Sen etkilisin, değil mi?You're efficient, aren't you?
Tom genellikle çok etkili, değil mi?Tom is usually very efficient, isn't he?
Tom çok etkili, değil mi?Tom is very efficient, isn't he?
Tom etkili, değil mi?Tom is efficient, isn't he?
Bu ne kadar etkili?How effective is it?
Tom Jackson çok etkili bir adam.Tom Jackson is a very influential man.
İkna genellikle zorlamaktan daha etkilidir.Persuasion is often more effectual than force.
Etkili bir şey yapmalıyım.I must do something drastic.
O etkiliydi.It was effective.
Planım çok etkiliydi.My plan was very effective.
Benim yaklaşımım inanılmaz derecede basit ama çok etkili.My approach is amazingly simple but very effective.
O seni nasıl etkiliyor?How does that affect you?
Hiçbir şey muhtemelen bundan daha etkili değil.Nothing is likely to be more effective than this.
Bu beni nasıl etkiliyor?How does that affect me?
Becerin beni etkiliyor.Your skill impresses me.
Seyreltilmiş uranyumlu bombalar, ABD demokrasinin en etkili silahlarıdır.Depleted uranium bombs are US democracy's most effective weapon.
Ketojenik diyet, epilepsi için çok etkili bir tedavi olarak görünmektedir.The ketogenic diet appears to be a very effective treatment for epilepsy.
Daha yoğun ve etkili çalışmamız gerekiyor.We need to work more intensively and effectively.
Kızgın bir müşterinin duygularını onaylama durumun yatıştırılmasında etkili bir yoldur.Validating an angry client's feelings is an effective way of defusing the situation.
O gerçekten etkiliydi.That was really effective.
Yatıştırıcı etkiliyor.The sedative is taking effect.
Tom'un hastalığı onun uykusunu etkiliyor.Tom's disease affects his sleep.
İşleri daha etkili çözebilmek için faaliyetlerini daha iyi düzenle.Get your act together.
Bu hepimizi etkiliyor.It affects all of us.
İlacın çok etkili olduğu kanıtlandı.The medicine used proved very effective.
Tom şehirdeki en etkili kişiydi.Tom was the most influential person in town.
Glutensiz diyet, çölyak hastalığı için en etkili tedavi yöntemidir.A gluten-free diet is the most effective treatment for coeliac disease.
Kibar sözler her zaman etkilidir.Kind words are always effective.
Öğretmen ve öğrenci arasındaki yoğun iletişim etkili öğretim için anahtardır.Intensive communication between teacher and student is the key to effective teaching.
Adın karakterini etkiliyor.Your name affects your personality.
Senin propagandan bilimsel değil ve etkili görünmüyor.Your propaganda isn't scientific, and it doesn't seem effective.
Tom çok etkiliydi.Tom was very influential.
Bu etkili değil.It's not effective.
O beni etkiliyor.That's affecting me.
Sabahın erken saatleri benim için çok etkili.The early morning hours are the most effective for me.
Biz etkili bir gelişme yaptık.We've made a drastic improvement.
Yabancı dilleri bir kursta öğrenmek kendi başına yapmaktan çok daha etkiliIt is way more effective to study foreign languages in a class than to do so by yourself.
Bu son 30 yılın en etkili romanlarından biridir.This is one of the most influential novels of the past 30 years.
O tamamen ters etkili olurdu.That would be counterproductive.
Sonuçları çok etkilidir.The consequences are profound.
Bu çok etkili görünmüyordu.It didn't seem very effective.
O kadar etkili değiliz.We're not that influential.
O oldukça etkili oldu.That was pretty effective.
Tom çok etkili bir adamdır.Tom is a very influential man.
O yöntem çok etkili gözükmüyordu.That method didn't seem very effective.
Bu, işinizi nasıl etkiliyor?How does this affect your business?
Boykotlar şirketin politikasını değiştirmede çok etkili olabilir.Boycotts can be very effective in changing a company's policy.
Tom hakkında seni en çok ne etkiliyor?What impresses you most about Tom?
Ben etkili konuşan bir adam değilim.I'm not an eloquent man.
Beni etkiliyorsun!You impress me!
Tom birgün çok etkili olacak.Tom is going to be very influential someday.
Tom etkiliydi.Tom used to be influential.
Tom çok etkili değil.Tom isn't very influential.
Tom çok etkili.Tom is very influential.
Tom'un Mary kadar etkili olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is as influential as Mary.
Tom Mary'nin etkili olmadığını düşündü, ama o etkiliydi.Tom thought Mary wasn't influential, but she was.
Tom eskiden olduğu kadar etkili değil.Tom isn't as influential as he used to be.
Tom etkili olabilir gibi görünüyor.It looks like Tom might be influential.
Tom Mary'nin etkili olmadığını düşünüyor.Tom thinks Mary isn't influential.
Tom çok etkili bir kişidir.Tom is a very influential person.