etraf ile cümle
etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Güneş'in etrafında giden Venüs gibi, yani fiziksel açıdan hayal etmek için daha kolay.It's like Venus going around the Sun. So it's very physically easy for us to imagine.
Akşam yemeği, dokuz kişinin alçak bir masa etrafında uzandığı samimi bir ortam.Dinner is an intimate affair, with nine people reclining around the low table.
Gezinebilmesinin tek yolu, göbeğinin etrafında şu şekilde sürünmesiydi.The only way he could get around was crawling on his belly like this.
Etrafımızı nelerle çevrelediğimize bir bakın.Think about the things we surround ourselves with.
Size sorduğum sorulardan bir tanesi şu idi: Etrafınıza bakınca ne görüyorsunuz?And so one of the questions that I asked you is, when you look around, what do you see?
Bir sonraki resim, etrafında dönen 3 boyutlu versiyonunu gösteriyor.So the next picture shows you the three-dimensional version of this rotating around.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.So we're going to go out and swing around and look back at this.
Setteki veya etraftaki hiç kimseyi öldüremez ya da incitemeyiz,We can't be killing anybody or hurting anybody on set, or any passerby.
Dünyadaki kanunlar da insanların suyu çalmasını istemiyorsa, suyun etrafına elektrikli bir çit örer.How can you create such weapons when we share the same planet? Today America has 300 submarines
Çevresinde kıkırdak vardır ve gerçekten etrafında kıkırdak olması mantıklıdır.It has cartilage around it and it makes sense that it has cartilage.
Bu sebeple sertliğe ihtiyacı vardır, bundan dolayı etrafında kıkırdak bulunur.So that's why it needs to have some rigidity-- so that's why it has cartilage around it.
Artık online suç etrafında oluşmuş bir iş ekosistemi ve bütün bir yeraltı pazarı var.We now have a whole underground marketplace and business ecosystem built around online crime.
Etrafımızdaki herşeyi çalıştıran bu.This is what runs everything around us.
Çünkü etrafımızdaki her şey bunlarla çalışıyor.Because everything around us is being run by these.
Çemberi merkezi etrafında döndürdüğünüzde çember aynı kalır.You rotate around the center of the circle, the circle remains unchanged.
Hip hopta ise, endüstriyi fikirlerinizin etrafında yaratma düşüncesine sarılmıştık.Where in hip hop, it's been embraced to go create industry around your ideas.
Yemeklerin etrafında tüm gece kim vardı?Who was around the food all night?
Barın etrafında tüm gece boyunca kim vardı?Who was around the bar drinking all night?
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.And I framed it with color so you would not confuse it with advertising.
Ve son birkaç gündür bunu etrafımda gözlemledim."I've been seeing it around me the last few days."
Diğerlerinin ne düşündüğünü anlamak için etrafını daha fazla kontrol etmeye başlıyor.[participant coughs]
Ve düşünüyorum da aslında bazıları kasabanın etrafındalar,And I just think, in fact, some of them around town,
Ve iki dakika içerisinde, etraft yansıyor ve YouTube tüm dünyada bloklanıyor.And within two minutes, it reverberates around and YouTube is blocked everywhere in the world.
Böylece yapıcılar teknolojiyi harmanladılar etrafımızdaki heryerde.So makers harvest technology from all the places around us.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.They don't orbit the way that a planet, say, orbits around the Sun.
Ve bu elektronlar da çekirdeğin etrafında zıplıyorlar.And these electrons are jumping around this nucleus.
Cesedin etrafındaki bölmeyi parçalıyorlar.I'll mark the target with a strobe! Over.
Ama etraf kiral moleküllerle doludur.But chiral molecules are absolutely everywhere.
Bunu, DNA'yı histon adı verilen küme proteinlerin etrafına katlayarak yapabiliyoruz.Well, the answer is that we do it by wrapping our DNA around clusters of proteins called histones.
Bu gen, Epigenetik işaretler etrafta birikmeye başladığında susturulabiliyor.It can be turned off, if silencing Epigenetic marks accumulate around it.
Etrafımızda milyonlarca otizimli birey var.There are millions of individuals with autism all around us.
Bir motoru vardı, etrafta dolanıyordum.I had one with a motor I could drive around.
Etrafınıza bakın ve ne kadar az elin kaldırıldığını görün.Look around, see how few hands are up.
Beş ay sonra on yıllık süreçte ilk kez bisiklete bindim ve etrafta pedal çevirdim.At five months I got on my bike for the first time in a decade and I pedaled aroud the block.
Bazen acı vericiydi, özellikle etrafımdaki insanlar için.It was painful at times, especially for those around me.
Bu büyük rüzgar jeneratörlerinin etrafında olmayı seviyorum.I love being around these big wind generators.
-etrafımıza bakındık, zira her zaman yedeğini alırız.-we looked around, because we always have backups.
Kendi etrafında dönüp duruyordu.He was turning around.
Etrafına bir bak.Look around.
Yani -0.5 etrafında bir noktayı hareket ettirmesen de, yukarıya doğru gidersen 2.5 gibi gözüküyor.So even though you didn't move a dot around at
Etrafınızda gördüğünüz her araba elle şekillendirilmiştir.That every car you see out there is sculpted by hand.
Yine, x ekseni etrafında döndüreyim.And I'm going to rotate this around the x-axis again.
Öyleyse şehrin etrafında hareket edip farklı yerlerini görebileceğiniz etkileşimli bir araçtır bu.So this is an interactive tool that you can move around and see different parts of the city.
Böylece biz, ortak bir müzik videosu projesi için bazı fikirler etrafında dönmeye başladık.And we started bouncing around ideas to make a collaborative music video project.
Bir düzlemi bir nokta etrafında sonsuz farklı şekide döndürebilirsiniz. -You could pivot the plane around that point in an infinite number of ways.
Ve algıladığınız mikro-sesler sayesinde etrafınızda kaç kişinin olduğunun farkına varırsınız.And you're aware of how many people are around you because of the micro-noises you're receiving.
Sürekli etrafımızda, bizimle.It's around us all the time.
İkincisi, bu tarz arabalar etrafta ne zaman görülebilecek?And secondly, when are these kinds of cars going to be available?
Etrafına köşeli parantezi de koyayım.So let me put brackets around it.
Kendim yaparım.Arabamla etrafta oyuncakları satarım.Ole: "I'll do it myself. I'll drive around selling the toys"
Bantı çıkardıktan sonra, tırnaklarınızn etrafını temizlemek için aseton kullanın.Despues de que quitas la cinta adhesiva, usa removedor de esmalte para limpiar alredor de tus uñas
Diğer insanlar tarafından fark edilmeden etrafta dolaşmak için tamamen çıplak olmalısınız.To move around undetected by other people, you would have to be totally naked.
Dünyanýn etrafýný dolaţýp, sünger avýna çýkacađýný söylemiţti.Said he was gonna sail around the world and dive for sponges.
Bunun sonuçlarını etrafımızda her yerde görüyoruz.We're seeing the consequences all around us.
Etrafınıza bir bakın, bu odadaki grup bile yeterli.Look around you -- here will do, in this room.
Dünyadaki çatlakların etrafında yükselir.It arises around cracks in the Earth.
Lezyonun etrafı bütünüyle sağlam ve el değmemiş durumda.Okay, so everything around it is whole and intact.
Hedef etrafında bulunan bir güvenlik sınırı.It's a safety boundary around the target.
Bir düğmesini çevirmenle etrafında GPS sinyalleri olmayan bir balon oluşturursun.With a flip of the switch you create a bubble around you within which GPS signals can't reside.
Bence etrafımızdaki her yerde örtülü bir potansiyel var.It seems to me that there is this latent potential everywhere, all around us.