etme ile cümle

etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom beklemeyi dert etmez.Tom doesn't mind waiting.
Tom evsizlere yardım etmek için çok zaman ayırmayı önemsemiyor.Tom doesn't mind devoting a lot of time to helping the homeless.
Tom hava yoluyla seyahat etmekten hoşlanmaz.Tom doesn't like traveling by air.
Tom seyahat etmeyi sevmez.Tom doesn't like to travel.
Tom işi kabul etmeli mi etmemeli mi bilmiyor.Tom doesn't know whether he should take on the job or not.
Tom kolay pes etmez, değil mi?Tom doesn't give up easily, does he?
Tom uyarıya dikkat etmedi.Tom didn't pay any attention to the warning.
Tom'un acele etmesine gerek yoktu. Onun bol zamanı vardı.Tom didn't need to hurry. He had plenty of time.
Tom sanat müzesini ziyaret etme fırsatı bile bulamadı.Tom didn't get a chance to visit the art museum.
Tom yardım etmek için bile uğraşmadı.Tom didn't even try to help.
Tom onu yapmayı kabul etmedi.Tom didn't agree to do it.
Tom yeterince hızlı hareket etmedi.Tom didn't act quickly enough.
Tom şikâyet etmekten başka bir şey yapmadı.Tom did nothing but complain.
Tom terfi etmeyi hak ediyor.Tom deserves to be promoted.
Tom tüm bu bavulları taşıyamaz bu yüzden ona yardım etmelisin.Tom can't carry all those suitcases so you should help him.
Tom uçakla seyahat etmeyi göze alamaz.Tom can't afford to travel by plane.
Tom'un Japonya'yı ziyaret etmeye paraca gücü yetmez.Tom can't afford to visit Japan.
Tom Japonya'yı ziyaret etmek için zaman ayıramaz.Tom can't afford the time to visit Japan.
Tom ona yardım etmemizi rica etmek için geldi.Tom came to ask us to help him.
Tom ona yardım etmemizi rica etmek için buraya geldi.Tom came here to ask us to help him.
Tom ona arabamı nereye park etmem gerektiğini sordu.Tom asked him where I should park my car.
Tom ailesinin Boston'u ziyaret etmesi için bir ayarlama yaptı.Tom arranged for his family to visit Boston.
Tom'un tek başına seyahat etmek istemesi çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom will ever want to travel alone.
Tom'un evde o şekilde hareket etmesi çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom acts that way at home.
Tom'un suçluluğunu ispat etmek için bir delil çıkması çok olası değil.It's very unlikely that any evidence will turn up to prove Tom's guilt.
Tom bizi ziyaret etmek için geldiğinden beri üç yıl oldu.It's been three years since Tom has been to visit us.
Tom'un beni affetmesini rica etmek için kararımı verdim.I've made up my mind to ask Tom to forgive me.
Tom'un ödevlerimde bana yardım etmeyi düşünüp düşünmeyeceğini merak ediyorum.I'm wondering whether Tom would ever consider helping me with my homework.
Tom'un ne kadar yalnız olduğumu fark edip etmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom realizes how lonely I am.
Keşke Tom beni huzursuz etmeyi sürdürmese.I wish Tom wouldn't keep hassling me.
Keşke Tom beni rahatsız etmekten vazgeçse.I wish Tom wouldn't keep bothering me.
Keşke Tom sorularıyla beni rahatsız etmeyi sürdürmese.I wish Tom wouldn't keep bothering me with questions.
Keşke bize yardım etmesi için Tom'u nasıl ikna edeceğimi bulabilsem.I wish I could figure out how to convince Tom to help us.
Sanırım biz ziyaret etmeye geldiğimizde Tom yiyecek bir şey yapmaya çalışıyordu.I think Tom was trying to make something to eat when we came to visit.
Sanırım Tom flört etmek için çok genç.I think Tom is too young to be dating.
Tom'a o kadar çok ödemeyi kabul etmedim.I didn't agree to pay Tom that much.
Tom'u karşılamayı kabul etmedim.I didn't agree to meet Tom.
Tom'a yardım etmeyi kabul etmedim.I didn't agree to help Tom.
Hem Tom'u hem de Mary'yi davet etmeyi planlıyoruz.We plan to invite both Tom and Mary.
Tom'un hayali Mary ile dünya çapında rahat etmek.Tom's dream is to travel around the world with Mary.
Tom, sanırım Mary'ye yardım etmemiz gerekiyor. Onun başı dertte gibi görünüyor.Tom, I think we need to help Mary. It looks like she's in trouble.
Tom Mary'ye yardım etmeme izin vermedi.Tom wouldn't let me help Mary.
Tom Mary'nin dans etmesini izledi.Tom watched Mary dance.
Tom Mary'ye yardım etmek istedi.Tom wanted to help Mary.
Tom Mary'nin sorunu çözmesi için kendisine yardım etmesini istedi.Tom wanted Mary to help him solve the problem.
Tom Mary'yi ikna etmeye çalıştı.Tom tried to persuade Mary.
Tom Mary'yi sigarayı bırakması için ikna etmeye çalıştı.Tom tried to persuade Mary to quit smoking.
Tom Mary'yi ikna etmek için elinden geleni yaptı.Tom tried his hardest to persuade Mary.
Tom bana Mary'nin teklifini kabul etmemek için hiçbir sebep göremediğini söyledi.Tom told me that he could see no reason why he shouldn't accept Mary's offer.
Tom Mary'ye partiye kadar eşlik etmemi önerdi.Tom suggested that I accompany Mary to the party.
Tom Mary'ye ödevini yapmasına yardım etmek için çok zaman harcıyor.Tom spends a lot of time helping Mary do her homework.
Tom Mary'nin aksamasıyla alay etmemeli.Tom shouldn't make fun of Mary's limp.
Tom Mary ile alay etmemeli.Tom shouldn't make fun of Mary.
Tom Mary'ye ev ödevinde yardım etmeli.Tom should help Mary with the housework.
Tom Mary'nin söylediğine dikkat etmeliydi.Tom should have paid attention to what Mary said.
Tom Mary'yi davet etmeliydi fakat etmedi.Tom should have invited Mary, but he didn't.
Tom Mary'nin kanepeyi taşımasına yardım etmeliydi.Tom should have helped Mary move the sofa.
Tom, Mary çalışırken rahatsız etmemek için daha dikkatli olmalıdır.Tom should be more careful not to bother Mary while she's working.
Tom Mary'nin okuldaki davranma tarzını görmezlikten gelmeye devam etmeyi reddetti.Tom refused to continue to ignore the way Mary was behaving at school.
Tom bugünlerde Boston'da Mary'yi ziyaret etmeyi planlıyor.Tom plans to go visit Mary in Boston one of these days.

İlgili Sayfalar