Claudius, Caligula’nın amcasıydı ve zaman içerisinde etkili ve popüler bir kişilik haline geldi.Claudius byl Caligulův strýc a byl stále vlivný a populární mezi Římany.
Bunda modelin ne amaçla oluşturulacağı etkili rol oynar.Ten, na koho bude mít výsledek řešení podstatný dopad.
Dolayısıyla etkili bir koruma birincil öncelikliliktir.Jediným spolehlivým způsobem ochrany je prevence.
Fleetwood Mac 1967'de kurulmuş etkili ve ticari olarak başarılı bir İngiliz/Amerikan rock grubudur.Fleetwood Mac je americko-anglická rocková skupina, založená v roce 1967.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Účinné by mělo být rovněž zamezení kontaktu s kontaminovanými potravinami a nápoji.
Film mutlak bir başarı kazanmış ve devrinin en etkili filmlerinden biri olmuştu.Tento tah se mu velmi vyplatil, neboť film patří k jedněm z nejzdařilejších v jeho kariéře.
Kataliz, diğer enantioselektif sentez yöntemlerinden daha geniş bir dönüşüm aralığı için etkilidir.Katalýza je účinná u širší skupiny reakcí než jakákoliv jiná metoda enantioselektivní syntézy.
Yunan Ordusu'na karşı daha etkili mücadele kararı alınmıştır.Schyluje se k dalšímu střetu řecké a trójské armády.
Bu toplar araçlara, özellikle zırhlı araçlara karşı etkilidir.Zpětné zrcátko je součást dopravních prostředků, zejména automobilů.
Etkili bir uçaksavar savunması nedeniyle yeterli hava desteği de sağlanamamıştır.S leteckou podporou se vlivem silné protiletecké palby také nedalo počítat.
Yeni geliştirilen zırh delici patlayıcı mermilerin ortaya çıkması ile bu silahlar daha da etkili oldu.Dat si všímá, že nové létající zbraně jsou stále dokonalejší.
Antik Türklerde basit maddelerle cok etkili silahlar gelistirmislerdir.Ve starověké Indii byly otrávené zbraně docela běžné.
Ancak Gorbaçov’un önlemi hiç etkili olmayacaktır, artık ipler elinden çıkmıştır.Přestože byla Gorbačovova pozice zachována, ztratil téměř veškerou moc.
Güney Çin'deki etkili yağış sürüyor. ^ Xinhua.Tropický ostrov Chajnan je čínskou Havají . ihned.cz .
Bu ayaklanmalar Çorum merkez ilçesinin doğu ve kuzeyinde etkili oldu.Brzy tato vzpoura zasáhla celou severní a centrální Indii.
En etkili sorbent aktif karbondur.Argon lze adsorbovat na aktivním uhlí.
Bu yapılar otobiyografik hafızanın oluşumunda etkili olması ile bilinir.Tyto struktury jsou spojeny s tvorbou autobiografické paměti.
En etkili tekniği irtihal çemberidir.Nejnebezpečnější je při práci s techneciem vdechnutí prachu.
Ayrıca 2004 yılında TIME dergisinin en etkili 100 insan listesinde yer aldı.Objevil se také v seznamu sta nejvlivnějších lidí roku 2004 podle časopisu Time.
The Jimi Hendrix Experience’ın ilk albümü olan Are You Experienced (1967) da bu konuda etkili olmuştur.Debutové album Are You Experienced (1967) od Jimi Hendrix Experience, mělo také nemalý vliv na metal.
İdrar oluşumu, vücutta mineral ve diğer maddelerin dengesinin sağlanmasında etkilidir.Cévní síť zabezpečuje v kostech výměnu minerálů a dalších živin.
İki paralel yol hızlandırıcıların gelişmesinde etkili oldu.Také se podílel na vývoji urychlovačů částic.
Çocuklarda daha etkilidir.Co děti nejvíc potřebují.
Bu kural aynı zamanda migrasyon tehlikesine karşı alınmış en etkili tedbirlerden biridir.Je však odpůrcem masivní imigrace, kterou považuje za největší riziko pro budoucnost.
Ayrıca geç kapitalizm ile ilgili de etkili bir analiz sunmuştur.Kromě toho publikoval odborné teze zaměřené na psychoanalýzu.
Baskılı sargı genellikle daha etkili ve daha güvenlidir.LED světla jsou ještě účinnější a trvanlivější.
Avrupa'daki ticari bağlantıları sayesinde Osmanlı dış politikasında etkili oldu.Díky vysokému postavení svého manžela měla důležitý vliv na osmanskou politiku.
Bu nedenle uygun ve etkili bir şekilde tedavi edilmesi önemlidir.I přes závažnost onemocnění existuje vhodná a účinná léčba.
Sinir sistemi üzerinde etkilidir.Působí na nervový systém.
İhraç kararı, Yugoslavya ve diğer sosyalist ülkeler arasına etkili bir set çekmiş oldu.Samotná invaze vyvolala u jugoslávské veřejnosti i politických představitelů zděšení.
Odun boruları demetlerinde 20 metreye kadar etkilidir.Jedno rameno stroje zasahuje až 20 m do porostu.
Mutajenik ve yüksek derecede etkili bir kanserojendir.Je silně karcinogenní a mutagenní.
İklim yağışın fazla olması ve yağışlı dönemin uzun sürmesi ile etkili olur.Jak dlouho potrvá, jak dlouho trvat bude, než na kraj spadne hustý déšť?..."
Ek olarak, ABBA'dan alınan ses örneğinin şarkıya etkili bir şekilde adapte edilmesi övüldü.Zmínil taktéž, že je z písní ABBY ještě stále co vybírat.
Küçük derişimlerde etkili olmalıdır.Je ovlivněna životaschopnost malých stromků.
King'in en bilinen ve etkili konuşması "Bir Hayalim Var"'dır.Jeho nejznámější a nejuznávanější teorií je „Zrcadlové já“.
Makam büyük ölçüde törensel bir roldür, yürütme gücü etkili bir başbakan tarafından icra edilmektedir.Tato funkce je z větší části ceremoniální s tím, že výkonná moc je v rukou premiéra.
Etkili bir üst yönetim bilgi sistemi için uygun yazılımı seçmek hayati öneme sahiptir.Řádná správa paměti je nezbytná pro správnou funkci počítačového systému.
İçlerindeki enzimler çok etkili parçalayıcıdırlar.Hyperony jsou částice vykazující silné interakce.
Deniz seviyesindeki değişmeler de kıta çökelleri üzerinde son derece etkili olmuştur.Dopad na hladinu oceánu by byl opět svým přetížením smrtící.
1944'te penisilinin menenjit için etkili olduğu ilk defa rapor edilmiştir.În 1944 s-a raportat pentru prima dată despre eficacitatea penicilinei în meningită.
Alkol bazlı jeller de etkili olabilir.Gelurile bazate pe alcool pot și ele fi eficace.
Davranışlardaki ölçü de etkili olabilmektedir.De asemenea, este posibil să fie eficace unele măsuri de comportament.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Evitarea mâncării și băuturii contaminate trebuie și ea să fie eficace.
Sumatriptan gibi triptanlar, kişilerin neredeyse %75'inde hem ağrı hem de bulantı için etkilidir.Triptanii, cum ar fi sumatriptanul, sunt eficienți atât pentru durere, cât și pentru greață în 75% din cazuri.
Enfeksiyon kişisel hijyen ve temizlik kuralları ile etkili bir şekilde önlenebilir.Infecția poate fi prevenită cu eficacitate prin respectarea regulilor de igienă personală și salubritate.
Genel olarak, tüm triptanların eşit derecede etkili olduğu ve benzer yan etkilere sahip olduğu görülmektedir.În general, toți triptanii par a fi la fel de eficienți, cu efecte secundare similare.
Amitriptilin ve venlafaksin de muhtemelen etkilidir.Probabil că amitriptilina și venlafaxina sunt și ele eficiente.
Bu durumda, eğer epinefrin etkili olmazsa, damardan glükagon uygulanabilir.În acest caz, dacă epinefrina nu dă rezultate, se poate administra intravenos glucagon.
Fakat antihistaminikler bu amaç kapsamında vakaların yalnızca %20’sinde etkili olmaktadır.Oricum, antihistaminicele sunt eficace în acest scop doar la 20% din pacienți.
Nükseden enfeksiyon sahibi kişiler için, uzun süreli günlük antibiyotik kullanımı etkilidir.Pentru cei cu infecții recurente, o cură prelungită de antibiotice administrate zilnic este eficientă.
Dili, toplumsal ve mesleki amaçlar için esnek ve etkili bir şekilde kullanabilirim.Poate utiliza limba într-un mod eficient și suplu în viața socială, profesională sau academică.
Pseudoephedrine gibi diğer dekonjestanlarda yetişkinlerde etkilidir.Alte decongestionante, precum pseudoefedrina, sunt și ele eficiente la adulți.
Hastalık yayıldığında, tüm topluluğu tedavi etmek etkili olur.Acolo unde boala este una comună, se recomandă tratarea întregii comunități.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.În tratamentul precoce, antibioticile prezcrise timp de opt săptămâni ajută în 80% din cazuri.
Bunlardan ilki ve en etkilisi meşhur S-minedır.Cele mai comune și mai importante cazuri fiind acelea în care α are o valoare întreagă n.
Böylece, imparatorluğun en etkili ikinci kişisi olmuştur.Devenea astfel al doilea cel mai puternic om după rege.
Hastalığın ilerlemiş safhalarında etkili hiçbir tedavi bulunmamaktadır.În același timp, nici pentru formele progresive ale bolii nu există tratamente eficiente.
Haziran 1523'te Stockholm'ün ele geçirilmesinden sonra, İsveç etkili bir şekilde kontrol edilmekteydi.După retragerea Suediei în 1523, uniunea a fost efectiv dizolvată.
Kolera aşıları, kolerayı önlemede etkili aşılardır.Vaccinurile împotriva holerei reprezintă acele vaccinuri eficiente în prevenirea holerei.