Kamçı solucanının yol açtığı bu enfeksiyon dünya genelinde yaklaşık 600 ila 800 milyon insanı etkilemektedir.Zaraza čovječjom glistom pogađa približno 600 do 800 milijuna ljudi diljem svijeta.
Dünya genelinde, migren insanların %10’undan fazlasını etkilemektedir.Širom svijeta, od migrena boluje više od 10% stanovništva.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Gastroenteritis najviše pogađa djecu i stanovništvo zemalja u razvoju.
Küresel olarak diyabetik nöropati 2010 itibarıyla yaklaşık 132 milyon insanı (nüfusun %1,9'u) etkilemektedir.1,1 milijuna ljudi trenutno je ovisno o darovima od Svjetske prehrambene organizacije (WEP) .
Bu da öğrencilerin başarılarını etkilemektedir.U stvari, sad je impresionirana uspjesima svojih sinova.
Küresel ısınma ürün rekoltesini de olumsuz etkilemekte alternatif tarım ürünlerine yöneliş görülmektedir.Stoga se diljem svijeta vode intenzivne rasprave o alternativi za fosilna goriva.
Kadınları etkilemek için en sık kullandığı replik "How you doin'?"dir.Na zvádzanie žien často používa frázu „Ako sa máš?“.
Bu hastalık dünyanın çoğu bölgesinde görülür ve şu an tahminen bir milyon kişiyi etkilemektedir.Bolezen se pojavlja v večini območij na svetu in trenutno prizadeva približno en milijon ljudi.
Kamçı solucanının yol açtığı bu enfeksiyon dünya genelinde yaklaşık 600 ila 800 milyon insanı etkilemektedir.Okužba z glisto Trihuris prizadene okoli 600 do 800 milijonov ljudi po vsem svetu.
Diğer bir önemli uygulama, ziyaretçileri şatafatlı teşhirlerle etkilemekti.Druga ključna praksa je bila, da so obiskovalce zasuli z razkošjem.
Bu hastalık dünyanın çoğu bölgesinde görülür ve şu an tahminen bir milyon kişiyi etkilemektedir.Liga paplitusi praktiškai visame pasaulyje, šiuo metu ja serga apie milijoną žmonių.
Kadınları etkilemek için en sık kullandığı replik "How you doin'?"dir.Dažnai naudoja frazę „Kaip sekasi?“ (How you doin'?), kad prisiviliotų merginas.
Küresel ısınma ürün rekoltesini de olumsuz etkilemekte alternatif tarım ürünlerine yöneliş görülmektedir.Perspektyvi priemonė yra švino pakeitimas kitomis netoksiškomis medžiagomis.
Bu fonların hareketleri diğer küçük yatırımcıları da etkilemektedir.Kiti įėjimai buvo jungiami prie šių invertorių išėjimų.
Bu durum bütün ülkeyi etkilemekteydi.Kampanija apėmė visą šalį.
Diğer bir önemli uygulama, ziyaretçileri şatafatlı teşhirlerle etkilemekti.Kita praktika buvo sukrėsti lankytojus prabangos demonstravimu.
Deri enfeksiyonları her yıl her 1000 kişiden yaklaşık 2 kişiyi etkilemektedir.Kasmet į Materhorną užkopia apie 2000 žmonių.
Kızları etkilemekte üstüne yoktur.Naistel initsiatsiooni ei ole.
Sosyal roller bizim kişisel kimliklerimizi etkilemektedir.Sotsiaalsed soorollid mõjutavad indiviidide käitumist.
Popülasyon büyüklüğü problemin çözüm süresini etkilemektedir.Populatsiooni suurus sõltub probleemist, mida püütakse lahendada.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Immigratsioonipoliitikas tuleb juhinduda eeskätt riigis juba elavate inimeste heaolust.
Ayrıca diyet faktörleri de tip 2 diyabet riskini etkilemektedir.Dieet avaldab ka mõju II tüübi diabeedi haigestumisriski.
Ağız ve diş sağlığı, bütün bedeninizin sağlığını etkilemektedir.La salud bucodental afecta a su salud general.
Ağız ve diş sağlığı, bütün bedeninizin sağlığını etkilemektedir.La santé buccale et dentaire a un impact sur toute la santé de votre corps.
Ağız ve diş sağlığı, bütün bedeninizin sağlığını etkilemektedir.Lisää tietoa saat InfoFinlandin sivulta Kotikunta Suomessa.
Ağız ve diş sağlığı, bütün bedeninizin sağlığını etkilemektedir.Mun- och tandhälsan påverkar hälsan i hela din kropps hälsa.
Ağız ve diş sağlığı, bütün bedeninizin sağlığını etkilemektedir.Здоровье полости рта и зубов влияет на здоровье всего организма.
Ağız ve diş sağlığı, bütün bedeninizin sağlığını etkilemektedir.您应当定期接受口腔健康检查,即使没有疼痛或其他病状。牙科疾病在没有出现病状前可得到最佳治疗。口腔及牙齿的健康影响你全身健康。
Ama cidden çok yol almıştık. Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.A parte gli scherzi, sì, andavamo d'accordo perché il nostro obiettivo comune era motivare questi giovani.
Ama cidden çok yol almıştık. Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.Mas a sério, a sério, nós demo-nos bem, porque tínhamos um objetivo comum, queríamos inspirar aqueles jovens.
Ama cidden çok yol almıştık. Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.Αλλά αλήθεια, τα πηγαίναμε πολύ καλά, επειδή είχαμε το κοινό στόχο να εμπνεύσουμε αυτά τα νεαρά άτομα.
Ama cidden çok yol almıştık. Çünkü, ortak bir hedefimiz vardı. Bu genç insanları etkilemek.Якщо серйозно, то ми справді жили дружно, бо мали спільну мету - надихнути молодих людей.
Amaçları, ihtiyaçları olmayan şeyleri satın almak, sevmedikleri insanlari etkilemek. (Kahkahalar) (Alkışlar)(smeh) (aplavz)
Amaçları, ihtiyaçları olmayan şeyleri satın almak, sevmedikleri insanlari etkilemek.좋은 인상을 남기기 위해 필요치 않은 물건을 살 수 있도록 말이지요.
Amaçları, ihtiyaçları olmayan şeyleri satın almak, sevmedikleri insanlari etkilemek.כדי שיוכלו לקנות דברים שהם לא צריכים כדי להרשים אנשים שהם לא אוהבים.
Amaçları, ihtiyaçları olmayan şeyleri satın almak, sevmedikleri insanlari etkilemek.لتمكنهم من شراء الأشياء التي لا تحتاجونها لإقناع اناس لا يحبونهم.
Amaçları, ihtiyaçları olmayan şeyleri satın almak, sevmedikleri insanlari etkilemek.溢れています (笑い)
Arazi örtülerindeki bu değişiklikler, ekosistem hizmetlerini etkilemektedir.bedreigd met uitsterven op lange termijn (
Arazi örtülerindeki bu değişiklikler, ekosistem hizmetlerini etkilemektedir.Te zmiany w pokryciu terenu wpływają na usługi ekosystemu.
Arazi örtülerindeki bu değişiklikler, ekosistem hizmetlerini etkilemektedir.Οι εν λόγω μεταβολές στην εδαφοκάλυψη επηρεάζουν τις υπηρεσίες οικοσυστήματος.
Arazi örtülerindeki bu değişiklikler, ekosistem hizmetlerini etkilemektedir.Тези изменения на земното покритие засягат екосистемните услуги.
Aşırı sıcaklık ve kuraklık, yağmur ve su baskınları Avrupa’nın pek çok bölümünü etkilemektedir.Chaleurs, sécheresses, précipitations et inondations extrêmes affectent de nombreuses régions en Europe.
Aşırı sıcaklık ve kuraklık, yağmur ve su baskınları Avrupa’nın pek çok bölümünü etkilemektedir.Condizioni estreme di calore e siccità, pioggia e alluvioni stanno interessando molte parti d’Europa.
Aşırı sıcaklık ve kuraklık, yağmur ve su baskınları Avrupa’nın pek çok bölümünü etkilemektedir.Ekstrem varme og tørke, regn og oversvømmelse rammer mange dele af Europa.
Aşırı sıcaklık ve kuraklık, yağmur ve su baskınları Avrupa’nın pek çok bölümünü etkilemektedir.Escasez de agua y sequía
Aşırı sıcaklık ve kuraklık, yağmur ve su baskınları Avrupa’nın pek çok bölümünü etkilemektedir.Mérséklés és alkalmazkodás kal csökkenjen az üvegházhatású gázok kibocsátása.
Aşırı sıcaklık ve kuraklık, yağmur ve su baskınları Avrupa’nın pek çok bölümünü etkilemektedir.Toto je hlavným cieľom snahy EÚ o „zmiernenie“.
Aşırı sıcaklık ve kuraklık, yağmur ve su baskınları Avrupa’nın pek çok bölümünü etkilemektedir.Z ekstremnimi vročinskimi in sušnimi razmerami, deževji in poplavami se spopadajo številni predeli v Evropi.
Aşırı sıcaklık ve kuraklık, yağmur ve su baskınları Avrupa’nın pek çok bölümünü etkilemektedir.Прекомерни горещини и суша, дъжд и наводнения засягат много части на Европа.
Bahsettiklerim, uzun vadeli sağlığınızı genlerinizi etkilemek için yapabileceğiniz basit şeyler içeriyor.Estas son las cosas que uno puede hacer para mejorar los genes y la salud a largo plazo.
Bahsettiklerim, uzun vadeli sağlığınızı genlerinizi etkilemek için yapabileceğiniz basit şeyler içeriyor.あなたの遺伝子と将来的な健康に 影響するのです これがあなたにとってまだ十分な動機とならないなら
Beni geçmişte sevmeyen insanları etkilemek için avlanma ile başa çıkamadığımdan.Потому что я не пытался угнаться за впечатляющими людьми, которым я не нравился в прошлом.
Bilimin ve sanatın doğal gelişimi insan deneyimini daha iyi etkilemek ve tanımlamak için bir araya geliyor.사람의 경험에 더 감동을 주고 더 잘 규정할 수 있도록 서로 찾아 온 과학과 예술의 자연스러운 진보입니다.
Bilimin ve sanatın doğal gelişimi insan deneyimini daha iyi etkilemek ve tanımlamak için bir araya geliyor.La evolución natural de la ciencia y el arte uniéndose para mejor tocar y definir la experiencia humana.
Bilimin ve sanatın doğal gelişimi insan deneyimini daha iyi etkilemek ve tanımlamak için bir araya geliyor.ההתקדמות הטבעית של המדע ואומנות למצוא אחד את השני כדי להגדיר ולגעת טוב יותר בחוויה האנושית ולהגדיר אותה.
Bilimin ve sanatın doğal gelişimi insan deneyimini daha iyi etkilemek ve tanımlamak için bir araya geliyor.إنها تطور طبيعي للعلم و الفن لتواصل أفضل بين الجميع و اعادة تعريف للخبرات الانسانية
Bilimin ve sanatın doğal gelişimi insan deneyimini daha iyi etkilemek ve tanımlamak için bir araya geliyor.人間の経験をより良いものにしています 私たちの考え方 ものごとの
Birini etkilemek istediğimizde, onları halihazırda neyi etkilediğini bilmemiz gerek.Amikor befolyásolni akarunk valakit, tudnunk kell, hogy mi az, ami már befolyásolja őket.
Birini etkilemek istediğimizde, onları halihazırda neyi etkilediğini bilmemiz gerek.Când vrem să influenţăm pe cineva, trebuie să ştim ce îl influenţează deja.
Birini etkilemek istediğimizde, onları halihazırda neyi etkilediğini bilmemiz gerek.Jeśli chcemy mieć na kogoś wpływ musimy wiedzieć co wcześniej miało na nich wpływ.