Ana içeriğe geç
Sözlük

etkileme ile cümle

etkileme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Nem vetem a szemem hiábavaló dologra; a pártoskodók cselekedetét gyûlölöm: nincs köze hozzám.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Nepostavím si pred svoje oči veci beliála. Nenávidím skutku tých, ktorí sa uchyľujú od Boha; neprichytí sa ma.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Nepředstavímť sobě před oči věci nešlechetné; skutek uchylujících se v nenávisti mám, nepřichytíť se mne.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Nie położę przed oczy moje złej rzeczy; każdą sprawę występników mam w nienawiści, a nie chwyci się mnie.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Non sopporterò davanti ai miei occhi azioni malvagie; detesto chi fa il male, non mi sarà vicino
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.No pondré delante de mis ojos cosa indigna; aborrezco la obra de los que se desvían. Esta no se me pegará
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Nu voi pune nimic rău înaintea ochilor mei; urăsc purtarea păcătoşilor; ea nu se va lipi de mine.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.på Niddingsdåd lader jeg aldrig mit Øje hvile. Jeg hader den, der gør ondt, han er ej i mit Følge;
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Stavil si ne bom pred oči stvari pregrešne, čine razuzdanosti sovražim, ne primejo se me.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Tôi sẽ chẳng để điều gì đê mạt trước mặt tôi; Tôi ghét công việc kẻ bất-trung: Việc ấy sẽ không dính vào tôi.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.Няма да положа пред очите си нещо подло; Мразя работата на изневерниците; Тя няма да се прилепи до мене.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.לא אשית לנגד עיני דבר בליעל עשה סטים שנאתי לא ידבק בי׃
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.‎لا اضع قدام عينيّ امرا رديئا عمل الزيغان ابغضت. لا يلصق بي.
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.邪 僻 的 事 、 我 都 不 擺 在 我 眼 前 . 悖 逆 人 所 作 的 事 、 我 甚 恨 惡 、 不 容 沾 在 我 身 上
Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.邪僻 的 事 、 我 都 不 擺在 我 眼前 . 悖逆 人 所 作 的 事 、 我 甚 恨惡 、 不 容 沾 在 我 身上
Para, araba, elbiseler ya da şöhret beni etkilemez.저는 돈, 차, 옷이나 명성에 좌우되지 않습니다.
Para, araba, elbiseler ya da şöhret beni etkilemez.L'argent, les voitures, les vêtements ou la renommée ne m'impressionnent pas.
Para, araba, elbiseler ya da şöhret beni etkilemez.No me impresionan el dinero, los autos, la ropa o la fama.
Para, araba, elbiseler ya da şöhret beni etkilemez.Non sarò impressionato da soldi, macchine, vestiti, o fama.
Para, araba, elbiseler ya da şöhret beni etkilemez.Nu-s impresionat de bani, mașini, haine sau faimă.
Para, araba, elbiseler ya da şöhret beni etkilemez.Peniaze, autá, šaty či sláva, - to ma neohromuje.
Para, araba, elbiseler ya da şöhret beni etkilemez.Pieniądze, auta, ciuchy czy sława małe robią wrażenie.
Para, araba, elbiseler ya da şöhret beni etkilemez.Δεν εντυπωσιάζομαι από λεφτά, αυτοκίνητα, ρούχα ή δόξα.
Para, araba, elbiseler ya da şöhret beni etkilemez.Не ме впечатляват пари, коли, дрехи или слава.
Para, araba, elbiseler ya da şöhret beni etkilemez.כסף לא עושה עלי רושם, לא מכוניות, בגדים או פרסום.
Para, araba, elbiseler ya da şöhret beni etkilemez.لست أعجب بالمال أو السيارات أو الملابس أو الشهرة.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.2/3 aller Neugeborenen leiden an Gelbsucht.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.황달은 전세계 신생아의 2/3 에게 영향을 미칩니다.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.A icterícia afeta dois terços dos recém-nascidos em todo o mundo.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Bệnh vàng da xảy ra với 2/3 số trẻ sơ sinh trên toàn thế giới.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Geelzucht beïnvloedt tweederde van de pasgeborenen rondom de wereld.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Gulsot påvirker to tredjedele af alle nyfødte i verden.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Icterul afectează 2/3 din nou-născuţi în lume.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.La ictericia afecta a dos tercios de los recién nacidos en todo el mundo.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.La jaunisse affecte les deux tiers des nouveaux-nés dans le monde.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.L'itterizia colpisce due terzi dei neonati nel mondo.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Žloutenka postihuje dvě třetiny novorozenců po celém světě.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Żółtaczka dotyka 2/3 noworodków na świecie.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Ο ίκτερος προσβάλλει τα δύο τρίτα των νεογέννητων σε όλο τον κόσμο.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Две трети новорождённых в мире заболевают желтухой.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.Жълтеницата засяга две трети от новородените по света.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.צהבת משפיעה על שני שלישים מהנולדים מסביב לעולם.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.إذا يؤثر اليرقان على ثلثي حديثي الولادة حول العالم.
Sarılık dünyadaki yenidoğanların üçte ikisini etkilemektedir.そのうちのざっと10人に1人は
Sekmenin hücre arkaplanının rengini etkilemesiOm denne merkingen påvirker bakgrunnsfargen for cellen
Sesin bizi diğer bir etkileme şekli psikolojiktir.Al doilea mod în care sunetele vă afectează este psihologic.
Sesin bizi diğer bir etkileme şekli psikolojiktir.A második mód, ahogyan a hang hat rád pszichológiai.
Sesin bizi diğer bir etkileme şekli psikolojiktir.A segunda forma em que o som nos afeta é psicológica.
Sesin bizi diğer bir etkileme şekli psikolojiktir.Cara yang kedua adalah secara fisiologis.
Sesin bizi diğer bir etkileme şekli psikolojiktir.Den anden måde hvorpå lyd påvirker os, er psykologisk.
Sesin bizi diğer bir etkileme şekli psikolojiktir.Die zweite Art, wie uns Geräusche beeinflussen, ist psychologischer Natur.
Sesin bizi diğer bir etkileme şekli psikolojiktir.Drugi vpliv zvoka je psihološki.
Sesin bizi diğer bir etkileme şekli psikolojiktir.Druhý spôsob, ktorým vás zvuk ovplyvňuje je psychologický.
Sesin bizi diğer bir etkileme şekli psikolojiktir.Geluid beïnvloedt ons ook psychisch.
Sesin bizi diğer bir etkileme şekli psikolojiktir.Il secondo modo in cui il suono ci condiziona è psicologico.
Sesin bizi diğer bir etkileme şekli psikolojiktir.두 번째로, 소리는 심리적으로 영향을 끼칩니다.
Sesin bizi diğer bir etkileme şekli psikolojiktir.La deuxième manière dont le son nous affecte est psychologique.
Sesin bizi diğer bir etkileme şekli psikolojiktir.La segunda manera en la que el sonido nos afecta es la psicológica.
Sesin bizi diğer bir etkileme şekli psikolojiktir.Một cách thứ hai mà âm thanh ảnh hưởng đến chúng ta là tâm lý.
Sesin bizi diğer bir etkileme şekli psikolojiktir.Po drugie, dźwięk wpływa na nas psychologicznie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod