Ana içeriğe geç
Sözlük

etkili ile cümle

etkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Biz hâlâ kanser için etkili bir tedavi keşfetmek zorundayız.We have yet to discover an effective remedy for cancer.
New York'ta Ekim 1987 borsa krizi hâlâ etkili bir şekilde hatırlanmaktadır.The stock market crash of October 1987 in New York is still vividly remembered.
Bakteriyel enfeksiyonlara karşı etkilidir.It is effective against bacterial infections.
Yöntem basit ama çok etkiliydi.The method was crude, but very effective.
Bu, suç için etkili bir çözümdür.This is an effective remedy for crime.
Bu zehir hamam böceklerinden kurtulmakta çok etkilidir.This poison is very effective in getting rid of roaches.
Yanıtın çok takdir ediliyor ve bizim daha etkili biçimde hazırlanmamıza olanak sağlayacak.Your response is greatly appreciated and will enable us to prepare more efficiently.
En etkili savunma taarruzdur.The most effective defense is offense.
Bahçemdeki tüm yabancı otlardan kurtulmak için etkili bir yöntem arıyorum.I am looking for an effective method to get rid of all the weeds in my yard.
Ofis çalışanları problemi çözmek için hızlı ve etkili çalıştılar.The office staff worked quickly and efficiently to resolve the problem.
Sabır bazen en etkili silahtır.Patience is sometimes the most effective weapon.
Yağmur ormanlarının tahribi çevremizi etkiliyor.The destruction of the rainforests affects our environment.
Onun konuşması Hükümetin politikalarıyla ilgili etkili bir özürdü.His speech was an effective apology for the Government's policies.
O, sekreterlik işinde çok etkilidir.She is very efficient in the secretarial work.
Günlük egzersiz, obezitenin üstesinden gelmek için etkilidir.Daily exercise is effective in overcoming obesity.
Sporlar dostluk geliştirmek için etkilidir.Sports are effective to cultivate friendship.
Etkili bir katalizör olmadığı zaman cihazı geliştirmek zor olurdu.It would be difficult to improve the device when there is no effective catalyst.
Önleyici tedbirler gerçek tedaviden çok daha etkilidir.Preventive measures are much more effective than the actual treatment.
Hayallerinizin işini bulmak için hızlı ve etkili bir çözüm!The fast and effective solution for finding the job of your dreams!
Rousseau çılgın ama etkiliydi; Hume aklı başında ama hiç bir takipçisi yoktu.Rousseau was mad but influential; Hume was sane but had no followers.
Grant etkili bir siyasi lider değildi.Grant was not an effective political leader.
Bu hastalığı tedavi edecek daha etkili bir yönteme acil olarak ihtiyaç var.There is an urgent need for a more effective method of treating this disease.
Tom etkili bir satıcıdır.Tom is an effective salesman.
Tom çok etkili bir konuşmacıdır.Tom is a very effective speaker.
Gülmek hırçınlık için en etkili bir panzehirdir.Laughing is the most effective antidote to bad temper.
Tom'un etkili bir hayal gücü var.Tom has a vivid imagination.
Tom kesinlikle Mary'den daha etkili gibi görünüyor.Tom certainly seems to be more effective than Mary.
Egzersizler basit ve etkilidir.The exercises are simple and effective.
Güvenli ve etkili bir tedavi mevcut değil.There's no safe and effective treatment.
Bu sadece yakın mesafede etkili.It's only effective at close range.
O, %99.9 etkili.It's 99.9% effective.
O, Demokratik Parti'nin prestijli ve etkili bir üyesidir.He is a prestigious and influential member of the Democratic Party.
O çok etkili.It's very effective.
Benim yöntemim şaşırtıcı derecede basit, ama son derece etkili.My method is surprisingly simple, but highly effective.
Birkaç etkili arkadaşım var.I have a number of influential friends.
O bana etkili bir bakış verdi.He gave me a penetrating gaze.
Tom etkili.Tom is influential.
Sen etkilisin.You're influential.
Çok etkilisin.You're very efficient.
Onlar çok etkili olmayacak.They won't be very effective.
Onun alışılmışın dışında mücadele tarzı şaşırtıcı şekilde etkiliydi.His unorthodox fighting style was surprisingly effective.
O kitap etkili bir şekilde yazmana yardım eder.That book helps you to write effectively.
O kitap etkili şekilde yazmana yardım ediyor.That book is helping you to write effectively.
Tom Mary'ye Fransızca öğrenmenin etkili yollarıyla ilgili tavsiye verdi.Tom gave Mary advice on effective ways to study French.
Bunu nasıl daha etkili biçimde yapabileceğimize dair bir fikrim var.I have an idea how we can do this more efficiently.
Bektaşi üzümü hayatı uzatmada etkili meyvelerdir.Gooseberries are fruits that are effective at extending life.
Bu kitap etkili bir şekilde yazmana yardım edecek.This book will help you write effectively.
Tom çok etkili olmayacak.Tom won't be very effective.
Bu sorun hepimizi etkiliyor.This problem affects us all.
Dışkı nakli, antibiyotik ile ilişkili ishal için etkili bir tedavi yöntemidir.Fecal transplant is an effective treatment for antibiotic-associated diarrhoea.
Onun yöntemi bizimkinden çok daha etkili.His method is much more effective than ours.
Öğrencilerle iyi iletişim etkili öğretim için gereklidir.Good communication with students is essential for effective teaching.
Biz öğrenmeyi, etkili, ilginç ve etkileyici yapmak istiyoruz.We want to make learning effective, interesting, and fascinating.
Etkili antibiyotikler olmadan, herhangi bir ameliyat, küçük olanı bile, ölümcül olabilir.Without effective antibiotics, any surgery, even a minor one, could become fatal.
Bu tartışma etkili konuşma sanatından başka bir şey değil.This argument is pure rhetoric.
Astrolojiye göre, ayın evreleri hayatımızı etkiliyor.According to astrology, moon phases influence our lives.
Sen etkili misin?Are you effective?
Stres topları çok etkilidir.Stress balls are very effective.
Tom'un etkili olduğunu düşünüyorum.I think Tom is effective.
Çok etkili değildim.I wasn't very effective.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod