Mayıs-Eylül ayları arasında topraktaki su yetersizliği yörede tarım faaliyetlerini olumsuz etkilemektedir.Hay fuertes sequías de noviembre a abril que desequilibran la producción agropecuaria.
Kamçı solucanının yol açtığı bu enfeksiyon dünya genelinde yaklaşık 600 ila 800 milyon insanı etkilemektedir.L'infezione da vermi a frusta colpisce dai 600 agli 800 milioni di persone nel mondo.
Diğer bir önemli uygulama, ziyaretçileri şatafatlı teşhirlerle etkilemekti.Un'altra tattica fondamentale era sopraffare i visitatori con sontuose esposizioni.
Birçok sistemi aynı anda etkilemektedir.Molte sottotrame si sviluppano contemporaneamente.
Etkileyecek olan bakışlarını diğeri üzerinde sabitleştirir, onu etkilemek üzere niyetlerine konsantre olur.Qualcosa stava contenendo i suoi poteri, focalizzandoli su qualcos'altro.
Nur Dağları yağış ve sıcaklık durumunu etkilemektedir.Воистину, горы и ветер, Соединяясь, рождают бурю.
Miller’in teoremi bu yer değiştirmeyi etkilemek için kullanılır.Докторская диссертация Миллера была посвящена именно этому методу.
Gün geçtikçe iyice düşen su seviyesi, gölde yaşayan canlı türlerini de olumsuz etkilemektedir.В тот же день он под страхом смерти запретил заложникам пить воду из умывальников.
Kamçı solucanının yol açtığı bu enfeksiyon dünya genelinde yaklaşık 600 ila 800 milyon insanı etkilemektedir.تصيب عدوى الدودة السوطية مايقارب من 600 إلى 800 مليون شخص حول العالم.
Kronik periodontitis 2010'da yaklaşık 750 milyon insanı ya da popülasyonun %10.8'ini etkilemektedir.أمراض دواعم السّن المزمنة تؤثر في حوالي 750 مليون شخص أو حوالي 10.8% من السكان اعتبارا من عام 2010.
Bu durum bütün ülkeyi etkilemekteydi.وقد صدمت هذه القضية البلد بأكمله.
Pfeiffer Sendromu el ve ayaklardaki kemikleri de etkilemektedir.يجب أن يكون ضغط الدم الشرياني نفسه في الذراعين والساقين.
Bu hastalık dünyanın çoğu bölgesinde görülür ve şu an tahminen bir milyon kişiyi etkilemektedir.A hidatidose ocorre em quase todas as partes do mundo e afeta atualmente cerca de um milhão de pessoas.
Preeklampsi dünya çapındaki gebeliklerin %2-8’ini etkilemektedir.A pré-eclâmpsia afeta de 2 a 8% das gestações em todo o mundo.
Bu durum da tarım ve hayvancılığı olumsuz yönde etkilemektedir.A pecuária e a agricultura contribuem para esse fato negativo.
Gestasyonel diyabet, araştırılan popülasyona bağlı olarak, gebeliklerin % 3–9'unu etkilemektedir.A diabetes gestacional afeta entre 3 e 9% de todas as gravidezes, dependendo da população estudada.
Gelir dağılımındaki adaletsizlikler sosyal yaşamı da etkilemektedir.Essa aleatoriedade das consequências é inerente à vida social.
Kuraklıklar da koalaların yaşamını etkilemektedir.A morte de Brizola também repercutiu na mídia.
Bu da balık popülasyonlarını olumsuz etkilemektedir.Dit heeft een negatief effect op de visstand.
Kızları etkilemekte üstüne yoktur.Haar vrienden zijn niet onder de indruk.
Bu durum bütün ülkeyi etkilemekteydi.Dit leidde tot opschudding door het hele land.
Bu levha Kuzey Luzon'u etkilemektedir.Het leefgebied van deze arend strekt echter tot het noorden van Luzon.
İslami gelenekler ve kurallar burada günlük hayatı etkilemektedir.Het dagelijks leven wordt gedomineerd door de islamitische voorschriften.
Nathan da Lucas'ı etkilemek için, Lucas'ın en yakın arkadaşı olan Haley James ile yakınlaşır.Ook is ze boos op hem als Nathan de beste vriendin van Lucas, Haley James, gebruikt om Lucas boos te maken.
Nur Dağları yağış ve sıcaklık durumunu etkilemektedir.Występuje w górach, poza nimi uprawiany i dziczejący.
Birçok sistemi aynı anda etkilemektedir.W ruchu pozostaje często kilka maszyn jednocześnie.
Sosyal roller bizim kişisel kimliklerimizi etkilemektedir.Instytucje kultury wpływają na naszą osobowość.
Bu, tarımı ve yerleşimi etkilemektedir.Sprzyjało to napływowi i osiedlaniu się ludności.
Oysa bulanık düşünce kimseyi bir yere götürmez, dünyayı hiç etkilemeksizin sürekli hoş görülebilir.""Kto nie dotknął ziemi ni razu, ten nigdy nie może być w niebie".
Kadınları etkilemek için en sık kullandığı replik "How you doin'?"dir.Słynny jest z podrywania dziewczyn, zwykle charakterystycznym dla niego zwrotem "How you doin'?".
Bu hastalık dünyanın çoğu bölgesinde görülür ve şu an tahminen bir milyon kişiyi etkilemektedir.Sjukdomen förekommer i de flesta delar av världen och drabbar för närvarande ungefär en miljon människor.
Deri enfeksiyonları her yıl her 1000 kişiden yaklaşık 2 kişiyi etkilemektedir.Hudinfektioner drabbar cirka 2 per 1000 personer och år.
Bu durum, özellikle çok sınırlı yayılışa sahip türleri daha çok etkilemektedir.Det gäller särskild för arter med begränsad utbredning.
Kamçı solucanının yol açtığı bu enfeksiyon dünya genelinde yaklaşık 600 ila 800 milyon insanı etkilemektedir.Piskmasksinfektion drabbar kring 600 till 800 miljoner människor.
Retorikte amaç ikna etmektir, karşıdaki kişiyi konuşarak etkilemektir.Den retoriska frågan gör att det blir svårt att säga emot talaren.
Popülasyon büyüklüğü problemin çözüm süresini etkilemektedir.Skalan mäter den allmänna problemlösningsförmågan.
Birçok sistemi aynı anda etkilemektedir.Ofta är flera områden påverkade samtidigt.
Ayrıca diyet faktörleri de tip 2 diyabet riskini etkilemektedir.Födo-faktorer påverkar också risken att utveckla typ 2-diabetes.
Bu durum da tarım ve hayvancılığı olumsuz yönde etkilemektedir.Naturvårdshänsyn i jordbruk och skogsbruk gynnar också viltet.
Nur Dağları yağış ve sıcaklık durumunu etkilemektedir.Та горами Ріг та Щовб.
Bu da öğrencilerin başarılarını etkilemektedir.Від цього залежать подальші успіхи учнів.
Ayrıca diyet faktörleri de tip 2 diyabet riskini etkilemektedir.Фактори режиму харчування також впливають на ризик розвитку діабету 2-го типу.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Найчастіше гастроентерит вражає дітей та мешканців країн, що розвиваються.
Bu durum bütün ülkeyi etkilemekteydi.Це означало окупацію всієї території країни.
Bu hastalık dünyanın çoğu bölgesinde görülür ve şu an tahminen bir milyon kişiyi etkilemektedir.Toto onemocnění se vyskytuje ve většině oblastí na světě a v současné době postihuje asi jeden milion osob.
WebSocket protokolü, webin güvenlik ilkelerini etkilemeksizin bu problemleri çözmeyi amaçlamaktadır.WebSocket protokol si klade za cíl řešit tyto problémy, bez ohrožení bezpečnostních předpokladů webu.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Gastroenteritida postihuje především děti a osoby žijící v rozvojových zemích.
Ayrıca üretilen Fransız şarapları turizmi olumlu etkilemektedir.Pozitivní vliv měl i nárůst exportu zemědělských produktů.
Dünya genelinde, migren insanların %10’undan fazlasını etkilemektedir.Celosvětově ovlivňuje migréna více než 10 % lidí.
Bu üç yönetmen sıklıkla birbirlerinin film rejilerini etkilemektedirler.Tyto tři hlavní postavy pak spolu procházejí celým dějem filmu.
Günümüzde sürekli bir gelişim içinde olan enformasyon teknolojileri belge yönetim sitemlerini etkilemektedir.V současné společnosti je vlivem rozvoje informačních technologií toto právo stále více narušováno.
Bu durum doğal olarak yaşam koşullarını etkilemektedir.Problémy spojené s přírodou se nás nyní bezprostředně dotýkají.
Ayrıca diyet faktörleri de tip 2 diyabet riskini etkilemektedir.Na vznik diabetu 2. typu má vliv i jídelníček.
Deri enfeksiyonları her yıl her 1000 kişiden yaklaşık 2 kişiyi etkilemektedir.Infecțiile pielii afectează aproximativ 2 din 1000 de oameni în fiecare an.
Kamçı solucanının yol açtığı bu enfeksiyon dünya genelinde yaklaşık 600 ila 800 milyon insanı etkilemektedir.Infestarea cu viermele-bici afectează aproximativ 600 până la 800 de milioane de oameni din întreaga lume.
Preeklampsi dünya çapındaki gebeliklerin %2-8’ini etkilemektedir.Pre-eclampsia afectează între 2–8% dintre sarcini la nivel mondial.
Bu kararlar Walker ile takım arkadaşlarının ilişkilerini farklı olarak etkilemektedir.Aceste decizii afectează relația dintre Walker și tovarășii săi, iar aceștia vor reacționa diferit.
Kişilik özellikleri yanlı araştırma süreçlerini hem etkilemekte hem de bu süreçlerle etkileşmektedir.În sfârșit, formatul reclamei influențează atât impactul acesteia cât și costul ei.
Mayıs-Eylül ayları arasında topraktaki su yetersizliği yörede tarım faaliyetlerini olumsuz etkilemektedir.În perioada mai-septembrie, umiditatea relativă este defavorabilă plantelor.
Bu hastalık dünyanın çoğu bölgesinde görülür ve şu an tahminen bir milyon kişiyi etkilemektedir.A betegség a világ legtöbb részén előfordulhat és jelenleg mintegy egy millió ember érintett.