etraf ile cümle
etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kimse benim etrafımda olmak istemiyor.Nobody wants to be around me.
Kimse onun etrafında olmak istemiyor.Nobody wants to be around him.
Dan benzin istasyonunda kendi etrafındaki polisler olduğunu fark etti.Dan noticed that there were cops all around him at the petrol station.
Çavuş Dan Anderson polis karakolunun etrafına barikat dikilmesini emretti.Sergeant Dan Anderson ordered a barricade erected around the police station.
Tom ve Mary kum tepeleri etrafında yürüdüler.Tom and Mary walked around the sand dunes.
Etrafımdaki her şey bana seni hatırlatıyor.Everything around me reminds me of you.
Dan'den sadece nefret etmiyorum, ayrıca onu etrafta görmek bile istemiyorum.I don't just hate Dan – I don't even want to see him around.
Seni öperken etrafımızdaki dünyayı unutuyorum.When I kiss you, I forget the world around us.
Satürn'ün etrafındaki halkalar toz ve buzdan oluşurlar.The rings around Saturn are made up of dust and ice.
Galaksideki tüm nesneler galaksinin merkezi etrafında döner.All objects in the Galaxy revolve around the Galaxy's center.
Copernicus dünya'nın ve diğer gezegenlerin güneşin etrafında hareket ettiğine inandı.Copernicus believed the Earth and other planets moved around the Sun.
Ay ortalama 382.400 kilometrelik bir mesafede dünyanın etrafında döner.The Moon orbits Earth at an average distance of 382,400 kilometers.
Güneşin Samanyolu etrafında tam bir tur atması yaklaşık 230 milyon yıl alır.It takes the Sun about 230 million years to make one complete orbit around the Milky Way.
Dan gerçekten tüm dünyanın onun etrafında döndüğüne inanıyor.Dan really believes that the whole world revolves around him.
Bu öğleden sonra sana etrafı göstereyim.Let me show you around this afternoon.
Politikacılar genellikle sorulara net yanıt vermeyip gerçeklerin etrafında dolanır.Politicians often skirt around the truth and don't give direct answers to questions.
Şehrin etrafından bir nehir geçiyordu.Around the city ran a river.
Etrafta koşmak yok.No running around.
Tom her zaman etrafında şaka yapmayı sever.Tom always likes to joke around.
Orada dışarı çıkacağım ve etrafa bakınacağım.I'll go out there and look around.
Tom her zaman etraftaki herkese patronluk yapmaya çalışıyor.Tom is always trying to boss everyone around.
Mary her zaman etrafındaki herkese patronluk yapmaya çalışıyor.Mary is always trying to boss everyone around.
Etrafınıza baksanıza!Take a look around you!
Meryem, yemek yaparken Tom'un etrafında dönüp durmasına tahammül edemiyor.Mary can't stand it when Tom hovers around her while she's cooking.
Dünya ayın etrafında değil güneşin etrafında döner.The earth goes around the sun, it doesn't around the moon.
Arpa ve buğday köyün etrafındaki tarlalarda büyür.Barley and wheat grow in the fields around the village.
Koyun gözlerinin etrafında siyah halkaları olan beyaz bir koyun.The sheep is white with black rings around her eyes.
Çocuklar kamp ateşi etrafında şarkı söylüyorlar.The children are singing around the campfire.
Parktaki çeşmenin etrafında koştuk.We ran around the fountain in the park.
Tom üzerinde herhangi bir giysi olmadan evin etrafında aylak aylak dolaşır.Tom likes to lounge around the house without any clothes on.
Tom üzerinde herhangi bir elbise olmadan sık sık evin etrafında yürür.Tom often walks around the house without any clothes on.
Okulun etrafında yürüyordum.I was walking around the school.
Kamp ateşinin etrafında oturduk.We sat around the campfire.
Onlar kamp ateşi etrafında toplandılar.They gathered around the campfire.
Senin ailenin etrafında hiç rahat hissetmedim.I never felt comfortable around your parents.
Etrafınız sarıldı.You are surrounded.
Borunun etrafına bant sarın.Wrap tape around the pipe.
Tom gölün etrafında yürüdü.Tom walked around the lake.
Evin bütün etrafında pek çok ilginç şey var.There are many interesting things all around the house.
Tom afal afal etrafına baktı.Tom looked around in amazement.
Kamp ateşinin etrafında şarkılar söyledik.We sang songs around the campfire.
Etrafımızdaki insanları kabul etmeyi öğrenmeliyiz.If you marry a chicken follow the chicken, if you marry a dog follow the dog.
Bazen etrafımdaki insanlar üzerinde bir yük gibi hissediyorum.Sometimes I feel like a burden on the people around me.
Bu aralar etrafta çok görüyorum onu.I've seen him around a lot lately.
Bundan sonra onun etrafında ekstra dikkatli olmak zorunda olacağım.I'll have to be extra careful around her from now on.
Onun etrafında ekstra dikkatli olmak zorundasın.You have to be extra careful around him.
Tom'un etrafında ekstra dikkatli olmak zorundasın.You have to be extra careful around Tom.
Tom'un etrafında ekstra dikkatli olman gerekiyor.You need to be extra careful around Tom.
Çirkin bir bayan eş bahçenin etrafındaki iyi bir çit gibidir.An ugly wife is a good fence around the garden.
Tom kollarını onun etrafına koydu.Tom put his arms around her.
Çelik binanın etrafında lâleler var.There are tulips around the steel building.
Çelik binanın etrafında papatyalar var.There are daisies around the steel building.
Parkın etrafında beş kez yürüyüşe çıkın.Walk around the park five times.
Etrafa bir göz atmamızın bir sakıncası var mı?Do you mind if we have a look around?
Bir yeşilaycı olarak, sarhoşların etrafında olmaktan hoşlanmıyor.As a teetotaler, Tom dislikes being around drunks.
Etrafına bakmak için çekinme.Feel free to look around.
Ben Tom'un hâlâ etrafta olduğunu düşünüyorum.I think Tom is still around.
Etrafta birkaç ev var.There are a few houses around.
Tom göletin etrafında yürüyemiyor, çünkü o arabayla işe gidiyor.Tom can't walk around the pond, because he drives to work.
Tom ve arkadaşları ateşin etrafına oturdular, iyi eski günlerden bahsettiler.Tom and his friends sat around the fire, talking about the good old days.