etme ile cümle

etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tom Mary'nin söylediğine dikkat etmedi.Tom paid no attention to what Mary said.
Tom Mary'nin tavsiyesine dikkat etmedi.Tom paid no attention to Mary's advice.
Tom tüm öğleden sonra Mary'ye hiç dikkat etmedi.Tom paid no attention to Mary all afternoon.
Tom Mary'ye yardım etmeyi önerdi.Tom offered to help Mary.
Tom Mary'ye bakıcıya ödeme yapmasına yardım etmeyi önerdi.Tom offered to help Mary pay for a babysitter.
Tom Mary'ye köpek yavrusunu bulması için yardım etmeyi önerdi.Tom offered to help Mary find her lost puppy.
Tom Mary'yi hastanede hiç ziyaret etmedi.Tom never visited Mary in the hospital.
Tom Mary'nin onu terk edeceğini asla hayal bile etmedi.Tom never dreamed that Mary would ever leave him.
Tom Boston'da iken Mary'yi ziyaret etmek için zaman ayırmış olabilir.Tom managed to make time to visit Mary while he was in Boston.
Tom Mary'nin hala onu takip edip etmediğini görmek için omzunun üzerinden baktı.Tom looked over his shoulder to see if Mary was still following him.
Tom Mary'nin partiyi organize etmesi için kredi almasına izin verdi.Tom let Mary take the credit for organizing the party.
Tom Mary'ye ev ödevinde yardım etmek için isteksiz.Tom is unwilling to help Mary with her homework.
Tom, Mary'yi ikna etme şansı olan tek kişidir.Tom is the only person that has any chance to persuade Mary.
Tom Mary yardım etmeye geldiği için minnettar.Tom is thankful that Mary came to help.
Mary'nin çamaşır yıkaması için Tom yardım etmeli.Tom is supposed to help Mary do the laundry.
Tom Mary'ye yardım etmede ısrar etti.Tom insisted on helping Mary.
Tom Mary ile asla dans etmedi.Tom has never danced with Mary.
Tom, Mary'ye evlilik teklif etmeye karar verdi.Tom has made up his mind to propose to Mary.
Tom kapıdan içeriye girer girmez Mary şikayet etmeye başladı.Tom had no sooner walked in the door than Mary started to complain.
Tom'un Mary'nin ahırı temizlemesine yardım etmekten başka seçeneği yoktu.Tom had no other choice than to help Mary clean out the stable.
Tom'un Mary'nin garajı temizlemesine yardım etmekten başka seçeneği yoktu.Tom had no other choice but to help Mary clean out the garage.
Tom'un Mary'nin ona yardım etmesini istemekten başka şansı yoktu.Tom had no choice but to ask Mary to help him.
Tom, Mary'nin katilini mahkum etmemiz için ihtiyacımız olan delili buldu.Tom found the evidence we needed to convict Mary's killer.
Tom Mary'yi ikna etmeyi imkansız buldu.Tom found it impossible to persuade Mary.
Tom'a Mary'yi memnun etmek zor geldi.Tom found it difficult to please Mary.
Tom sonunda Mary'ye çıkma teklif etmeye karar verdi.Tom finally made up his mind to ask Mary out.
Tom sonunda Mary'ye evlenme teklifi etmeye karar verdi.Tom finally decided to propose to Mary.
Tom Mary'nin tıkanmış boruyu temizlemesine yardım etmemi bekliyor.Tom expects me to help Mary clean out the clogged pipe.
Mary'ye yardım etmeyi kabul ettiğini hatırlamıyor.Tom doesn't remember agreeing to help Mary.
Tom Mary'nin teklifini kabul edip etmeyeceğini ya da reddedip etmeyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know whether to accept or to refuse Mary's offer.
Tom Mary'nin gitmeyi kabul edip etmeyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know whether Mary will agree to go or not.
Tom Mary'nin söylediklerine dikkat etmek zorunda değil.Tom doesn't have to pay attention to what Mary says.
Tom Mary'ye yardım etmek zorunda değil.Tom doesn't have to help Mary.
Tom istemediği sürece Mary ile dans etmek zorunda değildir.Tom doesn't have to dance with Mary unless he wants to.
Tom'un şu anda Mary'ye yardım etmek için zamanı yok.Tom doesn't have the time to help Mary right now.
Tom Mary'yi gece geç saatte rahatsız etmek istemedi, ama acil bir durumdu.Tom didn't want to disturb Mary so late at night, but it was an emergency.
Tom Mary'ye yeterince teşekkür etmedi.Tom didn't thank Mary sufficiently.
Tom yaptığı bütün iş için Mary'ye yeterince teşekkür etmedi.Tom didn't thank Mary enough for all the work she did.
Tom Mary'nin dışarı çıktığını fark etmedi.Tom didn't notice Mary go out.
Tom Mary'nin nasıl giyindiğini fark etmedi.Tom didn't notice how Mary was dressed.
Tom Mary'nin onun davetini kabul etmeme nedenini bilmiyordu.Tom didn't know the reason why Mary wouldn't accept his invitation.
Tom Mary'nin onu terk etmeye karar verdiğini bilmiyordu.Tom didn't know Mary had decided to leave him.
Tom Mary'ye yardım etmek için verdiği sözü tutmadı.Tom didn't keep his promise to help Mary.
Tom Mary'ye gerçeği söylemek için tereddüt etmedi.Tom didn't hesitate to tell Mary the truth.
Tom Mary'ye yardım etmedi.Tom didn't help Mary.
Tom Mary'ye yardım etmek için bir şey yapmadı.Tom didn't do anything to help Mary.
Tom Mary'nin davetini kabul etmedi.Tom didn't accept Mary's invitation.
Tom Mary'nin özrünü kabul etmedi.Tom didn't accept Mary's apology.
Tom sempatisini ifade etmek için Mary'yi aradı.Tom called on Mary to express his sympathy.
Tom Mary'yi memnun etmek için geriye doğru eğilir.Tom bends over backwards to please Mary.
Tom Mary'yi onunla birlikte kiliseye gitmek için ikna etmeye çalıştı.Tom attempted to persuade Mary to go to church with him.
Tom Mary'nin fırın satışında yardım etmeye istekli olacağını farzediyor.Tom assumes Mary will be willing to help with the bake sale.
Tom Mary'nin bana yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help me.
Tom Mary'den ona partiyi düzenlemesi için yardım etmesini rica etti.Tom asked Mary to help him organize the party.
Tom ve Mary akşam boyunca sadece birbirleri ile dans etmek istediler.Tom and Mary just wanted to dance with each other all evening.
Tom ve Mary sadece onu taklit etmezler.Tom and Mary just don't hit it off.
Tom ve Mary gece yarısından önce partiyi terk etmeyi kararlaştırdılar.Tom and Mary agreed to leave the party before midnight.
Tom her zaman Mary'yi ziyaret etmek istedi, ama onun hiç şansı olmadı.Tom always wanted to visit Mary, but he never had the chance.
Tom Mary'ye çalışmasında yardım etmeyi kabul etti.Tom agreed to help Mary with her work.
Tom Mary'nin onun teklifini kabul edip etmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom ever took Mary up on her offer.

İlgili Sayfalar