Ana içeriğe geç
Sözlük

etkili ile cümle

etkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
The Jimi Hendrix Experience’ın ilk albümü olan Are You Experienced (1967) da bu konuda etkili olmuştur.O álbum de estreia do Jimi Hendrix Experience, Are You Experienced (1967), também foi extremamente influente.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.Se o tratamento for precoce, o uso de antibióticos por oito semanas é eficaz em 80% dos casos.
Benzodiazepinler kısa, orta veya uzun etkili olarak kategorize edilir.As benzodiazepinas são classificadas como de curta, média ou longa duração.
Weismannizm özelikle yeni deneysel embriyoloji alanında oldukça etkiliydi.O Weismannismo foi uma corrente extremamente influente, sobretudo no novo campo da embriologia experimental.
Davranışlardaki ölçü de etkili olabilmektedir.Algumas medidas comportamentais também podem ser eficazes.
Grand Line'a girmek isteyenler için oldukça etkili bariyerlerdir.Devido a isso na região de Calm Belt há barreiras muito eficazes para aqueles que tentam entrar na Grand Line.
En etkili iki güç Gök (Uzay dahil) ve Yer'dir.Assim será enquanto durarem os céus e a terra.
Bu çalışma etkili polio aşısı üretmek için Jonas Salk tarafından yapıldı.Este método permitiu a Jonas Salk desenvolver uma vacina eficaz contra a poliomielite.
Shell petrol şirketi ülkedeki en etkili kurumdur.A Shell Oil Company é o maior inquilino do edifício.
Beraber etkili bir ikili oluşturmuşlardı.Apesar disso, os dois formaram uma parceria efetiva.
Aşı tüm formülasyonlarda eşit derecede etkilidir.A vacina funciona igualmente bem em todas as suas fórmulas.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Evitar comida e água contaminada é igualmente eficaz.
Zealotlar sekiz yıl boyunca etkili kendi yönetimlerini kurmuşlardır.Os Zelotes conseguiram estabelecer uma forma efetiva de auto-governo cívico por oito anos.
Sumatriptan gibi triptanlar, kişilerin neredeyse %75'inde hem ağrı hem de bulantı için etkilidir.Os triptanos como o sumatriptano são eficazes para o alívio das dores e das náuseas em até 75% das pessoas.
Fakat antihistaminikler bu amaç kapsamında vakaların yalnızca %20’sinde etkili olmaktadır.No entanto, os anti-histamínicos só são eficazes em 20% das pessoas.
Schall, önemli bir Brecht oyuncusu ve Helene Weigel ile birlikte Berliner Ensemble’ın etkili bir üyesiydi.Ele foi um dos grandes atores do Berliner Ensemble junto com Helene Weigel.
Diğer etkili ürünler arasında tribendimidine ve nitazoxanide bulunmaktadır.Outros agentes eficazes incluem tribendimidina e nitazoxanida.
Hint edebiyatı da Budizmin Japonya'da yayılmasına bağlı olarak, Japon edebiyatında etkili olmuştur.A literatura indiana também influenciou através da difusão do budismo no Japão.
Çalışmaları Amerika'da, özellikle de New England'da, anıtsal sanat üzerinde etkili olmuştur.Seu trabalho teve influência marcante na arte monumental nos Estados Unidos, especialmente na Nova Inglaterra.
Güney Doğu Asya bölgesindeki en etkili siyasi figürlerinden biri olarak kalmıştır.Lee continua a ser uma das figuras políticas mais importantes do Sudeste Asiático.
Genel olarak, tüm triptanların eşit derecede etkili olduğu ve benzer yan etkilere sahip olduğu görülmektedir.A generalidade dos triptanos aparenta ter eficácia e efeitos adversos semelhantes.
Sosyal sistemler alanına otopoiesis kavramını en etkili biçimde uygulayan kişi kuşkusuz Niklas Luhmann’dır.O responsável pela colocação da autopoiese no meio social foi Niklas Luhmann.
Salbutamol, solunum yolu kısıtlaması olmayan akut öksürüğü olan çocuklarda etkili değildir.O salbutamol não é eficaz nas crianças com tosse aguda que não apresentem restrição das vias aéreas.
Genellikle bu etki 100 nanometre ve daha küçük skalalarda etkili olur.O tamanho dos poros é geralmente 100 nanômetros ou menor.
Obez olanlarda zayıflatma ameliyatı, diyabet tedavisinde etkili bir önlemdir.A cirurgia de redução de peso em indivíduos obesos é uma medida eficaz no tratamento da diabetes.
"A-Yo" funk, "elektro-tınılı" ve "rock-etkili" bir şarkıdır."A-Yo" é uma canção funk com influências do electro e do rock.
Bu işlemin etkili bir şekilde işleyebilmesi için derinin ıslak olması gerekir.Para este processo ser eficaz, a pele deve estar húmida.
İlkesel olarak denetimsiz besleme gelişemez, beslemesiz denetim etkili olamaz.Sem contato, não obtemos nutrientes para sobrevivermos.
Bu durum çocukların yetişme biçiminde etkili olmaktaydı.Isto certamente acabou influenciando os meninos.
Bu deneyim onun üzerinde Hıristiyanlıktan çok ateizmin etkili olmasına neden oldu.Esta experiência teve o efeito de aproximá-la mais do ateísmo do que do Cristianismo.
Bazı türlerin ısırığında etkili olan bir tedavi başka bir türün ısırığında etkisiz kalabilir.O tratamento para um tipo de cancro da mama pode não ser eficaz para outros tipos.
Louis Armstrong ve Muggsy Spanier ile birlikte Beiderbecke 1920'li yılların en etkili caz soloistiydi.Junto com Louis Armstrong, Beiderbecke foi um dos solistas de jazz mais influentes da década de 1920.
Etkili bir aşısı bulunmamaktadır.Não existe vacina eficaz.
Crusader KMO'nun üretiminde amaç daha etkili daha hareketli ve daha uzun menzilli bir obüs üretmekti.O uso de soluções mais concentradas de NaOH conduz a um produto semi-sólido.
Kıl kurdu enfeksiyonları ilaçlarla da etkili bir biçimde tedavi edilebilir.A malária não complicada pode ser tratada com medicação oral.
Daha önce pek etkili olamayan yürütme organının yetkilerini artırarak güçlendi.Apesar disso, não é capaz de aumentar sua força já assustadoramente grande.
13 Temmuz 1924 Cambridge), döneminin en etkili iktisatçısı.Troféu Memorial Hart (desde 1924) — Jogador mais valioso durante a temporada regular.
Fleetwood Mac 1967'de kurulmuş etkili ve ticari olarak başarılı bir İngiliz/Amerikan rock grubudur.Fleetwood Mac é uma banda anglo-americana de rock, formado em Londres, no ano de 1967.
Bazı yeni uzun etkili ajanlar gelişim aşamasındadır.Encontram-se em desenvolvimento vários agentes de longa duração.
Ancak, etkili gücü kullanmak için taraftarlara ihtiyaç duyuyordu ve bu sebeple Tiberius'u yandaş olarak seçti.Mas, como regente, ela necessitava de aliados e escolheu Tibério como colega no poder.
Film mutlak bir başarı kazanmış ve devrinin en etkili filmlerinden biri olmuştu.O filme obteve um sucesso moderado e se tornou um dos filmes mais bem sucedidos desse ano.
Alman zırhlı araçları, beklendiği kadar etkili olamadı.Este método não se mostrou tão efetivo quanto os alemães esperavam.
Walser’a göre türün en etkili gitaristleri klasik müzik eğitimi almış olanlardır.Segundo Walser, "os músicos mais influentes foram guitarristas ou violonistas que estudaram a música clássica.
Hemen her ülkede devlet az veya çok, bir biçimde pek çok alanda etkin ve etkili olmaktadır.No mundo todo, existem movimentos separatistas em numerosos países, de maior ou menor expressão.
Ek olarak, ABBA'dan alınan ses örneğinin şarkıya etkili bir şekilde adapte edilmesi övüldü.Também elogiaram a sincronização eficaz da amostra de ABBA na canção.
Kazı kararında, yakındaki Hüseyindede Höyüğü etkili olmuştur.Em pisos de terra, a Montesa realmente provou ser muito segura.
Ama daha etkili bir metot bulunmalıydı.Uma tentativa de fazer um trabalho mais metódico.
Böylece düşman radarlarına karşı çok etkili olabiliyor.Além disso possuem uma capacidade singular de se manterem invisíveis aos radares inimigos.
Quad çoğu araca karşı etkilidir.Mas Cedar tem o controle da maioria das ações.
İleride bu top Wehrmacht elindeki en etkili tanksavar silahı oldu.Foi a maior arma autoautopropulsada a ver serviço.
Bu da, enerji tüketimini olumlu yönde etkiliyor.Isto tem um impacto direto sobre a eficiência energética.
Boyuna göre dış şutlarının etkili olması pozisyonuna göre rakiplerine avantaj sağlamaktadır.Acreditam que a vantagem que você tem sobre seu inimigo é sua agilidade.
Hall, Ives'in bu yıllarda karşılaştığı en etkili kişilerden biri olduğunu hep dillendirmiştir .“A Srta. Rainer é uma das pessoas mais naturais que eu já conheci.
Ayrıca, yaşlanmaya bağlı hafıza kayıplarını önlemede etkilidir.É comum uma relativa perda de memória com avanço da idade.
Dünya'da bugüne kadar patlatılmış en büyük ve en etkili nükleer bombadır.Esta última foi a maior arma nuclear já produzida e detonada pelo homem.
Düşünceleri etkiliydi; bu etki yalnız Çin'le sınırlı değildi.As questões políticas, não estavam simplesmente limitadas às questões que envolvem a China.
Böylece adcılık güçlendikçe hem felsefi hem de siyasi alanda etkili olmuştur.Por tanto, pode se afirmar que tanto no âmbito literário quanto no âmbito político, teve muita influência.
Genelde en iyi ve en etkili yetenek ultimate yeteneğidir.Aqui é o mundo mais fácil e bom para treinar as novas habilidades.
20. yüzyılın en etkili, başarılı ve beğenilen vokallerinden biriydi.Uma das mais bem sucedidas, elogiadas e influentes artistas francesas do Séc.
NEP döneminde de taleplerini dile getirmeye devam etse de siyasi olarak etkili olamayacaklardır.Mesmo presa, ela não deixaria de fazer política.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod