Ana içeriğe geç
Sözlük

etmeyen ile cümle

etmeyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Požehnaný Hospodin, kterýž nás nevydal v loupež zubům jejich.
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Požehnaný Hospodin, ktorý nás nedal za korisť ich zubom.
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Sia benedetto il Signore, che non ci ha lasciati, in preda ai loro denti
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Slavljen GOSPOD, ki nas ni izpostavil za plen njih zobem!
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Ευλογητος Κυριος, οστις δεν παρεδωκεν ημας θηραμα εις τους οδοντας αυτων.
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Благословен да е Господ, Който не ни предаде в зъбите им като лов!
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!ברוך יהוה שלא נתננו טרף לשניהם׃
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!‎مبارك الرب الذي لم يسلمنا فريسة لاسنانهم‎.
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!耶 和 華 是 應 當 稱 頌 的 . 他 沒 有 把 我 們 當 野 食 交 給 他 們 吞 喫 。 〔 原 文 作 牙 齒
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!耶和華 是 應當稱頌 的 . 他 沒有把 我 們當 野食 交給 他 們吞喫 。 〔 原文 作 牙齒
O zaman siz doğru kişiyle kötü kişi, Tanrı'ya kulluk edenle etmeyen arasındaki ayrımı yine göreceksiniz.››Da skal l atter kende Forskel på retfærdig og gudløs, på den, som tjener Gud, og den, som ikke tjener ham.
O zaman siz doğru kişiyle kötü kişi, Tanrı'ya kulluk edenle etmeyen arasındaki ayrımı yine göreceksiniz.››Então vereis outra vez a diferença entre o justo e o ímpio; entre o que serve a Deus, e o que o não serve.
O zaman siz doğru kişiyle kötü kişi, Tanrı'ya kulluk edenle etmeyen arasındaki ayrımı yine göreceksiniz.››그 때에 너희가 돌아와서 의인과 악인이며 하나님을 섬기는 자와 섬기지 아니하는 자를 분별하리라
O zaman siz doğru kişiyle kötü kişi, Tanrı'ya kulluk edenle etmeyen arasındaki ayrımı yine göreceksiniz.››И тогда снова увидите различие между праведником и нечестивым, между служащим Богу и не служащим Ему.
O zaman siz doğru kişiyle kötü kişi, Tanrı'ya kulluk edenle etmeyen arasındaki ayrımı yine göreceksiniz.››Тогава изново ще разсъдите Между праведен и нечестив, Между оня, който служи Богу, И оня, който не Му служи.
O zaman siz doğru kişiyle kötü kişi, Tanrı'ya kulluk edenle etmeyen arasındaki ayrımı yine göreceksiniz.››ושבתם וראיתם בין צדיק לרשע בין עבד אלהים לאשר לא עבדו׃
O zaman siz doğru kişiyle kötü kişi, Tanrı'ya kulluk edenle etmeyen arasındaki ayrımı yine göreceksiniz.››فتعودون وتميزون بين الصدّيق والشرير بين من يعبد الله ومن لا يعبده
O zaman siz doğru kişiyle kötü kişi, Tanrı'ya kulluk edenle etmeyen arasındaki ayrımı yine göreceksiniz.››那 時 你 們 必 歸 回 、 將 善 人 和 惡 人 、 事 奉 神 的 和 不 事 奉 神 的 、 分 別 出 來
O zaman siz doğru kişiyle kötü kişi, Tanrı'ya kulluk edenle etmeyen arasındaki ayrımı yine göreceksiniz.››那 時 你 們必歸回 、 將善人 和 惡人 、 事 奉 神 的 和 不 事 奉 神 的 、 分別 出來
Özellikle yeni Orta Avrupa Üye Devletlerinde ve Norveç’te, gençler ile enjekte etmeyenler,anche gli obiettivi e i gruppi bersaglio nelle strategie
Özellikle yeni Orta Avrupa Üye Devletlerinde ve Norveç’te, gençler ile enjekte etmeyenler,I de nya centraleuropeiska
Özellikle yeni Orta Avrupa Üye Devletlerinde ve Norveç’te, gençler ile enjekte etmeyenler,В новите централноевропейски държави-членки, а също и в Норвегия, особено ясно се акцентира
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.Dans mon métier, j'essaie de donner du sens à des choses qui n'en ont souvent pas par elles-mêmes.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.Gyakran olyan dolgoknak próbálok értelmet adni munkámból adódóan, amelyeknek önmagukban nem sok értelmük van.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.Ik probeer zin te geven aan dingen die vaak niet erg zinvol zijn.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.In meinem Beruf versuche ich häufig, aus Dingen klug zu werden, die nicht sehr sinnvoll sind.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.În profesia mea, încerc să găsesc logica lucrurilor care par a fi haotice.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.직업적으로, 저는 별 의미가 없는 것들을 이해하려고 노력합니다.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.Odborne sa teda snažím dať zmysel veciam, ktoré nedávajú zmysel ani sebe.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.Por profesión, trato de darle sentido a menudo a cosas que no tienen mucho sentido de por sí.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.Professionalmente, cerco di dare un senso a cose che spesso non hanno senso di per sé.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.Tôi thường cố gắng cắt nghĩa những thứ khó hiểu.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.Zajmuję się rozumieniem rzeczy, które często nie mają wiele sensu.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.Στο επάγγελμά μου, προσπαθώ συχνά να κατανοήσω πράγματα που δεν βγάζουν πολύ νόημα από μόνα τους.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.По професия се опитвам да намеря смисъл в неща, които нямат смисъл.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.По роду занятий я стремлюсь логически понять вещи, в которых, на первый взгляд, никакой логики нет.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.Я намагаюсь розбиратись у тому, що, на перший погляд, здається безглуздим.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.ברמה המקצועית, אני משתדל ללבן דברים, שלעיתים קרובות, בעצמם אינם ברורים כל כך.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.مهنياً، أحاول أن أكوّن معنى غالباً للألاشياء التي لا معنى لها أو معناها غير واضح.
Profesyonel olarak, genellikle kendi başlarına bir anlam ifade etmeyen şeylere bir anlam yüklemeye çalışırım.納得できるようにするのが 私の仕事です 父は私が どういう仕事をしているのか
Protestolar, yürüyüşler, kadın haklarının insan hakları olduğunu kabul etmeyen pozisyonlar, nokta.A tüntetések, a felvonulások, a hajlíthatatlan álláspont, amely szerint a női jogok emberi jogok, pont.
Protestolar, yürüyüşler, kadın haklarının insan hakları olduğunu kabul etmeyen pozisyonlar, nokta.De protesten, de marsen, de compromisloze positie dat vrouwenrechten, mensenrechten zijn, punt.
Protestolar, yürüyüşler, kadın haklarının insan hakları olduğunu kabul etmeyen pozisyonlar, nokta.Die Proteste, die Märsche, die kompromisslose Haltung, dass Frauenrechte Menschenrechte sind, Punkt.
Protestolar, yürüyüşler, kadın haklarının insan hakları olduğunu kabul etmeyen pozisyonlar, nokta.시위들, 행렬들 여성인권이 인권이라는 단호한 자세, 마침표.
Protestolar, yürüyüşler, kadın haklarının insan hakları olduğunu kabul etmeyen pozisyonlar, nokta.Le proteste, le marce, la ferma posizione che vede i diritti delle donne come Diritti Umani, punto e basta.
Protestolar, yürüyüşler, kadın haklarının insan hakları olduğunu kabul etmeyen pozisyonlar, nokta.Protestele, marşurile, poziţia fără compromis că drepturile femeilor sunt drepturi ale omului, punct.
Protestolar, yürüyüşler, kadın haklarının insan hakları olduğunu kabul etmeyen pozisyonlar, nokta.Protesty, marsze, bezkompromisowe stanowisko, że prawa kobiet są Prawami Człowieka, koniec kropka.
Protestolar, yürüyüşler, kadın haklarının insan hakları olduğunu kabul etmeyen pozisyonlar, nokta.Протестите, маршовете, безкомпромисната позиция, че правата на жените са правата на човека, точка.
Protestolar, yürüyüşler, kadın haklarının insan hakları olduğunu kabul etmeyen pozisyonlar, nokta.Протесты, марши, бескомпромиссная позиция, что права женщины - это права человека, и точка.
Protestolar, yürüyüşler, kadın haklarının insan hakları olduğunu kabul etmeyen pozisyonlar, nokta.המאבקים, ההפגנות, העמדה הבלתי מתפשרת שזכויות נשים הן זכויות אדם - סוף פסוק.
Protestolar, yürüyüşler, kadın haklarının insan hakları olduğunu kabul etmeyen pozisyonlar, nokta.الإحتجاجات, المسيرات, الموقف العنيد الذي لا يتزحزح أن حقوق المرأة هي حقوق الأنسان نقطة وإنتهى الأمر.
Protestolar, yürüyüşler, kadın haklarının insan hakları olduğunu kabul etmeyen pozisyonlar, nokta.「女性の権利とは人権である」という 断固とした立場 それが 下からの火です
Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliğini bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenliğe asla giremez.››Amen pravím vám: Kdož by koli nepřijal království Božího jako dítě, nevejdeť do něho.
Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliğini bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenliğe asla giremez.››Amen pravím vám: Kdož by koli nepřijal království Božího jako dítě, nikoliť do něho nevejde.
Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliğini bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenliğe asla giremez.››Ameň vám hovorím: Kto by neprijal kráľovstva Božieho jako dieťa, nevojde nikdy do neho.
Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliğini bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenliğe asla giremez.››Ameň vám hovorím, že kto by neprijal kráľovstva Božieho jako dieťa, nikdy nevojde do neho.
Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliğini bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenliğe asla giremez.››Bizony mondom néktek: A ki nem úgy fogadja az Isten országát, mint gyermek, semmiképen nem megy be abba.
Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliğini bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenliğe asla giremez.››Bizony mondom néktek: A ki nem úgy fogadja az Isten országát, mint gyermek, semmiképen sem megy be abba.
Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliğini bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenliğe asla giremez.››De cierto os digo que cualquiera que no reciba el reino de Dios como un niño, jamás entrará en él.
Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliğini bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenliğe asla giremez.››Em verdade vos digo que, qualquer que não receber o reino de Deus como criança, de modo algum entrará nele.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod