Sürekli uçan yolcular ve pilotlar için çok daha etkilidir.Ще інтенсивніше опромінення отримують екіпажі і пасажири літаків.
0,15; 0,3 ve 0,6 mg/kg dozlarında alınan deksametazonun da aynı derecede etkili olduğu düşünülmektedir.Застосування дексаметазону з розрахунку 0,15, 0,3 та 0,6 мг/кг є ефективним та безпечним.
Bu tanışıklıklar onun fikir hayatının oluşmasında etkili oldu.Побачене перевернуло його уявлення про життя...
Genel olarak, probenesidin allopurinolden daha az etkili olduğu görülür.Загалом пробенецид виявляється менш ефективним, ніж аллопурінол.
Buna doğrudan etkili süreç denir.Це називають об'ємним ефектом.
Obez olanlarda zayıflatma ameliyatı, diyabet tedavisinde etkili bir önlemdir.Хірургія зменшення ваги у хворих на ожиріння є ефективним методом лікування діабету.
Ayrıca Bloomberg Markets'in "En Etkili 50" listesinde 2012 ve 2013 yılında yer aldı.В 2012 році був внесений у список 50 найвпливовіших людей у світі за версією журналу Bloomberg Markets.
Ayrıca devlet işlerinde de etkilidir.Працює також у Державній Раді.
Dördüncü ligde ise çok etkili bir performans gösterdi.Концепція четвертого виміру зробила значний вплив на образотворче мистецтво.
Hiçbir zaman bir emir vererek savaşa etkili olmadı.Головним правилом для воїнів ордену було ніколи не здаватися у полон.
Baskılı sargı genellikle daha etkili ve daha güvenlidir.Низькопотентні бензодіазепіни пролонгованої дії, як правило, більш ефективні і безпечні.
Grup tüm zamanların en etkili gruplarından biridir.Його представники були найбільшими акулами всіх часів.
Bazen durgun havalarda günboyu etkili olabilir.Інколи можуть бути активними в похмурі дні.
Alışılmış süresini oynadı ama pek etkili değildi.Були у його професіональній кар'єрі, і не дуже приємні моменти.
Millî Birlik Komitesi üyesi olarak ülke yönetiminde ve 1961 Anayasası'nın hazırlanmasında etkili oldu.Депутати-комуністи зіграли видну роль у підготовці та прийнятті прогресивної конституції 1940.
Yaz Musonları, üç aylık bir dönemde etkili olur.Кожна з таких виставок буде працювати три місяці.
Etkili bir tedavi yolu yoktur.Ефективних методів лікування немає.
2016-17 sezonunda da etkili performansını devam ettirdi.Сезон 2016/17 року не приніс йому значних успіхів.
Hint edebiyatı da Budizmin Japonya'da yayılmasına bağlı olarak, Japon edebiyatında etkili olmuştur.Вивчення буддизму в Японії дозволяє зрозуміти історію буддизму в інших країнах.
Kavramsal model sistemi açıklarken verimli ya da etkili olacak mı?Оптична система може давати дійсне або уявне зображення.
Bu ilk dönemde dört sayfalık tabloid bir dergi olan Papirüs, fazla etkili olamamıştır.Свого часу 10-трекову касету з ранніми репетиціями можна було придбати неофіційно.
Yürürlükten kaldırma geriye etkili değildir.Досягнувши її, не варто повертати назад.
Öğrenim durumu da ilk evlenme yaşı üzerinde etkilidir.Однак його перший шлюб припадає саме на студентські роки.
Pseudoephedrine gibi diğer dekonjestanlarda yetişkinlerde etkilidir.Інші протинабрякові засоби, такі як псевдоефедрин, також ефективні для дорослих.
Askere alım çağrıları çok etkili olur ve özellikle gençler gönüllü olarak orduya yazılır.Передані речі ставляться на баланс військової частини, і військові надають волонтерам акт прийому-передачі.
Derhal etkili olabilecek önlemler alınmalıydı.Було очевидно, що необхідно негайно починати рішучі дії.
Kişilerin neredeyse yarısında ibuprofenin ağrıyı etkili bir şekilde giderdiği bulunmuştur.Доведено, що ібупрофен ефективно забезпечує полегшення болю приблизно у половини пацієнтів.
Tutundurma faaliyetleri içerisinde en maliyetli ve en etkili olanı reklam çalışmalarıdır.«Виставки — найефективніший і найменш дорогий засіб реклами.
O seni nasıl etkiliyor?Як це на тебе впливає?
Roma'yı gelenlerin ziyaret ettiği zengin ve etkili bir kadındı.Byla bohatou a vlivnou ženou, která často přijímala lidi, kteří navštěvovali Řím.
İlk altı ay içinde yapılan tedavi, Hepatit C’nin kronik hale gelmesinden sonra yapılana göre daha etkilidir.Léčba je účinnější během prvních šesti měsíců, předtím, než se hepatitida C stane chronickou.
Messier 81, Messier 82, ve NGC 3077 çok kuvvetli bir şekilde birbirlerini etkiliyorlar.Messier 81, Messier 82 a NGC 3077 na sebe navzájem silně působí.
Günde iki kez kullanım günde bir kez kullanımdan daha etkili olabilir.Užívání dvakrát denně může přinést lepší výsledky než užívání jednou za den.
1944'te penisilinin menenjit için etkili olduğu ilk defa rapor edilmiştir.V roce 1944 byla poprvé potvrzena účinnost penicilinu u meningitidy.
Fakat antihistaminikler bu amaç kapsamında vakaların yalnızca %20’sinde etkili olmaktadır.Antihistaminika jsou však v těchto případech účinná pouze u 20 % osob.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.V případě včasného zahájení léčby jsou antibiotika podávaná po dobu osmi týdnů účinná v 80 % případů.
Nezleden korunmanın tek etkili yolu virüslerin yayılmasını fiziksel olarak engellemektir.Jediným účinným způsobem prevence nachlazení je fyzicky zabránit šíření virů.
Nükseden enfeksiyon sahibi kişiler için, uzun süreli günlük antibiyotik kullanımı etkilidir.U osob s opakujícími se infekcemi je účinné dlouhodobé každodenní podávání antibiotik.
0,15; 0,3 ve 0,6 mg/kg dozlarında alınan deksametazonun da aynı derecede etkili olduğu düşünülmektedir.Dexametazon v dávkách 0,15, 0,3 a 0,6 mg/kg se zdá být stejně účinný.
Alkol bazlı jeller de etkili olabilir.Účinné může být i používání gelů na bázi alkoholu.
Direnç eğitimi de faydalıdır ve en etkili yöntem, her iki egzersiz türünün birlikte yapılması olabilir.Silový trénink je také vhodný; kombinace obou typů cvičení může být nesmírně účinná.
Genel olarak, tüm triptanların eşit derecede etkili olduğu ve benzer yan etkilere sahip olduğu görülmektedir.Obecně se všechny triptany zdají stejně efektivní a mají také podobné nežádoucí účinky.
18. yüzyıl 18. yüzyılın en etkili matematikçisi muhtemelen Leonhard Euler idi.Byl jedním z největších matematiků 18. století, podobně jako Leonhard Euler.
Üç ya da dört tanesi etkili olur ve şarkı yapıldı.Oboroh: Jsme teď čtyři a všichni zpíváme .
Bununla birlikte TNT, atomik olmayan geleneksel patlayıcıların en etkilisi değildir.TNT není nejsilnější konvenční výbušnina.
Amitriptilin ve venlafaksin de muhtemelen etkilidir.Amitriptylin a venlafaxin mají pravděpodobně také pozitivní účinek.
Genel olarak, probenesidin allopurinolden daha az etkili olduğu görülür.Celkově se probenecid zdá méně účinný než allopurinol.
1934 yılında mezun oldu ve 1935 yılında Nazi rejiminin etkili olmasıyla İngiltere'ye kaçtı.Na tamní univerzitě absolvoval roku 1934 a v roce 1935 uprchl před nacisty do Anglie.
Sumatriptan gibi triptanlar, kişilerin neredeyse %75'inde hem ağrı hem de bulantı için etkilidir.Triptany – jako například sumatriptan - působí účinně při bolesti i výskytu nauzey, a to až u 75% nemocných.
Annesi Aurelia Cotta birkaç konsül çıkarmış etkili bir aileden geliyordu.Jeho matka, Aurelia Cotta, pocházela z mocnější rodiny, jež dala republice řadu konzulů.
Benzodiazepinler kısa, orta veya uzun etkili olarak kategorize edilir.Benzodiazepiny se dělí do tří kategorií, na krátkodobě, střednědobě a dlouhodobě působící.
Ayrıca Bloomberg Markets'in "En Etkili 50" listesinde 2012 ve 2013 yılında yer aldı.V roce 2011 byl uveden na seznam 50 nejvlivnějších lidí časopisu Bloomberg Markets.
Strychnine iyonotropik glisin reseptörleri üzerinde etkili bir antagonisttir.Strychnin je antagonista ionotropních glycinových receptorů.
Yakın bir zamanda en zengin ve en etkili asilzade ailelerinden biri olmuşlardır.Pocházela z jednoho z nejvlivnějších a nejbohatších šlechtických rodů oné doby.
Dünya'da bugüne kadar patlatılmış en büyük ve en etkili nükleer bombadır.Zároveň se jedná o dosud nejsilnější nejaderný výbušný systém na Zemi.
Klorokin en etkilisidir.Je citlivější na chlorózu.
Etkili bir tedavi yolu yoktur.Účinná terapie neexistuje.
Geniş kapsamda etkili bir aşının geliştirilmesi de pek muhtemel değildir.Vývoj plošně účinné vakcíny je velmi nepravděpodobný.
Diğer etkili ürünler arasında tribendimidine ve nitazoxanide bulunmaktadır.Mezi další účinné přípravky patří tribendimidin a nitazoxanid.
Allport gruplararası temasın ancak belli bazı koşullarda etkili olabileceğini öne sürmüştür.Planetta: "Kněz přijde, ale jen za určitých podmínek.