etraf ile cümle

etraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kamp ateşinin etrafında şarkı söyledik.We sang around the campfire.
Helikopter sahanın etrafında uçuyordu.The helicopter was flying around the field.
Tom etrafta mıydı?Has Tom been around?
O burada yeni. Lütfen ona etrafı göster.She's new here. Please show her around.
Onlar etrafta tembellik etmeye devam edecekler.They'll go on lazing around.
Hepimiz kamp ateşi etrafında şarkı söyleyerek iyi vakit geçirdik.We all had a good time singing around the campfire.
Tom etrafta bir yerde olmalı.Tom must be somewhere around.
Tom'a etrafı gösterdim.I showed Tom around.
Evin etrafına bakınacağım.I'll look around the house.
Fadıl her zaman Leyla'nın etrafında olmak istedi.Fadil always wanted to be around Layla.
Dünya, güneş etrafında döner.The Earth revolves around the sun.
Çocukluğumda buraya gelip etrafa bakınıp düşünürdüm.In my childhood, I used to come here, look around and think.
Etrafta bir yerde olmalı.He must be somewhere around.
Dikkat! Tilki, tavuk kümesinin etrafında dolaşıyor.Beware! The fox is roaming around the chicken coop.
Biri evin etrafında dolaşıyor.Someone is roaming around the house.
Sami parayı bulmak için evin etrafında ava çıktı.Sami hunted around the house to find the money.
Leyla'nın annesi etrafta yoktu.Layla's mother wasn't around.
Leyla etrafta uçan uçağı gördü.Layla saw the plane flying around.
Tom uzun süredir etrafta mıydı?Has Tom been around for long?
Tom bugün etrafta mıydı?Has Tom been around today?
Şöhret bir isim etrafında toplanan tüm yanlış anlamaların toplamıdır.Fame is the sum of all misunderstandings that gather around a name.
Taslakları dışarıda tutmak için kapının etrafına tecrit şeridi koydu.He put weather stripping around the door to keep out drafts.
Tom çocuklarını onun etrafında topladı.Tom gathered his children around him.
Tom etrafa baktı, ama kimseyi görmedi.Tom looked around, but he didn't see anybody.
Tom etrafta dolanmak için koltuk değneklerini kullanıyor.Tom has been using crutches to get around.
Etrafa baktım ama kimseyi görmedim.I looked around, but didn't see anyone.
Tom'un etrafı temizlemesine yardım ettim.I helped Tom clean up the mess.
Tom’un etrafında olmak istemiyorum.I don't want to be around Tom.
Dikkatlice etrafıma baktım.I looked around carefully.
Çabucak etrafıma baktım.I looked around quickly.
Etrafta dolanmak istiyorum.I want to stick around.
Tom etrafına baktı ve kaybolduğunu fark etti.Tom looked around and realized he was lost.
Tom evinin etrafında bir duvar yapacak.Tom is going to build a wall around his house.
Tom, Mary, John ve Alice ateşin etrafında oturdular.Tom, Mary, John and Alice sat around the fire.
Bütün aile büyük noel ağacının etrafında toplandı.The whole family gathered around the big Christmas tree.
Sami evin etrafında yürüyordu.Sami was walking around the house.
Sami evin etrafında dolaşıyordu.Sami was walking around the house.
Ailemizde her şey çocuklar etrafında döner.In our family, everything revolves around children.
Sami, karısı da dahil olmak üzere etrafındaki her bir kişiyi aldatmıştı.Sami fooled every person around him, including his wife.
Sami etrafındaki diğer insanlara ihtiyaç duyuyordu.Sami needed other people around him.
Sami her zaman torunlarının etrafında olmak istemişti.Sami always wanted to be around his grandchildren.
Sami etrafta dolaşmaya devam etti.Sami continued to walk around.
Kamp ateşi etrafında dans ettiler.They danced around the campfire.
Taşınmadan önce paketin etrafına plastik bir tabaka sarıldı.Before transport, a layer of plastic was wrapped around the package.
Dünya Güneş'in etrafında döner.The Earth rotates round the Sun.
Sami etrafa baktı ve orada hiçbir şey yoktu.Sami looked around and nothing was there.
Sami etrafta değil.Sami isn't around.
Sami seni okulun etrafında takip ediyor.Sami is following you around the school.
Sami'nin Leyla'yı okulun etrafında takip etmeyi bırakması gerek.Sami should stop following Layla around the school.
Masanın etrafında oturuyoruz.We are sitting around the table.
Tom'un "Etraf ne der?" kaygısı taşıdığını biliyorum.I know Tom is self-conscious.
Tom asla etrafta değil, değil mi?Tom is never around, is he?
Tom her zaman etrafta, değil mi?Tom is always around, isn't he?
Yiyecek bir şey için etrafıma baktım.I looked around for something to eat.
Tom kolunu Mary'nin etrafına koymaya çalıştı.Tom tried to put his arm around Mary.
Tom ejderha üstünde Boston'un etrafını turluyor.Tom is riding a dragon around Boston.
Avustralya etrafı karayla çevrili bir ülke mi?Is Australia a landlocked country?
Avusturya etrafı karayla çevrili bir ülke mi?Is Austria a landlocked country?
Minned'in etrafında boş şeylere inanan insanlar toplanmış durumda.Mennad is surrounded by superstitious people.
Gezegenler Güneş'in etrafında döner.Planets orbit the Sun.

İlgili Sayfalar