etraf ile cümle

etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat bunların hepsi o asıl başarı tanımlamasının etrafında toplandı.But it all revolved around that original definition of success.
Bunda sanki harfler etrafında dönüyor.Ten variations. This is, like, spin the letter around.
Etrafındaki maddeleri çoğu buhar haline geldi.Most surrounding matter was vaporized.
Bunlar kümenin kütle çekim potansiyel kuyusunun etrafında dönüyorlar.They're moving around in this gravitational potential well of this cluster, OK.
Söylediğin tüm bu sözler, yukarıdalar, etrafta dolaşıyorlar.All these words you are saying, they're up there, fluffing about.
İşte geliyorlar ve ipi yakalıyorlar. Oyuncağı etrafta sürüklüyorlar.Here they come, and then they're going to pick up the rope and drag it around as a toy.
Tüyü bıraktığınız zaman kalemin etrafına dolanacak ve vazonun düşmesine engel olacaktırAnd when you let go of the feather, it wraps around the pencil, breaking the fall of the vase.
Odaklanamıyor ama etrafta dolanıp insanları canlandırmayı çok seviyor" demedi.He can't focus, but he loves walking around and getting people energized."
Etrafımızdaki her sorun için birilerinin bir fikri var.Every problem that's out there, somebody has the idea for.
Etrafta bir sürü eski otomotiv parçası öylece yatardı.He had all these old automotive parts lying around.
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.They go around looking for what it is.
Yani bu aslında oksijen ne kadar olduğunu söyleyerek, sağ eksen etrafında?So this is just essentially saying, how much oxygen is around as you go to the right axis?
Gordugunuz gibi, etrafinda itebilecegi bir sey yok.Well, if you look around, there's nothing to push off of.
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum.As you see now, I'm walking around like crazy, meshugenah.
Ne zaman etrafıma baksam,When I look all around here,
Bu bir su küresi ve etrafındakiler de kir partikülleri.That's a ball of water, and those are dirt particles.
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.So then you look around, you're under a canopy and you say, "This is good."
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.So you look around, where you're going to land, you try to make yourself ready.
Bu bizim imzamızdı. El boyamasıydı. ve tüm Kabil etrafında 45 adettik.This was our sign -- it's hand-painted, and we had 45 all over Kabul.
Bu Rocinha'da "beco" denilen tipik bir yol -- işte bu şekilde bölge etrafında dolaşıyorsunuz.This is a typical pathway in Rocinha called a "beco" -- these are how you get around the community.
Etrafımızda birçok olanak var.Well there are opportunities all around us.
Daha güvende olursun ve yükseklerden etrafa bakma şansın olur.You will be safer and will have a chance to look around from on high.
Bu çubuk çivi etrafında dönebilsin. -So it would rotate around this object.
Ayrıca, şu Lost'taki şişko eleman her zaman etrafta olacak.Besides, they'll always have that fat guy from "Lost."
Sadece eğlence için etrafta dolanan bir dedikodu olmalı.There must be a fun rumor going around.
Küçük bir Dünya canlandırın, Güneş'in etrafında dönüyor.Picture a little Earth, circling around the sun.
Şu anda etrafınızda çok şeyler oluyor, bu da oldukça dikkat çekici.There's a lot of this stuff happening; it's really pretty remarkable.
J Cub benim etrafta olmamdan rahatsız oluyordu.J Cub didn't feel comfortable having me around anymore.
Başka oldukça büyük bir araştırma da dünya diplomasisi etrafında.Another rather large investigation is around world diplomacy.
Bunların haricindeki her şey bizim bu temel etrafına ördüğümüz bir toplumsal küredir.Everything else is a social sphere we build around this core.
Etraftaki küçük mavi parçalar ise hidrojen. -So that's what glucose actually looks like.
Pekala, etrafta birkaç tur atacağız ve geri getireceğiz.MK: All right, we'll try to do a few laps around and bring it back in.
Sanırım dünyanız, içinde yaşadığınız dünyadır -- ve etrafınızdaki insanlardır.I think your world is the world that you live in --
Şimdi, bunu x ekseni etrafında döndürürsek, şöyle bir şey olur. -Now let's just pick an arbitrary point 1.
Bir sonraki videoda y ekseni etrafında döndürmeye başlayalım. -We have a minus sign here.
O Baek Seung Jo'nun yörüngesinin etrafında ki bir yıldız gibi.She's like a star that orbits around Baek Seung Jo.
Hamam böceği geliyor bir tabağın etrafında dönüyor.Here comes a cockroach running 'round a plate.
Elbette etraflarında dolaşmayı... ...meydan okuma olarak görürler.And then of course, the challenge is knowing when to turn around.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.They were just influenced by the adults around them.
Etrafımızdaki bütün bu yaygara bilgi taşıyor.All this noise around us actually has information.
Etrafı gökyüzüyle çevriliydi♪The world was round♪
Yani bu hastalığın üstesinden gelebilirdiniz, hastalığın etrafını aşılayabilir ve kesebilirdiniz.So you could get around the disease; you could vaccinate around the disease and cut it off.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Let the gratefulness overflow into blessing all around you, and then it will really be a good day.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.I got on my bicycle, and I cycled around the island of Malé.
Etrafındaki insanları mutlu etme konusunda çok yetenekli.She has a way of making people around her really joyful. Oh.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.And you can imagine, if you're a writer, that things would get really crowded around deadlines.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.The stars in those galaxies probably don't have planets around them.
Kıtasal yeryüzü kitleleri etrafta dolaştılar.The continental landmasses drifted around.
Dünya etrafında bağımsız ağların bir toplamı.It's a collection of independent networks around the world.
Etraflarındaki yüksek yoğunluklu yapılaşma arasında güzel bir dinlenme mekanı sundular.They offer a pleasant respite from the high-density development around them.
Ardından, paneller orta ve alt kısımları etrafında paketleme malzemesinden KaldırNext, remove the packing material from around the middle and lower sections of the panels
Ama eğer bu makineler yaklaşık 30 yıldır etraftalarsa biz neden onları bilmiyoruz:But if these machines have been around for almost 30 years, why don't we know about them?
Tüm bunlar olurken, New Orleans ve dünya etrafındaki diğer mekanlara gittik.So while all that's going on, we're down in New Orleans and locations around the world.
İsteği adamın etrafında başka birini gören kadın... ...bunu çekemez.Women Want to take the man aWay from the one they're jealous of.
Jae-pil galerinin etrafını tut... ...ve göründüğü an ara.Jae-pil stick around the gallery and call the minute she shows.
Uygulayabileceğin ikinci yol ise; haşereleri etrafta uçarken öldürmeyi denemektir.The second way you can do it is actually trying to kill the insects as they fly around.
Onları etrafa öyle salmak istersiniz ki bölgenizi en iyi şekilde kapsasın.You want to release them so that you get good coverage of your area.
Bu benim için etrafımda ne kadar parıldayan gözler olduğu ile ilgili.It's about how many shining eyes I have around me.
Etrafınızdaki fiziksel dünya ile etkileşmek için de kodlayabilirsiniz.You can also code to interact with the physical world around you.
Ve bu seçimi şu soruyu sorarak yapın, bu etrafımdaki çevreyi nasıl etkiler?And choose to make these choices with the question, how will this affect the environment around me?

İlgili Sayfalar