etraf ile cümle

etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yani etrafta uçan bazı sivrisinekleri duyabilirsiniz de.So you may be able to hear some mosquitoes flying around.
İşte etrafta uçıuşan sivrisineklerin yandığını görebiliyorsunuz.There you can see mosquitoes as they fly around, being lit up.
Sadece küreklerimin birinin etrafına sardığım sarı bir bezi görüyorsunuz.You can just see, there's a yellow ribbon tied to one of my ski poles.
Helikopterin inebileceği bir alan var mı etrafında?"Ben, could you please look for an airstrip?"
Matrislerin etrafına köşeli parantez koyacağım.And I tend to put brackets around my matrices.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk was a lateral thinker. He made it compulsory for prostitutes to wear the veil.
Sonra onu test edebiliriz ve ardından etrafta nasıl dolaştığını görebiliriz.And then we can test it out, and see how it would move around.
Bir çok insan bu bekleme istasyonun etrafında takılı kalıyorlar. Evet... Bunun etrafında.A lot of people are in the holding station around this one.
Etrafıma baktım.I looked around.
Etrafınızda dönen dünyaya etki etmenin tek yolu hareket etmek.Movement is the only way you have of affecting the world around you.
Böylece etrafınızda dönerken farklı renkler görürsünüz.So as you turn around you're seeing different colors.
Böylece çevresindekileri görebilir, ve daha sonra etrafındakilere benzeyip ve gözden kaybolabilir.So it can see its environment, and then it can mimic its environment and disappear.
Sadece, trende anneme eşlik ettim, ve birdendire etrafımız güzel dağlar ve diğerler ile çevrilmişti.I just joined my mom on a train, and suddenly I was surrounded by beautiful mountains and stuff.
Olan tek şey, Grand Prix'in etrafımda olan insanların hayatlarını değiştirmiş olması.The only thing is that the Grand Prix changed the lives of many around me.
Ve etrafımdaki bütün arkadaşlarım, kız arkadaşlarının etkisinden kurtuldular.And all the friends around me, they got over their girlfriends.
Etraftaki tek kek, yiyeceğiniz kektir.Etraftaki tek kek, yiyeceğiniz kektir.
Gözünüzün iç köşelerini parlaklaştırın ve kaybolması için etrafına yayın.Gözünüzün iç köşelerini parlaklaştırın ve kaybolması için etrafına yayın.
Gözlerinizin etrafının yarısını çizin.Gözlerinizin etrafının yarısını çizin.
Etrafımda hiç bu kadar çok azungu, -beyaz insan- olmamıştı.I had never been surrounded by so many azungu, white people.
Etrafındaki sözcükleri öğrenmek için tablo ve resimlere bakıyordum.I used diagrams and pictures to learn the words around them.
Bir düşünsenize, Hz. Musa geliyor ve aynı inek caddenin etrafında dolanıyor.Imagine Moses comes now, and he sees the same cow walking around the street.
Nasıl oluyor, etrafımızı saran bu virüs florasını ve tıbbi tedavisini nasıl araştırabiliriz?How can we investigate this flora of viruses that surround us, and aid medicine?
Sol bacağım lastiğe takıldı - ve ve onun etrafına dolandı.My left leg got caught up in the wheel well -- spun it around.
Yeni teknolojinin etrafini cekici bir sekilde kapladim.I put an attractive shell around some new technology.
Nelson, bunun doğru olmadığını biliyorsun. artık sizin etrafınızda bile olamam.Nelson, you know that's not true. You know, I can't even be around you guys right now.
Sanki orada durduğumuzda rüzgar etrafımızı saracakmış gibi.Just as we would stand there, very likely having the wind whip around us.
Etrafınıza bakarken, neleri dikkate alırsınız ?When you're looking around, what do you consider?
Yani unutuyoruz, ama uyumluyuz, ve etrafımızda durumlara çok iyi uyum sağlayabiliyoruz.So we forget, but we're also adaptable, and we adapt to situations around us pretty well.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.In walking around at the break, many of you had met members of your tribe.
Çünkü etrafımızda bu beş aşamanın hepsinden insanlar var.Because we've got people in all five, around us.
Ailem etrafimda agliyor ve ne olacagi hakkinda en ufak bir fikri bile yok.Ten minutes after brain surgery.
Etrafta gezinip durmak istemezler. Sadece gitmek ve hedefe varmak isterler. Nedir bu?They don't want to look around, they just want to go, to get to that point.
Etrafımdaki herşey beni içine sürüklemeye devam ediyorEverything around me keeps dragging me in
Ama günah etrafımı sarıyorBut temptation is surrounding me, surrounding me
Tombul patilerinle apatmanın etrafında dolaşmaya başlamışsan, çok mutlu olucam.Ever since you started padding around our apartment with your fat paws, I've been so happy.
Üç ay boyunca üç dilekle etrafta dolastim, ve bütün fikirler filtreden geçmeye başladi.Walk around for four months with three wishes, and all the ideas will start to percolate up.
Perol bölgesinin etrafında kendi özel orduları vardı.They have their own private sort of army around them at the oil fields.
Çocuklar etraflarında her ne varsa onlardan birşeyler öğrenecektir.They're going to learn from whatever it is they have around them.
Etrafımızda başka çeşit taşınabilir kitaplar da mevcut.There are some other bookmobiles running around.
İçten yanmalı motoru çıkardık çünkü etrafta dolaştığınız için ağırlık eskiden önemliydiThe internal combustion engine took off because weight mattered, because you were moving around.
Etrafımızdaki her şey enerjiye karşı doyumsuz, çünkü enerji çok ucuzBut, everywhere around us we have insatiable use for energy because it's so cheap.
Etrafta sürünen daha küçük hayvanlar var.There are smaller animals crawling around.
Cetvel kütle merkezi etrafında bütünüyle döner.The whole ruler will rotate around the center of mass.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.They could fly in the air. They could bend their elbow all the way back.
Ben birileri gibi etrafta boş boş dolaşan öğretmenler gibi miyim?Do you think I'm a teacher who plays around like a certain someone?
Ne zaman... etrafta boş boş gezdim de, öyle konuşuyorsun?When...have I ever played around that makes you say that?
Belimin etrafındaki elastik bandı çalan da o!He's the one who stole the elastic band around my waist for a whole week.
Benim durumumda, belimin etrafında elastik bir bant var.In my case, I have an elastic band around my waist
Hiç kimse etrafta dolaşıp her istediğini söyleyemez!A person can't just go around saying everything they want to!
Birileri dunyan?n kendi etraf?nda donmesini saglamas? laz?m.One must keep the world spinning around in a way.
Sanatc? olmak, ne istedigini bilmek ve devam?nda etraf?nda olacak insanlar? kiralamak daha kolay.It is much easier to be an artist and know what you want, and then hire people around you.
Nasıl oluyorda 5000 yıldır etrafımızda... ...olan bir şeyi tekrar icat ediyorsunuz?So the question is, how do you reinvent something that has been around for five millennia?
Yenilebilir. Yiyeceklerin etrafına güzelce sarıp... ...beraber pişirebilirsiniz.It's edible, so you can do smart packaging around food that you can cook with the food.
Makaranın etrafında dolaşan bir ip var. -And let's say I have a rope going over that pulley.
Makaraların etrafındaki ipi de çizince bakalım nasıl olacak.And then let me see if I can draw my rope in a good way.
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydıkYou got to stand around and look at people looking at art, and look at art.
Bu kültür hakkında bir kitap, ve, gördüğünüz gibi, kültür hızlıca etrafa yayılıyorIt's a book on culture, and, as you can see, culture is rapidly drifting around.
Etraf muhabir kaynıyor, bu yüzden kapıyı bile açamıyorum.The reporters have all come here, so I can't even open the door.
Hesaplarımıza göre, asla dünyanın etrafında o hızda uçamayacaktık.And when we calculated we thought we're never going to make it around the world at that speed.
Şimdi gezegenin etrafına yayılıyor.It's now spread around the planet.

İlgili Sayfalar