Ufuk Tarhan, dünyanın en etkili 100 kadın fütüristi arasında yer almaktadır.Miuccia Prada jest uznawana za jedną ze stu najbardziej wpływowych kobiet na świecie.
Bu tarihi dönem, yapısalcılığın Fransa’da çok etkili ve güçlü olduğu bir dönemdir.Wspomniany sezon okazał się przełomowym jeśli chodzi o występy i skuteczność Grosickiego we Francji.
Özellikle dar alanlarda ve kısa mesafelerde çok etkili.Zmieniają się one bardzo szybko, zwłaszcza w I akcie.
İsyancı Ordusu, Ukrayna'nın batı bölgesinde etkiliydi.Brał udział w ataku na Zachodnią Ukrainę.
Savaş boyunca SSCB harekatı hariç bütün harekât planlamalarında etkili oldu.Przed każdą akcją trwały negocjacje z MSZ.
Menzil, bir silahın mermisinin etkili olduğu alana denir.Pod pojęciem tym rozumie się odległość na jaką można wystrzelić pocisk z danej broni.
Bu çalışmalar, onun olgunluk dönemine ait eserleri üzerinde etkili olacaktır.Taka ocena była zapewne przyczyną zachowania jego dzieł do naszych czasów.
B-Blokör kullanan hastalarda epinefrin etkili olmayabilir.Adrenalina może nie zadziałać u osób przyjmujących β-blokery.
Bulgaristan'da sert ve etkili meyve rakıları vardır.W Polsce brakuje dużych i silnych organizacji społecznych.
Diehl, Bizans sanatı ve tarihi üzerine etkili birkaç kitabın yazarıdır.Glatz jest autorem wielu książek na temat historii i teorii historii.
O, aynı zamanda takvim reformu konusunda çok etkili idi.Jego zdolności znacząco pomogły sprawie reformacji.
Melanin üretiminde etkili olan aminoasit tirozin, enzim ise tirozinazdır.Najważniejszym enzymem, który uczestniczy w produkcji melanin jest tyrozynaza.
İki saatte en yüksek kan düzeylerine ulaşır ve 8 saat etkili yoğunlukta kalır.Maksymalne stężenie we krwi występuje po 2 godzinach.
Bir kavramı en güzel, en etkili biçimde anlatmayı amaçlar.Pod względem poznawczym wydaje się być wiedzą najlepszą, najbardziej adekwatnie opisującą rzeczywistość.
Düşük hızlarda etkili değildirler bu yüzden aracı tam manası ile durdurmazlar.Tak samo jest z prędkością minimalną, poniżej której system nie zadziała.
Bu çalışma etkili polio aşısı üretmek için Jonas Salk tarafından yapıldı.Dr Jonas Salk użył go podczas opracowywania szczepionki na polio.
Amerikan yapımı, 75 mm.lik toplarıyla Grant tankları, Alman tankları karşısında çok etkilidir.Uznano 85-milimetrowe działa przeciwlotnicze za bardzo skuteczne w walce z niemieckimi czołgami.
Barok, 17. yüzyılda tüm Avrupa'da etkili olan bir akımdır.W XVII wieku barok zatriumfował w większej części Europy.
Her hafta, bir hayalet hikayesi bir şekilde onu etkiliyordu."Publikował także opowiadania gatunku "pulp fiction" w Co Tydzień Powieść.
Justinianus'un Savaşları, daha sonra yazılmış Bizans tarih yazmalarında etkili olmuştur.Co ciekawe, walka shǒubó posiadała już wówczas pisane podręczniki.
Tüm enerjisini etkili bir denizaltı filosu yaratmaya harcadı.Zajmował się energicznie tworzeniem silnej floty.
Bu yöntem, kemoterapinin zararlarından kaçınmada oldukça etkilidir.Leki te nie są skuteczne w leczeniu wymiotów spowodowanych chemioterapią.
Çiğiller tarihte Karahanlılar devletinin kurulmasında etkili olmuşlardır.Z tego powodu najstarsze zamki miały charakter budowli państwowych.
2007 yılında Pääbo, TIME dergisi tarafından yılın etkili 100 kişisi listesine alındı.W 2007 roku Pääbo znalazł się na liście „Time” 100 opublikowanej przez tygodnik „Time”.
2002-03 sezonu Nihat'ın kariyerinin en etkili olduğu sezon oldu.Tym bardziej, że sezon 2002/03 był pierwszym od czterech lat tak dobrym sezonem w wykonaniu Arisu.
Bu ilk dönemde dört sayfalık tabloid bir dergi olan Papirüs, fazla etkili olamamıştır.Dlatego też pierwsze cztery zeszyty pisma nie miały większych problemów z cenzurą.
Etkili olduğu süre boyunca genellikle batıya doğru ilerledi.Praktycznie przez cały czas swojego biegu płynie w kierunku zachodnim.
Ayrıca serbest vuruşlarda da oldukça etkilidir.Dobrze wykonuje również rzuty wolne.
Alman olmayan Baltık devletlerinin giderek güçlenmeleri de etkili oldu.Liczba użytkowników spoza państw niemieckojęzycznych stale rośnie.
Hastalığa sebep olan mantar cinsi tespit edilmeden etkili bir tedavi mümkün değildir.Brak jest sposobu leczenia choroby Ménétriera o jednoznacznie udowodnionej skuteczności.
Kamera hareketleri filmin hikâyesini daha etkili kılacak şekilde uygulanmaya başladı.Takie restrykcje zdecydowanie przyspieszają działanie naszego filmu.
İlk altı ay içinde yapılan tedavi, Hepatit C’nin kronik hale gelmesinden sonra yapılana göre daha etkilidir.Behandling under de första sex månaderna är effektivare än efter att hepatit C blivit kronisk.
Alkol bazlı jeller de etkili olabilir.Alkoholbaserade geler kan också vara effektiva.
Genel olarak, tüm triptanların eşit derecede etkili olduğu ve benzer yan etkilere sahip olduğu görülmektedir.Rent generellt verkar alla triptaner vara lika effektiva och ger liknande biverkningar.
Bununla birlikte TNT, atomik olmayan geleneksel patlayıcıların en etkilisi değildir.TNT är däremot inte den energirikaste explosionen av de vanliga explosionerna.
Davranışlardaki ölçü de etkili olabilmektedir.Vissa beteendeåtgärder kan också vara effektiva.
Malhuret ve Brauman, MSF'i profesyonelleştirmek konusunda çok etkiliydiler.Malhuret och Brauman spelade en avgörande roll i att professionalisera Läkare utan gränser.
Aurelia Cottae ailesi Roma'nın Cumhuriyet döneminde oldukça etkili olmuş bir ailedir.Familjen Aurelia Cotta var en framstående familj under Romerska republiken.
1944'te penisilinin menenjit için etkili olduğu ilk defa rapor edilmiştir.År 1944, rapporterades det för första gången att penicillin var effektivt mot meningit.
Canton’un görüşü etkili oldu ve modern matematik gerçek sonsuzu kabul etti.Hans uppfattning rönte så småningom framgång och modern matematik accepterar faktisk oändlighet.
Direnç eğitimi de faydalıdır ve en etkili yöntem, her iki egzersiz türünün birlikte yapılması olabilir.Styrketräning är också till nytta och kombinationen av båda typerna av träning kan vara ytterst effektivt.
Sovyetler Birliği'nde en etkili politik gençlik örgütüdür.YES är det största europeiska politiska ungdomsförbundet.
Diğer etkili ürünler arasında tribendimidine ve nitazoxanide bulunmaktadır.Andra effektiva behandlingar innefattar tribendimidin och nitazoxanid.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.Vid tidig behandling med antibiotika under åtta veckor uppvisas effekt hos 80% av människor.
Marx üzerinde etkili olduğu bilinmektedir.Marx är känd värden över.
Nezleden korunmanın tek etkili yolu virüslerin yayılmasını fiziksel olarak engellemektir.Det enda effektiva sättet att förhindra förkylning är att fysiskt förebygga virusets spridning.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Det ska också vara effektivt att undvika förorenad mat och dryck.
Süreç etkili değildi ama işe yaradı.Detta var riskfyllt, men det fungerade.
Geniş kapsamda etkili bir aşının geliştirilmesi de pek muhtemel değildir.Det är mycket osannolikt att ett vaccin med bred effekt kommer att kunna utvecklas.
Pseudoephedrine gibi diğer dekonjestanlarda yetişkinlerde etkilidir.Andra avsvällande medel, till exempel pseudoefedrin, är också effektiva på vuxna.
Kişilerin neredeyse yarısında ibuprofenin ağrıyı etkili bir şekilde giderdiği bulunmuştur.Ibuprofen har visat sig ge effektiv smärtlindring hos ungefär hälften av alla människor.
Östron östradioldan daha zayıf etkilidir ve menopoz sonrası kadınlarda östradioldan çok östron bulunur.Östron har svagare verkan än östradiol, och kvinnor som passerat klimakteriet har mera östron än östradiol.
Günde iki kez kullanım günde bir kez kullanımdan daha etkili olabilir.Ett bättre alternativ kan vara intagande två gånger dagligen i stället för en gång dagligen.
Etkili bir vuruş gücüne sahiptir.Han har ett rakt slag.
Aka Gündüz Kutbay gibi sanatçıların yetişmesinde etkili olmuştur."Jag tror att det är viktigt att du växer som artist.
Ama anti-personel yönüyle oldukça etkili çıkan patlayıcı mermi, bu topun asıl güçlü yönüydü.Förutom den förödande skadan patronen kunde göra så var den väldigt säker.
Samurayların çok etkili bir yayıda belli bir bambu türü ile yapılır.Tillkännagivandet gjordes under en direktsändning med Bambuser.
Ricardo Diaz, oyunda etkili bir diğer karakterdir.Madison Paige är ytterligare en spelbar rollfigur.
Obez olanlarda zayıflatma ameliyatı, diyabet tedavisinde etkili bir önlemdir.Viktminskningskirurgi för de som är överviktiga är en effektiv åtgärd för att behandla diabetes.
Dördüncü ligde ise çok etkili bir performans gösterdi.Den fjärde matchen blev lika spännande.