 12 años.
Ayrıca hızlı bir şekilde kendi etrafında dönerek de rakibine bu şekilde vurabilir.También puede girarlo rápido para usarlo como taladro.
Başlarına bir külah üzerine fes, onun etrafına da saçaklı bir sargı sararak bu başlığı giyerlerdi.Violentamente le pusieron un cubo de hojalata sobre la cabeza.
Gezegenin yıldızı etrafındaki bir turu 2 gün 15.5 saat sürmektedir.Completa una vuelta en torno a la estrella cada 2,1522 días.
Eğim(Tilt) Bu eksen etrafındaki dönme.Basta con dar una vuelta alrededor de ésta.
Partinin etrafında küçük ama güçlü bir komünist bir grup bulunmaktadır.Los indígenas, sin embargo, tenían una presencia pequeña pero significante en el partido.
Buna karşılık Amerikalılar 3 uçak gemisi etrafında 76 parçalık bir filo hazırlayabilmişlerdi.A pesar de ello, los franceses emitieron una orden por 100 aviones adicionales.
Franz'ın çocukluğunu etrafındaki kardeşleriyle birlikte mutlu bir şekilde geçirdi.Tuvo una infancia feliz rodeado de sus muchos hermanos.
Gezegen etrafında yaklaşık 2,73 günde dolanır.Emplea 1972,32 días en completar una órbita​ alrededor del Sol.
Dokuların onarımı için gereklidir, bazı yaraların etrafında iz oluşma ihtimalini azaltır.La identificación del veneno es posible si quedan trazas cerca de la herida.
Soğuyarak etrafını çevreleyen hava ile aynı sıcaklığa ulaştığında yükselmesi durur.El aumento se detiene cuando se ha enfriado a la misma temperatura que el aire circundante.
İmparatorun muhafızları evin etrafını sarmışlardır.Los deberes de la mujer giran alrededor de la casa.
Zamanla etrafta köylerden ve başka yerlerden gelen insanlar da buraya yerleşerek köy halini almıştır.Pronto los hombres de negocios y otros colonos llegaron para quedarse.
Etrafı yüksek dağlarla çevrilidir.Está rodeado de altas montañas.
Giselda babasının çadırlı kampının etrafında gezinmeye çıkmıştır.Entre ellos se encuentra Giselda, que ha escapado de la tienda de campaña de su padre.
Santuzza hemen baygınlık geçirir; Lucia etrafını saran köylü kadınların kolları arasına yığılıp kalır.Santuzza se desmaya y Mamma Lucía se desvanece en los brazos de las mujeres del pueblo.
Mesela, dünyamızın etrafında dönen yapay uydular kabin olarak düşünülebilir.Por ejemplo, un satélite artificial en órbita alrededor de la Tierra puede ser visto como una cabaña.
Ama etrafimda ne olup ne bittigini iyi anlatmaktaydım ve şimdi bile hatırlamaktayım.Yo sé lo que hago y lo que digo, pero mi vida aún no me la sé.
Demokrat Parti programını iki esas etrafında şekillendirmişti: Liberalizm ve demokrasi.Su novedoso programa político se apoyaba en dos puntos básicos: nacionalismo petrolero y reforma agraria.
Sürekli etrafa buzlar dağıtır.Se suelen registrar heladas.
Prestvannet gölü adanın ortasında yer almakta ve göl ile etrafındaki alan şu anda doğal rezerv alandır.El lago Prestvannet se ubica en el centro de la isla y el área circundante es una reserva.
Onlar bütün gece boyunca etrafı temizleyememiştir.Puede estar volando toda la noche.
Nüfus rakamları sadece şehrin nüfusuna dairdir, etrafındaki yerleşim alanlarının nüfusunu kapsamaz.Esas cifras se refieren sólo al área urbana, sin incluir el resto de los habitantes de cada condado.
Plüton'un atmosferi, cüce gezegenin etrafını saran bir gaz tabakasıdır.La atmósfera de Plutón es la tenue capa de gases que rodea a Plutón.
