etkilenmiş ile cümle

etkilenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kill Bill: Vol.1 1973 Toshiya Fujita filmi Lady Snowblood'dan oldukça fazla etkilenmiştir.Toshiya Fujita made the revenge film Lady Snowblood in 1973.
Onun özgün ve belirgin görünüşünden çok etkilenmişti." dedi.I was struck by his warm and reliable look."
Bazı bilim adamlarına göre bu dilin fonolojisi Yemen Arapçası'ndan etkilenmiştir.It is believed by some scholars that its phonology was heavily influenced by spoken Yemeni Arabic.
Bram Stoker'ın Dracula'sından etkilenmiş olsa da, Miller Lanetli Kan için "vampirler hakkında değil.Although influenced by Bram Stoker's Dracula, Miller clarified that Stoker was "not about vampires.
Kinizmden etkilenmiştir ama birebir örtüşmeleri söz konusu değildir.I must see you again, but I am incapable of bearing fetters.
Pain The Pixies, Sonic Youth, PJ Harvey ve Nick Drake gibi sanatçılardan etkilenmiştir.Her influences include The Pixies, Sonic Youth, PJ Harvey and Nick Drake.
Avrupa Birliği de bu krizden ağır bir şekilde etkilenmiştir.This region was severely affected by the war.
Margaret, Thomas Boleyn'den öyle etkilenmişti ki kızı Anne'i nedimesi olarak aldı.It was clear to Thomas Cromwell that Anne Boleyn stood in the way of what he sought to achieve.
Paolini His Dark Materials'ın yazarı Philip Pullman'dan çok etkilenmiştir.The Science of Philip Pullman's His Dark Materials.
16. ve 17. yüzyıllarda Moğollar Tibet Budizmi'nden etkilenmişlerdir.During the 16th and 17th centuries, Tibetan Buddhism gained popularity in Tuva.
Fikirsel olarak özellikle Mehmet Emin Yurdakul'dan ve Lev Tolstoy'dan etkilenmiştir.Like his grandmother he was captivated by Tolstoy and Tolstoyanism.
Witch house aynı zamanda 1980'lerin The Cure gibi gotik rock gruplarından da etkilenmiştir.Meade was also fed up with 1980s corporate rock.
Ayrıca Faust'tan da etkilenmiştir.Ervin was impressed, too.
Bu yıllarda Glenn Gould, Evgeny Kissin ve Maxim Vengerov'dan etkilenmiştir.And as a teenager she was inspired by Glenn Gould, Evgeny Kissin, and Maxim Vengerov.
Çok fazla etkilenmiş ise fiziksel engel bulunur.It takes so much out of you physically and there's a lot of stress involved.
Adını "akış" kavramından alan bir grup olan Fluxus fikirlerinden oldukça çok etkilenmiştir.He was highly influenced by the Fluxus ideas, a group that took its name from the concept of “flow”.
Antonius, Eros'un cesaret ve sadakatinden çok etkilenmiştir ve aynını kendi yapmak ister.Antony admires Eros' courage and attempts to do the same, but only succeeds in wounding himself.
Aksi durumda, düşük yayınım yavaş soğumayı ve daha büyük ısıdan etkilenmiş bölgeyi getirir.Conversely, a low diffusivity leads to slower cooling and a larger HAZ.
Aslında, insani yardıma değer veren bu gün için farkındalık yaratmaktan oldukça etkilenmiştim.Well, I was definitely attracted to raising awareness of this day of recognition.
Vajina Monologlarını seyretmiş ve çok etkilenmiş ve bunun sonucundaShe had seen "The Vagina Monologues" and she was really moved.
Toptancı bütün bu ahsap oyuncaklardan cok etkilenmişti.The wholesaler was very impressed with all the wooden toys.
O halde, hem ozmol hem hacim etkilenmiş oluyor.So actually, both osmoles and volume are effected.
Yani bu fikir kabul görmedi, fakat çok etkilenmiştim.So that one didn't really run, but I was very struck by this.
Çocukluğumda New York'ta yılanlardan çok etkilenmiştim.When I was a kid, growing up in New York,
Michelangelo'nun aslında Brunelleschi'den etkilenmiş olduğunu düşündüm.I can really see that Michelangelo was building on what Brunelleschi did.
Bence uluslararası oyun firmalarının büyük ölçekli atağından etkilenmiş olabiliriz.I think we may have been affected by the large scale push by international gaming companies.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Many were touched by my personal story, and they shared their stories in return.
Ben Oxygen şirketinden çok etkilenmiştim.I was so fascinated by that Oxygen commercial.
Ama fotoğrafçı Bay Yamana'nın sanatsal zekasından çok etkilenmiştim.But I was very moved by the artistic sense of the photographer, Mr. Yamana.
Bundan etkilenmiştim.I was excited.
Bana aktarılan bu iyi duygulardan çok etkilenmiş durumdayım.I've been so impressed by the kindness expressed to me.
Neden bu kadar etkilenmiştim?And why was I fascinated?
Etkilenmiş bölgedeki bir intussepsiyon meydana gelmiş .An intussusception has occurred in the affected region.
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.I've always been fascinated by freestyle.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.They were just influenced by the adults around them.
Üstelik... ...o kızdan etkilenmişsin.Also... ...because you have been shaken by her.
Bu sonuçtan çok etkilenmiş ve meraklanmış olmalılar ki tüm ülkeyi kapsayan bir anket yapmışlar.And so they decided, because they were intrigued by this finding, to do a nationwide survey.
"Star Wars"u ilk defa gördüğümden beri, kişisel robotlar fikrinden hep etkilenmişimdir.I've been fascinated by this idea of personal robots.
Ben, onun kendinden bahsederken kullandığı bir tabirden çok etkilenmiştim. [otobiyografi yazarı]I would be rather taken by a statement he would make of himself
Ve gerçekten etkilenmiştim.And I was fascinated.
İnsanlar etkilenmişti, yakında beynin kapasitesini geçeceklerini düşündüler.People were really excited. They thought they would soon outstrip the capacity of the brain.
Ama aslında, sözlerimden etkilenmişlerdi.But actually, they were impressed by my words.
Cody, Wyoming'teki ogretmen, gozlemledigimiz gibi, hukuktan etkilenmis gorunuyor.As we saw with the teacher in Cody, Wyoming, she seems to be affected by the law.
Müzisyen olan herkes Robert Moog'dan derinden etkilenmiştir.Anyone who's a musician has been profoundly influenced by Robert Moog.
Samuray kültürü, Hagakure çevresindeki edebiyattan, ve bu tür şeylerden çok etkilenmiştim.Particularly by Japanese and samuraï cultures, and Hagakure literature.
Bu odadaki herkes bir öğretmenden... ... ya da bir yetişkinden etkilenmiştir.Everyone in this room has been affected by a teacher or an adult.
Bölge, Kosova ihtilafından da etkilenmişti.The area also was affected by the Kosovo conflict.
Fakat bir kesim, o da yaşlılar, büyük oranda olumsuz etkilenmiş gibi görünüyor.One segment however, the elderly, seems largely adversely affected.
Hırvatistan Mayın Eylem Merkezi'ne göre, 102 kasaba ve belediye mayınlardan etkilenmiş durumda.According to the Croatian Mine Action Centre, 102 towns and municipalities are affected by mines.
Fakat bazı analistler bundan etkilenmişe benzemiyor.But some analysts are unimpressed.
Kimileri ise protestolardan etkilenmiş görünüyor.Some seemed to be influenced by the outcry.
Ankara'daki yetkililer bundan etkilenmiş değiller.Authorities in Ankara are not impressed.
Ancak ekonomi analisti Miroslav Zdravkoviç bundan etkilenmiş değil.Economic analyst Miroslav Zdravkovic is not impressed, however.
Dodik ise Tadiç'in ziyaretinden etkilenmişe benzemiyor.Dodik did not seem phased by Tadic's visit.
Erken yaşantısında babası Samuel Gonzalez'in sanatından etkilenmiştir.His early life was influenced by the art of his father Samuel Gonzalez.
Etkilenmiş mine, dişin geri kalanından farklı bir saydamlığa sahiptir.Affected enamel has a different translucency than the rest of the tooth.
78 yol tıkanmış ve taşkın alanlardaki 84 köprü etkilenmiştir sellerden etkilenmiştir.[5]78 roads had been blocked and 84 bridges in flood-stricken areas affected.[9]
Niuece, Samoaca ve Doğu Polinezya dillerinden de etkilenmiştir.Niuean also has a number of influences from Samoan and Eastern Polynesian languages.
Yerel felsefe Helen dini ve felsefesinden etkilenmiştir. [ alıntı gerekli ]The native philosophy was influenced by Hellenic religion and philosophy. [citation needed]
İnsan davranışından ve insanların yapmalarına neden olan şeyi yapmaktan etkilenmiştim.I was fascinated with human behavior and why people do what they do.

İlgili Sayfalar