etraf ile cümle

etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom yemeği tabağının etrafına itti.Tom pushed the food around his plate.
Güneşin dünyanın etrafındaki hareketi bir yanılsamadır.The movement of the sun around the earth is an illusion.
Ahtapot kendini avının etrafına sardı.The octopus wrapped itself around its prey.
Tom ve Mary etrafta oldukları için eğlenceliler.Tom and Mary are fun to be around.
Biz sadece parkın etrafında dolaşamaz mıyız?Can't we just stroll around the park?
Sıkıldım ve bu yüzden şehrin etrafında gezindim.I got bored, that's why I wandered around the city.
Etrafta kimse var mı?Is anyone around?
Tom'un etrafta olması çok eğlenceli.Tom is fun to be around.
Muhtemelen etrafta tavuklar var.There are probably chickens around.
Çocuklar ağacın etrafında oynadı.Children played around the tree.
Dünyanın güneşin etrafında gezindiğinden emindik.We were sure the Earth went around the Sun.
Etrafta bir casus olabilir.There may be a spy around.
Tom etrafta değildi.Tom hasn't been around.
Bir sürü insanın etrafında olmaya alışkın değilim.I'm used to being around a lot of people.
Tom neden etrafta dolandı?Why did Tom stick around?
Ben insanların etrafında olmak istiyorum.I like to be around people.
NASA'nın Juno uzay aracı Jüpiter etrafındaki yörüngesine girdi.NASA's Juno spacecraft has entered into orbit around Jupiter.
Ben çocukların etrafında olmayı seviyorum.I like being around kids.
Tom bir süredir etrafta.Tom has been around for a while.
Kalktıktan sonra, uçak iki kez havaalanının etrafında daire çizdi.After taking off, the plane circled the airport twice.
Etrafı muhabir topluluğuyla çevrildi.He was encircled by a crowd of reporters.
İkiz güneşler, gezegenimizin etrafında dönüyorlar.The twin suns are revolving around our planet.
Biz bunu etraflıca araştırmak zorundayız.We have to thoroughly investigate it.
Onlar bir bal küpü etrafındaki sinekler gibi.They are like flies around a honeypot.
Etrafından dolan.Go around it.
Kampçılar kamp ateşi etrafında şarkılar söyledi.The campers sang songs around the campfire.
Kampçılar kamp ateşinin etrafında oturdu.The campers sat around the campfire.
Hatmileri kızartırken kamp ateşinin etrafında oturduk.We sat around the campfire roasting marshmallows.
Mary saçını parmaklarının etrafında burdu.Mary twirled her hair around her fingers.
Her iki kolumu da onun etrafına koydum.I put both of my arms around her.
Tom kollarını Mary'nin etrafına koydu ve ona sıkıca sarıldı.Tom put his arms around Mary and hugged her tightly.
Tom ve arkadaşları kamp ateşinin etrafında oturdu ve hatmileri kızarttı.Tom and his friends sat around the campfire and roasted marshmallows.
Mary yerde oturdu ve kollarını dizlerinin etrafına sardı.Mary sat on the floor and wrapped her arms around her knees.
Tom ve arkadaşları kamp ateşinin etrafında oturdu ve şarkılar söyledi.Tom and his friends sat around the campfire and sang songs.
Etrafına bak. Ne görüyorsun?Look around you. What do you see?
Tom gölün etrafında neşelendirici bir yürüyüş yaptı.Tom took an exhilarating walk round the lake.
Etrafta hiç polis yok.There are no cops around.
Bu sabah dağın bu bölümü etrafında hoş bir gezintiye gittik.This morning we went for a lovely stroll around this part of the mountain.
Etrafta dolaşsan iyi olur.You'd better stick around.
Çocuklar bal küpünün etrafındaki sinekler gibi çekici kadının etrafına üşüştü.Boys flocked to the attractive woman like flies around a honeypot.
Tom'un etrafında sinirli değilim.I'm not nervous around Tom.
Tom insanların etrafında olmayı seviyor.Tom loves to be around people.
Tom tam köşenin etrafında yaşıyor.Tom lives right around the corner.
Tom kollarını etrafıma koydu.Tom put his arms around me.
Yoksul insanların etrafında olmaktan hoşlanmam.I don't like being around poor people.
Zengin insanların etrafında olmaktan hoşlanmam.I don't like being around rich people.
Etrafımda olmanı özledim.I miss having you around.
Etrafta olmanı özledim.I miss having you around.
Evin etrafında olmanı özleyeceğim.I'm going to miss having you around the house.
Etrafımdaki insanlara sahip olmayı seviyorum.I like having people around me.
Tom etrafına baktı, ama Mary zaten gitmişti.Tom looked around, but Mary was already gone.
Tom boynunun etrafına gümüş bir zincir taktı.Tom wore a silver chain around his neck.
Evlerinin etrafına iki buçuk metrelik yüksek çit inşa ettiler.They built a two and a half meter high fence around their house.
Bir kalabalık kısa bir süre sonra Tom'un etrafında toplandı.A crowd soon gathered around Tom.
Onlar onun evinin etrafına 2.5 metre yüksekliğinde bir çit inşa ettiler.They built a two and a half meter high fence around her house.
Tom ayağa kalktı ve etrafına baktı.Tom stood up and looked about.
Garajın etrafına baktım.I looked around the garage.
Tom sonsuza dek etrafta olacak.Tom will be around forever.
Tom huzursuzca etrafına baktı.Tom looked around uneasily.
Tom etrafına bakıyordu.Tom looked about.

İlgili Sayfalar