Ana içeriğe geç
Sözlük

etkilemek ile cümle

etkilemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İslami gelenekler ve kurallar burada günlük hayatı etkilemektedir.Az iszlám hagyományok és ünnepek meghatározóak a mindennapi életben.
Kamçı solucanının yol açtığı bu enfeksiyon dünya genelinde yaklaşık 600 ila 800 milyon insanı etkilemektedir.Az ostorféreg-fertőzés világszerte körülbelül 600–800 millió embert érint.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.A gasztroenteritisz elsősorban a gyermekeket és a fejlődő országok lakosságát érinti.
Birçok sistemi aynı anda etkilemektedir.Így képesek egy időben sok sejten hasonló hatást kiváltani.
Küresel olarak diyabetik nöropati 2010 itibarıyla yaklaşık 132 milyon insanı (nüfusun %1,9'u) etkilemektedir.Világszerte az ótvar 2010-ben mintegy 140 millió főt érintett (az emberiség 2%-át).
Tek atak esnasında, vücudun bir ya da iki tarafını etkilemek üzere değişebilir.Muutos voi koskea vain toista silmää tai molempia.
Kızları etkilemekte üstüne yoktur.Tytöillä samaa vaikutusta ei ollut.
Kamçı solucanının yol açtığı bu enfeksiyon dünya genelinde yaklaşık 600 ila 800 milyon insanı etkilemektedir.Η λοίμωξη whipworm πλήττει περίπου 600 με 800 εκατομμύρια ανθρώπους παγκοσμίως.
Ayrıca diyet faktörleri de tip 2 diyabet riskini etkilemektedir.Οι διατροφικοί παράγοντες επίσης επηρεάζουν τον κίνδυνο εμφάνισης διαβήτη τύπου 2.
Birçok sistemi aynı anda etkilemektedir.Πολλά από τα πρώτα μοντέλα ήταν σε παραγωγή ταυτόχρονα.
Birçok çevresel faktör tansiyonu etkilemektedir.Διάφοροι περιβαλλοντικοί παράγοντες επηρεάζουν την αρτηριακή πίεση.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Η γαστρεντερίτιδα προσβάλλει κυρίως παιδιά και πληθυσμό αναπτυσσόμενων χωρών.
Birçok sistemi aynı anda etkilemektedir.Systemet er i stand til at engagere adskillige mål samtidig.
Nathan da Lucas'ı etkilemek için, Lucas'ın en yakın arkadaşı olan Haley James ile yakınlaşır.Herefter går Nathan i stedet efter Lucas' ømme punkt, hans bedste ven Haley James.
Kuraklıklar da koalaların yaşamını etkilemektedir.Og røverbander er stadig med til at gøre livet usikkert.
Sosyal roller bizim kişisel kimliklerimizi etkilemektedir.Den sociale responsivitet udøver en stærk indflydelse på vores liv.
Nur Dağları yağış ve sıcaklık durumunu etkilemektedir.Fjellet kalles også Ytre- eller (Vestre) Håsteinen.
Bu durum bütün ülkeyi etkilemekteydi.Dette sjokkerte hele nasjonen.
Erteleme süresince yatırım üzerinde oluşan faiz, yatırımın geridönüşünü etkilemektedir.Dette arbeidet kaster tvil på påstanden om at investering i infrastruktur sparer reisetid.
Bu üç yönetmen sıklıkla birbirlerinin film rejilerini etkilemektedirler.De tre filmene tangerer tre forskjellige filmsjangre.
Bu hastalık dünyanın çoğu bölgesinde görülür ve şu an tahminen bir milyon kişiyi etkilemektedir.Penyakit ini ditemukan di sebagian besar wilayah di dunia ini dan saat ini menyerang sekitar satu juta orang.
Kamçı solucanının yol açtığı bu enfeksiyon dünya genelinde yaklaşık 600 ila 800 milyon insanı etkilemektedir.Infeksi cacing cambuk berdampak pada sekitar 600 hingga 800 juta orang di seluruh dunia.
Diyabetik retinopati, 20 yıl veya daha uzun süredir diyabet hastası olanların yüzde 80'ini etkilemektedir.Retinopati diabetes dialami oleh 80 persen mereka yang menderita diabetes 20 tahun atau lebih.
Dünya genelinde, migren insanların %10’undan fazlasını etkilemektedir.Di seluruh dunia, migrain memengaruhi lebih dari 10% penduduk.
Birbirlerinin büyülerini de etkilemekte, birbirlerine yardımcı olmaktadırlar.Suka memberi pertolongan kepada orang lain agar dapat berdiri sendiri.
Ayrıca diyet faktörleri de tip 2 diyabet riskini etkilemektedir.Faktor diet juga mempengaruhi risiko munculnya penyakit diabetes tipe 2.
Bu tüketim halkın sağlığını da olumlu yönde etkilemektedir.Kepedulian masyarakat akan kebersihan termasuk sangat baik.
Bu hastalık dünyanın çoğu bölgesinde görülür ve şu an tahminen bir milyon kişiyi etkilemektedir.Bệnh xảy ra ở hầu khắp thế giới và hiện có khoảng một triệu người bệnh.
Amerikan Üroloji Örgütü (AUO)'ne göre erken boşalma problemi erkeklerin %27'si ilâ 34'ünü etkilemektedir.Hiệp hội tiết niệu Hoa Kỳ (AUA) ước tính có 27-34% đàn ông Mỹ bị xuất tinh sớm.
Diyabetik retinopati, 20 yıl veya daha uzun süredir diyabet hastası olanların yüzde 80'ini etkilemektedir.Nó ảnh hưởng đến 80% người bị tiểu đường trong khoảng 20 năm hoặc nhiều hơn.
İslami gelenekler ve kurallar burada günlük hayatı etkilemektedir.Các truyền thống và lễ hội Hồi giáo ảnh hưởng tới các hoạt động thường nhật trên đảo.
Birbirlerinin büyülerini de etkilemekte, birbirlerine yardımcı olmaktadırlar.困っている人(人化した禍具を含む)がいるとつい助けようとしてしまう。
Kamçı solucanının yol açtığı bu enfeksiyon dünya genelinde yaklaşık 600 ila 800 milyon insanı etkilemektedir.鞭虫感染は世界の約6〜8億人に影響を与えている。
Gün geçtikçe iyice düşen su seviyesi, gölde yaşayan canlı türlerini de olumsuz etkilemektedir.異説として、下海上国造の流れを汲む他田日奉直氏の後裔、日奉宿祢姓。
Sosyal roller bizim kişisel kimliklerimizi etkilemektedir.社会調査は個人のプライバシーに関わるものである。
Birçok sistemi aynı anda etkilemektedir.複数の部が同時に開かれる。
Dişiliğini erkekleri etkilemek için cömertçe kullanan şımarık zengin kızı (Sue Lyon).黄龍親衛隊(おうりゅうしんえいたい) 美黄が誘拐した少女達を洗脳して力を与えた忠実な部下。
Bu da balık popülasyonlarını olumsuz etkilemektedir.一方で漁業に対しては負の影響を与えた。
Deri enfeksiyonları her yıl her 1000 kişiden yaklaşık 2 kişiyi etkilemektedir.年間約1000人に2人が感染している病気である。
Bu hastalık dünyanın çoğu bölgesinde görülür ve şu an tahminen bir milyon kişiyi etkilemektedir.棘球蚴病分布于世界大部分地方,目前约有100万人受到该病影响。
Kamçı solucanının yol açtığı bu enfeksiyon dünya genelinde yaklaşık 600 ila 800 milyon insanı etkilemektedir.鞭蟲感染影響全世界大約6億到8億的人口。
Bu durum bütün ülkeyi etkilemekteydi.這件事震動了全國。
Amerikan Üroloji Örgütü (AUO)'ne göre erken boşalma problemi erkeklerin %27'si ilâ 34'ünü etkilemektedir.」美国泌尿外科学会(英语:American Urological Association)估計有21%的美国男性受到早發性射精的影響。
Araştırmacıların bilgi düzeyleri ve becerileri bilgi arama davranışını etkilemektedir.被调查者的知识水平、表达能力对研究的结果有一定的影响。
Tanrılar ayrıca başka olayları da etkilemektedir.當然,諸神也受到了這個影響波及。
Masa tiplerindeki farklılık oyun stillerini büyük ölçüde etkilemektedir.不同的桌子类型对选手的风格有着很大的影响。
Birbirlerinin büyülerini de etkilemekte, birbirlerine yardımcı olmaktadırlar.與真紀同居,亦是她的助手。
Bu kusurların biçimi, boyutu, miktarı ve yeri maddenin özelliklerini direkt olarak etkilemektedir.內含物的數量、位置、大小等都會影響評級。
Ayrıca diyet faktörleri de tip 2 diyabet riskini etkilemektedir.饮食也是影响2型糖尿病发病风险的重要因素。
Bu durum doğal olarak yaşam koşullarını etkilemektedir.대개는 자연히 환경의 영향을 받는다.
Preeklampsi dünya çapındaki gebeliklerin %2-8’ini etkilemektedir.임신중독증은 전 세계 임신부들 가운데 2~8%에 영향을 미친다.
Sosyal roller bizim kişisel kimliklerimizi etkilemektedir.הכישורים החברתיים משפיעים על התנהגות האדם במצבים חברתיים.
Merkez Bankası’nın amacı, banka rezervleri ile oynayarak para arzını etkilemektir.על הבנק המרכזי להחיות את ההשקעות על ידי הורדת שערי הריבית.
Osteoartrit sadece ABD'de yaklaşık olarak 21 milyon kişiyi etkilemektedir.קיימת הערכה כי בסה"כ נפגעה הפרטיות של למעלה מ-20 מיליון אזרחים אמריקאים.
Kamçı solucanının yol açtığı bu enfeksiyon dünya genelinde yaklaşık 600 ila 800 milyon insanı etkilemektedir.Инфекцията с власоглав червей засяга около 600 до 800 милиона души по света.
İslami gelenekler ve kurallar burada günlük hayatı etkilemektedir.Ислямските традиции и празници влияят на ежедневните дейности на острова.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Гастроентеритът засяга главно децата и тези в развиващите се страни.
Ayrıca diyet faktörleri de tip 2 diyabet riskini etkilemektedir.Хранителните фактори също влияят върху риска от развиване на диабет тип 2.
İstimlak süreci mahallenin nüfus yapısını da etkilemektedir.В тази връзка са и усилията на кмета да се стопанисват по-ефективно общинските имоти.
Bu da öğrencilerin başarılarını etkilemektedir.Липсата на условия се отразява и на успеваемостта на учениците.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod