Bu paralı askerler, savaşta çok da etkili olmayacaktı.Dette landet var tilsynelatende ikke å verd å kjempe over.
Bazı kuleler belirli bir düşmana daha etkilidir.Enkelte av episodene er mer tydelige mot en sjanger enn andre.
Etkili bir tedavi yolu yoktur.Det finnes ingen effektiv kausal behandling.
Junimea, Romanya'nın 19'uncu yüzyıldaki en etkili entelektüel ve politik derneği idi.Junimea adalah asosiasi intelektual dan politik yang paling berpengaruh di Rumania pada abad ke-19.
Genel olarak, tüm triptanların eşit derecede etkili olduğu ve benzer yan etkilere sahip olduğu görülmektedir.Secara umum, semua triptan tampaknya sama efektifnya, dengan efek samping yang sama.
Günde iki kez kullanım günde bir kez kullanımdan daha etkili olabilir.Penggunaan dua kali sehari lebih baik dibandingkan penggunaan satu kali sehari.
Fakat antihistaminikler bu amaç kapsamında vakaların yalnızca %20’sinde etkili olmaktadır.Namun, antihistamin hanya efektif untuk tujuan ini pada 20% orang.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Menghindari makanan atau minuman yang terkontaminasi juga efektif.
Direnç eğitimi de faydalıdır ve en etkili yöntem, her iki egzersiz türünün birlikte yapılması olabilir.Latihan tahanan juga bermanfaat dan kombinasi kedua jenis latihan ini mungkin paling efektif.
İlk altı ayda yaklaşık %85, ilk yılda ise %50–60 etkilidir.Vaksin ini 85% efektif selama enam bulan pertama, dan 50-60% efektif selama tahun pertama.
Zealotlar sekiz yıl boyunca etkili kendi yönetimlerini kurmuşlardır.Kaum Zelot berhasil membangun pemerintahan sipil sendiri yang efektif selama delapan tahun.
Amerika Birleşik Devletleri dünyanın en büyük ve en etkili finansal piyasalardan birine sahiptir.Selain itu, Amerika Serikat memiliki pasar finansial terbesar dan paling berpengaruh di dunia.
Pseudoephedrine gibi diğer dekonjestanlarda yetişkinlerde etkilidir.Dekongestan lain seperti pseudoephedrine juga efektif pada orang dewasa.
Nezleden korunmanın tek etkili yolu virüslerin yayılmasını fiziksel olarak engellemektir.Satu-satunya cara efektif untuk mencegah pilek adalah dengan mencegah penularan virus secara fisik.
Sumatriptan gibi triptanlar, kişilerin neredeyse %75'inde hem ağrı hem de bulantı için etkilidir.Triptan seperti sumatriptan efektif baik untuk nyeri dan mual pada hampir 75% penderita.
Bu çalışma etkili polio aşısı üretmek için Jonas Salk tarafından yapıldı.HeLa digunakan pada perkembangan Jonas Salk untuk vaksin polio.
Fakat Osmanlı himayasi hem pek etkili olmamış, hem de kısa sürmüştür.Cara penyajiannya pun tidak rumit serta lebih singkat.
Aşı tüm formülasyonlarda eşit derecede etkilidir.Vaksin ini bekerja sama baiknya dalam semua formulasi.
Salbutamol (Ventolin) ve terbütalin gibi bazı kısa etkili β2 agonistler mevcuttur.Ada beberapa β2 agonis kerja pendek yang tersedia termasuk salbutamol (Ventolin) dan terbutalin.
Öyle ki karşılıklı yüzeyler birbirleri ile etkili bir biçimde temas halinde olsun.Dengan demikian jelas hubungan Banten-Lampung adalah dalam hubungan saling membutuhkan satu dengan lainnya.
Etkili bir aşısı bulunmamaktadır.Belum ada vaksin yang efektif.
Kendisine büyük servetler sağlamakla birlikte, etkili bir yönetim kurdu.Untuk mewujudkan kegembiraan itu, ia pun mengadakan selamatan, yaitu pesta adat secara besar-besaran.
Ama henüz keşfettikleri şey şudur ki: bu meyve sağlığa müthiş etkili..Selain rasanya yang lezat, ternyata sate emprit ini juga bermanfaat bagi kesehatan.
2016 yılında Yoona, Forbes dergisinin Asya'daki "30'un altındaki en etkili 30 sanatçı" listesinde yer aldı."Inilah 10 Pemuda Indonesia di 30 Under 30 Asia Majalah Forbes".
Wokou saldırıları 13. yüzyılda başlar ve 14. yüzyılın ikinci yarısına kadar etkili olur.Tahap awal aktivitas Wokou dimulai pada abad ketiga belas dan berlanjut sampai paruh kedua abad keempat belas.
Nükseden enfeksiyon sahibi kişiler için, uzun süreli günlük antibiyotik kullanımı etkilidir.Bagi orang dengan infeksi berulang, antibiotik harian jangka panjang cukup efektif.
Uzun etkili bronkodilatörler yetersizse genelde tedaviye soluk yoluyla alınan kortikosteroidler eklenir.Bila bronkodilator kerja panjang tidak memadai, kortikosteroid hirup biasanya ditambahkan.
Afrika Eksarhlığı hem sivil hem de askeri güçlerle etkili bir Vali-Generallik idi.Eksarkat Afrika secara efektif adalah Gubernur-Jenderal dengan kekuatan sipil dan militer.
Bu görüş tıp mesleğinde çok yaygın ve etkiliydi.Pandangan ini berpengaruh secara luas di kalangan profesi medis.
Bunda ABD hava saldırıları çok etkili olmuştur.Serangan udara yang dipimpin AS telah berpengaruh.
Enfeksiyon kişisel hijyen ve temizlik kuralları ile etkili bir şekilde önlenebilir.Infeksi dapat dicegah secara efektif dengan kebersihan pribadi dansanitasi.
Çok etkili bir sol ayağı vardır ve ofansif yönüyle ön plana çıkmaktadır.Dia memiliki kaki kiri yang hebat dan dapat menjalankan setiap posisi dalam pertahanan.
Kolera aşıları, kolerayı önlemede etkili aşılardır.Vaksin kolera adalah vaksin yang efektif untuk mencegah penyakit kolera.
Yaşlı dişi liderlerin daha etkili karar verici olduğu görülmüştür.Matriark yang lebih tua cenderung menjadi pembuat keputusan yang lebih efektif.
Genel olarak, probenesidin allopurinolden daha az etkili olduğu görülür.Secara keseluruhan, probenecid tampak kurang efektif jika dibandingkan dengan allopurinol.
1944'te penisilinin menenjit için etkili olduğu ilk defa rapor edilmiştir.Pada 1944, penisilin pertama kali dilaporkan efektif untuk mengobati meningitis.
İbni Sina (Avicenna) İslam dünyasının en etkili filozofu olarak görülüyor.Ibnu sina atau Avicenna dianggap sebagai ilmuwan dan filsuf paling berpengaruh dalam Islam.
Çiftlerin belirlenme sırası, sonuç üzerinde çok etkili olmaktadır.Hasil dari kedua pertandingan akan dijumlah kan untuk menentukan hasilnya.
Barok, 17. yüzyılda tüm Avrupa'da etkili olan bir akımdır.Château adalah sebuah karya arsitektur berpengaruh pada pertengahan abad 17 di Eropa.
Kendini yaralama depresyon ile bağlantılı olduğunda antidepresan ilaçlar etkili olabilir.Jika penderita mengalami depresi, bisa diberikan obat anti depresi.
0,15; 0,3 ve 0,6 mg/kg dozlarında alınan deksametazonun da aynı derecede etkili olduğu düşünülmektedir.Deksametason pada dosis 0, 15; 0,3; dan 0,6 mg/kg tampaknya sama baiknya.
Hastalık yayıldığında, tüm topluluğu tedavi etmek etkili olur.Di mana penyakit ini umum, memberikan pengobatan kepada seluruh masyarakat efektif untuk mengatasi frambusia.
Bu protesto grupları, özellikle İngiltere'nin ülke politikası üzerinde çok etkili oldular.Pengaruh mereka sangat terasa di Amerika Serikat, khususnya dalam politik pemerintahan negara.
Klorokin en etkilisidir.Sisa atom adalah klorin.
Dördüncü Haçlı Seferi sırasında Konstantinopolis'in savunmasında etkili olmuşlardır.Konstantinopel dijarah habis-habisan selama Perang Salib Keempat.
El hijyenine dikkat edilmesi ve kola doğru öksürme de etkili bir koruyucu önlem olabilir.Kebersihan tangan dan menutupi batuk dengan lengan tangan bisa juga menjadi sarana pencegahan yang efektif.
Besteci, onun üzerinde oldukça etkili olmuştu.Standrny kepadanya menjadi sangat berpengaruh.
Üçüncü nesil bir sefalosporin antibiyotik olan seftriakson, penisilin bazlı tedavi kadar etkili olabilir.Ceftriakson, generasi ketiga sefalosporin antibiotik, mungkin saja seefektif perawatan berbasis penisilin.
Kamera hareketleri filmin hikâyesini daha etkili kılacak şekilde uygulanmaya başladı.Beberapa perubahan membuat jalan cerita film tersebut menjadi lebih dramatis.
İlk altı ayda yaklaşık %85, ilk yılda ise %50–60 etkilidir.Chúng đạt 85% hiệu quả trong sáu tháng đầu và 50–60% trong năm đầu tiên.
Bu çalışma etkili polio aşısı üretmek için Jonas Salk tarafından yapıldı.Công trình này cho phép Jonas Salk tạo ra một vắc-xin bại liệt hiệu quả.
Cinsel yoksunluk veya etkili kontrasepsiyon bu dönemde zorunludur.Sự kiêng cữ tình dục hoặc biện pháp tránh thai hiệu quả là bắt buộc trong thời kỳ này.
Amerika Birleşik Devletleri dünyanın en büyük ve en etkili finansal piyasalardan birine sahiptir.Hoa Kỳ có một trong những thị trường tài chính lớn nhất và ảnh hưởng nhất toàn cầu.
Grand Line'a girmek isteyenler için oldukça etkili bariyerlerdir.Chúng đóng vai trò rất hữu hiệu trong việc làm rào chắn ngăn những kẻ muốn vào Grand Line.
Direnç eğitimi de faydalıdır ve en etkili yöntem, her iki egzersiz türünün birlikte yapılması olabilir.Luyện tập sức đề kháng cũng hữu ích và sự kết hợp của cả hai loại bài tập này có thể mang lại hiệu quả nhất.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.Nếu bệnh được điều trị sớm, dùng kháng sinh trong tám tuần có hiệu quả trong 80% trường hợp.
Will Durant ise “Fransız düzyazıları arasındaki en etkili ve güzel kitap” diyerek övmüştür.Will Durant tán dương Pensées như là "quyển sách có sức thuyết phục mạnh mẽ nhất trong văn xuôi Pháp."
Tasvirlerin bu denli güzel ve etkili olmasının sebebi budur.Nhờ thế mà những phần tập của chị rất hứng thú và hiệu quả.
Aşı tüm formülasyonlarda eşit derecede etkilidir.Vắc xin bệnh sởi có hiệu quả giống nhau trong tất cả các dạng chế phẩm.
Rüzgar oldukça etkilidir.Thiên hạ cực kỳ náo động.