Ana içeriğe geç
Sözlük

etki ile cümle

etki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yeni ulus, Japonya'nın ekonomik etkisi altında.The new nation is under the economic influence of Japan.
Olay onun geleceğini etkiledi.The event affected his future.
Başvuru sahibi müfettişi olumlu olarak etkilemişti.The applicant impressed the examiner favorably.
Bina depremden çok etkilendi.The building suffered much from the earthquake.
Manzaradan derinden etkilendim.I was deeply impressed by the scenery.
İklim onun sağlığını etkiledi.The climate affected his health.
Kent etkinlikle doluydu.The town was full of activity.
Konuşma dinleyicileri derinden etkiledi.The speech deeply affected the audience.
Film bütün seyircileri etkiledi.The movie thrilled the entire audience.
Atletizm yarışması yıllık bir etkinliktir.The athletic meet is an annual event.
Bu hareketin, kadınların davranışları üzerine büyük bir etkisi vardı.This movement had a great impact on the behavior of women.
Böyle dergilerin çocuklar üzerinde büyük bir etkisi var.Such magazines have a great influence on children.
Haberin onun üzerinde etkisi oldu.The news had an impact on him.
Haberin bizim üzerimizde büyük bir etkisi oldu.The news had a great impact on us.
Grev kömür fiyatını etkiler mi?Will the strike affect the price of coal?
Grev ülkenin ekonomisini etkiledi.The strike affected the nation's economy.
Nemli, soğuk bir gün bir kişinin sağlığını etkiler.A damp, cold day affects a person's health.
Bu, suç için etkili bir çözümdür.This is an effective remedy for crime.
Sorun bizim okulun prestiji etkiler.The problem affects the prestige of our school.
Bu makale düşüncemi etkileyecek.This article will affect my thinking.
Doktorunuz bu ilacın insanlar üzerinde ne gibi etkisi olduğunu söyledi?What effect did the doctor say this medicine has on people?
Bu zehir hamam böceklerinden kurtulmakta çok etkilidir.This poison is very effective in getting rid of roaches.
Bu ilacın hiçbir yan etkisi yoktur.This medicine has no side effects.
Bu kitap en çok pasif içiciliğin etkileriyle ilgilenmektedir.This book is chiefly concerned with the effects of secondhand smoking.
Yeryüzünde güneşten etkilenmeyen hiçbir şey yoktur.There is nothing on earth that is not affected by the sun.
Bu kötü hava ekinleri etkileyecek.This bad weather will affect the crops.
Bu tür oyuncakların çocuklar üzerinde kötü bir etkisi var.Such toys have a bad influence on children.
Bu tasarım Çin etkisini gösterir.This design shows Chinese influence.
Yanıtın çok takdir ediliyor ve bizim daha etkili biçimde hazırlanmamıza olanak sağlayacak.Your response is greatly appreciated and will enable us to prepare more efficiently.
Ozon tabakasının tahrip edilmesi çevreyi etkiler.The destruction of the ozone layer affects the environment.
Amacım Emmet'in teorisinin biyolojiye olan etkisini araştırmak değildir.It is not my purpose to investigate the impact of Emmet's theory on biology.
AIDS'ten etkilenen insan sayısı artıyor.The number of people suffering from AIDS has increased.
Biz etkinliği erteledik.We postponed the event.
Amerikalıların işlerinde daha az etkileri olsaydı savaştan iyi kaçınılabilirdi.If the Americans had had less influence on affairs, war might well have been avoided.
Mektubu o kadar arkadaşçaydı ki, o derinden etkilendi ve ağlamaya başladı.So friendly was his letter that she was deeply moved and began to cry.
Toplumsal etkinliklere katılır mısın?Do you take part in any community activities?
Aspirin'in kan basıncına hiç etkisi yoktur.Aspirin has no effect on the blood pressure.
Nisanda bir sürü okul etkinliklerimiz var.In April we have a lot of school events.
Köpeklerin vefakarlığı bizi etkiler.Dogs' faithfulness impresses us.
Ciddi bir eğitim etkisi nedeniyle çocuk tamamen farklı bir kişi haline geldi.Due to severe educational influence the child became a wholly different person.
Bugünkü oyun beni gerçekten etkiledi.Today's play really moved me.
En etkili savunma taarruzdur.The most effective defense is offense.
Geçen temmuz ayınd bir Japon Lisesine devam ettiğimde, gördüklerimden etkilendim.When I attended a Japanese high school last July, I was impressed with what I saw.
Asid metali etkiler.Acid acts on metals.
Asidler metalleri etkiler.Acids act on metals.
Çocuklar çeşitli etkilere açıktırlar.Children are open to various influences.
Firmamız farklı kültürel etkinlikleri destekler.Our company supports several cultural events.
Onun hikayesinden derinden etkilendik.We were deeply moved by her story.
Siyasal etkinlikte bulunmak için zamanım yok.I have no time to engage in political activity.
Beni etkileyen şey mavi gökyüzüdür.What impressed me was the blue sky.
New York Times'daki son ilanınızdan etkilendim.I am impressed by your recent advertisement in the New York Times.
Bizim sınıfta belli bir çocuktan etkileniyorum.I am attracted to a certain boy in my class.
Bu filmden etkilendim.I was moved by this movie.
Ondan çok etkilendim.I was deeply moved by that.
Onun konuşmasından çok fazla etkilendim.I was greatly impressed by the speech.
Ben müzikten etkilendim.I was moved by the music.
Ben orta çağ müziğinden son derece etkilendim.I was deeply impressed with the medieval music.
Hikayeden derinden etkiledim.I was deeply touched by the story.
Roma mimarisinden derinden etkilendim.I was deeply impressed by Roman architecture.
Soğuk havadan kolaylıkla etkilenirim.I am easily affected by cold weather.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod