8 Aralık 1915 tarihinde İtilaf uçakları, ağın tahribi için yüzebilen bombalar attı ancak etkili olamadı.وفي الثامن من ديسمبر عام 1915 قذفت الطائرات المتحالفة القنابل التي استطاعت أن تسبح من أجل تدمير الشبكة.
Smithsonian Enstitüsü Caldicott'u 20. yüzyılın en etkili kadınlarından biri olarak isimlendirmiştir.تصف مؤسسة سميثسونيان كالديكوت بإنها واحدة من أكثر النساء تأثيرًا في القرن العشرين.
Sumatriptan gibi triptanlar, kişilerin neredeyse %75'inde hem ağrı hem de bulantı için etkilidir.إن أدوية مجموعة التريبتانات مثل سوماتريبتان فعالة ضد الآلام والغثيان لدى حتى 75% من الناس.
Bu toplar araçlara, özellikle zırhlı araçlara karşı etkilidir.لكنها ستكون فعالة خصوصا على عربات العدو.
18. yüzyıl 18. yüzyılın en etkili matematikçisi muhtemelen Leonhard Euler idi.أكثر علماء الرياضيات تأثيرا خلال القرن الثامن عشر هو بدون شك ليونهارد أويلر.
20. yüzyılın en etkili, başarılı ve beğenilen vokallerinden biriydi.وكانت إحدى المغنيات الأكثر تأثيرًا ونجاحًا وشعبيةً في القرن العشرين.
Antalya'da ticaretteki en etkili kuruluş Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'dır (ATSO).أما عن المؤسسة الأكثر تأثيراً في التجارة بأنطاليا هى غرفة أنطاليا للتجارة والصناعة.
Bu içe doğru gerçekleşen radyasyon patlaması ilk aşamadaki yüksek güçlü patlayıcılardan daha etkilidir.هذا الانفجار الإشعاعي يكون ذو كفاءة أكبر من الانهيار شديد الانفجار الابتدائي.
Ursula von der Leyen daha etkili bir dış politikadan yanadır.أورسولا فون دير لاين من دعاة السياسة الخارجية الأكثر حزما.
Özellikle annesi kariyerinde etkili oldu.وقد تأثر أساساً بوالدته.
Aynı zamanda etkili bir bareş vardır.كما كان يوجد باب للطوارئء .
Zoe, etkili general Leo Fokas'ın desteği ile 919 yılına hadar hüküm sürdü.وقد استمرت زوى بالحكم حتى عام 919 ، وذلك بدعم الجنرال العام ذو النفوذ ليو فوكاس.
Hastalığı hafif olarak geçiren kimselerde, kısa etkili ilaçların ihtiyaç duyuldukça kullanılması önerilir.ينصح المرضى الذين يعانون من درجة مرض خفيفة باستخدام المضادات قصيرة المفعول عند الحاجة.
Bunların en etkilisi direnç varlığını ifade eden direnç (R) genleridir.واحد من أكثر الطرق فعالية هو وجود ما يسمى مقاومة (R) الجينات.
En etkili romanı ise köylü ve aydın çelişkisini anlatan Yaban (1932) oldu.أما عن أكثر رواياته تأثيراً والتي وضحت الاضطرابات بين الفلاح والمفكر فهي رواية البري 1932.
Etkili iletişim araçlarını kullanın.استخدم أدوات اتصال ذات كفائة.
Bu ilaçlar ağrılı semptomları azaltmada etkilidir, ancak doza bağımlı çoklu yan etkilerden muzdariptir.هذه العقاقير فعالة في تقليل أعراض الألم ولكن لها العديد من الآثار الجانبية التي تعتمد على جرعة الدواء.
Fakat etkili olamamıştır.ولكن لم تستطيع التأثير..
Bu ilerlemeler önemli olsa da, demir yolu kadar etkili değildi.لم تكن لتتحقق هذه الإنجازات المهمة دون دور السكك الحديدية.
Enfeksiyon kişisel hijyen ve temizlik kuralları ile etkili bir şekilde önlenebilir.يمكن الوقاية من العدوى بشكل فعال عن طريق النظافة الشخصية والصحة العامة.
Helena, annesinin ölümünden sonra, etkili ve kıdemli imparatoriçe oldu.وبعد وفاة والدة هيلينا ،أضبحت امبراطورة مؤثرة ،وذو دور فعال في الأمبراطورية .
Mide ağrılarında etkilidir.آلام في المعدة شديدة.
Genel olarak, probenesidin allopurinolden daha az etkili olduğu görülür.وبشكل عام يبدو أن البروبينيسيد أقل فاعلية من الألوبيورينول.
Egzoz freni oldukça basit ama etkili bir uygulamadır.وكانت مناورات السلطان المريني بسيطة ولكنها فعّآلة.
Bu yöntem, çok fazla petrol kaplanmamış kıyılarda etkili olmuştu.اتسمت هذه الجهود بالنجاح على الشواطئ التي لم تكن مغطاةً بالنفط بغزارة.
İpratropyum kısa etkili bir ajan olup tiotropyum uzun etkilidir.الإبراتروبيوم هو عامل قصير المفعول بينما التيوتروبيوم هو عامل طويل المفعول.
Askerlere ve hafif zırhlı araçlara karşı etkilidirler.تم تجهيز كتائب مؤللة مع العربات المدرعة الخفيفة.
Örneğin bir büyük toprak sahibinin oyu, bir köylü veya işçinin oyundan daha etkiliydi.على سبيل المثال، صوت مالك الأرض كان أكثر من صوت فلاح أو عامل صناعي.
Böylece, imparatorluğun en etkili ikinci kişisi olmuştur.وضعت موقفه بأنه الشخص الثاني الأكثر نفوذا في المملكة.
Bu deşarjlar düşük frekanslarda daha etkilidir.المفاقيد الأرضية تقل مع الترددات المنخفضة.
2009 yılında Time dergisi, Rahman'ı "Dünyanın En Etkili İnsanları" listesi içinde değerlendirdi. ^ Rahmanفي عام 2009، وضعت مجلة التايم رحمان في قائمة الأشخاص الأكثر تأثيرا في العالم.
Uzun etkili bronkodilatörler yetersizse genelde tedaviye soluk yoluyla alınan kortikosteroidler eklenir.إذا كانت موسعات الشعب الهوائية طويلة المفعول غير كافية، تضاف إليها عادةً الكورتيكوستيرويدات المستنشقة.
Marx üzerinde etkili olduğu bilinmektedir.التقيا عندما كان ماركس منفياً هناك.
Mayınlar patlayıcılı veya parça etkili mayınlar olarak sınıflandırılır.ألغام ظاهرة أو اجزاء منها أو آثار لألغام متفجرة.
Etkili menzili 15 metredir.والمدى الفعال 50 مترا.
Bir projenin başarılı bir şekilde yürütülmesi için etkili bir planlama şarttır.لنجاح تنفيذ المشروع لابد من التخطيط الدقيق.
Weismannizm özelikle yeni deneysel embriyoloji alanında oldukça etkiliydi.وكانت الوايزمانية مؤثرة بالتحديد في مجال جديد وعمل تجارب في علم الأجنة.
Aşılama virüs enfeksiyonlarından korunmada etkili ve ucuz bir seçenektir.التطعيم هو وسيلة رخيصة وفعالة للوقاية من عدوى الفيروسات.
Besni yöresel kültürü etkilidir.Köy Haymana Karakeçililerindendir.حي الجناين: يغلب عليه الطابع الريفي.
Ülkede Liberaller etkili olmaya başladıysada kralın ülkeye geri dönmesi ile etkinlikleri azaldı.ومع اقتراب التحرير، ازداد الجدل حول عودة الملك.
Bu etkililik Oğuzca açısından da aynı yönde bir gelişme yaratmıştır.من ذلك المفهوم فقط يخلق الابن في الحقيقة.
İngiltere'nin fethine kıyasla plansız ve dağınık olsa da aynı derecede kalıcı ve etkili olmuştur.بالمقارنة مع غزو انكلترا، لم يكن مخططًا له وغير منظم ولكنه دام مثله.
Kızamık aşısı kızamık hastalığını önlemede çok etkili bir aşıdır.التطعيم هو الوسيلة الأهم للوقاية من الحمى الصفراء.
Kurak bölgelerdeki kırgıbayırlar az ama etkili yağışlara sahne olurlar.رائحة المطر في شوارع بات يام ولكن بلا أمطار .
Fleetwood Mac 1967'de kurulmuş etkili ve ticari olarak başarılı bir İngiliz/Amerikan rock grubudur.فليتوود ماك (بالإنجليزية: Fleetwood Mac) هي فرقة روك بريطانية-أمريكية تأسست في يوليو 1967 بلندن.
Makineli tüfekler hem yakın savaşta hem uzak savaşta etkilidirler.هذا النوع من الصواريخ نشط فقط في الاشتباكات بعيدة المدى.
Hem uzun etkili bir zehir ve kısa etkili bir panzehir üretirler.له بدء تأثير سريع، ومدة تأثير قصيرة.
Bu iki örgüt Alman işgal ordusuna karşı etkili bir mücadele içine girdi.حيث يمكن ذلك قوات الحلفاء من مضاعفة أعمالها العسكرية ضد ألمانيا.
İhlalin yapıldığı yer: Rakip kaleye ne kadar yakınsa, o kadar etkili olabilir.عمق التصلب : ترجع القدرة على التصلب ،إلى أي حد الصلابه يمكن أن تتخذ مكانا.
LSD çok etkilidir ve eşik dozu 20-30 mikrogramdır.إل إس دى هو قوي جدا، بجرعة تبلغ 20-30 ميكروغرام (ميكروغرام) كونها جرعة عتبة.
Bu sıfatla, Luftwaffe'nin kurulmasında etkili oldu.وقد نشأ المصطلح على الأرجح في مجتمع الطيران.
Ayrıca Japon saldırıları teknolojik olarak yapılan yenilikler sayesinde daha etkili olmaktaydı.والأهم من ذلك هو حقيقة أن الشعب الياباني أصبح الآن القدرة على أن يصبحوا أكثر تعليما.
Duyma kaybı ilk olarak yüksek frekanslı sesler üzerinde etkilidir. ^ Pilhofer, Michael (2007).مجال التردد طول موجة تردد طبيعي سرعة الضوء Pilhofer، Michael (2007).
Bu, fazla bellek kullanmayan makinelerde özellikle etkilidir.Isso é particularmente eficaz em máquinas que não possuem muita memória.
Roma'yı gelenlerin ziyaret ettiği zengin ve etkili bir kadındı.Ela foi uma mulher rica e influente que recebeu pessoas, que estavam visitando Roma.
Hobbes ve Locke, bu soruya iki tane etkili ve açıklayıcı çözüm getirdiler.Hobbes e Locke dão duas soluções influentes e diferentes para esta pergunta.
Süreç etkili değildi ama işe yaradı.O processo era ineficiente, mas funcionou.
İlk altı ayda yaklaşık %85, ilk yılda ise %50–60 etkilidir.Elas são cerca de 85% eficazes durante os primeiros seis meses e 50% a 60% eficazes durante o primeiro ano.
Bununla birlikte TNT, atomik olmayan geleneksel patlayıcıların en etkilisi değildir.Porém, o TNT não é o mais energéticos dos explosivos convencionais.
Hastalık yayıldığında, tüm topluluğu tedavi etmek etkili olur.Onde a doença é comum, o tratamento de toda a comunidade é eficaz.