Ana içeriğe geç
Sözlük

etkili ile cümle

etkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Genel olarak, probenesidin allopurinolden daha az etkili olduğu görülür.Na splošno se zdi, da je probenecid manj učinkovit kot alopurinol.
Uzun etkili bronkodilatörler yetersizse genelde tedaviye soluk yoluyla alınan kortikosteroidler eklenir.Če dolgotrajno delujoči bronhodilatorji ne zadoščajo, se običajno dodajajo kortikosteroidi.
İpratropyum kısa etkili bir ajan olup tiotropyum uzun etkilidir.Ipratropij je kratko delujoče sredstvo, tiotropij pa deluje dolgotrajno.
Kar yağışı pek etkili değildir.Sneg običajno ne povzroča pretiranih težav.
Bu dönemde salgın hastalıklar da etkili olmuştur.Jug je v tem obdobju še vedno trpel posledice tropskih bolezni.
Kolera aşıları, kolerayı önlemede etkili aşılardır.Cepiva proti koleri so cepiva, ki so učinkovita pri preprečevanju kolere.
2005 yılında Time dergisi onu dünyanın en etkili 100 kişisi arasında göstermiştir.Revija Time jo je leta 2005 uvrstila med 100 najvplivnejših osebnosti na svetu.
Bu darbeler, hiçbiri bir atardamara rast gelmediğinden etkili olmadı.S tem bi vsem pokazal, da se nisem poškodoval v trčenju.
Bu durumda halkın yaş ortalamasının ve eğitim seviyesinin yüksek olması etkilidir.Na položaj mladih vpliva tudi trajanje in kakovost izobraževanja.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Pomaga tudi izogibanje kontaminirani hrani in pijači.
Akarisitler farklı etkili madde ve farklı ticari isimlerle satılmaktadır.Pridobivajo se iz naftnih spojin in imajo razzlična komercialna imena.
Köprü halen etkili bir şekilde kullanılmaktadır.Novi most je zdaj primeren za uporabo.
Daha etkili ve daha farklı olmalıydı.Bilo bi veliko lažje in varnejše.
Dördüncü Haçlı Seferi sırasında Konstantinopolis'in savunmasında etkili olmuşlardır.Varjagi so igrali pomembno vlogo v obrambi Konstantinopla v četrti križarski vojni.
Eyalet polisleri, daha etkili olabilmek amacıyla alt birimlere ayrılmıştır.Tako so bile v države zaželjene manjše upravne enote, ki bi lažje delovale.
Düşük hızlarda etkili değildirler bu yüzden aracı tam manası ile durdurmazlar.Regenerativno zaviranje ne deluje efektivno pri majhnih hitrostih in ne more povsem ustaviti vozila.
Ege Bölümünün'de Akdeniz iklimi etkilidir.V notranjosti delte je celinsko podnebje zelo izrazito.
Bu paralı askerler, savaşta çok da etkili olmayacaktı.Niso se izkazali za zelo učinkovite v okviru bojnih razmer.
Kızamık aşısı kızamık hastalığını önlemede çok etkili bir aşıdır.Primorska čebula je učinkovito zdravilo zoper hemoroide.
Glifosat etkili maddeli herbisit üretiminde kullanılır.Uporablja se v proizvodnji herbicida glifosata.
Marx üzerinde etkili olduğu bilinmektedir.Mills se je zavedal vsesplošnega vpliva marksizma.
Film aynı zamanda "zombi" terimini de etkili bir şekilde yeniden tanımladı.Skozi ves film je uporabljala tudi »real sound« (»pravi zvok«).
Postmenopozal kadınlarda da etkili olabileceği düşünülmektedir.Postavlja pa se vprašanje, ali lahko ljubezen obstaja tudi v delovnih organizacijah.
Bu ilaçlar ağrılı semptomları azaltmada etkilidir, ancak doza bağımlı çoklu yan etkilerden muzdariptir.S tem je zmanjšan negativen vpliv na tkiva vseh globin razen tarčnega, ki dobi največjo dozo.
Bu, Google ile etkili bir şekilde baş etmek için yapıldı.To je Googlu dalo izjemno pokritost iskanj.
Amerika Birleşik Devletleri dünyanın en büyük ve en etkili finansal piyasalardan birine sahiptir.JAV yra viena iš didžiausių bei įtakingiausių finansų rinkų pasaulyje.
Böylece, imparatorluğun en etkili ikinci kişisi olmuştur.Labai trumpam jis tapo antruoju žmogumi imperijoje.
Alman zırhlı araçları, beklendiği kadar etkili olamadı.Tai neleido vokiečiams judėti taip sparčiai, kaip numatyta.
Bunda büyük bir aileye sahip olmaları etkili olabilir.Visgi jam buvo sunku išlaikyti didelę šeimą.
The Jimi Hendrix Experience’ın ilk albümü olan Are You Experienced (1967) da bu konuda etkili olmuştur.1967 metais The Jimi Hendrix Experience išleido pirmąjį albumą „Are you Experienced?“.
1944'te penisilinin menenjit için etkili olduğu ilk defa rapor edilmiştir.1941 m. vasario mėnesį buvo pirmąkart išbandytas penicilino poveikis žmogui.
19. yüzyılda Çin'deki faaliyetleri Britanya etkisinin Çin'e yayılmasında etkili oldu.Vietoj to, nuo XVII a. čia reiškėsi britų kultūrinė įtaka.
Diğer etkili ürünler arasında tribendimidine ve nitazoxanide bulunmaktadır.Kitos veiksmingos veikliosios medžiagos – tribendimidinas ir nitazoksanidas.
Hint edebiyatı da Budizmin Japonya'da yayılmasına bağlı olarak, Japon edebiyatında etkili olmuştur.Indijos literatūra irgi paveikė japonus atėjus budizmui.
Etkili bir aşısı bulunmamaktadır.Efektyvios vakcinos nėra.
Bu topluluklar içinde en etkili olanı, Fransa'ya antik Francie adını da veren Franklardı.Vieni seniausių Frankonijos gyventojų buvo germanai frankai, iš kurių Frankonija ir paveldėjo šį pavadinimą.
Aşı tüm formülasyonlarda eşit derecede etkilidir.Visų formų vakcinos veikia vienodai gerai.
Bu durum özellikle köylerde etkili oluyor.Ypač bloga situacija kaimuose.
Birçok otorite tarafından en etkili yönetim düşünürlerinden biri olarak gösterilmektedir.Laikomas vienu efektyviausių administratorių, idealiu įvairių projektų įgyvendintoju.
George "etkili" rüyalarının gerçeği değiştirebildiğinden bahseder.Džeimsas kalba apie „tikrą“ pasirinkimą.
Hagupit Tayfunu Filipinlerin doğusunda etkili oldu.Panašus ginklas kalis būdingas Pietų Filipinams.
Alternatif olarak Alümina (Alüminyum oksit) üzeri Rutenyum daha etkili bir katalizördür.Ruteniu dengto aliuminio oksido substrato katalizatorius yra dar našesnis.
Türkiye'nin yurt dışındaki turistik tanıtım çalışmalarında yer alması etkili olabilir.Homoseksualios poros tokiu atveju dirbtinio apvaisinimo technologija gali pasinaudoti užsienyje.
Etkili iletişim araçlarını kullanın.Prižiūri ryšių techniką.
Bu iki örgüt Alman işgal ordusuna karşı etkili bir mücadele içine girdi.Abi šios karinės sąjungos buvo nukreiptos prieš Vokiečių ordiną.
Etkili, güvenilir bir ödeme sistemi tesis etmek ve bu sistemi çalışır vaziyette tutmak.Ši sistema patikimai kontroliuoja reaktoriaus darbą ir jo saugią eksploataciją.
Bu teknik özellikle Alman komuta tanklarına ve ağır zırhlı araçlara karşı etkili oldu.Vokiečių armijos pagrindinė jėga sutelkta į tankus bei „sunkiuosius“ pėstininkus.
Benzodiazepinler kısa, orta veya uzun etkili olarak kategorize edilir.Pagal poveikio trukmę herbicidai skirstomi į trumpo, vidutinio ir ilgo poveikio.
Bu yöntem, kemoterapinin zararlarından kaçınmada oldukça etkilidir.Tai iš dalies padėjo apsisaugoti nuo fosgeno poveikio.
Süreç etkili değildi ama işe yaradı.See polnudki nii lõbus, ent hakkama saime.
Düşünceleri, tartışılmakla beraber özellikle ABD'de etkilidir.Aga raha kogumine osutus raskeks, eriti USA-s.
Şam bölgesinde çok etkilidir.See on väga tähtis moetööstuses.
Bu tür görüşler genelde boyut analizine ve etkili alan teorisine dayanır.Need argumendid põhinevad üldiselt dimensionaalsel analüüsil ja efektiivsel väljateoorial.
1955'te Juscelino Kubitschek'in yeni bir başkent inşa etme vaadi devlet başkanı seçilmesinde etkili oldu.Juscelino Kubitschek valiti 1955 Brasiilia presidendiks lubaduste najal viia pealinn mujale.
Bu, fazla bellek kullanmayan makinelerde özellikle etkilidir.Eriti oluline on see kergesti kahjustuvate seadmete puhul.
Ülkeler etkili önlemler aldı.Praegu tuleb valitsustel teha raskeid otsuseid.
Sonraki diğer kararlarında da annesinin etkili olduğu açıktır.Pärast ristimist sai selgeks, et ema olukord on tõsine.
Bu süreç doğadaki isotopların oranını etkiliyor olabilir.Reaktsiooni kiirust võib mõjutada kasutatav isotoop.
Parazitlere karşı etkilir.Vastsed on parasiidid.
1975 yılında çıkardığı ilk albümü Horses ile punk rock'ın doğmasında en etkili isimlerden biri oldu.Tema debüütalbum "Horses" (1975) oli New Yorgi punk rock'i liikumise esimene avaldatud album.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod