etkilenmiş ile cümle
etkilenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Aynı şekilde Presley'den de etkilenmiştir.프래슬리 또한 같은 충격을 전했다.
Etkilenmiş mine, dişin geri kalanından farklı bir saydamlığa sahiptir.이빨의 구성은 다른 하이에나들과 약간 차이가 난다.
Komik drama konusunda amcası Alexis'ten etkilenmiş olması muhtemeldir.그는 인상적인 활약으로 에멜레크 등의 클럽의 관심을 받았다.
8 kişi ölmüş, 200'den fazla kişi de gazdan etkilenmiştir.이 사건으로 8명이 사망했고, 200명 이상이 사린 가스로 인해 부상당했다.
Fırtına ülkede o kadar etkili olmuştur ki halkın cinsiyet dağılımını etkilenmiştir.서울대에서 제자를 많이 양성하여 대한민국의 동양화단에 큰 영향을 미쳤다.
Hesse gençlik zamanında, eski dönemdeki Gerber’in locasından oldukça etkilenmiştir.실제로 히틀러는 유년 시절, 브루크너의 교향곡에 매우 감동되었다.
Şu anda bu akımdan etkilenmiş, Dünya'nın her yerinde farklı gruplar vardır.현재 멸종위기에 처해 있으며, 지역마다 각기 다른 아종이 서식한다.
Kendi halkı dışında farklı halkların müziğinden de etkilenmiştir.그의 음악은 다른 누구의 것과도 혼동되지 않을 정도로 독창적이다.
Japoncanın sözcük kadrosu ağır bir şekilde diğer dillerden ödünç sözcüklerle etkilenmiştir.אוצר המילים של היפנית מושפע מאוד ממילים משפות אחרות.
Antik Roma tiyatrosu aşırı derecede Yunan geleneğinden etkilenmiştir.התיאטרון העתיק של רומא הושפע באופן משמעותי מן המסורת היוונית.
Teräsbetoni, Manowar gibi gruplardan etkilenmiştir.להקת טרסבטוני הושפעה באופן חזק מלהקות כמו Manowar.
Hong Kong, Malezya, Laos ve Filipinler de bu krizden oldukça etkilenmişlerdir.הונג קונג, מלזיה, הפיליפינים ולאוס נפגעו גם הן משמעותית.
Aristo'dan etkilenmiştir.מבוסס על אריסטו.
Bölgeleri çok erişilmezdi ve İspanyollar tarafından az etkilenmişlerdir.הגישה לאזורים בהם הם מתגוררים קשה מאוד ולכן הם כמעט שלא הושפעו מהכיבוש הספרדי.
Annemarie Schimmel ile tanışmış ve ondan etkilenmiş ve tercümeler yapmıştır.נדיה הפכה למארחת, מסבירה ומתרגמת.
Büyük ölçüde İspanyol mutfağından da etkilenmiştir.כמו כן, הוא מושפע במידה מועטה מהמטבח האיטלקי ומהמטבח ההונגרי.
Klasik müzikten ve klasik müzik bestecilerinden, özellikle Bach ve Beethoven'dan, yoğun olarak etkilenmiştir.יצירותיו מושפעות ממוזיקה מערבית קלאסית, במיוחד מבטהובן.
Keşişler, Ortaçağ’da bu olanlardan çok etkilenmişlerdir.במהלך ימי הביניים, הייתה לנזירים השפעה רבה על הכנסייה עצמה.
Bu kriz sonrasında yaklaşık 100 milyon insan, açlık konusunda etkilenmiştir.במהלך המצור מאות אלפים מתושבי העיר מתו לאחר שגוועו ברעב.
Savaşçıların büyük çoğunluğu Sünni bir geçmişten gelse de, birçoğu Şii İslam geleneklerinden etkilenmiştir.גם מבין אלו ששמרו על המסורת הירושלמית, רבים הושפעו מהחסידים הירושלמים.
Büyük ölçüde İspanyol mutfağından da etkilenmiştir.Тя е повлияна също така и от Средиземноморската кухня.
II. Wilhelm, altı yaşından itibaren 39 yaşındaki öğretmeni Georg Hinzpeter'den etkilenmiştir.От шестгодишна възраст Вилхелм е обучаван и силно повлиян от 39-годишния учител Георг Хинцпетер.
Bu Yeni Gerçekçiler aslında Fransız Şiirsel Gerçekçiliği'nden etkilenmişlerdi.Неореалистите са силно повлияни от течението на френския Поетически реализъм.
Fransız filozoflarından büyük oranda etkilenmişti.Силно повлиян е от френския импресионизъм.
Latince edebiyat başlangıcından itibaren Yunan yazarlardan ciddi biçimde etkilenmiştir.От самото си възникване, римската литература била силно повлияна от гръцките автори.
Gospel doğrudan Jazz ve Blues türlerinden etkilenmiştir.Музиката му е повлияна от джаз и блус.
1980'li yıllardan punk ve goth müzik dışında korku filmleri de bu modadan etkilenmişlerdir.През 1980-те филмите на ужасите, пънка и готиката влияят на метъл модата.
Bu durumdan etkilenmiş organlar yeterince kan almazlar.Това означава, че най-жизненоважните органи не получават достатъчно кръв.
Örneğin, Lord Byron René'den çok etkilenmişti.Той е голям почитател на лорд Байрон.
Warner Bros. etkilenmişti fakat Englehart çok fazla karakter olduğunu düşündü.Warner Bros. je bio oduševljen, ali je Englehart pomiješao emocije s poslom.
Komik drama konusunda amcası Alexis'ten etkilenmiş olması muhtemeldir.Sumnja se da je na Čajkovskog imao utjecaj talijanski učitelj pjevanja Piccioli.
Şuadit veya Yahudi Provençal dili, Yahudice'den etkilenmiş Oksitan Yahudi dilidir.Slučajno ili ne, čifit je turska riječ za Židove.
Grubun daha sonraki albümü Blur'da (1997), grup Amerikan indie rock gruplarının lo-fi tarzından etkilenmiştir.Nahrávanie ich albumu Blur (1997) ukázalo vplyvy štýlu lo-fi amerických indie rockových skupín.
Eminescu Arthur Schopenhauer'ın çalışmalarından etkilenmişti.Dielo bolo ovplyvnené filozofiou Arthura Schopenhauera.
Onun sadece müziğinden değil hayat tarzından da etkilenmiştir.Ovplyvnila nielen hudobný, ale i životný štýl vtedajšej generácie.
Gordon Bunshaft, Mies Van Der Rohe ve Le Corbusier'den oldukça etkilenmiş Modernist bir mimardır.Bol modernistom, ktorého ovplyvnili architekti Mies van der Rohe a Le Corbusier.
Immanuel Kant'ın düşüncelerinden etkilenmiştir.Svojím agnosticizmom ovplyvnil Immanuela Kanta.
Estonya ekonomisi Finlandiya ve İsveç ekonomilerindeki gelişimlerden çok etkilenmiştir.Rýchly rast estónskeho hospodárstva je podporovaný prísunom kapitálu zo škandinávskych krajín.
Ayrıca Faust'tan da etkilenmiştir.Tiež sa intenzívne zaoberal faustovskou témou.
Fakat genç ressam Dante Gabriel Rossetti bu eserden çok etkilenmişti.Maliar Dante Gabriel Rossetti bol údajne presvedčený, že báseň je o ňom.
Gustav Klimt'ten yoğun olarak etkilenmiştir.Na výzdobe interiéru sa podieľal Gustav Klimt.
Immanuel Kant'ın düşüncelerinden etkilenmiştir.Na njegovo razmišljanje je zelo vplival Immanuel Kant.
Köprü, John Bradfield tarafından tasarlanmış olup tasarımı New York'taki Hell Gate Köprüsü'nden etkilenmiştir.Zasnova mostu je podobna kot Most Hell Gate v New Yorku.
Teori, neoliberal ekonomik teoriden etkilenmiştir.Inovativnost je pogojena s poglobitvijo teoloških vprašanj.
Bu durumdan etkilenmiş organlar yeterince kan almazlar.Zaradi znižanja tlaka organi niso več zadostno prekrvljeni.
Japoncanın sözcük kadrosu ağır bir şekilde diğer dillerden ödünç sözcüklerle etkilenmiştir.Besede japonskega izvora si je sposodilo veliko svetovnih jezikov.
2003'te ABD'nin Irak'ı işgali ile birlikte savaştan etkilenmiştir.Leta 2003 je ob invaziji v Iraku sodelovala pri proti-vojnih demonstracijah.
Gustav Klimt'ten yoğun olarak etkilenmiştir.Nanj je močno vplival avstrijski slikar Gustav Klimt.
Japoncanın sözcük kadrosu ağır bir şekilde diğer dillerden ödünç sözcüklerle etkilenmiştir.Japonų kalbos žodyną stipriai paveikė įvairūs skoliniai iš kitų kalbų.
Yayımcılık endüstrisi ayrıca 1837 Paniği adı verilen finansal krizden de etkilenmişti.Taip pat pramonė buvo ypatingai pažeista po 1837 m. panikos.
Grup Amerikan ve Fransız Devrimlerinin bağımsızlıkçı ve devrimci ideallerinden etkilenmiştir.Didelę įtaką reformų turiniui turėjo Amerikos ir Prancūzijos revoliucijų idėjos.
Immanuel Kant'ın düşüncelerinden etkilenmiştir.Abiem joms svarbią formuluotę pateikė Immanuel Kant.
Eminescu Arthur Schopenhauer'ın çalışmalarından etkilenmişti.Jam stiprią įtaką padarė Arthuras Schopenhaueris.
Hong Kong, Malezya, Laos ve Filipinler de bu krizden oldukça etkilenmişlerdir.Nuosmukis gerokai paveikė ir Honkongą, Malaiziją, Laosą ir Filipinus.
Fransız filozoflarından büyük oranda etkilenmişti.Didelę įtaką jo stiliaus susiformavimui turėjo prancūzų impresionistų tapyba.
Yılında kurulmuştur. Başından itibaren, önemli ölçüde Iron Maiden. 'ın tarzından etkilenmişlerdir.Iš pradžių grupei didelę įtaką grojamam stiliui darė Iron Maiden.
Kıtlıktan milyonlarca insan etkilenmiştir ve 6 milyonu ölmüştür.Mažiausiai 2 milijonai mirė nuo ligų, 6 milijonai dingo, buvo priimta juos laikyti mirusiais.
Çok sayıda sanatçı Pink Floyd'un müziğinden etkilenmiştir.Praėjus savaitei po koncerto buvo stebimas padidėjęs susidomėjimas Pink Floyd muzika.
Richard Lewontin ve Japon Motoo Kimura ise, Wright tarafından yoğun bir şekilde etkilenmişlerdir.Ameeriklasele Richard Lewontinile ja jaapanlasele Motoo Kimurale oli suureks eeskujuks Wright.
Aristo'dan etkilenmiştir.Eduardo on Aracelyst võlutud.