etrafında ile cümle

etrafında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İnsanın etrafında bir ateş çemberi oluşturur.In een hoek is een vuurtje gestookt.
Jüpiter etrafındaki bir tam dönüşünü 130 günde tamamlar.Een omloop rond Jupiter zou in eerste instantie 53 dagen in beslag nemen.
Buna göre gezegenler Güneş'in etrafından dönüyor.De planeten op hun beurt draaiden om de zon.
Korfun etrafında 360 derecelik açıdan atış yapma olanağı vardır.Op het spoor kan een kanon 360 graden ronddraaien.
Büyülü mersin ağacı ve etrafında bulunan büyülü koru birden ortadan kaybolurlar.De zwaargewonde en in het nauw gedreven tovenaar verdwijnt ineens spoorloos.
Diğer sülaleler köyün etrafındaki çeşitli alanlarda yaşamaktaydı.Verschillende clans woonden in verschillende wijken van het dorp.
Yedi ay süreyle Mekke kuşatılıp, şehir etrafında bulunan tepelerden mancınıklarla bombardımana tutuldu.Wat volgde waren drie jaren waarin de stad werd beschoten en gebombardeerd vanuit de omliggende bergen.
Bunların etrafında onları çerçeveleyen 20 kadara "İgnudi" adı verilen figür vardır.In totaal worden er 20 stinsen bij naam genoemd waar strijd om geleverd is.
Delfshaven kasabası Delft şehrinin limanı etrafında gelişmiştir.Rondom de sluis ontstond het havenstadje 'Delfshaven'.
Yani artık aynı ticaret için Afrika kıtasının etrafından dolaşılması mecburiydi.Hiermee stonden ook de Afrikaanse handelsroutes ter controle.
Dünya'nın etrafında üç defa döndükten sonra yeryüzüne geri döndü.Hij landde na 7 maal om de aarde te zijn gecirkeld.
Konu Sakurada ailesi etrafında dönmektedir.De serie draait om de Sakimori-familie.
Bu sayı, şehrin etrafında yer alan diğer büyük bahçeleri içermez.Bij dit aantal zijn de grote plantages rondom het stedelijk gebied niet inbegrepen.
Etrafında denizyıldızları dolaşır.Hierdoor ontstaan planeten rond sterren.
Etrafında toplam 8 köy vardır.Daarnaast zijn er acht dorpen.
Fakat eğer mıknatıs sabit ve iletken hareketliyse, mıknatısın etrafında herhangi bir elektriksel alan oluşmaz.Staat de magneet stil en beweegt de geleider, dan ontstaat er in de buurt van de magneet geen elektrisch veld.
Gözlerinin etrafında beyaz bir halka vardır.Om de ogen loopt een witte kring.
Güneş ve Ay onun vücudu etrafında dolaşarak, gündüz ve geceyi meydana getirirlerdi.De zon en de maan staan voor de dag en de nacht, maar ook voor de eerste dag van de schepping.
Sandalyeler masanın etrafında sıralanmış bir şekilde bulunur.De zwart gelakte stoelen stonden netjes geordend rondom de tafels.
Aslında, her c merkezi etrafında yazılabilir.Deze bibliotheek is in elke C-omgeving aanwezig.
Kendi etrafında dönüş süresi en kısa olan gezegendir.Het is de op een na dichtstbijzijnde aarde-achtige planeet.
Karnında ve kuyruğunun etrafında çizgi yoktur.Op de buik zitten echter geen stippen.
Değirmentaşı tıpkı göğün altın kazığın etrafında döndüğü gibi bir eksen etrafında tezginir (döner).Hij stelt daarbij de mythe aan de kaak als zou de Aarde een onuitputtelijke voorraadschuur zijn.
Bu yüzden etrafındaki kişiler onun yaptıklarını ve sözlerini sürekli olarak not etmişlerdir.Bij hen en hun horen de versterkte vormen henzelf en hunzelf.
Dünyanın etrafında 124 kez döndükten sonra Dünya'ya dönüş yaptılar.Ze hadden 126 keer om de Aarde gecirkeld.
Pulsar (PSR B1620−26) etrafında dönen bir gezegen sistemi M4 küresel yıldız kümesine aittir.De witte dwerg, de planeet en een pulsar (PSR B1620-26) vormen samen een drievoudig systeem.
Olaylar bu iki karakterin etrafında gelişir.Het vervolg van het verhaal concentreert zich op de belevenissen van deze 2 personages.
Eserde şarap sarhoş ediciliği yönüyle aşka benzetilir ve öykü bu sarhoş edici etkinin etrafında şekillenir.Verberg je achter het masker van een gek of dronkaard en zaai op die manier verwarring over je bedoelingen.
Atlanta ve etrafında birkaç muharebe yapıldı.Er volgden veel optredens in Barcelona en omgeving.
Şehir bu kale etrafında gelişmiştir.De stad heeft zich rondom deze toren ontwikkeld.
Gretel'de bunu kabullenir ve iki çocuk oda etrafında dans etmeye başlarlar.Gretel stemt toe en samen dansen ze in het rond.
Eylemleri de somut olaylar etrafında bu ilkeler için düzenlenmektedir.Dit boek is rondom de bovenstaande gebeurtenissen gesitueerd.
Kitap bu üç tema etrafında gelişmektedir.Dat heeft zonder meer te maken met de drie onderwerpen van de drie teksten.
"İsviçre'nin etrafında sürekli yeni demiyolları yapılıyor ve bu yollar ülkemize doğru yaklaşıyor.Vanuit deze wegen zijn het gehucht Einde en het dorp Swalmen te bereiken.
Jackson ailesi ilk defa şarkı yayını dinlemek için bir radyo etrafında toplandı.De Soirées musicales waren voor het eerst te horen tijdens een radio-uitzending.
İkili, birbiri etrafında yaklaşık 14 günde bir dolanmaktadır.De loge komt eens in de veertien dagen bijeen.
Her zaman etrafında aktör ve müzisyenler, bol miktarda ziyafet ve hayatın diğer zevkleri vardı.In de serie waren veel sketches en muziekstukken te zien, met elke week een andere gast of andere gasten.
Ateş etrafında oynamak tehlikelidir.Het is gevaarlijk dicht bij het vuur te spelen.
Dünya, günde bir defa kendi ekseni etrafında döner.De aarde draait eenmaal per etmaal rond om haar as.
2012'de Kepler-56 etrafında bir gezegensel sistem, geçiş metoduyla keşfedilmiştir.W 2012 został odkryty system planetarny wokół Kepler-56 za pomocą metody tranzytowej.
Angalku (şaman) : Agayu (maske) : etrafında ağaç halkası (Ellanguar) olur.O, Izraelu: Niech każdy idzie do swego namiotu! (2 Sm 20,1).
Bu dönemde kale etrafında yerleşim bölgeleri de genişlemeye başlamıştır.Z czasem wokół fortu zaczęło pojawiać się osadnictwo.
Birbirlerinin etrafındaki yörünge süreleri 16 yıldır.Czas działania satelity na orbicie przewidziano na 16 lat.
Yardım için bağırmaya başlar ama etrafından gelen sesler onu susturur.Woła o pomoc, ale jego głos odbija się od desek.
Rinnegan, kullanıcının gözbebeğinin etrafında oluşan eşmerkezli dairelerle tanımlanır.Rinnegan charakteryzuje się szarymi obwódkami wokół źrenicy oka.
Pulsarın kendi etrafındaki dönüş hızı oldukça yüksektir.Prędkość obrotowa turbin jest bardzo duża.
İlk üç oyun, bir pizzacıda gece bekçisi olarak çalışan oyuncunun etrafında dönüyor.Gracz podobnie jak w pierwszej części steruje nocnym stróżem w pizzerii.
Japonya'da değer verilen genellikle tapınakların etrafında kullanılan bir süs ağacıdır.W Japonii drewno stosowane do budowy świątyń.
O çalarken kamera helikopter sayesinde etrafında döner.W trakcie wykonywania przewrotu kamera obraca się wraz z bohaterką.
Kitap bu üç tema etrafında gelişmektedir.Koncepcja została rozwinięta w trzech raportach.
Kral bu koyun etrafındaki kırlardan ve nehir üzerinde köyün konumdan çok hoşlanmıştır.Malarz bardzo lubił widok rzeki i łodzi przepływających koło jego domu.
Kopernik’in kitabındaki tezi, Dünya'nın Güneş'in etrafında hareket etmesi idi.Teoria Kopernika zakładała ruch planet wokół Słońca po okręgach.
Kahramanların yaşadıkları etrafında ise bütün bir İstanbul ayrı bir kahraman olarak karşımıza çıkar.Wszystko, co dotyczy bohatera, dzieje się jakby gdzieś obok.
Dizi genel olarak Cleveland'ın etrafında geçer.Jako przedmieście wchodzi w skład aglomeracji Cleveland.
Kendi konakçı yıldızı Kepler-452 ( Güneş benzeri bir yıldız) etrafında yaklaşık 385 günde dönüyor.Planeta ta obiega swoją gwiazdę Kepler-8 w ciągu około 3,52 dnia.
Bir timsah etrafında çember şeklinde dans eden altı çocuktan oluşur.Przedstawiała sześcioosobową grupkę rozbawionych dzieci tańczących wokół krokodyla.
Etrafında ormanlık alan yoktur.W jej pobliżu nie ma żadnych lasów.
Konu Sakurada ailesi etrafında dönmektedir.Pojawiają się też inne problemy związane z rodziną Sakae.
Sözlerin teması ise seks arzusunun ve isteğinin etrafında döner.Jej zainteresowania obracają się wokół władzy i seksu.
Daha sonra İnanç etrafında yapılan tartışmalarla inanç (itikad) mezhepleri de ortaya çıkmıştır.Stwarzał on niebezpieczeństwo dla gromadzonych w nim wiernych, gdyż w każdej chwili mógł grozić zawaleniem.

İlgili Sayfalar