Bilhassa Madam X'in bakışları yapıtın en etkileyici unsurunu oluşturur.Recenzje Madame X były dla twórców zaskakująco negatywne.
Washington Post onu "Batı dünyasının en etkileyici zihinlerinden biri" olarak adlandırmıştır.The Guardian nazwał go „tym, który najwierniej wyraża arabską opinię publiczną”.
Basso 2004 Tour de France'ta oldukça etkileyici gözüküyordu.W Tour de France debiutował w 2004 roku.
Derin bilgi sahibi değildi, ama etkileyici bir konuşmacıydı.Był nie tylko wybitnym naukowcem, lecz także znakomitym popularyzatorem wiedzy.
C64 etkileyici bir başlangıç yaptı.M46 Den ursprungliga varianten.
Görsel olarak ne kadar etkileyici olsalar da askeri olarak çok da etkin değillerdi..Attackerna var förvisso fruktade men militärt sett ganska verkningslösa.
Maymunların bütçe hesaplaması, neredeyse insanlarınki kadar etkileyici olduğu tespit edildi.Av människan konstruerade bolådor har visat sig vara väldigt betydelsefulla för beståndet av rosentärna.
Baba kız konuşmaları çok etkileyiciydi.Батьки дівчини були вражені вчинком.
Kasımpaşa'daki performansı çok etkileyiciydi.Бути в товаристві В. Барки — це була велика приємність.
Fransız edebiyatı, dünyanın en zengin ve en etkileyici edebiyatlarından biridir.Архітектурна школа Франції — одна з сильніших і уславлених у світі.
Derin bilgi sahibi değildi, ama etkileyici bir konuşmacıydı.Я не хотіла б вдаватися в деталі, але це був огидний досвід.
555 yazında Telephis'te etkileyici bir zafer kazandı ve Bizans-Lazik kuvvetlerini Nesos'a çekilmeye zorladı.У 554 році Мермера здобув перемогу у Телефіса, змусивши відступити візантійсько-лазські сили до Несосу.
Bu şarkıdaki etkileyici yorumuyla solistlik kariyeri de başlamış oldu.Завдяки красивому, сильному голосу розпочала співочу кар'єру.
Ayrıca solo olarak, yerinde kullanıldığı zaman çok etkileyicidir.Як і все інше у Unity, він простий у використанні.
Birkaç gün sonra Gordian, Kartaca şehrine halkın ve yerel liderlerin etkileyici destekleri arasında girdi.Кілька днів потому Гордіан в'їхав до Карфагену, маючи переважну підтримку населення та місцевих політиків.
Derin vadileri ve baraj gölü yamaçlardan güzel ve etkileyici bir görünüme sahiptir.Сяючі брижі озер і великі катаракти мають вражаючий і захопливий вигляд.
Gerçekten etkileyici bir yazar," dedi.Ӯ (minuskule ӯ) je písmeno cyrilice.
Derin bilgi sahibi değildi, ama etkileyici bir konuşmacıydı.Přestože nebyl dobrým řečníkem, vydobyl si značný respekt.
Bu durumun ise son derece etkileyici olduğunu söyler.Sama přiznala, že tato situace byla velice nepříjemná.
Çizgi romanda çok etkileyiciydi.Dějová zápletka byla na román až příliš prostá.
Bu rekabet içerisinde Bryan'ın eski kız arkadaşı AJ, etkileyiciliğini Punk ve Kane'e göstermeye çalıştı.Do tohoto feudu se připletla i jeho bývalá přítelkyně, AJ, která projevila zájem o CM Punka i Kanea.
Savunma, 1888 yılında inşa edilmiş olan etkileyici bir savunma sistemine dayanmaktadır.Sbor dobrovolných hasičů Dlouhá Brtnice byl založen v roce 1888.
Buradaki etkileyici performansıyla Olimpiakos'a transfer olmuştur.Na olympijský turnaj se přes tuto nešťastnou událost připravil velmi dobře.
Kelimeleri etkileyici ve basit biçimde kullanmıştır.Snaží se vyjadřovat i složité věci rychlým a jednoduchým způsobem.
Bir etkileyici model Reid potansiyeliydi (1968).Un model influent a fost potențialul Reid (1968).
Belki de en çok okunan ve en etkileyici Fransız romansı Gül Romansıdir.Este poate unul dintre cele mai importante și mai cunoscute romane din literatura portugheză.
Bunlar etkileyici gökada kümeleri değildir.Osana în ceruri preaînalte!”
1975 yılında şirketin cirosu iyi, fakat karı hiç etkileyici değildi.În 1860, Alois a devenit tată pentru prima oară, dar identitatea femeii este necunoscută.
Trompe l'oeil etkileyici bir aldatma sanatıdır.Moscheea lui Lotfollah este o operă de artă inestimabilă.
Eğer boyutunu düşünüyorsan ev etkileyici değil.Dacă te gândești la dimensiune, casa nu este impresionantă.
Sadece bir meslek için değil, etkileyici bir yurttaş olmak için de çabalıyorlardı.Nem egy állásért tanultak, hanem hogy eredményes polgárok legyenek.
Derin bilgi sahibi değildi, ama etkileyici bir konuşmacıydı.Nemcsak nagy tudós, hanem kitűnő szónok is volt.
Kelimeleri etkileyici ve basit biçimde kullanmıştır.Egyszerű és érthető módon beszéli el tárgyát.
Hava limanındaki karşılama çok etkileyiciydi.Hajóraszállása rendkívül figyelemfelkeltő volt.
Bu durumun ise son derece etkileyici olduğunu söyler.Kiderül, hogy ez a probléma meglepően bonyolult.
Yine buradan görülen diğer dağlar Cerro Puntiagudo ve Monte Tronador etkileyici manzaralar oluştururlar.Keleten hegyek határolják, a Cerro de Monserrate és a Cerro de Guadalupe csúcsokkal.
Ancak Luftwaffe'nin zaferleri ne kadar etkileyici olsa da, çok ağır kayıplara maruz kalmıştı.RAF:n taisteluhenki oli hyvä, vaikka tappiot olivat raskaita.
Seattle'ın doğal konumu çok etkileyicidir.Siperian luonnonvarat ovat huomattavat.
Arabacı öyküsü özellikle kullanılan çekim tarzı açısından çok etkileyicidir.Talladega on kuuluisa eritoten huippunopeasta moottoriradastaan.
Gözlenen titreşim desenleri genel görelilik tarafından tahmin edilenlere etkileyici bir şekilde yakındır.Τα παρατηρούμενα μοτίβα παλμών είναι εντυπωσιακά κοντά σε αυτά που προβλέπονται από τη γενική σχετικότητα.
Avrupa'daki en etkileyici karst manzaralarından biridir.Είναι ένα από τα πιο ασφαλή στάδια στην Ευρώπη.
Gerçekten çok etkileyici.Virkelig imponerende.
Sadece bir meslek için değil, etkileyici bir yurttaş olmak için de çabalıyorlardı.De studerede ikke for at få en karriere, men for at blive gode byborgere.
Basso 2004 Tour de France'ta oldukça etkileyici gözüküyordu.Derfor var forventningerne også store til Iban Mayo i Tour de France 2004.
Heinze'nin etkileyici oyunu Manchester tribünlerinde "Ar-gen-tina!" tezahüratıyla karşılanır.Heinzes imponerende spill ble ofte hyllet av United-fansen på tribunen med tilropet "Ar-gen-tina!"
Sadece bir meslek için değil, etkileyici bir yurttaş olmak için de çabalıyorlardı.De studerte ikke for en karriere, men for å bli gode byborgere.
Çizgi romanda çok etkileyiciydi.Romanenes utgivelsesform er av betydning.
Gerçekten etkileyici bir yazar," dedi.Kitab yang Nyata (كِتَابٍ مُّبِينٍ, Kitabbim Mubiin).
Ancak 20 saniye sonra sistemin nasıl işlediğini anlıyorsunuz ve artık o kadar da etkileyici gözükmüyor.Sau 20 giây đó, mọi thứ vỡ lẽ và bạn nhận ra cách mà nó thật sự làm việc không còn ấn tượng như vậy nữa.
Bu rekabet içerisinde Bryan'ın eski kız arkadaşı AJ, etkileyiciliğini Punk ve Kane'e göstermeye çalıştı.Trong khi đó, bạn gái cũ bị bỏ rơi của Bryan là AJ dành tình cảm của cô cho cả Punk và Kane.
Rolling Stone'dan Don Shewey, " yaklaşan turnesinin etkileyici tadı." diyerek albümü övdü.Don Shewey từ Rolling Stone khen ngợi album là một "hương vị ấn tượng cho chuyến lưu diễn sắp tới."
Sadece bir meslek için değil, etkileyici bir yurttaş olmak için de çabalıyorlardı.Họ học không phải để có việc làm mà để trở thành một công dân hữu ích.
Pascal’ın matematiğe yaptığı en etkileyici katkı olasılık kuramını geliştirmesi olmuştur.Phát triển lý thuyết toán xác suất là đóng góp có nhiều ảnh hưởng nhất của Pascal cho toán học.
Fransız edebiyatı, dünyanın en zengin ve en etkileyici edebiyatlarından biridir.Văn học Nhật Bản là một trong những nền văn học lâu đời và giàu có bậc nhất thế giới.
Washington Post onu "Batı dünyasının en etkileyici zihinlerinden biri" olarak adlandırmıştır.Một bác sĩ Mỹ nhận xét rằng nó là "là một trong những dinh thự tuyệt vời nhất của Tây Ấn".
Çizgi romanda çok etkileyiciydi.Kỉ lục ghi bàn của ông thật ấn tượng.
Gerçekten etkileyici bir yazar," dedi.これは、まごうかたない啓典の徴。
Manzara çok etkileyiciydi.その光景がすごく印象的だった。
Washington Post onu "Batı dünyasının en etkileyici zihinlerinden biri" olarak adlandırmıştır.ワシントンポスト紙には、「世界で最も影響力のある思想家の一人」と評された。
C64 etkileyici bir başlangıç yaptı.GT 101の性能は驚くべき効果をもたらした。