Ana içeriğe geç
Sözlük

etki ile cümle

etki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sihir hilelerinden etkilenmedim.I'm not impressed by your magic tricks.
Çok etkileyici bir öz geçmişin var.You have a very impressive resume.
Beni etkilemekten asla vazgeçmiyorsun.You never cease to impress me.
Üzerimde kötü etki bırakıyorsun.You're a bad influence on me.
Tom bana Mary'nin şarkısından etkilenip etkilenmediğimi sordu.Tom asked me if I was impressed by Mary's singing.
Tom zaten gereğince etkilendi.Tom is already duly impressed.
Tom senden çok etkilendi.Tom is very impressed with you.
Tom dramatik bir etki için durakladı.Tom paused for dramatic effect.
Tom arkadaşlarını etkilemeye çalıştı.Tom tried to impress his friends.
Tom layıkıyla etkilendi.Tom was duly impressed.
Tom gördüğü her şeyden etkilendi.Tom was fascinated by everything he saw.
Tom Mary'nin pişirmesinden etkilendi.Tom was impressed by Mary's cooking.
Tom Mary'nin cesaretinden etkilendi.Tom was impressed by Mary's courage.
Tom Mary'nin planından etkilendi.Tom was impressed by Mary's plan.
Tom açıkçası etkilenmemişti.Tom was obviously not impressed.
Tom gördüğü şey tarafından etkilenmedi.Tom wasn't impressed by what he saw.
Sellerden etkilenenlere yardım gönderildi.Relief has been sent to the flood sufferers.
Tom bile biraz etkilendi.Even Tom was somewhat impressed.
Bu tartışma etkili konuşma sanatından başka bir şey değil.This argument is pure rhetoric.
Seni etkilemeye çalışmıyorum.I'm not trying to impress you.
Bahse girerim onu seni etkilemek için yazdığımı düşünüyorsun.I bet you think I'm just writing that to impress you.
Bu yasa sadece yabancıları etkiler.This law only affects foreigners.
Sanırım bu Park Caddesinde en etkileyici yapı.I think this is the most impressive building on Park Street.
Kolay etkilenirim.I'm easily influenced.
Astrolojiye göre, ayın evreleri hayatımızı etkiliyor.According to astrology, moon phases influence our lives.
Sosyal ilişkiler iletişimi etkiler.Social relationships influence conversations.
Ortam iletişimi etkiler.The setting influences the conversation.
Mary'nin anne babası, Tom'dan çok etkilendiler.Mary's parents were very impressed with Tom.
Henüz ilacın yan etkilerini bilmiyoruz.We don't yet know the side effects of the drug.
Ben senin kadar kolay şekilde etkilenmem.I'm not as easily impressed as you are.
Olanlar bütün ailemi etkiledi.What happened affected my whole family.
Doğum günü etkinlikleri sayılmaz.Birthday events don't count.
Tom, ilacın yan etkilerini öğrendiğinde endişelendi.Tom got worried when he learned about the medicine's side effects.
O etkileyici bir soru.That's a fascinating question.
Joey, Shane tarafından etkileniyor.Joey is fascinated by Shane.
O, etki yaptığı alanı büyütmek istedi.He wanted to enlarge his sphere of influence.
Ondan uzak dur. Kötü bir etkisi var.Stay away from him. He's a bad influence.
Bir kimsenin özü iyi ya da kötü arkadaşların etkisine bağlıdır.The essence of a person depends on the influence of good or bad friends.
Tom, Vikingler'in dünya tarihine etkileri üzerine beş dakikalık bir sunum yaptı.Tom gave a five-minute presentation about the influence of the Vikings on world history.
Tom neden Mary'yi etkilemeye çalışıyor?Why would Tom want to impress Mary?
Tom'un etkileyici olduğunu düşünüyorum.I think Tom is charismatic.
Sen etkili misin?Are you effective?
Stres topları çok etkilidir.Stress balls are very effective.
Tom'un etkili olduğunu düşünüyorum.I think Tom is effective.
Bir bombayı etkisiz hale getirmenin en güvenli yolu nedir?What's the safest way to defuse a bomb?
O etkinliği yapmak tam bir zaman kaybıdır!Doing that activity is a complete waste of time!
Yabancı dil bilgisi, beyin etkinliğini uyarır.Knowledge of foreign languages stimulates brain activity.
Almancandan etkilendim.I'm impressed with your German.
Meyveler ısı etkisinden muzdarip.The fruits suffer the effect of heat.
Tom'un tüm isimlerimizi hatırlayabilmesinden özellikle etkilendim.I'm particularly impressed that Tom could remember all of our names.
Kriz ülkemizi doğrudan etkiledi.The crisis directly affected our country.
Tom'un çalışmasından etkilendim.I've been impressed with Tom's work.
Tom'u etkilemeye çalışmıyorum.I'm not trying to impress Tom.
Tom'u etkilemeye çalışıyorum.I'm trying to impress Tom.
Çok etkili değildim.I wasn't very effective.
Beni etkileyebilirsin ama Tom'u asla etkilemeyeceksin.You may impress me, but you'll never impress Tom.
Tom Japon anime ve mangası tarafından etkilendi.Tom is fascinated by Japanese anime and manga.
Mary Alman müziğinden etkilendi.Mary is fascinated by German music.
Sen etkilisin, değil mi?You're efficient, aren't you?
Kolayca etkilenmem.I'm not easily impressed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod