etrafında ile cümle

etrafında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat "Homer's Phobia", tamamen eşcinsellik teması etrafında dönen ilk bölümdür.Entretanto, Homer's Phobia foi o primeiro episódio a girar inteiramente em torno de temas homossexuais.
Etrafındaki ailesi ile beraber Sadako, 12 yaşında 25 Ekim 1955 sabahı öldü.Junta de sua família e amigos, Sasaki morreu na manhã do dia 25 de Outubro de 1955, aos 12 anos de idade.
Bu nedenle Yasak Şehrin etrafındaki binaların yükseklikleri sınırlanır.As construções em altura ao redor da Cidade Proibida estão restringidas.
Uryū genelde, çekingen ve sessizdir fakat etrafında diğer insanlar varken serinkanlı görünmeye çalışır.Uryuu geralmente é tímido e quieto, mas tenta parecer "legal" Quando há outras pessoas ao redor.
Dizi Ellen'nın garip arkadaşları, ailesi ve günlük hayatında karşılaştığı problemler etrafında dönmektedir.O seriado mostrava os problema de Ellen com seus amigos, sua estranha família e de sua vida diária.
Kopernik’in kitabındaki tezi, Dünya'nın Güneş'in etrafında hareket etmesi idi.Na teoria de Copérnico, a Terra move-se em torno do Sol.
Kenya etrafında gezmek ve çayırlıklarda kamp yapmak iki haftalarını almıştır.Eles passaram duas semanas viajando pelo Quênia e acampando na savana.
Beja etrafından bulunan yerleskelerin hemen hepsi bu valiye (ve Abbasi halifesi Mansur'a) biat ettiler.Cada distrito é dividido em vilas (里), que por sua vez são divididas em bairros (鄰).
Kitap bu üç tema etrafında gelişmektedir.O projeto se desenvolve em três pavimentos.
Hikâye, Derek ile evlenmek üzere olan bir kadın, Susan Murphy'nin etrafında döner.A história gira em torno de Susan Murphy, uma mulher que está prestes a se casar com Derek.
Osteoblastlar dişin kökleri etrafındaki alveol kemiğini şekillendirir.Osteoblastos dão seu lugar no osso alveolar a raízes dos dentes.
Sezon genel olarak Rachel'ın hamileliği etrafında döner.Durante o decorrer de toda a quarta temporada, ela insiste em fazer da vida de Rachel um inferno.
Saycar ve Trablusşam kaleleri etrafından geçildi.Occhialini e eu entramos pelo cano.
Dünya güneşin etrafında dönmektedir.«A Terra gira em torno do Sol».
Sitoblastların etrafında yeni hücrelerin biriktiğini gözlemlediğine inandı.Acreditou que tinha observado novas células a aparecerem à volta dos "citoblastos".
Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı, etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.O centro, onde a maior parte da massa se encontrava, tornou-se mais quente que o disco circundante.
Anüs alanı ve labia etrafındaki saçlar çıkarılabilir.Os pelos da área peri-anal e dos lábios podem ser removidos.
Bu süreç, antlaşma yapma etrafında döndü.A campanha girou ao redor desse tema.
Daha sonraları etrafındaki küçük yerleşim bölgelerini de içine alacak şekilde büyümüştür.Pouco a pouco se expandiram ocupando territórios próximos.
Desmond dünya etrafındaki bir yarışa katılmak üzere Amerika'ya gider.Desmond viajou para os EUA, onde a corrida começaria.
Bir enkaz diski, bir yıldız etrafındaki yörüngede toz ve enkazın çevresel bir diskidir.Um disco de detritos é um disco circunstelar de poeira e detritos em órbita ao redor de uma estrela.
Akdağ Millî Parkı, 2000 yılında bu dağ etrafındaki araziler üzerinde kurulmuştur.Distrito desmembrado de Boca do Monte em 2000.
Bu efekt izleyiciye bir heykelin etrafında dolaşıyormuş hissini verir.Dão ao visitante a sensação de estar a voar.
Sosyal açıdan çok sessizdi, ve her zaman etrafındaki kişilere dikkat ederdi.Solitário, estava sempre isolado mas atento ao que se passava à sua volta.
Ardından da diğer çocuklar onun etrafında toplanırlar.Os outros homens logo juntam-se a ele.
Sol taraftaki fotoğraf, yükselen Güneş'in etrafındaki dağılım halkasını göstermektedir.Tem os indícios esquerdos dispersados em torno da casa além a seu diário.
Bu delik etrafında oluşan katmanların üfleme yoluyla kendiliğinden ortadan kalkması beklenmelidir.O preenchimento desse buraco com o seu próprio cabelo terá o efeito de afasta-la.
Roma döneminde ve Karolenjler döneminde şehir bu tepenin etrafında gelişmiştir.Durante o período Carolíngio a cidade desenvolveu-se.
Bu şehrin etrafındaki bölge, Guançeler döneminden (Tenerife'nin eski yerli sakinleri) beri yerleşmiştir.A área onde hoje fica a cidade foi habitada desde a época pré-hispânica.
SkyActiv modellerde, ön farlardaki projektörlerin etrafında mavi bir halka bulunur.Os pereiópodes apresentam um anel azul escuro em torno de cada segmento.
Şehrin ekonomisi büyük ölçüde doğal limanının etrafında döner.A economia da cidade gira em torno de seu grande porto natural, maior porto natural do continente africano.
1984 yılında IRAS uydusu kullanılarak Vega yöresi etrafında bir çöp diski tespit edildi.Em 1984, um disco de detritos foi detectado ao redor da estrela Vega, utilizando-se o satélite IRAS.
Güneş, yerin etrafında dolanırken, Vaiya'nın su kesiminden geçerdi ve o zamanlar Vaiya'nın suları ısınırdı.O Sol passa através de Vaiya no seu caminho em todo o mundo, o aquecimento é à medida que passa.
Cemel Vakası, Aişe'nin devesi etrafında gerçekleştiği için bu isimle anılmıştır.O templo recebeu este nome por se situar a leste do Palácio Heijō).
Bu durumda, eğer Bob z ekseni etrafında sonradan ölçüm yaparsa, bulacağı sonuç -z ekseninde olur.Neste caso, se Bob a seguir medir o spin no eixo z, ele obterá -z com 100% de certeza.
Cadıların mağarası Bir karanlık mağarada cadı kadınlar bir büyük kaynayan kazan etrafında toplanmışlardır.Na cena final, a colônia de formigas se reúne em torno de um grande cupcake.
O bir ip atlama ustasıdır ve kendisi ile yanındakilerin etrafında ip ile bir güç alanı yaratabilir.Projeta raios de pura energia mental ou pode criar um campo de força telecinético em torno dele e de outros.
Öncelikle etrafında güvenilir adamlar olmalıdır.As pessoas devem ser confiantes.
İstasyonun etrafındaki şehir daha sonra büyüdü.Em torno das instalações da Usina cresceu a Cidade.
Etrafındaki orman ve yayları tam bir doğa şaheseridir.O lago e os seus arredores são uma reserva natural.
Galaksi merkezli yörünge, Bir galaksinin merkezi etrafındaki yörüngedir.As estrelas da Via Láctea orbitam o centro da Galáxia.
Bu asılı duran balık aynı zamanda etrafında dönüyordu.Mas também noutros momentos esse fedor rondava por perto.
Bu topluluk, tarihte ilk kez Dünya'nın kendi ekseni etrafında döndüğüne tanık olmuştur.Após esse dia, a opinião pública mundial focou sua atenção pela primeira vez na questão do apartheid.
Diğer sülaleler köyün etrafındaki çeşitli alanlarda yaşamaktaydı.No entanto, pequenos mosteiros mais antigos ja existiam em outros vilarejos.
1995'te keşfedilen bu Güneş dışı gezegen, Güneş benzeri bir yıldız etrafında dönenlerden ilkidir.Descoberto em 1995, ele foi o primeiro planeta extrassolar a ser descoberto em uma estrela semelhante ao Sol.
Kendi ekseni etrafında, Güneş Sistemindeki diğer tüm gezegenlerin aksi istikamette döner.Em outras palavras, eles giram em torno do planeta mais rápido do que o próprio planeta.
Otello etrafındakilerin ayrılmaları ister.Otello esconde-se antes de que estes apareçam.
Etrafında ise eski akarsu yatağı (newal) bulunmaktadır.Tudo o que resta do antigo local (Ar.
Köpek kediyi ağacın etrafında takip ediyor.O cão caça o gato ao redor da árvore.
İki cisim ortak bir merkez etrafında döner.De twee roteren rond een gemeenschappelijk zwaartepunt.
Hatta etrafında bir öğrenci grubu da topladı.Hij verzamelde een groep leerlingen om zich heen.
Enkaz disklerinin benzer keşifleri Fomalhaut ve Beta Pictoris yıldızlarının etrafında yapılmıştır.Soortgelijke puinschijven zijn ontdekt rond de sterren Fomalhaut and Beta Pictoris.
Nina etrafındakileri tanımaya başlar.Nina begint een relatie met hem.
Fakat Yezid sonunda etrafındakilere dayanıp bu nasihatlere kulak asmadı.(Het bevel om zich te verwijderen had hij niet gehoord omdat hij doof was.)
1609’da Kepler, gezegenlerin Güneş etrafındaki hareketini açıklayan üç yasa yayınladı.In 1609 en 1619 formuleerde Johannes Kepler zijn drie wetten over de beweging van de planeten om de zon.
Bu her bir centurianın askerlerinin etrafından toplanacağı sancaktı.Het was deze banier waar de mannen van elke centurie bijeenkwamen.
Dizideki olaylar Mitchell ailesi-Henry, Alice ve tek çocukları olan Dennis-etrafında gerçekleşmektedir.De show draait om het leven van de familie Mitchell – Henry, Alice, en hun enige kind, Dennis.
Hoffmann'ın etrafındakilerin gülüşüp şakalaşmaları arasında, Hoffmann bir robota aşık düştüğünü anlar.Te midden van de gasten, die hem bespotten, beseft Hoffmann dat hij verliefd was op een automaat.
Ardından da diğer çocuklar onun etrafında toplanırlar.De rest van de familie zal daar op hem wachten.
Etrafından sürekli siyah reiatsu dalgaları yayılır.Aan de flanken zijn vaak zwarte ronde vlekjes aanwezig.

İlgili Sayfalar