Ana içeriğe geç
Sözlük

etki ile cümle

etki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O oldukça etkileyici.That's pretty impressive.
Tom gerçekten etkilenmişti.Tom was really impressed.
Tom Mary'nin söyledikleri tarafından derinden etkilendi.Tom was deeply moved by what Mary said.
Tom etkilendi.Tom was impressed.
Kan ve şiddetten etkileniyorlar.They are fascinated by blood and violence.
Birçok kişi antibiyotiklerin viral hastalıklara karşı etkisiz olduğunu bilmez.Many people don't know that antibiotics are ineffective against viral diseases.
Pek çok rekreasyonel etkinlik kentimde yoktur.There aren't many recreational activities in my town.
Alzheimer hastalığı çoğunlukla 60 yaşından fazla olan insanları etkiler.Alzheimer's disease affects mainly people older than 60 years.
Bu hastalık esas olarak merkezi sinir sistemini etkiler.This disease affects mainly on the central nervous system.
Hayal yaşamlarımızın her kısmını etkiler.Imagination affects every part of our lives.
Ağrı onun aklını etkilemişti.The pain had affected his senses.
Filmi gördükten sonra derinden etkilendim.I was deeply moved after I saw the movie.
Onun iyi davranışı tarafından çok etkilendim.I was very impressed by his good behavior.
Ben kesinlikle etkilendim.I'm definitely impressed.
Ben etkilenmedim.I'm not impressed.
Kirlilik ve etkileri hakkında konuşacağım.I'm going to talk about pollution and its effects.
Onun iyiliğinden çok etkilendim.I was very moved by her kindness.
Tom bir tanıtım etkinliğine katıldı.Tom took part in a promotional event.
Bu kitap gençlik üzerinde kötü etkisi olmakla suçlandı.This book was accused of having a bad influence on youth.
Tom etkin bir yaşam sürüyor.Tom lives an active life.
Tom gördüğünden etkilenmişti.Tom was impressed with what he saw.
Tom aşırı etkilenmişti.Tom was super impressed.
Bu ilacın zararlı yan etkileri yok.This medicine has no harmful side effects.
Ben parasetamolu etkisiz bir ilaç olarak görüyorum.I consider paracetamol to be an ineffective medicine.
Kızın akıcı biçimde dört dil konuşma yeteneği beni etkiledi.The girl's ability to speak four languages fluently impressed me.
Mary kilisedeki büyük orgdan etkilenmişti.Mary was impressed by the big organ in the church.
Mary çok etkilenmiş.Mary is very impressed.
Tom Mary'nin nasıl iyi flüt çalabilmesinden etkilendi.Tom was impressed by how well Mary could play the flute.
Egzersizler basit ve etkilidir.The exercises are simple and effective.
Ben bir hayli etkilendim.I'm highly impressed.
Para her şeyi etkiler.Money influences everything.
Bu çok etkileyici.This is very impressive.
Güvenli ve etkili bir tedavi mevcut değil.There's no safe and effective treatment.
Anne babalar, çocuklarının etkinliklerini izlemelidirler.Parents should monitor their children's activities.
Kim etkilemeye çalışıyor?Who are you trying to impress?
Bu sadece yakın mesafede etkili.It's only effective at close range.
O etkilenmedi.He was not impressed.
Bu oldukça etkisiz.This is highly inefficient.
O gerçekten etkilenmişti.He was really impressed.
O, %99.9 etkili.It's 99.9% effective.
O etkilendi.He was impressed.
Onlar etkilenmedi.They were not impressed.
Kedi etkilenmedi.The cat was not impressed.
O, arkadaşlarını etkilemeye çalışır.He tries to impress his friends.
O aurora gerçekten etkileyiciydi.That aurora was really magnificent.
Çin'de beni en çok etkileyen şey Çinceydi.The thing that impressed me the most in China was the Chinese.
Tom bir kızı etkilemeye çalıştı.Tom tried to impress a girl.
Tom patronunu etkilemeye çalıştı.Tom tried to impress his boss.
Tom yeni müdürü etkilemeye çalışıyor gibi görünüyor.Tom seems to be trying to impress the new manager.
Ben kimseyi etkilemeye çalışmıyorum.I'm not trying to impress anyone.
Tom Mary'nin onu etkilemeye çalıştığını hissedebiliyordu.Tom could sense that Mary was trying to impress him.
Tom'un kimi etkilemeye çalıştığı açık değil.It's not clear who Tom was trying to impress.
Sanırım Tom seni etkilemeye çalışıyor.I think Tom is trying to impress you.
Tom hokkabazlıkta oldukça iyi fakat Mary etkilenmiş gibi görünmüyor.Tom is pretty good at juggling, but Mary doesn't seem to be impressed.
O etkilenmemişti.He was unimpressed.
Onlar etkilenmemişti.They were unimpressed.
Etkinliğe sadece 25 gün vardır!There are only 25 days left to the event!
Tom etkileyici bir sunum yaptı.Tom made an impressive presentation.
Onun kötü bir etkisi var.He's a bad influence.
Tom Mary'nin John üzerinde kötü bir etkisi olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary has a bad influence on John.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod