etkilenmiş ile cümle
etkilenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Java'dan etkilenmiştir.Arten er beskrevet fra Java.
II. Wilhelm, altı yaşından itibaren 39 yaşındaki öğretmeni Georg Hinzpeter'den etkilenmiştir.Hans skolegang begynte som 6 åring, under ledelse av den 39 år gamle huslæreren Georg Ernst Hinzpeter.
Yönetmen George Cukor gördüğünden etkilenmişti.Filmen er regissert av George Cukor.
Zeki Validi Togan, Mikhail Artamonov ve George Vernadsky gibi bilim adamlarından da etkilenmiştir.Hans verk var påvirket av forskere som Zeki Validi Togan, Mikhail Artamonov, og George Vernadskij.
Hades'te kraliçe olan "Proserpina" Orfe'nin müziğinden çok etkilenmiştir.Proserpina, dronningen av Hades, lar seg påvirke av musikken til Orfeus.
Bu isim "Britt" isiminden de etkilenmiştir.Han ble også tildelt navnet Britannicus.
Japonya din ve kültür anlamında büyük ölçüde Çin'den etkilenmiştir.Thai-kulturen ble i stor grad påvirket av både Kina og India.
Eminescu Arthur Schopenhauer'ın çalışmalarından etkilenmişti.Sammenlignbare tanker ble også ytret av Arthur Schopenhauer.
Avrupa Birliği de bu krizden ağır bir şekilde etkilenmiştir.Sovjetunionen var nå tungt innblandet i krigen.
Florida Keys Adaları da fırtına ve yağıştan etkilenmiştir.Øyene i Karibia har også vært rammet av mange stormfloder.
Hong Kong, Malezya, Laos ve Filipinler de bu krizden oldukça etkilenmişlerdir.Men også land som Hongkong, Malaysia, Laos og Filippinene ble rammet.
Yönetmen George Cukor gördüğünden etkilenmişti.Film tersebut digarap oleh George Cukor.
Eskimolar'a komşu olanlar onların kültüründen (köpek kızağı, kar gözlüğü) etkilenmişlerdir.Bangsa Shem (Semit) adalah keturunan Sam bin Nuh.
Hong Kong, Malezya, Laos ve Filipinler de bu krizden oldukça etkilenmişlerdir.Hong Kong, Laos, Malaysia, dan Filipina juga terdampak oleh turunnya nilai mata uang.
Immanuel Kant'ın düşüncelerinden etkilenmiştir.Namun, pemikiran-pemikiran yang dicetuskannya banyak dipengaruhi oleh pandangan Immanuel Kant.
Diğer Vudu gelenekleri özellikle Orta Afrika adetlerinden etkilenmiştir.Di tempat lain, Voodoo sangat dipengaruhi oleh tradisi-tradisi Afrika Tengah.
1930'larda komünizmden etkilenmiş ve Paris Komünist Öğrenciler örgütünün sekreteri olmuştur.Ia terpilih sebagai ketua jurusan seni rupa oleh Asosiasi Mahasiswa Paris pada tahun 1928.
Bu durumdan etkilenmiş organlar yeterince kan almazlar.Akibatnya, jantung tidak dapat memompa darah secara efektif.
Etkilenmiş mine, dişin geri kalanından farklı bir saydamlığa sahiptir.Penamaan dukuh Karanganyar memiliki asal usul yang berbeda dengan dukuh-dukuh lainnya.
Besteciliği bir profesyonel şarkıcı olmasından da çok etkilenmiştir.Perjuangan Iis agar dapat menajdi penyanyi profesional sangat berliku.
Açe 26 Aralık 2004 tarihindeki Tsunami'den önemli oranda etkilenmiştir.Kepulauan ini menderita kerusakan parah akibat tsunami 26 Desember 2004.
Japoncanın sözcük kadrosu ağır bir şekilde diğer dillerden ödünç sözcüklerle etkilenmiştir.Từ vựng Nhật chịu ảnh hưởng lớn bởi những từ mượn từ các ngôn ngữ khác.
Hong Kong, Malezya, Laos ve Filipinler de bu krizden oldukça etkilenmişlerdir.Hồng Kông, Malaysia, Lào, Philippines cũng bị ảnh hưởng bởi sự sụt giá bất thình lình.
Güreşte Trish Stratus ve Rey Mysterio'dan etkilenmiştir.Alexa lấy Trish Stratus và Rey Misterio làm nguồn cảm hứng cho sự nghiệp đấu vật.
Bu durum karşısında hocası, ondan çok etkilenmiş ve durumdan çok memnun olduğunu belirtmiştir.Bất ngờ hơn, bà cậu đã hoàn toàn hạnh phúc khi nghe điều này.
Java'dan etkilenmiştir.Nó được viết bằng Java.
Bu inanış tarzı, kimi yönleriyle Zerdüştlikten, Kimi yönleriyle de Şiilikten etkilenmiştir.Nguồn gốc của trí này là Tưởng uẩn (sa. saṃjñāskandha) cùng với tâm trạng Tham dục (sa. rāga).
Immanuel Kant'ın düşüncelerinden etkilenmiştir.Cách nhìn này thường dựa theo nhận thức luận của Immanuel Kant.
Gordon Bunshaft, Mies Van Der Rohe ve Le Corbusier'den oldukça etkilenmiş Modernist bir mimardır.Ông là một kiến trúc sư theo chủ nghĩa Hiện đại, chịu ảnh hưởng bởi Ludwig Mies van der Rohe và Le Corbusier.
Florida Keys Adaları da fırtına ve yağıştan etkilenmiştir.Tại Wadi Rum, họ bị ảnh hưởng bởi lũ quét, bão và mưa.
The Wu-Tang Clan'in müziklerinden etkilenmiştir.Ca khúc Tiếng chuông nhà thờ của nhạc sĩ Nguyễn Xuân Khoát.
Bu durumdan etkilenmiş organlar yeterince kan almazlar.Các tế bào tua còn non có thể di chuyển trong máu.
Aynı zamanda Sam Cooke, Aretha Franklin ve Sade (müzik grubu)'den de etkilenmiştir.Ngoài ra, nhân vật này cũng chịu ảnh hưởng từ những diva nhạc soul Etta James và Aretha Franklin.
Besteci filmden etkilenmiş ve bunun çok iddialı bir iş olduğunu düşünmüştür.Nhà soạn nhạc tỏ ra khá ngạc nhiên về bộ phim, và cho rằng đây là một thử thách quá khó khăn.
Onu ilk gördüğünde kendisini tutamamıştır ve çok etkilenmiştir.当初は啓太を見下していた。
Diğer kısa filmler Fransız film yapımcıları tarafından yapılmış ya da onlardan etkilenmiştir.フランスの映画作家たちが、短篇映画をつくり、あるいは、彼らの影響の下にメキシコで製作された。
Eskimolar'a komşu olanlar onların kültüründen (köpek kızağı, kar gözlüğü) etkilenmişlerdir.鷹津派一刀流の剣術を孫に叩き込む。
Etkilenmiş kişilerde baskılı konuşma (hızlı ve duraksız konuşma) görülebilir.能天気な性格で人(特に神様族)の言った事を簡単に信じてしまう。
Cavendish, Thomas Hobbes gibi filozoflarla görüşmelerinden etkilenmiş olabilir.さらにマーガレットはトマス・ホッブズのような哲学者との社交からも影響を受けた可能性がある。
Rus idaresine girilmesi ile de Rusça'dan etkilenmiştir.ロシア軍の支配下に置かれ、さらにロシアへの編入が宣言された。
Yemekleri klasik karadeniz yemeklerinden etkilenmiştir.フォドマップは我々の普段の食事に含まれている。
Şuadit veya Yahudi Provençal dili, Yahudice'den etkilenmiş Oksitan Yahudi dilidir.シュアディート、もしくはユダヤ・プロヴァンス語はヘブライ語の影響を受けるオック語、ユダヤ諸語。
Java'dan etkilenmiştir.Javaで実装されている。
Gerçekten etkilenmiş durumdayım.我々は本当に感動しています。
Aynı zamanda Timothy Leary'den etkilenmiştir. (bkz.ティモシー・リアリーとも合流したことがある。
Köy Nüfusu 1960 ve 1970 yıllarındaki göç dalgasından büyük ölçüde etkilenmiştir.人口増加は1960年代から1970年代の、地方からの強烈な流入の影響である。
8 kişi ölmüş, 200'den fazla kişi de gazdan etkilenmiştir.8人が死亡、200人以上がけが。
Aynı salgından II. Arnuvanda da etkilenmiş ve yaklaşık bir yıl sonra o da ölmüştür.その後、かねてから患っていた肺病が悪化し、天津へ移った後の同年8月3日、死去した。
Babasından inanılmaz bir şekilde etkilenmiştir.父の影響を受けて開明的な思想をもっていた。
Onu ilk gördüğünde kendisini tutamamıştır ve çok etkilenmiştir.(注:“先见”即为预先看见,也可解作“预见”。
Java'dan etkilenmiştir.是JAVA编的。
Grup The Beatles, U2, R.E.M., The Smiths, Radiohead, Queen, Pet Shop Boys ve Paul Simon'dan etkilenmiştir.Keane曾經模仿其他樂團包括披頭四、U2樂團、綠洲樂團、R.E.M.、The Smiths、電台司令(Radiohead)、Queen、Pet Shop Boys和Paul Simon等,所以深受他們的影響。
Bu dönemde Japonya Çin'den büyük oranda etkilenmiştir.但在近代,日本对中国影响巨大。
Besteci filmden etkilenmiş ve bunun çok iddialı bir iş olduğunu düşünmüştür.他们对这张专辑极为满意,觉得自己已经做完了该做的。
OpenSSL in 1.0.1 den 1.0.1f e kadar tüm sürümleri bu hatadan etkilenmiştir.受影响的OpenSSL版本为1.0.1至1.0.1f(含)。
Hong Kong, Malezya, Laos ve Filipinler de bu krizden oldukça etkilenmişlerdir.老挝、馬來西亞和菲律賓也受到波及。
Büyük ölçüde İspanyol mutfağından da etkilenmiştir.스페인 요리의 영향도 많이 받았다.
Grubun daha sonraki albümü Blur'da (1997), grup Amerikan indie rock gruplarının lo-fi tarzından etkilenmiştir.후속 앨범인 《Blur》(1997)을 통해 미국 인디 록 밴드들의 로-파이 스타일 영향을 받은 것을 포함, 밴드의 새로운 면모를 보여주었다.
Latince edebiyat başlangıcından itibaren Yunan yazarlardan ciddi biçimde etkilenmiştir.라틴 문학은 그 기원부터 그리스 작가의 영향을 크게 받았다.
Park, Afrika'dan o kadar çok etkilenmişti ki tekrar geri dönmek istiyordu.그는 프랑스로 다시 돌아가 제위에 복귀할 생각까지 했다.