Ana içeriğe geç
Sözlük

etkili ile cümle

etkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dinlediği kayıtlar onun müzik sesini belirlenmesinde etkili oldu.Eles disseram à polícia que eram influenciados pela minha música.
Çoğu üniteye karşı etkili ancak hareketi ve atış hızı yavaştır.Os movimentos e controles da personagem são precisos embora a ação de tiro seja um pouco lenta.
Özellikle de güney bölgelerde etkili oldular.Principalmente para a região sudeste.
Kardeşi hükümdarken de dönemin Abu Dabi Emirliğinde etkili bir kişiydi.Seu pai atuou como regente durante seu reinado.
Hagupit Tayfunu Filipinlerin doğusunda etkili oldu.Uma perturbação tropical formou-se a nordeste das Filipinas.
Sinemanın en etkili ve en iyi oyuncularından biridir.É um dos actores mais conhecidos e mais influentes do cinema indiano.
Son yıllarda eskisi kadar etkili olamasada çok fanatik taraftarları vardır.Modalidade que vem ganhando muitos adeptos nos últimos anos.
Bu titizlikte Adnan Ataman'ın uyarı niteliğindeki ricası da etkili olmuştu.O sucesso de Digimon Adventure, porém, já era garantido.
Öğrenim durumu da ilk evlenme yaşı üzerinde etkilidir.A educação é positivamente correlacionada com a idade de casamento.
Her hafta, bir hayalet hikayesi bir şekilde onu etkiliyordu."A cada semana, uma nova imagem da apresentadora era apresentada num totem do cenário.
Bu tanışıklıklar onun fikir hayatının oluşmasında etkili oldu.Isto porque estas aventuras fazem parte da imaginação dele.
Gazlara karşı etkili tedbirlerin alınması mümkündü, dönemin diğer silahlarından farklıydı.Mas sobreviver as chamas foi fácil se comparado ao que viria depois.
Bu hava akınları çok az etkili oldu, büyük ölçüde psikolojik etki yarattı.As manifestações espirituais voltaram, o que o deixou muito mal psicologicamente.
Makineli tüfekler hem yakın savaşta hem uzak savaşta etkilidirler.Caçador Atirador Atiradores são balanceados em combate de longe e de perto.
Bu zehir karafatmaları öldürüyor ama fareler için etkili değil.Este veneno mata baratas, mas não é eficaz para ratos.
Roma'yı gelenlerin ziyaret ettiği zengin ve etkili bir kadındı.Als rijke en invloedrijke vrouw ontving ze veel personen, die Rome bezochten.
1780'li yıllarda Fransa politikasında çok etkili olmuş bir kişidir.In de jaren 1780 was hij een dominante figuur in de Franse politiek.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.Vroegtijdige behandeling met antibiotica gedurende acht weken is in 80% van de gevallen effectief.
Enfeksiyon kişisel hijyen ve temizlik kuralları ile etkili bir şekilde önlenebilir.Infectie kan effectief worden voorkomen door persoonlijke hygiëne en rioolwaterzuivering.
1944'te penisilinin menenjit için etkili olduğu ilk defa rapor edilmiştir.In 1944 werd voor het eerst gemeld dat penicilline werkzaam was bij meningitis.
O, aynı zamanda takvim reformu konusunda çok etkili idi.Zij was in gereformeerde kring zeer invloedrijk.
BDNF, merkezi sinir sistemi ve periferal sinir sisteminin mevcut nöronları üzerine etkilidir.BFS heeft te maken met de koppeling tussen het centrale zenuwstelsel en het perifere zenuwstelsel.
Safranal, etkili bir antikonvülsandır, GABAA reseptörlerine agonist olarak etki eder.Safranal is een effectief anti-epilepticum en reageert als een agonist bij GABAA receptoren.
Geniş kapsamda etkili bir aşının geliştirilmesi de pek muhtemel değildir.Het is erg onwaarschijnlijk dat er een vaccin met een brede werking wordt ontwikkeld.
2009 yılı itibarıyla hiçbiri etkili Antiviral ilacı pleconaril üzerindeki deneyler devam etmektedir.Er wordt nog onderzoek gedaan naar het antivirale medicijn pleconaril.
RNA interferans bitkilerde etkili bir savunmadır.RNA interferentie is ook een effectief verdedigingsmechanisme bij planten.
Crispus iki defa Konsüllük yapmış dikkat çekici, etkili, esprili, varsıl ve güçlü bir adamdı.Crispus was een vooraanstaande, invloedrijke, geestige, rijke en machtige man, die tweemaal consul was.
0,15; 0,3 ve 0,6 mg/kg dozlarında alınan deksametazonun da aynı derecede etkili olduğu düşünülmektedir.Een dosis dexamethason van 0,15, 0,3 of 0,6 mg/kg lichaamsgewicht blijken allemaal even goed te werken.
Pseudoephedrine gibi diğer dekonjestanlarda yetişkinlerde etkilidir.Andere decongestiva zoals pseudo-efedrine zijn ook werkzaam bij volwassenen.
1821'de Paris'e gitti ve etkili Le Constitutionnel gazetesinde yazmaya başladı.In 1821 vertrok hij naar Parijs waar hij bijdragen leverde voor de krant Constitutionnel.
Komünist Gençlik Birliği üyelerinin bu konuda uluslararası protestoları da etkili oldu.Jeugdbewegingen waren verenigd in de Communistische Jeugd Internationale.
27 Mart 2006 itibarıyla kanun etkili oldu.Op 27 maart 2012 kwam het nummer Right By My Side uit.
Ancak yakın mesafede çok etkilidir, menzili çok yüksek değildir.Ze zijn overdwars afgeplat en nauw aaneengesloten maar niet erg hoog.
O, aynı zamanda Öklit’in paralel postülatı konusunda etkili çalışmaları yazdı.Hij schreef ook een werk over het parallellenpostulaat van Euclides.
Yakın dövüştede çok etkilidir.Ze zijn zeer sterk in een gevecht.
"Gulf Stream" sıcak su akıntısı iklim üzerinde etkilidir.De warme Golfstroom doet zijn invloed gelden op het lokale klimaat.
Bu yüzden turşulama sebzelerin ömrünü uzatmak için etkili bir yöntemdir.Inleggen is een manier om groenten langer te bewaren.
Dördüncü ligde ise çok etkili bir performans gösterdi.De vierde editie had stormachtige dagen.
Yerleşmelerde yalın ve doğal biçimler etkilidir.De aanwezige natuur- en bosgebieden maken dit onmogelijk.
Bazen de yağmurların yağmaması ekinleri olumsuz etkiliyor.Door aanhoudende regens mislukt de oogst.
Witmer ayrıca özel eğitim alanında da oldukça etkili olmuştu.Ook betoonde Van Dam zich zeer actief op onderwijskundig terrein.
( Etkili ve yaratıcı bir konumdaysa, kişi ketum olmalıdır. )(Bij meer kunstzinnige, creatieve fotografie ligt dit een stuk genuanceerder).
Realist akımlar ve akılcılık akımları bunda etkili olmuştur.Het idealistische geloof en de praktische rede zouden daarbij moeten samenwerken.
Fakat Osmanlı himayasi hem pek etkili olmamış, hem de kısa sürmüştür.De schrijver maakt er zich zo gemakkelijk van af, maar het is kleurloos en weinig beeldend.
Çiftlerin belirlenme sırası, sonuç üzerinde çok etkili olmaktadır.Dat is dan wel een momentopname die de uitkomst vrij sterk kan beïnvloeden.
Şiddetli rüzgâra karşı yapılacak en etkili önlem, yelkene camadan vurmaktır.Diegene wie het verst van de lat af schiet, moet gaan keepen.
Birçok İttihatçı özellikteki kişi bu dergide yazılar yayımladı ve dergi etkili oldu.Een groot aantal destijds bekende schrijvers schreven bijdragen voor dit blad.
Kadınlar daha çok Meksika'nın Chiapas'taki bölgesinde etkiliydi.De rest van het gebied ging naar de Mexicaanse staat Chiapas.
De Pisan konuşma sanatı üzerinde etkili olmuştur.Hij werd sterk beïnvloed door de schilderkunst.
Artık her ikisi de güçlü ve etkili oldu.Beide zijn zeer veerkrachtig en hard.
Bu durumda, eğer epinefrin etkili olmazsa, damardan glükagon uygulanabilir.Als epinefrine bij die mensen niet werkt, kan glucagon via een ader worden toegediend.
Alışılmış süresini oynadı ama pek etkili değildi.We liepen steady, maar niet hard genoeg.
2005 yılında Time dergisi onu dünyanın en etkili 100 kişisi arasında göstermiştir.In 2005 het magazine Time hem tot de Top 100 meest invloedrijke mensen.
Bunun üzerine halka yönelerek, onları siyasi alanda etkili bir güç haline getirmeye çalıştı.Na zijn aantreden probeerde hij de politiek dichter bij de mensen te brengen.
Etkili olduğu süre boyunca genellikle batıya doğru ilerledi.Ondertussen bleef hij regelmatig naar het westen reizen.
Süreç etkili değildi ama işe yaradı.Het was onaangenaam werk, maar 't kon niet anders.
1920 yılındaki ulaşım grevinde etkili olur.In 1920 werd het kasteel ingrijpend verbouwd.
Ama daha etkili bir metot bulunmalıydı.Daarom werd gezocht naar een meer doeltreffende methode.
Bu kulüpte 66 numaralı forma ile sağ kanatta etkili futbolu ile dikkat çekmiştir.De club is bij de voetbalbond aangesloten met stamnummer 64.
Gece boyunca, muhtemelen güneydoğudan gelen bir başka fırtına denizde etkili oldu.De nieuwe burcht liep vaak schade op ten gevolge van stormen op de Zuiderzee.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod