etkilenmiş ile cümle

etkilenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Cody, Wyoming'teki ogretmen, gozlemledigimiz gibi, hukuktan etkilenmis gorunuyor.Zoals we zagen met de lerares uit Cody in Wyoming, ze lijkt te worden beïnvloed door het recht.
Cody, Wyoming'teki ogretmen, gozlemledigimiz gibi, hukuktan etkilenmis gorunuyor.Όπως είδαμε και με την καθηγήτρια στο Κόντι, στο Γουαϊόμινγκ, φαίνεται πως επηρεάζεται αρκετά από το νόμο.
Cody, Wyoming'teki ogretmen, gozlemledigimiz gibi, hukuktan etkilenmis gorunuyor.Както видяхме при учителката в Коди, Уайоминг, тя изглежда е засегната от закона.
Cody, Wyoming'teki ogretmen, gozlemledigimiz gibi, hukuktan etkilenmis gorunuyor.Мы поняли на примере учительницы из Коди, Вайоминг, что закон давит на ее жизнь.
Cody, Wyoming'teki ogretmen, gozlemledigimiz gibi, hukuktan etkilenmis gorunuyor.כפי שראינו עם המורה בקודי, ויומינג, נראה שהיא הושפעה ע"י החוק.
Cody, Wyoming'teki ogretmen, gozlemledigimiz gibi, hukuktan etkilenmis gorunuyor.كما رأينا في قضية المدرس في وايومنج " كودي " كما يبدو انها مصابة برهاب القانون ..
Cody, Wyoming'teki ogretmen, gozlemledigimiz gibi, hukuktan etkilenmis gorunuyor.法律によって影響されている様子を紹介しました 学校は法律の海で文字通り溺れそうになっています
Etkilenmiş bölgedeki bir intussepsiyon meydana gelmiş .A avut loc o invaginatie in regiunea afectata.
Etkilenmiş bölgedeki bir intussepsiyon meydana gelmiş .Bệnh lồng ruột đã xảy ra ở nơi bị viêm nhiễm.
Etkilenmiş bölgedeki bir intussepsiyon meydana gelmiş .E' apparsa una intussuscezione nella regione affetta.
Etkilenmiş bölgedeki bir intussepsiyon meydana gelmiş .Eine Invagination (Darmverschluss) ist an der betroffenden Stelle aufgetreten.
Etkilenmiş bölgedeki bir intussepsiyon meydana gelmiş .Het getroffen gedeelte is opgezwollen.
Etkilenmiş bölgedeki bir intussepsiyon meydana gelmiş .Pelipatan usus yg melipat ke dalam bagian ususnya telah terjadi di area yang terpengaruh.
Etkilenmiş bölgedeki bir intussepsiyon meydana gelmiş .Une invagination de l'intestin est apparue dans la zone affectée.
Etkilenmiş bölgedeki bir intussepsiyon meydana gelmiş .Ο εγκολεασμός συνέβη στην πληγείσα περιοχή.
Etkilenmiş bölgedeki bir intussepsiyon meydana gelmiş .В засегнатата област се е получило всмукване на червото.
Etkilenmiş bölgedeki bir intussepsiyon meydana gelmiş .В области поражения произошла инвагинация.
Etkilenmiş bölgedeki bir intussepsiyon meydana gelmiş .حدث انسداد معوي في المنطقة المتضررة
Etkilenmiş bölgedeki bir intussepsiyon meydana gelmiş .腸重積ですか?
Filmin yansımalarından çok etkilenmiştim, ordan çıkabilip çıkamayacağını bile bilmiyorduk.Am fost copleșită de reacțiile la acest film, pentru că nu știam dacă va putea să se facă văzut.
Filmin yansımalarından çok etkilenmiştim, ordan çıkabilip çıkamayacağını bile bilmiyorduk.De reacties op de film overvielen me, omdat we niet wisten of het zou lukken hem uit te brengen.
Filmin yansımalarından çok etkilenmiştim, ordan çıkabilip çıkamayacağını bile bilmiyorduk.왜냐하면 우리는 그게 밖으로 나올 수 있을지에 대해 알 수 없었기 때문이죠.
Filmin yansımalarından çok etkilenmiştim, ordan çıkabilip çıkamayacağını bile bilmiyorduk.Me abrumó la respuesta a la película, porque no sabíamos si podríamos lanzarla.
Filmin yansımalarından çok etkilenmiştim, ordan çıkabilip çıkamayacağını bile bilmiyorduk.Ohlas na tento film mě ohromil, a to jsme ani nevěděli, zda se dokáže prosadit.
Filmin yansımalarından çok etkilenmiştim, ordan çıkabilip çıkamayacağını bile bilmiyorduk.Tôi vô cùng bất ngờ trước phản ứng về bộ phim, bởi chúng tôi không biết liệu nó có được phát hành hay không.
Filmin yansımalarından çok etkilenmiştim, ordan çıkabilip çıkamayacağını bile bilmiyorduk.Отклики на этот фильм ошеломили меня, потому что мы даже не знали, выйдет ли он.
Filmin yansımalarından çok etkilenmiştim, ordan çıkabilip çıkamayacağını bile bilmiyorduk.מפני שלא ידענו אם הוא יהיה מסוגל להיות משודר.
Filmin yansımalarından çok etkilenmiştim, ordan çıkabilip çıkamayacağını bile bilmiyorduk.حيث أننا لم نعلم سواء كنا سنقدر على الوصول إلى هناك أم لا.
Filmin yansımalarından çok etkilenmiştim, ordan çıkabilip çıkamayacağını bile bilmiyorduk.なかったので
Gördüğünüz gibi, kendisi graffiti ve sokak sanatından oldukça etkilenmiştir.Ahogy Önök is láthatják, erősen hatott rá a graffiti és a street art.
Gördüğünüz gibi, kendisi graffiti ve sokak sanatından oldukça etkilenmiştir.Come vedete, è profondamente influenzato dai graffiti e dall'arte di strada.
Gördüğünüz gibi, kendisi graffiti ve sokak sanatından oldukça etkilenmiştir.Como pueden ver él está muy influenciado por el graffiti y el arte callejero.
Gördüğünüz gibi, kendisi graffiti ve sokak sanatından oldukça etkilenmiştir.După cum vedeți e influențat din plin de graffiti și arta stradală.
Gördüğünüz gibi, kendisi graffiti ve sokak sanatından oldukça etkilenmiştir.Jak widać, mocno inspiruje go graffiti i sztuka ulicy. Jak widać, mocno inspiruje go graffiti i sztuka ulicy.
Gördüğünüz gibi, kendisi graffiti ve sokak sanatından oldukça etkilenmiştir.보이는 것처럼, 그는 그래피티나 길거리 미술의 영향을 많이 받았고
Gördüğünüz gibi, kendisi graffiti ve sokak sanatından oldukça etkilenmiştir.Như các bạn thấy, anh ấy bị ảnh hưởng sâu sắc bởi graffiti và nghệ thuật đường phố.
Gördüğünüz gibi, kendisi graffiti ve sokak sanatından oldukça etkilenmiştir.Wie Sie sehen, wird er von Graffiti und Street-Art beeinflusst.
Gördüğünüz gibi, kendisi graffiti ve sokak sanatından oldukça etkilenmiştir.Zoals je kan zien, is hij sterk beïnvloed door graffiti en street art.
Gördüğünüz gibi, kendisi graffiti ve sokak sanatından oldukça etkilenmiştir.Как вы можете видеть, на него оказало серьезное влияние граффити и уличное искусство.
Gördüğünüz gibi, kendisi graffiti ve sokak sanatından oldukça etkilenmiştir.כמו שאתם יכולים לראות, הוא מושפע מאוד מגרפיטי ואמנות רחוב,
Gördüğünüz gibi, kendisi graffiti ve sokak sanatından oldukça etkilenmiştir.وكما ترون, فهو قد تأثر تماماً بزخرفة الجدران وفن الرسم على الشوارع,
Gördüğünüz gibi, kendisi graffiti ve sokak sanatından oldukça etkilenmiştir.ストリートアートの影響を強く受けており 故郷のムンバイも 彼の作品の重要な要素です
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.Am fost intotdeauna fascinat de free-style.
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.Dan saya sudah selalu terkesan oleh gaya bebas,
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.Engem mindig magával ragadott a szabad stílusú zene.
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.Et donc j'ai toujours été fasciné par le free-style.
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.Ik ben altijd gefascineerd geweest door freestyle.
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.Il free-style mi ha sempre affascinato.
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.저는 항상 프리스타일 랩에 매료되었습니다.
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.Odjakživa ma free-style fascinoval.
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.Sempre me senti fascinado pelo estilo livre.
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.Siempre me ha fascinado el estilo libre.
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.Tak więc zawsze byłem zafascynowany freestyle'em.
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.Und ich war immer fasziniert von Freestil-Rap.
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.Πάντα με γοήτευε το φριστάιλ.
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.Винаги съм бил очарован от свободния стил.
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.Я всегда был очарован фристайлом.
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.וכך, תמיד ריתק אותי הפרי-סטייל.
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.لقد كنت دوماً معجباً بأغاني الراب .. الراب الحر
Her zaman serbest stilden etkilenmişimdir.早速こちらのビデオを見てみましょう

İlgili Sayfalar