etkilenmiş ile cümle
etkilenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Neden bu kadar etkilenmiştim?Mengapa saya kagum?
Neden bu kadar etkilenmiştim?Mikä siinä viehätti?
Neden bu kadar etkilenmiştim?Och varför blev jag fascinerad?
Neden bu kadar etkilenmiştim?Perché mi affascinava?
Neden bu kadar etkilenmiştim?Prečo ma to fascinovalo?
Neden bu kadar etkilenmiştim?Proč mě fascinovalo?
Neden bu kadar etkilenmiştim?Și de ce am fost fascinat?
Neden bu kadar etkilenmiştim?Và tại sao tôi lại bị lôi cuốn?
Neden bu kadar etkilenmiştim?Waarom vond ik het zo fascinerend?
Neden bu kadar etkilenmiştim?Y ¿por qué me fascino?
Neden bu kadar etkilenmiştim?Και γιατί με γοήτευε;
Neden bu kadar etkilenmiştim?А чому ж я так захопився?
Neden bu kadar etkilenmiştim?И защо бях толкова запленен?
Neden bu kadar etkilenmiştim?И почему же я был очарован?
Neden bu kadar etkilenmiştim?ומדוע התלהבתי?
Neden bu kadar etkilenmiştim?ولماذا كنت مفتون به؟
Neden bu kadar etkilenmiştim?最後の主な未解読古代言語であるということです
O halde, hem ozmol hem hacim etkilenmiş oluyor.Тож, фактично, гормони впливають як на осмолі, так і на об'єм.
Onları gücendirdiğimi düşünmüştüm. Ama aslında, sözlerimden etkilenmişlerdi.Luulin loukanneeni heitä, mutta itse asiassa he olivat vaikuttuneita sanoistani.
Para önemli. Şu anda, bu konudan etkilenmiş olan ailelerle konuşurken, bu konunun aldığı momentum çok önemli.El auge en este asunto importa cuando hablas con diferentes familias afectadas por él.
Para önemli. Şu anda, bu konudan etkilenmiş olan ailelerle konuşurken, bu konunun aldığı momentum çok önemli.Pęd na tej sprawy, gdy mówisz do różnych rodzin dotkniętych to.
Pentagon' da İkiz Kuleler' de can kaybıyla karşılaşıyorsun, ...ve çok etkilenmiş bir şekilde seyredebilirsin.여러분이 국방부와 트윈 타워에서 희생된 생명을 비교해 보면 그것이 매우 강력하다는 걸 알 수 있을 것입니다.
Pentagon' da İkiz Kuleler' de can kaybıyla karşılaşıyorsun, ...ve çok etkilenmiş bir şekilde seyredebilirsin.ניתן להשוות את מספר ההרוגים בפיגוע בפנטגון לפיגוע בתאומים, ולראות זאת בבירור.
Pentagon' da İkiz Kuleler' de can kaybıyla karşılaşıyorsun, ...ve çok etkilenmiş bir şekilde seyredebilirsin.قارنوا عدد الموتى في البنتاغون بالبرجين التوأم، ويمكنك ملاحظة ذلك بشدة.
Pentagon' da İkiz Kuleler' de can kaybıyla karşılaşıyorsun, ...ve çok etkilenmiş bir şekilde seyredebilirsin.それがはっきりと分かります そして 私は考え始めました 人々の集中とは、集中とは?
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.Boli len ovplyvnení dospelími okolo.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.Były pod wpływem otoczenia dorosłych.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.Byly pouze ovlivněné dospělými kolem sebe.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.Chúng chỉ bị ảnh hưởng bởi người lớn xung quanh.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.Csak befolyásolták őket az őket körülvevő felnőttek.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.De var bara påverkade av vuxenvärlden runt om dem.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.Eles apenas foram influenciados pelos adultos à sua volta.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.Erano semplicemente influenzati dagli adulti che stavano loro intorno.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.Erau doar influențați de adulții din jurul lor.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.Ils étaient seulement influencés par les adultes autour d'eux.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.그들은 그저 주위 어른들에게 영향을 받았을 뿐입니다.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.Mereka hanya terpengaruh orang-orang dewasa di sekitar mereka.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.Sie wurden nur von den Erwachsenen um sie herum beeinflusst.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.Simplemente estaban influenciados por los adultos de su alrededor.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.Ze waren gewoon beïnvloed door de volwassenen in hun buurt.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.Είχαν απλά επηρεαστεί από τους ενήλικες γύρω τους.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.А лише були під впливом дорослих, що їх оточували.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.Просто они подверглись влиянию окружающих их взрослых.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.Просто са били повлияни от възрастните около тях.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.הם רק הושפעו מהמבוגרים שסביבם.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.ولكنهم فقط تأثروا بالبالغين من حولهم.
Sadece etrafındaki yetişkinlerden etkilenmişlerdi.私が何か罪を犯したからとか
Samuray kültürü, Hagakure çevresindeki edebiyattan, ve bu tür şeylerden çok etkilenmiştim.일본 문화 중에서도, 특히 사무라이 문화, 하가쿠레(Hagakure) 문학 등 에서 많은 영감을 받았습니다.
Samuray kültürü, Hagakure çevresindeki edebiyattan, ve bu tür şeylerden çok etkilenmiştim.la cultura samurai, literatura Hagakure, estas cosas.
Samuray kültürü, Hagakure çevresindeki edebiyattan, ve bu tür şeylerden çok etkilenmiştim.サムライが大好きで 葉隠などを読んだりしていました 北野たけしの撮った映画や ヤクザ映画が大好きで
"Star Wars"u ilk defa gördüğümden beri, kişisel robotlar fikrinden hep etkilenmişimdir.처음 봤던 이후로 계속 저는 개인용 로봇의 아이디어에 매료되었습니다.
"Star Wars"u ilk defa gördüğümden beri, kişisel robotlar fikrinden hep etkilenmişimdir.כשראיתי את "מלחמת הכוכבים" בפעם הראשונה היתי מרותקת לרעיון של רובוטים אישיים
"Star Wars"u ilk defa gördüğümden beri, kişisel robotlar fikrinden hep etkilenmişimdir.مشاهدة (حرب النجوم) لاول مرة كنت مسحورة بهذه الفكرة فكرة الروبوتات الشخصية
"Star Wars"u ilk defa gördüğümden beri, kişisel robotlar fikrinden hep etkilenmişimdir.私はパーソナル・ロボットというアイデアに 魅了されてきました 子供の頃は
Şu anda, bu konudan etkilenmiş olan ailelerle konuşurken, bu konunun aldığı momentum çok önemli.Время этих мероприятий имеет значение, когда обращаются к семьям потерпевших.
- tahmin etmedikleri sorunlara - doğaçlama yeni çözümler üretebilmelerinden etkilenmişti.그들이 (일을 하는 도중에) 전혀 생각치 못한 문제-- 새로운 문제에 대해 참신한 해결책을 즉흥적으로 제시하는 것에 감명을 받았습니다.
- tahmin etmedikleri sorunlara - doğaçlama yeni çözümler üretebilmelerinden etkilenmişti.בכיצד האומן לידו עובד. והוא התרשם מהצורה בה הם היו מאלתרים
- tahmin etmedikleri sorunlara - doğaçlama yeni çözümler üretebilmelerinden etkilenmişti.بكيفية تطبيقهم الحلول المرتجلة على تلك المشاكل التي تجابههم تلك المشاكل الغير متوقعة
- tahmin etmedikleri sorunlara - doğaçlama yeni çözümler üretebilmelerinden etkilenmişti.その場で考え出すことに 彼は感心したのです 一例として彼がレスボス島で
Toptancı bütün bu ahsap oyuncaklardan cok etkilenmişti.Hurtownik był pod ogromnym wrażeniem.