Ana içeriğe geç
Sözlük

etkili ile cümle

etkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Manzara olarak etkili bir turizm çekiciliği bulunur.Eredeti formájával turisztikai látványosság.
Kolera aşıları, kolerayı önlemede etkili aşılardır.Biztos segítő módok a cholera ellen.
Esasen oklar bundan daha fazla etkili olabilirdi.A valódi incidencia valószínűleg ennél jóval magasabb volt.
Strychnine iyonotropik glisin reseptörleri üzerinde etkili bir antagonisttir.A sztrichnin az ionotróp glicinreceptorokon antagonista hatású.
Ayrıca Akira Yamaoka sinematiğe özel müzik besteleyerek o sahnenin daha etkili olmasını sağlamıştır.Ráadásul pedig a film zenéjét Jamaoka Akira készítette, aki a játéksorozatét is előállította.
Bu etmenlerin de Atina'nın İyon Ayaklanması'nı desteklemesinde etkili olduğu düşünülebilir.Maga a menny is megérezte ennek az istenellenes lázadásnak hatását.
Taipanların zehirleri bütün yılanlar içinde en etkili olanlardan biridir.Mérge valamennyi kígyó közül az egyik legtoxikusabb.
O sezon takımında görev aldığında ne kadar etkili olabileceğini gösterdi.A szezon további részében is jótékonyan hozzá tudott járulni csapata teljesítményéhez.
Günde iki kez kullanım günde bir kez kullanımdan daha etkili olabilir.Az áfonyalé vagy kapszula fogyasztása naponta kétszer előnyösebb, mint naponta egyszer.
Zamanın en etkili isimlerinden biri olarak tanınır.A fontosabb cukrok nevét már ismerjük.
Roma kentleri iyi tasarlanıyor, etkili biçimde yönetiliyor ve temiz bakılıyordu.A városi hálózat jól szervezett, jól kiépített, és olcsónak mondható.
Egoist anarşizm, bireyci anarşizmin etkili biçimidir.A radikális individualizmus az individualista anarchizmus.
Depolama alan ağları günümüzde işletmelerin veri depolama taleplerine etkili çözümler sunabilmektedirler.Állagának megőrzése napjainkban a régészek számára látszólag megoldhatatlan problémákat vet fel.
Her iki ırkın yemek kültürleri de etkilidir.Mindkét faj ehető.
Bu istasyonlar görece basit, ucuz, ancak etkili ve güvenli uzay platformları olarak hizmet verdi.Az ottani országok igényeinek jól megfelelt, mivel egyszerű, olcsó és hatékony repülőgép volt.
Jeff, Time dergisi tarafından "Dünyanın En Etkili 100 Kişisi"nden biri seçilmiştir.Green szerepelt a Time magazin által összeállított „A világ 100 legbefolyásosabb embere” listán.
Özellikle de güney bölgelerde etkili oldular.Főleg a déli részen terjedt el a tisztelete.
Üç ya da dört tanesi etkili olur ve şarkı yapıldı.Szerencsére pont négy volt, így legalább az énekesek kaptak.
Bu gen hastalığın oluşmasında %98 etkilidir.A negatív eredmény azonban 98 százalékos pontossággal képes kizárni a betegséget.
Psikologdan yardım almak, en etkili yöntemdir.Tanításukra a klikker-képzés a legeredményesebb módszer.
Önleme akciğer kanserine karşı mücadelenin maliyetine oranla en etkili yöntemidir.A megelőzés a legköltséghatékonyabb eljárás a tüdőrák leküzdésére.
Boss'lardan aldığımız silahlarla da çok etkilidir.A fegyverekkel szintén mesterien bánik.
"GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GÖKÇEADA'DA YERLEŞMELERİN DAĞILIŞINDA ETKİLİ OLAN FAKTÖRLER". dergipark.gov.tr."Azon kevesek egyike, akik beírták magukat az autóipar történelmébe." ifj.
Düşünceleri, tartışılmakla beraber özellikle ABD'de etkilidir.Alapvetőnek tartják a transzatlanti kapcsolatok erősítését, különösen az Egyesült Államokkal.
9x19mm'lik olanlarının etkili menzili 80 metreye kadar çıkabilir.A keskeny virágcső 19 mm-esre nyúlhat.
Sovyetler Birliği'nde en etkili politik gençlik örgütüdür.Ezzel a YEPP a legnagyobb ifjúsági politikai szervezet Európában.
Parazitlere karşı etkilir.Többsejtű paraziták ellen.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.Jos ihmisiä hoidetaan ajoissa, kahdeksan viikon antibioottihoito tehoaa 80 %:ssa tapauksista.
De Mysteriis Dom Sathanas gelmiş geçmiş en etkili black metal albümlerinden biri olarak gösterilmektedir.De Mysteriis Dom Sathanas on yksi tunnetuimpia black metal -albumeita.
Süreç etkili değildi ama işe yaradı.Ohjaus ei ollut kovin tehokas, mutta se toimi.
En deneyimli ve etkili piyadeliği göstermiş olmalıydı.Hänen seuranaan on ollut hänen kokenein ja tehokkain jalkaväkensä.
Piyadelere karşı oldukça etkilidirler.Tehokas jalkaväkeä vastaan.
Devlet yönetiminde babası kadar etkili olamamıştır.Hän ei osallistunut politiikkaan yhtä ahkerasti kuin isänsä.
Bu da ZiS-3 üretiminin artışında etkili oldu.Tämä oli suora seuraus Jak-3:n tuotannosta.
O maçta Rothen, 90 dakika sahada kaldı ve etkili bir performans sergiledi.Rolando pelasi debyytissään täydet 90 minuuttia ja teki yhden maalin.
Thalia'nın ağacına etkili olabileceğini düşünürler.Atticus kyseenalaistaa sen, onko puu todella sama.
Ülkeler etkili önlemler aldı.Puolueet hyödynsivät tehokkaasti tätä mahdollisuutta.
Vitamin E yetersizliğinin immün sistemi üzerinde etkili olduğu rapor edilmiştir.Tiedetään kuitenkin, että altistuminen heikentää ainakin immuunijärjestelmän toimintaa.
Fleetwood Mac 1967'de kurulmuş etkili ve ticari olarak başarılı bir İngiliz/Amerikan rock grubudur.Fleetwood Mac on brittiläis-amerikkalainen vuonna 1967 perustettu pop/rock -yhtye.
Gandalf, 1960'larda etkili olmuş Amerikalı psychedelic rock grubudur.Salvation, 1960-luvulla toiminut yhdysvaltalainen psykedeelinen rockbändi.
Dördüncü Haçlı Seferi sırasında Konstantinopolis'in savunmasında etkili olmuşlardır.Suvun jäsenet pakenivat Konstantinopolista neljännen ristiretken aikana.
Ayrıca nesiller boyu biriken Katolik–Protestan çekişmesi bu dönemde etkili olmuştur.Kuitenkin askeetteja oli katolisenkin perinteen piirissä jatkuvasti tänä aikana.
Toplantıda savunma ve dış ilişkiler konusunda daha etkili ve yoğun bir işbirliğine gidilmesi kararlaştırıldı.Lisäksi sopimuksessa päätettiin tehostaa yhteistyötä oikeus- ja sisäasioissa.
Wokou saldırıları 13. yüzyılda başlar ve 14. yüzyılın ikinci yarısına kadar etkili olur.De svarta riddarna -sarjan tapahtumat alkavat vuonna 2000 ja kulkevat ajassa taaksepäin 1400-luvulle.
Buna doğrudan etkili süreç denir.Tätä kutsutaan suoraksi lopetukseksi.
Ülkede çöl iklimi etkilidir ve yıl içinde toz ve kum fırtınaları görülür.Alueen ilmasto on alkanut muuttua ja Nukusissakin kärsitään keskimäärin 10 hiekka- ja pölymyrskystä vuodessa.
Akarsular rüzgarlar gibi dünyayı şekillendirmede etkilidir.Eoliset muodostumat ovat tuulen aikaansaamia maanpinnan muotoja.
Sertralin'in ağır depresyon durumlarında daha etkili olduğu tespit edilmiştir.Sertraliini on havaittu epätyypillisessä masennuksessa moklobemidia tehokkaammaksi.
Özellikle İspanya'da demokrasiye geçiş süreci sırasında çok etkili olmuştur.Kirjalla oli suuri vaikutus Espanjan siirtymävaiheessa kohti demokratiaa.
Ancak bu silah en az MG-42 kadar düşman üzerinde etkilidir.Aseen vyönsyöttömekanismi on samanlainen kuin MG-42:ssa.
Tüm insanlığı savaşlarda kadınların korunması için etkili tedbirler almaya davet etmek.Ihmiskilpi on siviilien käyttämistä sotatoimissa sotilaiden suojana.
Günümüzdeki Noel Baba imajının ve bazı Noel geleneklerinin yerleşmesinde etkili olmuş bir eserdir.Hän alkaa pohtia Joulupukin olemassaoloa ja joulun todellista merkitystä.
Wu 2017 yılında,Time dergisince yayımlanan dünyadaki en etkili 100 kişi listesinde yer aldı.Wu nimitettiin yhdeksi maailman 100 vaikutusvaltaisimmista ihmisistä Time-lehden listauksessa vuonna 2017.
Fakat roktan önce pek hareket etme imkanı olmadığından oyunun başında pek etkili değildir.Tärkeää tapahtumaa edeltävänä iltana hän ei kuitenkaan lähde minnekään.
NSV, saniyede 13 atış yapar ve etkili menzili 1.500 m dir.NSV:n massa on 25 kilogrammaa, tulinopeus 13 laukausta sekunnissa ja tehokas kantama 1 500 metriä.
Çoğu zaman göl buzullarının oluşumunda akan nehirler etkili olmaktadır.Jokien tapaan myös suurin osa autiomaiden järvistä on vain väliaikaisia.
Günde iki kez kullanım günde bir kez kullanımdan daha etkili olabilir.Η χρήση δύο φορές τη μέρα μπορεί να έχει καλύτερα αποτελέσματα απ’ ό, τι η χρήση μια φορά τη μέρα.
Alkol bazlı jeller de etkili olabilir.Τζελ με βάση την αλκοόλη ενδέχεται να είναι επίσης αποτελεσματικές.
Bu yöntem en çok çocuklar arasında etkilidir.Αυτή η μέθοδος είναι πολύ πιο αποτελεσματική ιδίως στα παιδιά.
Enfeksiyon kişisel hijyen ve temizlik kuralları ile etkili bir şekilde önlenebilir.Η μόλυνση μπορεί να προληφθεί δραστικά μέσω προσωπικής καθαριότητας και υγιεινής.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod