Ana içeriğe geç
Sözlük

etki ile cümle

etki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Artrit, eklemleri etkileyen ağrılı bir durumdur.Arthritis is a painful condition that affects the joints.
Genç çocuklar çoğunlukla bilimden etkilenir.Young children are often fascinated by science.
Benim için, tarih çok etkileyici bir konu.For me, history is a fascinating subject.
Trajik hata birçok kişiyi etkiledi.The tragic mistake affected many people.
Yan etkisi nedir?What's the side effect?
Rousseau çılgın ama etkiliydi; Hume aklı başında ama hiç bir takipçisi yoktu.Rousseau was mad but influential; Hume was sane but had no followers.
Bazı bilimciler sera etkisinin gerçek dışı olduğuna inanıyorlar.Some scientists believe that the greenhouse effect is imaginary.
Uyuşturucu etkisi altında bilincini kaybetti.He lost consciousness under the influence of the anesthetic.
O beni sihirli numaralarla etkiledi.He impressed me with his magic tricks.
Düzensiz malzemelerin etkisini azaltmak zorundaydık.We had to lessen the impact of the erratic supplies.
O gün bende derin bir etki bıraktı.That day left a deep impression on me.
Onu çok etkileyici buluyorum.I find her very impressive.
Özgeçmişin beni gerçekten etkiledi.Your CV has really impressed me.
O, kolayca etkilendi.He was easily influenced.
Soğuk Savaş aynı zamanda Orta Doğuyu da etkiledi.The Cold War also affected the Middle East.
Grant etkili bir siyasi lider değildi.Grant was not an effective political leader.
Her türlü grup etkinlikleri vardı.There were all sorts of group activities.
Küçük neden büyük etki.Small cause, great effect.
Diğer insanların beklentileri bizim nasıl davranacağımızı etkiler.Other people's expectations affect how we behave.
Neyse ki tedavi zararlı yerine sadece etkisizdi.Luckily, the treatment was only ineffective instead of harmful.
Onların çevre üzerinde herhangi bir etkisi yok.They have no impact on the environment.
Bugünün Pekin'i bende çok derin bir etki bıraktı ve merakımı uyandırdı.Today's Beijing has given me a very deep impression and aroused my curiosity.
Küresel ısınma hakkında söylediklerini etkileyici buldum.I found it fascinating what you were saying about global warming.
O tür tapınak bütün Orta Doğuyu, özellikle Mısır'ı etkiledi.That type of temple influenced all of the Middle East, mainly Egypt.
Gerçeklik ve hayaller birbirlerinin etkisini yok ederler.Reality and dreams counteract each other.
Bu hastalığı tedavi edecek daha etkili bir yönteme acil olarak ihtiyaç var.There is an urgent need for a more effective method of treating this disease.
İklim değişikliğinin yaşamlarımızı nasıl etkileyeceğini anlamaya acil bir ihtiyaç var.There is an urgent need for understanding how climate change will affect our lives.
Senin gözde etkinliğin nedir?What's your favorite activity?
En sevdiğin tatil etkinliği nedir?What's your favorite holiday activity?
En sevdiğin boş zaman etkinliğin nedir?What's your favorite leisure activity?
Favori yaz etkinliğin nedir?What's your favorite summer activity?
Favori kış etkinliğin nedir?What's your favorite winter activity?
Zamanının çoğunu hangi etkinliği yaparak geçirirsin?What activity do you spend most of your time doing?
Çocukluğunda ne yaparak harcadığın zaman hayatının geriye kalanını etkiler.What you spend time doing in your childhood affects the rest of your life.
Onları nasıl etkileyebilir?How can it affect them?
Neden onu etkilemek için çalışmalılar?Why should they try to influence him?
Benim etkilendiğim kadar etkilenmediğine inanamıyorum.I can't believe you weren't as impressed as I was.
Havaiili konuşmayı öğrenmek istiyorum, böylece kız arkadaşımı etkileyebilirim.I want to learn to speak Hawaiian, so I can impress my girlfriend.
Ben insanların herhangi bir zararlı etkisi olmadan kedi maması yiyebildiklerini duydum.I've heard that people can eat cat food without any harmful effects.
Uyku eksikliğinin öğrencinin notlarının üzerinde çok büyük olumsuz etkisi olabilir.Lack of sleep can have an enormous negative impact on a student's grades.
Stresin sağlığınız üzerinde çok büyük olumsuz etkisi olabilir.Stress can have an enormous negative impact on your health.
Onlar bombayı başarılı bir biçimde etkisiz hale getirdiler.They've defused the bomb successfully.
Sorular ve cevaplar etkileşimde büyük bir rol oynarlar.Questions and answers play an enormous role in interaction.
Tom etkili bir satıcıdır.Tom is an effective salesman.
Tom çok etkili bir konuşmacıdır.Tom is a very effective speaker.
Tom sadece Mary'yi etkilemek için yaptı.Tom did it just to impress Mary.
Tom etkinlikte Mary'ye eşlik etti.Tom accompanied Mary to the event.
Ne kadar etkileyici!How fascinating!
Gülmek hırçınlık için en etkili bir panzehirdir.Laughing is the most effective antidote to bad temper.
Tom, Mary'nin onun hakkında üzgün olmasından etkilenmişti.Tom was touched that Mary was worried about him.
Tom etkisiz hale getirmeye çalıştığı bomba patladığında anında öldü.Tom was killed instantly when the bomb he was trying to defuse exploded.
Tom Mary'nin muhtemelen etkinliğe katılmayacağını düşündü.Tom thought that Mary was probably not going to attend the event.
Tom Mary'nin elbisesinin etkinlik için uygun olmadığını düşündü.Tom thought Mary's dress wasn't appropriate for the occasion.
Tom'un etkili bir hayal gücü var.Tom has a vivid imagination.
Tom etkilenmekten kendini alamadı.Tom couldn't help but be impressed.
Tom kesinlikle Mary'den daha etkili gibi görünüyor.Tom certainly seems to be more effective than Mary.
Tom kesinlikle yargıçları etkiledi.Tom certainly impressed the judges.
Öğretmen olmak istememde Tom'un kesinlikle hiçbir etkisi olmadı.Tom certainly hasn't inspired me to want to become a teacher.
Ofisteki herkes Tom'un sorunu ele alma şeklinden etkilendi.Everyone in the office was impressed with the way Tom handled the problem.
Onun etkisi hâlâ azalmamıştır.His influence is still undiminished.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod