Ama etkili, psikolojik ve çok fazla sesli bir deneyim.今ご覧いただいたように
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.Aber das Ganze wirkt und hat sogar gesundheitliche Auswirkungen.
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.Ale funguje to a má to dokonce nějaké důsledky pro zdraví.
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.Ale ogólnie jest to skuteczne i ma nawet pewne konsekwencje zdrowotne.
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.Dar dă rezultate, și acest fapt are chiar și consecințe legate de sănătate.
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.De működik, és még van néhány egészségügyi következménye is.
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.하지만 효과는 있죠. 심지어 건강에도 영향을 미칩니다.
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.Ma funziona, ed ha anche delle ripercussioni fisiologiche.
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.Mais cela fonctionne, et on a même des répercussions sur la santé.
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.Mas funciona, e até tem algumas repercussões na saúde.
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.Nhưng nó có tác dụng, và thậm chí có tác động đến sức khỏe.
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.Αλλά λειτουργεί, μάλιστα με αντίκτυπο στην υγεία.
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.Но това работи и даже има ефект върху здравето.
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.Это работает и, даже имеет кое-какие физиологические результаты
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.אבל זה עובד, ויש לזה אפילו השלכות בריאותיות,
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.ولكن الامر يعمل . انه يمكن ان يعمل فيما يخص الصحة
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.但至少起作用﹐甚至帶嚟一啲健康嘅效應。
Ama işe yarıyorlar, hatta sağlığınızı bile biraz etkiliyorlar.血圧が少々落ちる可能性があります。
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.Ale geotermiczna, skoncentrowana słoneczna, nowoczesna fotowaltaniczna, efektywność i oszczędność.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.Ale výroba proudu cestou geotermální, solární, na základě pokročilé fototechniky, účinnosti a konzervace.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.Dar geotermale, concentrari solare, photovoltice avansate, eficienta si conservarea.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.Erdwärme, gebündelte Solarenergie, hochentwickelte Photovaltaik, Einsparung und Umweltschutz.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.Geotermálna, koncentrovaná solárna, na základe pokročilej fotovoltaiky, efektívnosti a udržateľnosti.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.지열, 태양광 집열, 최신 태양전지, 효율성과 보존이죠.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.Ma impianti geotermici, solari, fotovoltaici avanzati, efficienza e conservazione.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.Mas geotérmico, concentração solar, fotovoltaicos de ponta, eficiência e conservação.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.Men jordvärme, att koncentrera solenergi, avancerade solceller, effektivitet och hushållning.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.Nhưng địa nhiệt, năng lượng mặt trời, hiệu quả và bảo tồn.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.Plantas geotérmicas, energía solar fotovoltaica de avanzada, eficiencia y conservación.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.Tetapi, panas bumi, pemusatan tenaga surya, fotovoltaik lanjutan, efisiensi dan konservasi.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.Toda geotermična, zbirna sončna, napredna fotovoltaika, učinkovitost in ohranjevanje.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.Όμως, η γεωθερμική, η συγκέντρωση της ηλιακής, προηγμένες φωτοβολταικά, αποτελεσματικότητα και συντήρηση.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.Геотермальні, концентрируючі сонячну енергію, поліпшені фотоелементи - ефективно і екологічно.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.Геотермальные, концентрирующие солнечную энергию улучшенные фотоэлементы, эффективно и экологично.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.אך תאים פוטו-וולטאיים מתקדמים, גיאותרמיים, המרכזים אנרגיית שמש, יעילות ושימור.
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.لكن الفولتية الضوئية الحرارية الشمسية المكثفة المتقدمة، والكفاءة والصيانة
Ama jeotermal, yoğunlaştırıcı güneş, geliştirilmiş fotovoltaik yöntemler, etkililik ve tasarruf.効率性、そして環境保全 このスライドを見たことがあるかもしれませんが、前と異なる点があります
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.Ale pro ženy s hustými prsy bychom neměli opustit detekci, ale musíme nabídnout lepší metodu.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.Avšak u žien s hustými prsníkmi by sme nemali opustiť skríning ako celok, musíme im ponúknuť niečo lepšie.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.Dar pentru femeile cu sâni denşi, nu ar trebui să abandonăm testarea, ci trebuie să le oferim ceva mai bun.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.De a tömör mellű nők esetében sem hanyagolhatjuk el a szűrést teljesen, valami jobbat kell nekik nyújtanunk.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.그렇지만 고밀도 유방을 가진 여성에 대한 선별검사를 포기해서는 안 되며, 보다 나은 무언가를 제공해야 합니다.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.Maar voor vrouwen met dicht borstweefsel moeten we screening niet opgeven, maar iets beters aanbieden.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.אך עבור נשים עם שדיים דחוסים, אל לנו לזנוח לגמרי את ההדמייה, אנחנו צריכים להציע משהו טוב יותר.
Ama meme yoğunluğu yüksek kadınların tetkiki için onlara daha etkili görüntüleme yöntemi sunmamız gerek.診断をあきらめるのではなく もっと精度の高い検診を施すべきです あの患者に初めて質問された時
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Aber indem sie dort ihre Anliegen vortragen, beeinflussen sie das Wettrennen um die Präsidentschaft.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Ale prezentując ważne zagadnienia, mają wpływ na przebieg wyborów.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Dar punând accentul pe aceste aspecte, ei pot influența cursa prezidențială.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.그렇지만 사회적 이슈들을 공포하는 것을 통해 이들은 대통령 선거전에 영향을 줍니다
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Maar door de punten naar voren te brengen... beïnvloeden ze de presidentsverkiezingen.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Mais en présentant ces questions dans cette émission, ils influencent la course à la présidence.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Ma presentando le loro tematiche stanno influenzando la gara presidenziale.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Mas ao trazer à luz estes problemas, estão a influenciar a campanha presidencial.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Mégis azzal, hogy nyilvánosságra hozzák a problémákat, befolyásolják a tényleges elnökválasztást.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Namun dengan memberikan isu-isu di sana, mereka mempengaruhi pemilihan presiden.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Nhưng bằng cách đặt ra những vấn đề, họ đã gây ra ảnh hưởng đến cuộc tranh đua tổng thống
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Pero al poner los temas sobre el tapete, están influenciando la carrera presidencial.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Αλλά με το να θέτουν θέματα στη δημόσια συζήτηση, επηρεάζουν τις προεδρικές εκλογές.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Але, обговорюючи політичні проблеми, вони часто прямо впливають на політичні гонки.
Ama orada sorunları ortaya koyarak, başkanlık yarışını etkiliyorlar.Но като поставят тези въпроси, те влияят на президентската надпревара.