Yine de etrafındakilere göre oldukça çekici bir adamdır.No es más que un tipo maravilloso para tener alrededor.
Ama etrafta psikozlu bir palyaçonun olduğu..." dedi.Sé de dónde viene ese tipo de payaso."
Etrafa önceden yerleşen aşiretler toplanarak oluşturuluyor.Los muros que has construido a tu alrededor se derrumban.
Gelin bir sandalyeye oturur ve etrafında çember oluşturulur.Aparece representado de cuerpo entero y sentado sobre un sillón.
Atılan sayı ya tabanın etrafında ya da üst köşede yazılı olur.Las cartas se dan de abajo o arriba como se convenga en la mesa.
Güldürü, Christine etrafında dönmektedir.Se ríe mientras Celine sigue bailando.
Bir gün, Güneşlerin onu beraber Dünya'nın etrafında dolandılar ve Dünya'nın yanmasına sebep oldular.Desde entonces les ha perseguido por todo el universo y la búsqueda le ha llevado hasta la Tierra.
Rincon Dağları Tucson vadisinin etrafını saran beş sıradağdan biridir.La sierra del Rincón es una de las cinco sierras que rodean al valle de Tucson.
Debre'nin etrafında Dešat, Stogovo, Jablanica ve Bistra dağları bulunur.Debar está rodeada por las montañas Dešat, Stogovo, Jablanica y Bistra.
Göğün bu yıldızın etrafında döndüğüne inanılır.Observó que el cielo parecía girar alrededor de la estrella polar.
1999 yılında da mekanın etrafına bir duvar inşa edilmiştir.Alrededor de ella se había construido una pared.
Diğer sülaleler köyün etrafındaki çeşitli alanlarda yaşamaktaydı.La familia vivió en distintas partes del país.
Avellino etrafı dağlarla çevrili bir ova üzerinde konumlanmıştır.Ailano se encuentra sobre una colina rodeada por bosques.
Etrafı dağlarla çevrili olup, ekilebilen arazi sadece Aydın deresi boyunca bulunmaktadır.El yacimiento abarca toda la montaña, aunque solo es visitable la parte alta de la misma.
Alışılmış bağlamda, başka bir anlam içermeksizin "(etrafında) dönme" olarak çevrilebilir.Vas a meterte en otra gira de nuevo — una gira virtualmente enlazada con la siguiente».
Ayrıca örü memelerinin etrafı da beyaz renk ile çevrilidir.También es blanca la ancha franja alrededor de su cuello.
Giysi gövde etrafına sarılır ve her zaman sol taraf sağın üstüne gelir.El tenedor se pone siempre a la izquierda, junto con la servilleta.
Bu, halka-benzeri bir yapıya neden olan lens etrafında bir simetri ile sonuçlanır.Esto causa una simetría alrededor de la lente, causando una estructura parecida a un anillo.
Lassen Zirvesi ve etrafı kar, yağmur, dolu.Atiende los barrios Las Aguas, Las Nieves y alrededores.
Meşalenin etrafındaki dehlizde 15 kişi bir arada dolaşabilir.En cada palco pueden estar quince sin incomodarse.
Mahallenin etrafı, yüksek dağlarla çevrilidir.Sus costas están rodeadas de montañas elevadas.
"Diğerleri" etrafta olabilir ve "tek başına olursan seni/beni alabilirler" der.Siempre hay alguien por ahí que lo desea; 'Si pudiera hacer esto o hacer aquello'.
Bu konular, yine sıradan insanların yaşamları etrafında gezinir.En torno a ellos, la familia vuelve a aparecer como siempre.
Osteoblastlar diş kökleri etrafında alveol kemiği oluşumunu sağlar.Los osteoblastos forman el hueso alveolar alrededor de la raíz.
Nina etrafındakileri tanımaya başlar.Nina comienza a ser testigo de sucesos extraños.

İlgili Sayfalar