Bu tankların ana silahı olan 37 mm'lik topları, Sovyet T-34 tankları karşısında etkili olmuyordu.Súng chống tăng 37 li của loại chiến xa này không đủ hiệu quả để chống lại xe tăng T-34 của Liên Xô.
Karar vermede gerçekçi yaklaşım: Etkili kararlar veri ve bilginin analizine dayanır.Quyết định dựa trên sự kiện: Mọi quyết định có hiệu lực được dựa trên việc phân tích dữ liệu và thông tin.
Etkili olmasına rağmen, fazla oranda çözüm getirmez..Mặc dù có hiệu quả, giải pháp không phải là rất ổn định.
Ek olarak, manuel yaklaşım bazı kesin kusurları ortaya çıkartmada her zaman etkili olmayabilir.Ngoài ra, phương pháp thủ công có thể không phải lúc nào cũng có hiệu quả trong việc tìm kiếm các lớp lỗi.
Askerlere ve hafif zırhlı araçlara karşı etkilidirler.Có hiệu quả khi chống lại bộ binh và các loại xe cơ giới hạng nhẹ.
Etkili iletişim araçlarını kullanın.Sử dụng mã hóa sóng con.
Klorokin en etkilisidir.Đây là clorua cao nhất của rheni.
Dünya'da bugüne kadar patlatılmış en büyük ve en etkili nükleer bombadır.Đây là chiếc máy bay trực thăng nặng nhất và mạnh nhất từng được sử dụng.
Esasen oklar bundan daha fazla etkili olabilirdi.Kết quả thực tế có thể còn lớn hơn.
Diğer etkili ürünler arasında tribendimidine ve nitazoxanide bulunmaktadır.Các thuốc có tác dụng khác bao gồm tribendimidine và nitazoxanide.
Martin, Time tarafından "2011'in en etkili 100 kişisi" arasına seçilmiştir.Martin được tạp chí Time bình chọn là một trong "những người có ảnh hưởng nhất trên thế giới" (2011 Time 100).
Özellikle bir süre sonra üzerinde etkili olacak olan mistisizmin ilk belirtileri bu dönemde ortaya çıktı.Do đó có lẽ Miền bí ẩn 1 xảy ra vào thời gian này.
Büyüdüğünde ise, gücü hemen eline alan II. Şapur, aktif ve etkili bir hükümdar olduğunu kanıtladı.Khi Shapur II đủ tuổi, ông lên nắm quyền và nhanh chóng chứng tỏ là một vị vua tích cực và hiệu quả.
Fikirleri, İkinci Meşrutiyet dönemi düşünce yapısının şekillenmesinde etkili oldu.Chúng tôi vẫn đang tiếp tục phát minh ra những khái niệm mới về chia sẻ thời gian.
Balık ağlarına takılma yerli popülasyon sayısının azalmasında önemli derecede etkilidir.Sự sụt giảm số tàu đánh cá đã tác động mạnh tới nhiều cộng đồng ngư dân.
Bitkilerin virüslere karşı ayrıntılı ve etkili savunma mekanizmaları vardır.Thực vật có những cơ chế bảo vệ hiệu quả và phức tạp chống lại virus.
NSV, saniyede 13 atış yapar ve etkili menzili 1.500 m dir.NSV có trọng lượng 55 kg và có tốc độ bắn 13 viên/giây với tầm hiệu quả là 1.500 m.
Nazilerin "hareketli gaz odası" nın kurulmasında etkili oldu.Huyện Đức Hoà có phong trào xây dựng "hũ gạo nuôi quân".
Bu paralı askerler, savaşta çok da etkili olmayacaktı.Một đội quân như vậy không đáng có được chiến thắng.
O zamanlar problemlerden hiçbiri çözülemedi ve 20. yüzyıl matematikçileri üzerinde oldukça etkili oldu.Một số bài toán về sau có ảnh hưởng lớn tới nền toán học thế kỉ 20.
Etkili bir uluslararası ilişkiler teorisyenidir.Ông là một lý thuyết gia về quan hệ quốc tế.
Yakın geçmişte Amerika'dan gelen fast food büyük ölçüde etkili olmuştur.Tỷ lệ khách du lịch đến từ Đông Âu và Hoa Kỳ đã tăng nhanh trong thời gian gần đây.
Ekonomik bir ortam olarak, Finlandiya yargısı etkin ve etkilidir.経済環境のように、フィンランドの司法制度は効率的で効果的である。
1944'te penisilinin menenjit için etkili olduğu ilk defa rapor edilmiştir.1944年にはペニシリンが髄膜炎に有効であることがはじめて報告されている。
Aynı yıl National Public Radio tarafından 20. yüzyılın en etkili 100 şarkısından biri olarak seçildi.同年、ナショナル・パブリック・ラジオによって、20世紀の最も影響力のある100曲のひとつとして選ばれた。
İlk altı ayda yaklaşık %85, ilk yılda ise %50–60 etkilidir.初めの6か月は約85%の効能があり、初年の効能は50%~60%である。
Volkanik püskürmeler buzul çağı periyotlarının başlaması ve/veya bitmesinde etkili olmuş olabilir.火山の噴火は氷河時代の開始および、または終焉の一因となったかもしれない。
Aynı zamanda iki kez Amerika'nın en etkili 100 avukatından biri olarak seçilmiştir.かつては、アメリカの最も重要な100人の1人に選ばれた。
Roma'yı gelenlerin ziyaret ettiği zengin ve etkili bir kadındı.また彼女は裕福でローマを訪れる人々を招き入れる事が多かった。
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.汚染された食品や飲料を避けることもまた効果的である。
Benzodiazepinler kısa, orta veya uzun etkili olarak kategorize edilir.ベンゾジアゼピンは、短時間型、中間型、長時間型の作用に分類される。
Sağlam yapısı, düşük fiyatı ve etkili oluşu onu dünyada en çok kullanılan tanksavar silahı yapmaktadır.単純で耐久性が高く、低価格で効果的であるため、世界中で最も多く使用されている対戦車兵器となった。
O, aynı zamanda takvim reformu konusunda çok etkili idi.彼はまた、暦法の改正に非常に大きな影響を与えた。
Orta gelirli çalışanın vergi kanadı %46'dır (NationMaster) ve etkili marjinal vergi oranları çok yüksektir.中間所得層の労働者の労働報酬間差税は46%で、限界実行税率は非常に高い。
Sparta'ya yardım gönderilmesini etkili biçimde savunan Kimon'du.キモンは、スパルタを支援するためにアテナイ市民の助けを求めた。
Bunda kendisinin eşcinselliği de etkilidir.その為か劔冑自身の自己主張が強い傾向にある。
Aurelia Cottae ailesi Roma'nın Cumhuriyet döneminde oldukça etkili olmuş bir ailedir.カエキリウス・メテッルス家は、共和政ローマ後期における極めて有力な一族である。
Yeni Sol akımının etkili isimlerindendir.新左翼諸派の総称。
0,15; 0,3 ve 0,6 mg/kg dozlarında alınan deksametazonun da aynı derecede etkili olduğu düşünülmektedir.0.15 mg/kg、0.3 mg/kgおよび0.6 mg/kgのデキサメサゾンでも同じ効果が得られる。
Bu acele dönüşünde hiç şüphesiz kızının mektubu etkili oldu.それがきっかけとなり母娘の関係が急速に改善される。
“Öyleyse, olmayan şeylere etkili olmanın yolu olabilir mi?”・有何妨:いったいどのような妨(さまた)げとなるのか。
Yürürlükten kaldırma geriye etkili değildir.踏みつけは効かない。
Domuzların tedavi edilmesi ve aşılanması bir başka etkili müdahale yöntemidir.衛生昆虫の防除も有効な予防策である。
Bu araçların yeterince etkili olup olmadığı hâlâ tartışma konusudur.上述した機関車が厳密に言って複式であるかどうかは議論の余地がある。
En basit ve etkili yöntemse tekerlekli araçlarda tekerleklerin içerisine su doldurmaktır..最も一般的な水汲み水車は、垂直に立てられた車輪に一連のバケツがくくりつけられたものである。
Hall, Ives'in bu yıllarda karşılaştığı en etkili kişilerden biri olduğunu hep dillendirmiştir .その後のインタビューで、Iveyは彼が今までプレイした相手の中で最もタフな相手だと語った。
Orta kuşaktaki yüksek dağlarda da etkili olmaktadır.主に標高の高い山岳地帯で見受けられる。
Bunun da etkili bir şekilde yürütülmesi ancak kralın bütün sınıfların üstünde yüceltilmesine bağlıydı.これは必然的に国土すべてが王の所有物とする結果を導いた。
Öyle ki karşılıklı yüzeyler birbirleri ile etkili bir biçimde temas halinde olsun.基寿とは互角に戦える相手でもある。
O, aynı zamanda Öklit’in paralel postülatı konusunda etkili çalışmaları yazdı.彼はまた、エウクレイデスの平行線公理に関する有力な書を著した。
Safranal, etkili bir antikonvülsandır, GABAA reseptörlerine agonist olarak etki eder.サフラナールは、GABAA受容体のアゴニストとして作用し、効果的な鎮痙剤となる。
Süreç etkili değildi ama işe yaradı.結果は時間切れだったが、作戦は成功した。
Oyun kurucuların etkili şut atmaları önemlidir.羞恥プレイの趣が強くなるものである。
Etkili menzili 15 metredir.効果範囲は15メートル。
20. yüzyılın etkili yazarları Thomas Mann, Bertolt Brecht, Hermann Hesse, Heinrich Böll, ve Günter Grass'tır.20世紀の有力作家にはトーマス・マン、ベルトルト・ブレヒト、ヘルマン・ヘッセ、ハインリヒ・ベルそしてギュンター・グラスがいる。
Etkili maddesi "Quassine"dir.所有するデジモンは「クワガーモン」。
Zehri insan için etkili olmayıp ancak kertenkele ve benzeri avlarını zehirleyerek yakalamaya yarar.冶の功の若(ごと)きは,亦た以て桃を食すべくして人と同じきこと無し。
Etkili bir uluslararası ilişkiler teorisyenidir.専門は、国際政治理論。
Bunun nedeni etkili olan gönderme rüzgarıdır.そのために猛烈な風が吹くのはまれである。
Bu ilerlemeler önemli olsa da, demir yolu kadar etkili değildi.そのため、鉄道が運行されなくなっても大きな影響はなかった。