Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?Jak ja, jako narrator, ale także jako pisarz, mam na to wpływ?
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?어떻게 내가 나레이터로써, 작가로써, 또한 영향을 미치는지?
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?Mitä vaikutuksia niillä on? Miten minä kertojana, kirjoittajana, myös vaikutan siihen?
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?Quelles sont les influences ? Comment moi, en tant que narrateur, en tant qu'écrivain, j'influence cela ?
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?Trong phương cách của người kể chuyện/ viết chuyện, làm cách nào để tạo ra những tác dụng đó?
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?Wat zijn de invloeden? Hoe beïnvloed ik dat als verteller, als schrijver?
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?Wodurch werden sie beeinflusst? Wie übe ich, als Erzählerin, als Schriftstellerin, ebenfalls Einfluss aus?
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?Πως εγώ, ως αφηγητής, ως συγγραφέας, το επηρεάζω αυτό;
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?Какви са последствията? Как аз, като разказвач, като писател, също влияя на това?
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?Как я, в качестве рассказчика и писателя, влияю на события?
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?Яким чином я, як оповідач та письменник, впливаю на хід події?
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?ואיך אני, בתור המספרת, בתור הכותבת, גם משפיעה על זה?
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?وكيف انا كقاصة وككاتبة أتاثر بهذا؟
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?そしてそれは、多くの科学者たちも抱いてきた疑問だと思うのです。
Bence burada öğrenilecek ders şu, yardım, eğer döngü yuvarlak olduğunda daha etkilidir.Je pense que la leçon à tirer ici C'est que l'aide est plus efficace si le circuit est circulaire.
Bence burada öğrenilecek ders şu, yardım, eğer döngü yuvarlak olduğunda daha etkilidir.Penso che una lezione da imparare qui sia che un aiuto è molto più efficace se il circuito è rotondo.
Ben sadece Apple'ın interneti kaçırmasında etkili olmadım.자, 저는 애플사가 인터넷을 놓치도록 역할을 했을뿐 아니라
Ben sadece Apple'ın interneti kaçırmasında etkili olmadım.כעת, לא רק שלא היה לי תפקיד חשוב בסיוע לאפל לפספס את האינטרנט,
Ben sadece Apple'ın interneti kaçırmasında etkili olmadım.وبذلك لم أساهم فقط في جعل شركة Apple تخفق في توقع ظهور الإنترنت،
Ben sadece ben o kadar olacağını sanmıyorum söylemek çalışıyorum yatırım olabilir etkiliيمكن استثمارها أحاول فقط أن أقول أنني لا أعتقد أنه سيكون على النحو فعال
"Beynin bu bölgesi şu işlevin oluşmasında etkilidir."특정 손상된 인지능력을 중개하는 일에 관련되어 있다고 말 할 수 있습니다.
"Beynin bu bölgesi şu işlevin oluşmasında etkilidir."שהאזור הזה של המוח אחראי איכשהו על הפונקציה הזאת.
"Beynin bu bölgesi şu işlevin oluşmasında etkilidir."أن ذلك الجزء في المخ بطريقة ما ضالع في هذه المهمة
"Beynin bu bölgesi şu işlevin oluşmasında etkilidir."そうやって機能を構造にマッピングすれば
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.Agisce sul modo in cui funziona il cervello.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.A ovlivňuje fungování mého mozku.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.Cela affecte effectivement la façon qu'a le cerveau de fonctionner.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.De fapt chiar afecteaza felul in care creierul functioneaza.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.El miedo afecta la manera en la que funciona el cerebro.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.Het beïnvloedt de werking van het brein.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.Itu mempengaruhi cara kerja otak kita.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.두려움은 실제로 두뇌가 동작하는 데에 영향을 미칩니다.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.Rzeczywiście wpływa na sposób funkcjonowania mózgu.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.Sie beeinflusst sogar die Funktionsweise des Gehirns.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.Thực tế nó ảnh hưởng tới cách bộ não hoạt động.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.Valójában hatással van arra, ahogy az agy működik.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.Στην πραγματικότητα επηρεάζει τον τρόπο που λειτουργεί το μυαλό.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.Він буквально впливає на роботу мозку.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.Он действительно влияет на работу мозга.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.Той всъщност засяга начина, по който работи мозъкът.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.זה ממש משפיע על איך שהמוח שלכם עובד.
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.إنه في الواقع يؤثر على الطريقة التي يعمل بها الدماغ
Beynin çalışmasını gerçekten etkiliyor.ポール サフォーは 講演の直前にならないと
BG: Iste bu cok etkili.브루노: 그리고 남미와 유럽이
BG: Iste bu cok etkili. Kuzey Amerika ve Avrupa... bu trendlere... yeterince dikkat etmiyor.Der er den forestilling om at Nordamerika og Europa ikke rigtigt er opmærksom på disse trends.
BG: Iste bu cok etkili. Kuzey Amerika ve Avrupa... bu trendlere... yeterince dikkat etmiyor.Và có một điểm đáng chú ý rằng Bắc Mĩ và châu Âu thực sự không chú ý đến những hướng này.
BG: Iste bu cok etkili. Kuzey Amerika ve Avrupa... bu trendlere... yeterince dikkat etmiyor.Υπάρχει και αυτή η εντύπωση ότι η Βόρεια Αμερική και η Ευρώπη δε δίνουν μάλλον σημασία σε αυτές τις τάσεις.
BG: Iste bu cok etkili. Kuzey Amerika ve Avrupa... bu trendlere... yeterince dikkat etmiyor.Але створюється таке враження, що Північна Америка і Європа насправді не звертають уваги на ці тенденції.
BG: Iste bu cok etkili. Kuzey Amerika ve Avrupa... bu trendlere... yeterince dikkat etmiyor.Бруно Джуссани: создаётся впечатление, что С.Америка и Европа не очень замечают эти тренды.
BG: Iste bu cok etkili. Kuzey Amerika ve Avrupa... bu trendlere... yeterince dikkat etmiyor.И го има това впечатление, че Северна Америка и Европа, наистина не обръщат внимание на тези тенденции.
BG: Iste bu cok etkili.ב.ג': וישנו הרושם
BG: Iste bu cok etkili.برونو : وهناك هذا الإنطباع
BG: Iste bu cok etkili.この傾向への関心が
Bildiğiniz gibi, aşı istediğimiz kadar etkili değil.Como ya sabrá, la vacuna no es tan efectiva como nos gustaría.
Bildiğiniz gibi, aşı istediğimiz kadar etkili değil.Conforme vocês devem saber a vacina não é tão eficaz quanto gostaríamos que fosse.
Bildiğiniz gibi, aşı istediğimiz kadar etkili değil.Jak wiesz szczepionka nie jest tak skuteczna, jak byśmy tego chcieli.
Bildiğiniz gibi, aşı istediğimiz kadar etkili değil.Sebagaimana yang Anda ketahui vaksin tidak seefektif yang kita inginkan.
Bildiğiniz gibi, aşı istediğimiz kadar etkili değil.Wie Sie vielleicht wissen ist der Impfstoff nicht so wirksam wie wir ihn gerne hätten.
Bildiğiniz gibi, aşı istediğimiz kadar etkili değil.Zoals je misschien weet is het vaccin niet zo effectief als we zouden willen.
Bildiğiniz gibi, fikirler kendilerinden yüz kat daha etkili sonuçlara gebe olabiliyor.10개의 차이가 결과적으로 1000개의 차이를 만드는 곳을 찾았습니다.