Ana içeriğe geç
Sözlük

etnik ile cümle

etnik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bölgede yaşayan etnik Almanlar ise 1945 yılından itibaren bölgeden çıkarılmaya başlamıştır.Alle deutschsprachigen Bewohner mussten das Gebiet 1945 verlassen.
Bantustanlar ve etnik gruplar.Abrahamische und interreligiöse Teams.
45.600 etnik nüfustan ancak 13.344 kadarı anadillerini konuşabiliyor.599.745 Einwohner sprechen Tetum, 34.713 können es nur lesen.
1884–85'te toplanan Berlin Konferansı Afrika'nın etnik grupları için oldukça önemli bir dönüm noktasıdır.Um die Berliner Kongokonferenz von 1884–1885 ranken sich allerhand Mythen.
Ailesi etnik olarak Polonyalıydı.Seine Mutter war polnischer Abstammung.
Geriye kalan % 4.07'lik nüfus ise iki veya daha fazla etnik kökene mensuptur.0,3 % entstammten einer anderen Ethnizität, 4,7 % hatten zwei oder mehr Ethnizitäten.
Etnik Kökeni ise Alman ve Cherokee Kızılderililerinden oluşuyor.Sie stammt von deutschen Einwanderern und Cherokee-Indianern ab.
Avrupa'da Avar kabileleri etnik olarak Avrupalıdır.Menschenaffen als europäische Sensation.
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Frauen sowie ethnische Minderheiten werden nun mehr in die Politik eingebunden.
Etnik gruplar arasında devlet kaynakları uğruna çıkan çatışmalar etnik şiddet olasılığını artırabilir.Das Konfliktpotential zwischen den Volksgruppen nimmt daher zu.
1949’dan beri bölgede birçok defa etnik çatışmalar meydana gelmiştir.Bis 1949 brachen in verschiedenen Landesteilen Aufstände und ethnische Konflikte aus.
Ülkede toplam olarak 26 bilinen etnik grup olduğu belirtilmiştir.Sie beschreibt darin insgesamt 26 selbst erlebte religiöse Visionen.
Her biri daha fazla toprağın, diğer etnik gruplara verilmesini talep etti.Den Rest nehmen Einwohner anderer ethnischer Volksgruppen ein.
Sınıfsal gerilimlerin, etnik rekabet ile karıştırılır.Die Gesänge sind durch nationale Begeisterung gekennzeichnet.
2006 nüfus sayımında 698.025 yerli, il etnik gruplardan birine mensuptur.Bei der Volkszählung von 2006 gaben von diesen Ureinwohnern 698.025 an, zu einer der First Nations zu gehören.
Ana etnik grup, demografik çoğunluğu oluşturan Hindavi halkıdır.Mandar ist eine indigene Volksgruppe und bildet die Mehrheit der Bevölkerung.
Nepal’de çok sayıda etnik grup bulunmakta ve çok sayıda dil konuşulmaktadır.Die persische Sprache Dari wird in Afghanistan von einer großen Anzahl von Menschen gesprochen und verstanden.
1970 yılı verilerinde bu etnik gruba mensup 1,6 milyon kişi sayılmıştır.Um 1970 zählten sie etwa 1,6 Millionen Personen.
Fildişi Sahili genelinde yaklaşık olarak 60 etnik grup yaşamaktadır.Die Bevölkerung des Sahel besteht aus über 60 Volksgruppen.
Onlar Filipinler'deki en büyük etnik azınlıklardan biridir.Philippinische Chinesen bilden eine der größten Minderheiten auf den Philippinen.
Girma, Oromo etnik grubundandır.Er gehört der Volksgruppe der Oromo an.
Özerk ilçeler Çin'in etnik azınlıklarından bir ya da birkaçından oluşan ilçelerdir.Die Muslime sind bis auf einige wenige Ausnahmen albanischer Herkunft.
Bu etnik grupların büyük kısmı Almanlar, Slavlar ve Macarlar'dan oluşmaktaydı.Die große Zahl dieser Siedler bestand aus Deutschen und Slowaken.
Falkland Adalılar, Falkland Adaları'nda yaşayan bir etnik gruptur.Die Falkland-Dampfschiffente lebt endemisch auf den Falkland-Inseln.
Mutfak bölgenin etnik çeşitliliğini yansıtır.Seine Arbeit spiegelt die ethnische Vielfalt des Kaukasus wider.
Ülkede 300 farklı etnik grup bulunmakla birlikte, bunların %95'i yerel Endonezya halklarıdır.Anders als in den meisten anderen Regionen Indonesiens bekennt sich die Bevölkerung zu 91 % zum Christentum.
Peştunlar Afganistan'daki en büyük ve Pakistan'daki en büyük ikinci etnik gruptur.Die Orthodoxen sind die zweitgrößte christliche Religionsgemeinschaft im Libanon.
Fakat Zaman zaman etnik kimliği ilgili sürekli farklı açıklamalarda bulunmuştur.Cependant, de temps en temps, il a toujours exprimé des points de vue différents sur son identité ethnique.
O ve ailesi Tebriz kökenli etnik bir Azeri'dir.Sa famille est une vieille famille de Palma et de haute lignée.
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Les femmes et les minorités ont subi des discriminations dans le secteur public.
Bu yüzden de resmi olarak kabul edilmemiş ilk etnik grupların sayısı oldukça fazlaydı.Le nombre de premiers rapports non protégés est aussi très élevé.
Ülkede toplam olarak 26 bilinen etnik grup olduğu belirtilmiştir.Il existe 26 communautés officiellement reconnues.
Doğu Slavları Doğu Slav dillerini konuşan etnik gruplara verilen addır.Les Slaves orientaux sont les peuples slaves parlant les langues slaves orientales.
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.Les proportions des groupes ethniques de la province ne sont pas connues avec précision.
Birleşmiş Milletlere göre Rohingyalar Dünya′nın en çok eziyet gören etnik gruplarından biridir.Les Rohingya sont considérés par l'ONU comme une des minorités les plus persécutées au monde.
Mutfak bölgenin etnik çeşitliliğini yansıtır.La cuisine néo-zélandaise reflète la diversité ethnique du pays.
Dini ve etnik bölünmeler, toplumsal tabakalaşmaya sebep oldu.Mais les divisions linguistiques et religieuses les ont conduits à lutter en ordre dispersé.
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Le Canada est une nation très diversifiée au point de vue ethnique.
Eskiden dinler veya etnik gruplar arası evlilikler yasak olabiliyordu.Les mariages entre ethnies proches ou voisines étaient proscrits.
Çin'deki etnik azınlıklar; Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC)'nde Han Çinlisi olmayan halklardır.Il existe beaucoup de minorités ethniques dans la Chine des Song qui n'appartiennent pas à la majorité Han.
Sri Lanka’da iki büyük etnik grup vardır.Il y a deux groupes d'autochtones au Koweït.
Bir diğer yakınlık, Amerika'daki etnik gruplarla ilgilidir.Cet article concerne le groupe ethnique des États-Unis.
Bu 25 farklı etnik grup ülke nüfusu içerisinde %85'lik bir dilimi oluşturmaktadır.Ces deux ordres représentant un total de 75 % des langues du monde.
İtalyanlar dışındaki etnik gruplar faşist rejim tarafından zamanla sindirildi.Au temps de la colonisation italienne, les métis étaient rejetés par le régime fasciste italien.
Etnik olarak halkın %85'i Avrupa kökenlidir.88 % de ces espèces sont d’origine européenne.
Ülke nüfusunun %39,2'si Fon etnik grubuna mensupturlar.Plus de 99 % de la population appartiennent à l'etnie Han.
Bazı etnik gruplar gönüllü olarak diğerleri ise zorla asimile olmuştur.Certains acceptèrent de plein gré, d’autres forcés.
Dans gösterileri genellikle, klasik, modern ve etnik danslar üzerine yoğunlaşır.Le magazine est entièrement consacré à la danse, qu'elle soit classique, moderne ou contemporaine.
Ancak Afgan sözcüğü belirli bir etnik grubu tanımlamaz.Selon elle, le terme de « bobo » ne définit aucune catégorie sociale.
Ayrica Lur dans (Bâzi), Lurlarin bir diğer etnik simgesidir.Propre au plateau tibétain, le Hequ forme une race à part.
Aga Buryatya'da 54 farklı etnik grup yaşamaktadır.Au total, on relève à Bouhy près de trente-cinq professions différentes.
Türklerden sonra, ülkede yaşayan en büyük etnik grup Kürtlerdir.Après les Turcs, les Marocains forment le plus gros contingent.
Ana madde: Cibuti demografisi Ülkedeki iki büyük etnik grup Somalililerin İssa klanı ve Afarlar'dır.Issas : Peuple constituant une des quatre grandes confédérations claniques du peuple somali, les Dir.
Zapotekler, günümüzde Meksika'daki bir etnik azınlık olarak varlıklarını sürdürmektedir.Les Zapotèques forment toujours actuellement une ethnie mexicaine.
Gürcistan nüfusu, etnik çeşitlilik göstermesiyle dikkati çeker.ZBT estime la diversité ethnique de ses membres.
Bazı ülkelerde onlarca, bazılarında ise yüzlerce etnik grup bulunabilmektedir.Elle peut former des groupes comptant des centaines, voire des milliers d'individus.
Kendisi Yoruba etnik kökeninden Nijeryalı bir ailenin üyesidir.Il est issu de l'ethnie minoritaire Yoruba.
Tibet-Burma etnik kökenine sahiptirler.Les Shans sont un groupe ethnique de Birmanie.
Etnik olarak çok çeşitli bir bölgedir ve 30'dan fazla dil konuşulmaktadır.Le Liberia est un pays multilingue où plus de trente langues sont parlées.
Türk tiyatrosu klasikleri arasında sayılan eser, etnik unsurlar içermekle de ayrı bir özelliğe sahiptir.Peu à peu va naitre l'idée que les Turcs ont eux aussi une identité nationale distincte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod