Ana içeriğe geç
Sözlük

etkili ile cümle

etkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Neil deGrasse Tyson NSF öneri komitesinde etkiliydi.Neil deGrasse Tyson on 9 ülikooli audoktor.
Askeri versiyonu 600 metreye kadar etkilidir.Koondtulena on efektiivne kuni 600 m.
Buna doğrudan etkili süreç denir.Seda nimetatakse tahi efektiks.
Alkol bazlı jeller de etkili olabilir.Vereliistakute talitlushäireid võib põhjustada ka alkohol.
Alışılmış süresini oynadı ama pek etkili değildi.Ta võitles selle nimel kaua, kuid üsna tulutult.
Bu nedenle uygun ve etkili bir şekilde tedavi edilmesi önemlidir.See on turvaline ja efektiivne ravi.
Ayrıca serbest vuruşlarda da oldukça etkilidir.Väga palju harrastasid vabaõhumaali ka impressionistid.
Bu azalmada etkili olan diğer nedenler nüfus planlaması konusunda yapılan çalışmaların başarıya ulaşmasıdır.Muud sisendi protsessid, mis võivad mõjutada projekti kvaliteedi planeerimist.
Gece görüş kameraları etkili olabilmeleri için ortamda az da olsa ışığa gereksinim duyarlar.Sellepärast on öösiti valgustundlikust meelest ehk nägemisest vähe kasu.
Tanksavar amaçlı kullanılan en etkili ilk silahlar aslında II. Dünya Savaşı sırasında geliştirilmiştir.Esimene töötav tanktitõrjekahur arendati välja Teises maailmasõjas.
Ayrıca yeni oluşturulan ordu da etkili bir siyasi araç haline gelmiştir.Uue Musterarmee näol lõi see tahtmatult ka uue poliitilise jõu.
Dördüncü Haçlı Seferi sırasında Konstantinopolis'in savunmasında etkili olmuşlardır.Neljandas ristisõjas rüüstati tema juhtimisel Konstantinoopol.
Fakat binalarda çok da etkili değildirler.Hoonete asemed pole rohus kuigi nähtavad.
Günde iki kez kullanım günde bir kez kullanımdan daha etkili olabilir.Protseduuri võib läbi viia kaks korda päevas.
Özellikle yaptıgı ortalar ve duran toplarda attıgı goller çok etkilidir.Eriti tõhus on MG3 kaugelasetsevate objektide ja suurte sihtmärkide hävitamisel.
1980'lerin ortasında belli kimyasalların bileşiminin hastalığa karşı etkili olabileceği saptandı.1980년대에, 의학계에서 특정 화학약물요법이 효과가 있다고 밝혀냈습니다.
1980'lerin ortasında belli kimyasalların bileşiminin hastalığa karşı etkili olabileceği saptandı.Apoi, în anii '80, și-au dat seama că un anumit cocktail de chimioterapie ar putea fi eficient.
1980'lerin ortasında belli kimyasalların bileşiminin hastalığa karşı etkili olabileceği saptandı.Dans les années 80, ils ont déterminé qu'un cocktail particulier de chimiothérapie pouvait être efficace.
1980'lerin ortasında belli kimyasalların bileşiminin hastalığa karşı etkili olabileceği saptandı.En la década del 80 determinaron que un cóctel especial de quimio podría ser efectiva.
1980'lerin ortasında belli kimyasalların bileşiminin hastalığa karşı etkili olabileceği saptandı.W latach 80. odkryto, że szczególny rodzaj chemioterapii może być skuteczny.
1980'lerin ortasında belli kimyasalların bileşiminin hastalığa karşı etkili olabileceği saptandı.Και μετά, τη δεκαετία του 1980, καθόρισαν πως ένα συγκεκριμένο κοκτέιλ χημειοθεραπείας θα ήταν αποτελεσματικό.
1980'lerin ortasında belli kimyasalların bileşiminin hastalığa karşı etkili olabileceği saptandı.А потом в 1980-х был найден рецепт химиотерапии, который мог помочь.
1980'lerin ortasında belli kimyasalların bileşiminin hastalığa karşı etkili olabileceği saptandı.И тогава през 80-те години, те определили че един определен химически коктейл би могъл да бъде ефективен.
1980'lerin ortasında belli kimyasalların bileşiminin hastalığa karşı etkili olabileceği saptandı.ואז בשנות ה-80, הם גילו שקוקטייל מסויים של כימותרפיה עשוי להיות יעיל.
1980'lerin ortasında belli kimyasalların bileşiminin hastalığa karşı etkili olabileceği saptandı.وفي 1980 تم اعتماد ما يمكن وصفه بانه خليط من المواد الكيميائية والذي وجد انه فعال في معظم الحالات
1980'lerin ortasında belli kimyasalların bileşiminin hastalığa karşı etkili olabileceği saptandı.ある薬の組み合わせがよく効く ということがわかりました 数週間のうちにその治療法を始めました
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.2005년 그들은 이 2초짜리 샘플에 대해 파급력있는 판결을 얻어냈습니다.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.2005 erreichten sie eine wichtige Gerichtsentscheidung über ein zweisekündiges Sample.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.2005年には2秒のサンプリングに 違法の判決がでた サンプリングが短く 誰も気づかないのに
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.Em 2005 ganharam uma influente decisão do tribunal sobre esta "sample" de dois segundos.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.En 2005, ils ont gagné un jugement décisif sur cet extrait de 2 secondes.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.En 2005 lograron una influyente decisión de un tribunal sobre este sample de dos segundos.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.I 2005 scorede de en indflydelsesrig afgørelse i retten over dette to-sekunders sample.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.În 2005 a câştigat un proces de mare influenţă viitoare asupra unui eşantion de 2 secunde.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.In 2005 scoorde zij een belangrijke winst met een uitspraak over deze sample van 2 seconden.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.Năm 2005, họ thắng lớn nhờ một đoạn nhạc chỉ dài 2 giây.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.Nel 2005 ottenero una vittoria molto influente in trubunale per questo estratto di 2 secondi.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.V roce 2005 dosáhli vlivného rozsudku o dvousekundovém samplu.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.W 2005 roku wygrali sprawę o dwusekundową próbkę dźwiekową.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.Το 2005 πέτυχε μια σημαντική δικαστική απόφαση για ένα απόσπασμα δύο δευτερολέπτων.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.В 2005 году они добились решения в свою пользу по иску из-за этого двухсекундного сэмпла.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.През 2005 г. те печелят едно влиятелно съдебно решение за следния семпъл от 2 секунди.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.בשנת 2005 הם זכו בהחלטת בית המשפט משפיעה בעניין דגימת שתי שניות זאת.
ABD de bazı yerlerde çok etkili ve eğlenceli eğitim gerçekleştirebilmek için çok büyük etki yaratacak.미국의 일부 지역에서도 이것이 교육을 더 재밌고 더 효과적으로 만들 수 있을 겁니다.
ABD de bazı yerlerde çok etkili ve eğlenceli eğitim gerçekleştirebilmek için çok büyük etki yaratacak.教育をもっと楽しく効果的にする上で 大きな影響を及ぼし得るからです 我々はTEDとも パートナーシップを結んでいます
AB’ne 2004 yılında katılan ülkeler arasında bilhassa etkili görünmektedir.20 sie kein Interesse an der Behandlung Suchtkranker haben (
AB’ne 2004 yılında katılan ülkeler arasında bilhassa etkili görünmektedir.Rekommendationen verkar ha haft särskilt stort inflytande på de länder som anslöt sig till EU 2004.
AB’ne 2004 yılında katılan ülkeler arasında bilhassa etkili görünmektedir.Úgy tűnik, hogy az ajánlás az EU-hoz 2004-ben csatlakozott országok körében különösen nagy hatást ért el.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.A fome estava a ser usada como uma arma de destruição maciça, primitiva mas extremamente eficaz.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.A nélkülözés a tömegpusztítás fegyvere lett -- primitív, de rendkívül hatásos.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Das Aushungern wurde als Massenvernichtungswaffe eingesetzt - primitiv, aber extrem wirkungsvoll.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Głód stał się bronią masowego rażenia. Prymitywną, ale niezwykle skuteczną.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Înfometarea era folosită ca o armă de distrugere în masă -- primitivă, dar extrem de eficientă.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.굶주림은 대량학살의 무기로서 이용되었습니다. 원시적이지민 매우 효과적입니다.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.La fame veniva usata come arma di distruzione di massa - metodo primitivo ma estremamente efficace.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.La famine était utilisée comme une arme de destruction de masse - primitive mais extrêmement efficace.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.La hambruna se usaba como un arma de destrucción masiva -- primitiva, pero extremadamente efectiva.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Nälkiinnyttämistä käytettiin joukkotuhoaseena -- primitiivistä, mutta äärimmäisen tehokasta.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Глада беше използван като оръжие на масово унищожение -- примитивно, но доста ефективно.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Голод использовался как оружие массового уничтожения — примитивное, но чрезвычайно эффективное.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod